T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ-
ESAS NO: 2022/706 Esas
KARAR NO: 2025/177
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/09/2022
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 27/03/2022 tarihinde müvekkilinin ------------ önünde beklerken davalılardan ------------ tarafından sevk ve idare edilen diğer davalı ----------- sigortalı ------------- plaka nolu araç ile müvekkilinin ayağının üzerinden geçtiğini, müvekkilinin sol ayağının ezildiğini ve ayak kemiklerinde kırıklara neden olduğunu, müvekkilinin kaza öncesi sigortalı olarak çalıştığını, kaza geçirdikten sonra iş gücü ve kazanç kaybı yaşadığını, tedavi sürecinin uzadığını, müvekkilinin geçici iş göremez duruma geldiğini, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı tarafından zararın giderilmediğini, ödeme yapılmadığını, kaza tespit tutanağında sürücünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza tutanağının müvekkilinin ambulans ile hastaneye kaldırıldığı esnada yokluğunda tutulduğunu, kamera kayıtlarının incelenmesinde olay yerinde yaya kaldırımının bulunmadığını, müvekkilinin mecburen yolda beklediğinin görüleceğini, kamera kayıtlarının istenmesini, kaza tutanağında yer alan krokide yaya kaldırımı bulunduğuna yönelik tespitin hatalı olduğunu, kamera kayıtlarının incelenmesinde sürücünün hatalı şekilde hareketinin bu kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığının görüleceğini, müvekkilinin maddi ve manevi zararının karşılanması gerektiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek faiziyle birlikte 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ------------ tahsilini, kaza tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek faiziyle birlikte müvekkilinin zararı net olarak belirli olduğunda artırılmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkiline kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının hasar başvurusu aşamasında maluliyet raporu sunmadığını, kaza tarihi itibariyle 12 aylık iyileşme süresi dolmadan hasar başvurusu yapıldığını ve iş bu davanın açıldığını, kazaya karıştığı belirtilen ---------- plakalı aracın müvekkili şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, aktüer bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini, ATK'dan maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacının iş göremezlik ödemelerini ----------- tarafından karşılanıp karşılanmadığının kurumdan sorulmasını, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, bu nedenle talebin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere tazminat hesaplaması yapılması halinde bu hesapta asgari ücretin baz alınarak teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, anayasa mahkemesi kararı ile iptal edilen maddelerin iş bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini savunarak; davanın esastan ve usulden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı ----------- tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE : ---------- Hastanesi -----------Merkezi, ------------, ------------, ------------, ----------- Müdürlüğü, ----------- Müdürlüğü, ----------- Amirliği, ----------- Cumhuriyet Başsavcılığı, ------------ş., ---------------- Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görüldü. Dosyaya 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü.
01/10/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun dosyaya sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının yaya, davalı ------------ ------------- plakalı aracın sürücüsü olarak karıştığı 27/03/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi giderine ilişkin maddi bedensel zarar ve manevi zararlara ilişkin tazminat davasıdır. Dava dilekçesinde davacı tarafça 1.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiştir. Davacı vekilinin 13/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde talep sonucu "1000-TL maddi tazminat kalemi ile müvekkilin kaza nedeniyle çalışamadığı döneme ilişkin gelir kaybı ile tedavi ve sağlık giderleri kast edilmiştir. Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve dosya kapsamında tüm deliller toplandıktan ve müvekkil zararı net bir şekilde belirlendikten sonra alacak kalemlerimizi arttırmak kaydıyla, şimdilik 800,00-TL müvekkilin kaza nedeniyle çalışamadığı döneme ilişkin gelir kaybı, 200,00-TL kaza nedeniyle meydana gelen tedavi gideri ve ilgili sağlık harcamaları (Taksi ücreti, ilaç ücreti, pansuman gideri vs. Harcamalar) kast etmekteyiz." şeklinde açıklanmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle geçici iş göremezlik ve tedavi giderine ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacının KTK 97 maddesi kapsamında sigortacıya başvuru tarihinin 17/05/2022 olduğu anlaşılmıştır. Başvuru evrakında sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin ödenmesi ihbar ve ihtar edilmiştir.
