T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/842 Esas
KARAR NO: 2025/144
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/11/2023
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 22.11.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalılar ------------ Şirketi Ve ----------- Şirketi ile müvekkili şirket arasındaki fatura alacağına ilişkin olarak, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------- Esasıyla taraflarınca takip başlatıldığını, davalıların itiraz dilekçesini 16.10.2023 tarihinde sunmuş olup işbu itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davalıya karşı işbu davayı ikame etmeden önce arabuluculuk dava şartını yerine getirmek amacıyla taraflarınca ------------ Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş olmakla birlikte;------------ Başvuru numaralı, ------------ dosya numaralı arabuluculuk dosyasına dair yapılan toplantı neticesinde Arabulucu ----------- tarafından tanzim edilen anlaşamama tutanağı ile tarafların anlaşamadıkları tespit edilmiştir. Söz konusu itiraz haksız ve kötü niyetlidir. Şöyle ki; Davalılar Ortakları İle Müvekkili Şirket Arasında Ticari İlişki Mevcuttur. Müvekkili ve davalılar arasında ticari ilişkiden kaynaklı ve ödenmemiş olan icra takibine konu fatura ektedir. Söz konusu faturada da görüleceği üzere alacaklı müvekkil şirket ile borçlu davalılar arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir borç söz konusudur. Davalılar davaya konu icra takibine itirazında müvekkile borcu olmadığı iddiasında bulunmasına rağmen takibe konu borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunamamıştır. Davalı/borçlular hakkında başlatılan icra takibi süresinde ve hukuka uygundur. Davalılar tarafından borcuna ilişkin tebliğ edilen ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz edilmiştir. Davalılar her ne kadar borcu olmadığını iddia etseler de müvekkil şirket nezdinde yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde belirtilen borç miktarı tahakkuk ettirilmiş olup herhangi bir ödeme kaydına rastlanmamıştır. Ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı/borçlular; kendileri adına tahakkuk ettirilen tutarı ödememesi sebebiyle aleyhine başlatılan----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------- E. sayılı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. Bu nedenle davalının itirazının iptali için huzurdaki davayı ikame etme zarureti hâsıl olmuştur. Tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında davalıların müvekkil şirkete takip konusu miktar kadar borçlu olduğu ortaya çıkacaktır. Davalıların borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği ortadadır. Bu nedenle de asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle haklı davalarının kabulü ile, ------------ İcra Müdürlüğü'nün------------ E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile (46.539,20 USD Asıl Alacak açısından), Takibin asıl alacağa işleyecek USD - Amerikan Dolarına Bankalarca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz oranı ile birlikte devamına devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili 07.12.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ikame edilen işbu dava haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup aşağıda ayrıntısıyla açıklanacak nedenlerle işbu davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki; ---------- ile ----------Ş. arasında 06.09.2014 tarihinde imzalanan Sözleşme ile ------------ Entegre Sağlık Kampüsü Yapım İşleri ile Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşi ----------Ş.'ne anahtar teslimi ihale edilmiştir. ------------Ş. tarafından da 2060 yatak kapasiteli Tesisler’in tasarımı, inşaatı, tamamlanması ve döşenmesi ve mekanik, elektronik, elektrik ve elektro-güvenlik sistemleri ve diğer ilgili benzer sistemlerin tedariki ve kurulumu ve Sağlık Tesisleri’nin döşenmesi ve Tıbbi Ekipmanın tedariki masrafları ve riski de dahil olmak üzere ---------Adi Ortaklığına anahtar teslimi ihale edilmiştir. ------------- Adi Ortaklığını oluşturan şirketler ------------Ş. ile -----------Ş.dir. Ezcümle müvekkil şirketler ----------- adına ----------- Projesi yapım işini üstlenmişlerdir. Davacı yan alacağı olduğundan bahisle ------------ İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile müvekkil şirketler aleyhine 7 örnek icra takibi başlatmıştır. Ancak davacı yana hiçbir borcumuz bulunmadığından tarafımızca takibe itiraz edilmiştir. İtirazımız üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiş ise de davacı yan tarafından itirazın iptali talepli işbu dava ikame edilmiştir. Ödeme emrine itiraz dilekçemizde de belirttiğimiz üzere; müvekkil şirketlerin davacı yana hiçbir borcu bulunmamaktadır. Ödeme emri ile talep edilen asıl alacak, faiz türü, faiz başlangıç tarihi ve ferileri de haksız ve hukuka aykırı olup bu taleplerin de tarafımızca kabulü imkansızdır. Hiçbir şekilde borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile; dava konusu 7 örnek ödeme emri yabancı para cinsi borçlarda icra takibinin usul ve esaslarına aykırı olarak düzenlenmiş olup bu nedenle de ödeme emri hukuka aykırıdır. Bu nedenle de ödeme emrinin iptal edilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın tümden reddine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle davacı aleyhine takip tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İcra Dosyası: ------------ İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ------------ Şirketi, borçlularının ------------Şirketi ve ------------ Şirketi olduğu, 46.539,20 $lık 13.06.2023 vade tarihli Fatura Alacağı Asıl Alacak 46.539,20 USD kaynaklı alacağa istinaden 46.539,20 USD asıl alacak ve 3.633,88 USD işlemiş faiz olmak üzere 50.173,08 USD toplam alacak üzerinden 11/10/2023 tarihinde İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, süresinde 16/10/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sundukları ve takibin durduğu görülmüştür. ---------- Bölge bilirkişilik kurulundan resen bir mali müşavir bilirkişi görevlendirilerek