T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/465 Esas
KARAR NO: 2025/182
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/11/2016
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememiz 05/11/2019 tarih ---------- Esas, --------- sayılı kararının ------------ sayılı kararı ile mahkememize gönderilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 05.02.2015 tarihinde müvekkilinin içinde bulunduğu ----------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı traktörü aniden hareket ettirmesi sonucu meydana gelen trafik kazası sebebiyle müvekkilinin ağır şeklide yaralandığım, geçici ve kalıcı iş göremezliğe manız kaldığım, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığım, dava konusu trafik kazasına karışan ---------- plaka sayılı aracın kaza tarihi itibarıyla ZMMS poliçesi ile davalının sigorta teminatı altında olduğunu beyanla, HMK 107/2 maddesi uyarınca başlangıçta belirttikleri taleplerini artırım haklan saldı kalmak kaydıyla; 3.000,00-TL. maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava dilekçesinde bahsi geçen ----------- plakalı aracın müvekkili şirkete 15.06.2014-15.06.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---------- numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi babına 290.000,00-TL. olduğunu, davaya konu kazanın özel mülkiyet alanında meydana geldiğini, KTK gereğince karayolu olmayan yada karayolu sayılmayan bir yerde meydana gelen rizikolar sonucu oluşan zararların Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta teminatı kapsamında bulunmadığım, bu sebeple müvekkili sigorta şirketinin söz konusu hasar dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığım, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu sebeple öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının tespiti ile hesap raporunda asgari ücretin esas alınması gerektiğini, söz konusu kazaya ilişkin olarak adı geçen poliçe için şirkete yapılmış bir başvuru bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini beyan etmiştir.---------- Esas sayılı birleşen davasıDavacı vekili 07/11/2016 tarihli dava dilekçesi ile müvekkilinin yolcu olarak içinde bulunduğu ve davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın 05/02/2015 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00 TL maddi tazminatın, 3.000,00 TL bakıcı giderinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini ve davanın ----------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş, ayrıca kazanın karayolunda gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : ----------- Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememiz dosyasına 06/09/2023 tarihli bilirkişi raporu, 04/03/2024 tarihli bilirkişi kök raporu 14/11/2024 tarihli bilirkişi kök rapor, 16/04/2024 tarihli ek raporun sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Mahkememizin ------------ Esas sayılı asıl davası 05/02/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasıdır.---------- Esas sayılı birleşen davası 05/02/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli bakıcı gideri zararına ilişkin sürekli maddi tazminat davasıdır.Mahkememizce --------- Esas ve ---------- Karar sayılı ilamla "Söz konusu olayın, sigortalı traktörün işletilmesi ile ilgili olmadığı işletilme halinde olmayan traktörün kepçesine çıkarak ağaç budayan şahsın dengesini kaybederek düşmesi olayının, işletilme halinde olan aracın sebebiyet verdiği bir zarar olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki sigortalı aracın (traktörün ) işletilme halleri arasında kepçesine çıkarak ağaç budama gibi bir özellikten bahsedilmesinin mümkün olmadığı yapılan işlemin traktörün imal ve kullanım amacına teknik özelliklerine uygun olmadığı davacının da davalı işletenin de ağır kusurlu oldukları, sigorta şirketinin poliçeden doğan bir sorumluluğunun olmayacağı kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin sunmuş olduğu ----------, 17/12/2015 tarihli kararını dosyaya ibraz ederek, bu kapsamda değerlendirme yapılmasını talep etmiş ise de içtihada konu olayda traktörün işletilmesi sonucu meydana gelen bir kaza ve zarar söz konusu iken ile dosyamız kapsamındaki somut olay traktörün çalışır durumda bulunmadığı, kazı ve yükleme amacıyla kullanılan traktör kepçesinin ağaç budama işi için kullanılması söz konusudur. Bu nedenlerle 2918 sayılı K.Y.T.Kanununun 85. Maddesinde bahsedilen zararın trafik kazasından kaynaklanan zarar olmadığı, olayın tarlada meydana geldiği, aracın çalışır vaziyette bulunmaması, trafik kazası niteliğinde bir olay olmaması nedeniyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında olmadığı kanaatine varılmış olup, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, ------------ sayılı ilamı ile "Somut uyuşmazlıkta aynı olay nedeniyle; ----------- sayılı ilamıyla "... katılan ...'