29/09/2023 tarihli ATK raporu aşağıdaki gibidir:
SONUÇ
Mevcut belgelere göre;
---------- kızı ----------- doğumlu ----------- 27.03.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli ----------- sayılı ------------ Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre,
Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.11’e göre %2 ve %2, Tablo 3.29’a göre %9, Balthazard yöntemi ile toplandığında %13, Tablo 3.2’ye göre;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
01/10/2024 tarihli ATK kusur raporu aşağıdaki gibidir:
OLAY: 27.03.2022 günü saat 09:10 sıralarında davalı sürücü ----------- sevk ve idaresindeki ------------- plakalı otomobil ile ----------- sokağı takiben ---------- caddesi yönüne seyri sırasında olay mahalli -------- Merkezi önlerine geldiğinde aracının sağ ön kısımları ile yolun sağ kısımlarında taşıt yolu üzerinde araca arkası dönük olarak durmaktayken yanından geçeceği esnada geriye adım atan davacı yaya ------------ çarpması neticesinde davacı yayanın yaralanmasına ilişkin dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
İRDELEME: Kaza tespit tutanağı ve ekindeki kroki tetkik edildiğinde, olay mahallinin yerleşim yeri içi, düz ve eğimsiz, iki yönlü yol, sokak, 1 şeritli, zemini asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gündüz olduğu, azami hız limitinin 30 km/s olduğu, fren izi tespitinin olmadığı, çarpma noktasının yolun sağ-orta kısımlarında olduğu, çarpma noktasının yakın gerisinde yaya/okul geçidi olduğu belirtilmiş, kamera görüntülerine göre olay yerinde yaya kaldırımı olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı yaya ---------- ifadesinde; "...yolun kenarında beklerken arkamdan bir araç aniden bana vurdu vurmanın etkisi ile ben yere düştüm...ben yolun kenarında beklerken araç gelip bana çarpmıştır..." beyan etmiştir.11.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda, sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu, yayanın %75 oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı ve ekli krokisi, bilirkişi raporu, kaza anı kamera görüntüsünü içeren CD, mahale ait videoyu içeren flash bellek, davalı ve davacı taraf dilekçeleri incelendiğinde; kazanın yukarıda olay bölümünde açıklandığı biçimde meydana geldiği anlaşılmış olup davacı taraf dilekçesinde her ne kadar olay yerinde park halinde araçlar olduğundan ve yaya kaldırımı olmadığından başka durulabilecek bir alan olmadığı şeklinde beyanları bulunmakta ise de, kaza anı kamera görüntüsüne göre yayanın yürümesi akabinde kenarlarda durmayıp yolun orta kısımlarında durduğu, sürücünün de yayanın solundan geçmek üzere seyrini sürdürmek istediği ancak yayanın buna rağmen araca doğru geri adım atıp aracın hareket alana girerek kazaya sebebiyet verdiği dikkate alındığında bilirkişi raporundaki kusur durumuna iştirak edilerek aşağıdaki kanaate varılmış ve kusur gerekçeleri belirtilmiştir.
Mevcut verilere göre;
A) Davalı sürücü ----------- sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi mahalde sokakta seyir halindeyken, ilerisinde yolun sağ kısımlarında arkası dönük vaziyette durmakta olan yayanın varlığını dikkate alıp zamanında ikazla birlikte seyrini tedbirli sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği kazada kusurludur.
B)Davacı yaya ----------- olay mahallinde kendi can güvenliği açısından araçların geçeceği taşıt yolu üzerinde durmaması gerekirken bu hususa riayet etmediği, buna rağmen seyir halindeki araçların varlığını ve mesafelerini gözlemleyerek korunma tedbirine başvurmadan taşıt yolunda tedbirsizce bulunduğu ve yanından seyrini sürdürerek geçmek isteyen aracın hareket alanına taşıt yolu üzerinde geri adımla girip aracın sağ ön kısmından çarpmasına maruz kaldığı kazada kusurludur.
SONUÇ:
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Davalı sürücü ---------- %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,
B)Davacı yaya ----------- %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
11/03/2024 tarihli bilirkişi raporu aşağıdaki gibidir:
---------- yazı cevabı aşağıdaki şekildedir:
Davacı vekilince sunulan 21/11/2024 tarihli bedel artırım ve ıslah dilekçesi "Haklı DAVAMIZIN KABULÜ İLE, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; müvekkil yönünden, 1.000,00-TL olarak talep edilen maddi tazminat talebimizi 131.592,25-TL artırarak 132.592,25-TL'ye çıkarıyor, toplam 132.592,25-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve kaza sonrasında müvekkilin yaşadığı manevi acı ve ıstırap için ilk dava dilekçemiz ile talep etmiş olduğumuz 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalılardan ----------- tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklindedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinin maddi tazminat davası yönünden geçici iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin olduğu anlaşılmakla, davacı vekilince yukarıda ortaya konulan dilekçe ve talep bedel artırım olarak nitelendirilmiş ise de, dilekçenin tedavi giderine ilişkin olarak bedel artırım dilekçesi, sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak ıslah dilekçesi olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Zira ıslah ile dava konusunun değiştirilmesi mümkündür. Anılan dilekçe ile dava ıslah edilerek sürekli iş göremezlik zararına ilişkin alacak talebi de dava konusu hale getirilmiştir.Islah dilekçesine karşı davalılar tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmadığı görüldüğünden bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca "(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.(...