T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/60 Esas
KARAR NO: 2025/146
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 21/01/2025
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 21/01/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, kendi adına kurulu bulunan şahıs firması ile ticari ilişki içerisine girmiş bulunduğu "--------- Şti." den işbu ticari ilişki nedeniyle alacaklı olup, elinde bu şirkete ait bir adet ödenmemiş bono bulunduğunu, taraflarınca bu bononun tahsili için icra takibi ve diğer yasal işlemlere başlanmaya çalışılmış ise de, bu aşamada borçlu şirketin tasfiye nedeniyle ticaret sicilden terkin edilmiş olduğunun anlaşıldığı ve hukuken terkin edilmiş şirkete karşı icra takibi veya dava açılamayacağından, yasal girişimlere başlanabilmesinin mümkün olmadığını, ihyasını istedikleri ----------- Şti.’nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki son adresinin "---------, -------- Cad. No.-------- ---------" olduğunu, işbu şirketin ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle 23.12.2014 tarihinde terkin edildiğini, şirketin terkinden önceki son tasfiye memurunun --------- olduğunu, ihyası istenen--------- Şti.'nin tasfiye işlemlerinin tam olarak bitirilmemiş olup halen müvekkiline borcu bulunduğunu, ayrıca şirketin borçları bulunmakta olduğu gibi satılarak tasfiye edilmemiş malvarlıklarının da mevcut olduğunu, yaptıkları araştırmada halen bu şirket adına trafik sicilde kayıtlı bir adet--------- Plaka sayılı bir araç bulunduğunun tesbit edildiğini, bu nedenle şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmadığı açık olup şirketin ek tasfiye işlemleri ve müvekkilinin alacağının tahsil edilebilmesi için şirketin geçici ihyasına karar verilmesi gerektiğini, TTK 547. Maddesine göre "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Bu nedenlerle şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini mahkemeden talep etmek gerektiğinden bahisle davalarının kabulü ile ...nün ----------- numarasında kayıtlı iken terkin edilmiş bulunan "---------- Şti." şirketinin ek tasfiye işlemleri için geçici ihyası ile yeniden ticaret siciline tesciline, son tasfiye memuru ---------- veya mahkemece uygun görülecek kişi/kişilerin tasfiye işlemleri için memur olarak atanmasına, ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili 24/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı vereceğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu (6762 Sayılı TTK m. 224 ve 6102 sayılı TTK m. 285), mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarında olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağından bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----------- ad düzeltmesi yaparak ----------- olan adının ----------- olarak düzeltildiği görülmüştür.Davalı ... adına duruşma gününü bildirir dava dilekçesi ekli davetiyenin tebliğ edildiği görülmüştür. Dava konusu bono incelendiğinde, düzenleyenin ----------Şti., lehtarının ..., düzenlenme tarihinin 20/01/2013, ödeme gününün 20.01.2015, bedelinin 200.000,00 TL olduğu ve başkasına ciro edilmediği görülmüştür. ...'nden gelen kayıtlar incelendiğinde, dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 26/12/2014 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memurunun --------- olduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosyaya celp edilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 26/12/2024 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten önce 20/01/2013 düzenlenme tarihli bono bulunduğu, bononun ödenmediği ve tahsilinin sağlanabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Dava konusu şirketin tasfiyesinden önce bono düzenlendiği anlaşıldığından tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak yasal hasım olan davalı ...'nün yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-...'nün --------sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan ---------- Şti.'nin düzenleyenin ----------- Şti., lehtarının ..., düzenlenme tarihinin 20/01/2013, ödeme gününün 20.01.2015, bedelinin 200.000,00 TL olduğu bononun tahsiline münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,
2-Son tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Kararın ...'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırıldığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harç ile 32,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.263,30 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ...'ın yüzlerine karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025