ın olay günü komşusu olan sanık ---------- ve tanık ---------- ait tarlada bulunan ağaçların dallarının kesiminde yardım ettiği, kesim işinin bitmesine yakın kepçe üzerinde son bir dalı keseceği esnada kepçeyi kullanan sanık ----------- bir anda aracı hareket ettirmesi sonucu kepçeden aşağıya düşmesi sonucu dosyada mevcut hastane raporlarında belirtilen şekilde yaralandığı ..." kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine ----------- sayılı ilamı ile kesin olarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda ceza mahkemesinde kesinleşen maddi olguya göre dava dışı sigortalı araç sürücüsü ---------- sevk ve idaresindeki traktörü çalıştırması ile traktöre takılı kepçede bulunan davacının kepçeden aşağıya düşmesi sonucu yaralandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının yaralanması, traktörün çalıştırılmasıyla yani işletilme halindeyken gerçekleştiğinden davalının sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olarak gerçekleştiğinin kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince kazanın "işletilme halinde olan aracın sebebiyet verdiği bir zarar olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki sigortalı aracın (traktörün) işletilme halleri arasında kepçesine çıkarak ağaç budama gibi bir özellikten bahsedilmesinin mümkün olmadığı yapılan işlemin traktörün imal ve kullanım amacına teknik özelliklerine uygun olmadığı" gerekçesiyle verilen karar eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken gerektiğinde mahallinde keşif de yapılarak ve krokili rapor alınarak kazanın meydana geldiği yerin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2. ve 3. maddesinde sayılan yerlerden olup olmadığının ve karayoluyla bağlantı yolu olup olmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre eksikler giderilerek karar verilmesi olmalıdır." gerekçeleriyle anılan ilam kaldırılmıştır.Mahkememizce ----------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, ---------Talimat sayılı dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda kazanın gerçekleştiği yer aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir:04/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
14/11/2024 tarihli doktor bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, Mahkememizin ----------- Esas sayılı asıl davası 05/02/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat davası ve ----------- Esas sayılı birleşen davası 05/02/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli bakıcı gideri zararına ilişkin sürekli maddi tazminat davası olduğu, kaldırma ilamı kapsamında yapılan inceleme sonucunda zararın Karayolları Trafik Kanunu kapsamında olduğu sonucuna varılması gerektiği, zira zararın motorlu taşıtın işletilmesi sırasında ve karayoluna bitişik bir noktada gerçekleştiği, davalının sigortalısının olayın gerçekleşmesinde %75, davacının %25 kusurlu olduğu, raporun somut olayın gerçeklerine ve hale uygun olması nedeniyle hükme esas alınabileceği, davacının ATK raporu ile de tespit edildiği üzere %100 maluliyetinin bulunduğu, doktor raporu ile tespit edildiği üzere yaşam boyu bakıcı ihtiyacının bulunduğu, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalının sigorta limitleri dahilinde sürekli iş göremezlik yönünden 290.000,00 TL (sakatlık teminat altında) ve bakıcı gideri yönünden 290.000,00 TL (sağlık giderleri teminatı altında) sorumlu olduğu, temerrütün başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 02/11/2016 tarihinde gerçekleştiği, asıl davanın daha önce açılması nedeniyle alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davalının sigortalısı yönünden olayın ticari iş kapsamında gerçekleşmemesi nedeniyle alacağa yasal faiz işleyeceği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin ----------- Esas sayılı asıl davasının KABULÜ ile, sürekli iş göremezliğe ilişkin 290.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 13/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2------------ Esas sayılı birleşen davasının KABULÜ ile, sürekli bakıcı giderine ilişkin 290.000,00 TL maddi tazminatın 02/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Mahkememizin ----------- Esas sayılı asıl davası yönünden
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (290.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 19.809,90 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 27,70 TL peşin harç ve 980,50 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 18.801,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 59,50 TL dava açma masrafı, 25,60 TL vekalet harcı, 1.274,90 TL keşif harcı, 980,50 TL ıslah harcı ve 13.660,45 TL bilirkişi/ulaşım/posta masrafından ibaret 16.000,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (290.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 46.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
------------ Esas sayılı birleşen davası yönünden
8-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (290.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 19.809,90 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 29,20 TL peşin harç ve 980,50 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 18.800,20 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yapılan 62,70 TL dava açma masrafından ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (290.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 46.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/03/2025