davalı ticari defter ve kayıtları üzerinden taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi Mali Müşavir ------------- tarafından sunulan 19.08.2024 tarihli raporda özetle; "SONUÇ : Davacı firma tarafından 13.06.2023 tarihinde davalı ------------ Adi ort. adına kesilen 46.539,20 usd tutarındaki faturaya (tespitler-1) istinaden ödeme yapılmaması üzerine takip ve haciz işlemleri başlatılmıştır. Davalı tarafça borca ve takibe itiraz edilmiştir. Devamında davacı tarafça İtirazın iptali davası açılmıştır. Dosya üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aşağıdaki bilgilere ulaşılmıştır. Davacı, Davalı tarafa 13.06.2023 tarihinde 46.539,20 usd tutarında fatura düzenlemiştir. Davalı firmadan davacı firmayı takip ettiği muhasebe kayıtları (Muavin hesap) istenmiştir. ------------- Adi Ort. firmasından muhasebe kayıtları (kaşe+imzalı) alınmış olup dosya ekinde yer almaktadır. ----------- Adi Ort. firmasından alınan muavin hesap dökümü üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı firmanın konu faturayı kayıtlarına aldığı (13.06.2023 tarihinde) ancak devamında herhangi bir ödeme gerçekleştirmediği görülmüştür. Davalının muhasebe kayıtlarında Davacıya bahsi geçen faturadan kaynaklı 46.539,20 usd tutarındaki borcunun devam ettiği tespit edilmiştir. Hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Hakimliğinize ait olacağı, görüş ve kanaatiyle, saygı ile arz ederim." kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı taraf ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi Mali Müşavir----------- tarafından sunulan 06.01.2025 tarihli raporda özetle; "5-SONUÇ Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirmem neticesinde; A- Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve ----------- düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/icaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Huzurda görülen davada, davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2023 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2023 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2023 dönemi Gib onaylı Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının incelenen 2023 dönemi ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür B- Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (05.10.2023) davalıdan 46.539,20 USD alacaklı gözüktüğü, aynı şekilde talimatla incelenen davalının ticari defter kayıtlarına göre de takip tarihi itibariyle (05.10.2023) davacıya aynı tutarda borçlu gözüktüğü Dosya kapsamında bulunan belge ve bilgiler ile tarafımca incelenen davacı kayıtları ile talimatla incelenen davalının ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından da TTK. 21 kapsamında usulüne uygun iptal itiraz işlemine tabi tutulmadığı, iade faturası da düzenlenmediği hususları topluca ele alındığında her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olan takip dayanağı faturaya konu fatura içeriği mal ve hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında davalı yanca takip konusu faturanın ödendiğine yönelik herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı görülmüştür. Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının---------- İcra Dairesinin ---------- E. Sayılı, 05.10.2023 takip tarihli 46.539,20 USD tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğu, nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Faiz Yönünden: Somut olayda; tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde faiz talep etmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere açıklanan nedenlerle davacının takip öncesi için faiz talep edemeyeceği, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 4/a m. kapsamında faiz talep edebileceği değerlendirilmişti Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimi arz ederim." kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı düzenlenen faturanın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça davalı tarafa 4 adet özel imalat paslanmaz tank satışına ilişkin satış faturası düzenlendiği, davalı tarafça bedelin ödenmediğinden bahisle icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça borcu bulunmadığından bahisle takibe itiraz edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Satış Sözleşmesi Birinci Ayırım Genel Hükümler A. Tanımı ve hükümleri başlıklı 207 nci maddesi "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." hükmünü düzenlemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir. Somut olayda; dava konusu satış faturasının her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve kayıtlarda davalı tarafça yapılan bir ödeme bulunmadığının anlaşıldığı, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, taraf ticari defterlerinin tüm şartları taşıdığı, davalı tarafın ödeme yaptığını senet veya diğer kesin delillerle de ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
- İstanbul ---------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas sayılı dosyasında davalılar/borçlular ----------- Şirketi ve ---------- Şirketi'nin asıl alacağa yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 46.539,20 USD asıl alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA,
- Asıl alacak 1.283.606,98 TL'nin %20'si olan 256.721,40 TL icra inkar tazminatının davalılar/borçlular --------- Şirketi ve ----------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklı ---------- Şirketi'ne verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 87.683,19 TL harcın davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 6.929,53 TL peşin harç ve mahkememize yatırılan 15.993,64 TL peşin harç olmak üzere toplam 22.923,17 TL'den mahsubu ile bakiye 64.760,02 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 15.993,64 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı ile davacı tarafından sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 16.137,00 TL yargılama gideri olmak üzere genel toplam 32.400,49 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 199.922,31 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025