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesi uyarınca "(1)Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. Maddesi uyarınca "(1)Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. Maddesi uyarınca "(1)Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının yaya, davalı --------- ---------- plakalı aracın sürücüsü olarak karıştığı 27/03/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi giderine ilişkin maddi bedensel zarar ve manevi zararlara ilişkin tazminat davası olduğu, davalı sigorta şirketinin diğer davalı ----------- sevk ve idaresindeki -------------- plakalı aracın zmms sigortacısı olduğu, rizikonun 27/03/2022 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin riziko tarihinde geçerli olduğu, bu sebeple sigortacının zarar görene karşı TTK'nun 1473/1 ve 1478 maddeleri uyarınca davalı ----------- kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının maluliyeti yönünden; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyetinin ATK incelemesi sonucu %7 olarak tespit edildiği, aynı rapora göre kaza tarihinden itibaren 3 ay geçici tam maluliyetinin bulunduğu hususunun tespit edildiği, kusur durumu ve tazminat yönünden makine bilirkişisi raporu ve ATK raporunun birbirine uyumlu olduğu, her iki raporda da tespit edilen kusur durumunun mahkememizce olayın gerçekleşme şekli ve şartları değerlendirildiğinde hale uygun görüldüğü, bu sebeple davacının olayın gerçekleşmesinde %75, davalının ise %25 kusurlu olduğu yönündeki raporların hükme esas alınabileceği, -aynı tarihli aktüerya bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere- olay tarihindeki davacı zararının net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre kusur oranları da dikkate alınarak -aktüerya ve doktor bilirkişisi raporunda tespit edildiği üzere- davacının nihai zararının geçici iş göremezliğe ilişkin olarak 12.760,00 TL,---------- tarafından karşılanmayan ve belgelenemeyen somut olaydaki yaralanmanın gereklerine uygun pansuman, enjeksiyon, yol masrafı vb gibi tedavi giderine ilişkin 876,25 TL olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda ----------- tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmişse de yukarıda da ortaya konulduğu gibi ------------- tarafından bildirildiği üzere davacıya dava konusu olay nedeniyle 27/03/2022 ve 03/08/2022 tarihleri arasında 13.071,37 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, bu sebeple davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, davacının sürekli iş göremezlik zararının ise kusur durumu, maluliyet oranı ve gelir durumu dikkate alınarak 131.716,00 TL olarak tespit edildiği, sürekli iş göremezlik yönünden yapılan hesaplamanın yukarıda atıf yapılan yasa hükmü uyarınca ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak yapılması gerektiği, bu kapsamında davacının işlemiş dönem hesabının bilinen verilere göre ve işleyecek (aktif ve pasif) dönem kazanç tespitinin TRH 2010 tablosuna göre ve her yıl için yüzde 10 artış ve yüzde 10 iskonto yöntemi ile hesaplanmasının mahkememizce yasaya, yerleşik Yargıtay uygulamalarına ve aktüerya kurallarına uygun görüldüğü, TBK 61 uyarınca davalıların zarardan farklı hukuki sebeplerle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sigorta şirketi yönünden zararın sigorta limiti ve kapsamında kaldığı, davanın tedavi gideri yönünden belirsiz alacak davası olduğu, bu sebeple alacağın tümüne temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yine ıslaha konu sürekli iş göremezlik zararı yönünden de temerrüt tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden sigortacıya bildirim yapıldığı tarihten itibaren sekiz iş günü sonrası (31/05/2022 günü) olduğu, diğer davalı yönünden TBK 117 uyarınca olay tarihi olan 27/03/2022 günü olduğu, bu sebeple alacağın tümüne ıslah tarihinden değil bu tarihlerden itibaren faiz işlemesi gerektiği, rizikonun davalı sigortalı yönünden ticari işletmeyi ilgilendiren bir olaydan kaynaklanmamış olması nedeniyle alacağa belirlenen tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının manevi tazminat davası yönünden;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1)Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da belirtildiği gibi davacının 27/03/2022 tarihli haksız fiil nedeniyle bedensel bütünlüğünün zedelenmesine maruz kaldığı ve %7 sürekli maluliyetinin bulunduğu ve kaza tarihinden itibaren 3 ay boyunca çalışamadığı, bu sebeple tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve davacının uğramış olduğu bedensel zararın ağırlığı dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşullarının oluştuğu, mahkememizce belirlenen kriterler dikkate alındığında davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmesinin uygun görüldüğü, alacağa haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacının sürekli iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat davasının KABULÜ ile, tedavi giderine ilişkin 876,25 TL ve sürekli iş göremezliğe ilişkin 131.716,00 TL maddi tazminatın davalı ------------ yönünden 27/03/2022 tarihinden, davalı ------------Ş yönünden 31/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davasının REDDİNE,
3-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın 27/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --------- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 9.740,47 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 344,97 TL peşin harç ve 2.226,42 TL ıslah harcı ve 15,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.154,08 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 437,17 TL dava açma masrafı, 2.226,42 TL ıslah harcı ve 15,00 TL ıslah harcı ve 14.577,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 17.256,09 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (132.592,25/133.392,25) göre 17.152,59 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı -----------Ş tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 72,30 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (800,00/133.392,25) göre 0,43 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ---------Ş'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ----------- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 38,40 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (800,00/133.392,25) göre 0,23 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ----------- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
9-Maddi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (132.592,25 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (10.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 1.600,00 TL vekalet ücretinin davalı ----------- alınarak davacıya verilmesine,
11-Maddi tazminat davası yönünden; davalılar yapılan yargılamada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (800,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 ve 3/2 uyarınca hesaplanan 800,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine,
12-Manevi tazminat davası yönünden; davalı ---------- yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (90.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 ve 10/2 uyarınca hesaplanan 1.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----------- verilmesine,
13-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (132.592,25/133.392,25) göre 1.590,40 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 9,60 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/03/2025