T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/286 Esas
KARAR NO: 2025/138
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/03/2023
KARAR TARİHİ: 25/02/2025
----- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan aracın trafik kazasından kaynaklı aracında maddi hasar ve araç değer kaybı meydana geldiğini, gerçekleşen kazada müvekkilinin kusuru olmamasından bahisle zarara sebep olan taraflarca ödeme yapılması ve araç değer kaybının kusurlu taraflarca giderilmesi gerektiğinden, kaza tarihinden itibaren oluşan hasar kaybı ve araç değer kaybının işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı------ cevap dilekçesinde, özetle, davacının 13/03/2023 tarihinde değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini amacıyla ----- sayılı davasını ikame etmiştir, mahkeme tensip tutanağında göreve ilişkin olarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine hüküm kurulduğunu, kararın kesinleşmesinden sonra 2 hafta içerisinde ----Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine aksi takdirde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verildiğini, 17/03/2023 tarihinde gerekçeli kararın yazıldığını, bu sürece kadar dava dilekçesi dahil hiçbir evrakın müvekkiline gönderilmediğini, görevsizlik kararının tebliğ edilmediğini, diğer davalı ---- şirketinin dosyaya sunduğu 30/03/2023 tarihli cevap dilekçesi müvekkili şirkete tebliğ edildiğini ve müvekkiline davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunması için süre verildiğini, müvekkilinin araç kiralama işiyle iştigal ettiğini, müşterisi ---- plakalı aracın ---- sevk ve idaresindeyken ------ plaka nolu araca çarparak trafik kazasının meydana geldiğini, iş bu kaza sonucu davacı tarafından asli ve tam kusurlu olduğu iddia edilen aracın malikinin müvekkil şirket olması sebebiyle zararın karşılanması amacıyla husumetin yöneltildiğini, ancak müvekkilinin kazaya karışan aracı uzun dönemli olarak kiraya vermesi nedeniyle artık birsorumluluğununbulunamayacağından davanın reddi gerektiğini, araç kiralama sözleşmesi ile görüleceği üzere müvekkil şirket araç maliki olmasına karşın aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ---- kiralanan ve teslim edilen ----plakalı aracın dava dışı----- kullanımındayken kazanın meydana geldiğini, müvekkili ile dava dışı --- ek protokol imzaladığını,---- aracın kullanım süresinin uzatıldığını, müvekkilinin işleten sıfatının kalmadığı gibi taraf sıfatının da bulunmadığı, davanın uzun dönem araç kiralama sözleşmesinin kiracısı olan ---- ihbar edilmesi gerektiğini savunarak; davanın husumet yönünden reddini, davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı------ vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulması gerektiğini, davacının ---- tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile yaralanmasına bağlı olarak geçici iş görmezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatı isteminde bulunduğunu, ancak dava açılmadan önce davalı-----uğramış olduğu zarar nedeni ile maddi tazminatın ödenmesi için gerekli olan tüm belgeler ile eksiksiz olarak başvuru yapılması gerekliliği yasa koyucu tarafından dava şartı olarak kabul edildiğini, bu şartın yerine getirilmeden dava açılmış ise dava ön şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iş bu davasının ----- kaynaklı tazminat talebi olduğu için ticari dava niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının zorunlu arabuluculuk yoluna gitmeden dava açmış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tazminat talebinin açıklamasının istenmesini, davacı tarafa ait --- plakalı aracın kasko poliçesini düzenleyen ----- ödeme yapıldığını, davacının meydana gelen kaza nedeniyle aracının kullanamaması nedeniyle araç mahrumiyet tazminat talebinin poliçe teminatı dışında olduğundan araç mahrumiyet yönünden yaptığı ---- davalı müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline sigortalı aracın ruhsatına göre hususi kullanıma ait bir araç olduğundan ticari faiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:--------- müzekkereler yazıldığı görüldü. ---- tarihli bilirkişi heyet raporunun dosyaya sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının mülkiyetindeki (ve sevk ve idaresindeki) ---- araç ile davalı --- sevk ve idaresindeki, davalı ---- mülkiyetindeki ve davalı --- sigortacısı olduğu --- plakalı aracın karıştığı ---tarihli trafik kazası nedeniyle değer kaybı kaynaklı maddi tazminat davasıdır. Davalı ----- yönünden;Davalı ile ihbar olunan ---- arasındaki kira sözleşmesinin ilgili maddeleri aşağıdaki gibidir: Dava konusu ---- plakalı aracın sürücüsü davalı ---kaza tarihinde ihbar olunan --- çalışanı olduğu --- kayıtlarından anlaşılmıştır. -2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesi uyarınca "İşleten : Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendi-sine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalı ------ işleten sıfatıyla açıldığı, yukarıda atıf yapılan yasa hükmü uyarınca uzun süreli kiralama durumunda işleten sıfatının kiracıda olduğu, kiralayanın işleten sıfatının bulunmadığı, yukarıda ortaya konulan deliller göz önüne alındığında, somut olayda davalı --- dava konusu aracı kaza tarihi itibariyle ihbar olunan ------ kiralamış olduğu, kira sözleşmesinin 1 yıl olduğu ve sözleşmede kiracının işleten sıfatının bulunacağı konusunda bilgilendirme yapıldığı dikkate alındığında sözleşmenin KTK anlamında uzun süreli kiralama olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, bu sebeple işleten sıfatının ihbar olunan ---- ait olduğu, davalı ---- işleten sıfatının bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı ---- yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından davalı ----yönünden bedel artırım talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından, davalı lehine vekalet ücreti dava dilekçesindeki 5.000,00 TL değer üzerinden hükmedilmiştir. Davalılar---- yönünden;---- tarihli bilirkişi heyet raporu aşağıdaki gibidir:------6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, (...) Hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının mülkiyetindeki (ve sevk ve idaresindeki)-----plakalı araç ile davalı --- sevk ve idaresindeki, davalı---mülkiyetindeki ve davalı --- sigortacısı olduğu--- plakalı aracın karıştığı---- trafik kazası nedeniyle değer kaybı kaynaklı maddi tazminat davası olduğu, davalı sigorta şirketinin hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda --- plakalı araç sürücüsü davalı---- kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, zira kaza tarihinde --- plakalı aracın davalıya kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalı olduğu, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, davalı ---- olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumunun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, yine aynı rapor ile davacının 26.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, değer kaybı hesabının kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) esasına uygun olarak yapıldığı, bu sebeple hükme esas alınabileceği, zararın sigorta teminat limiti kapsamında bulunduğu, sigorta şirketi yönünden temerrütün KTK 99 maddesi uyarınca başvuru tarihinden ---- itibaren sekiz iş gününün geçmesiyle 16/05/2023 tarihinde gerçekleştiği, diğer bir yönden başvuru yapılmış olması nedeniyle özel dava şartının da yerine getirildiği, davalı ------ yönünden ise temerrütün TBK 117 uyarınca olay tarihinde gerçekleştiği, yukarıda atıf yapılan TBK 61 maddesi uyarınca davalıların zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, somut olayda hem davacının hem de davalının sigortalısının tacir ve işin ticari iş kapsamında kalması nedeniyle alacağa ticari faiz işleyeceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davalı-------- yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Diğer davalılar yönünden davanın KABULÜ ile, değer kaybına ilişkin 26.000,00 TL maddi tazminatın davalı ---- tarihinden itibaren ve davalı---- tarihinden itibaren işeyecek ticari faizi ile birlikte davalılar------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (26.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.776,06 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 179,90 TL peşin harç ve 427,60 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.168,56 TL harcın davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 385,40 TL dava açma masrafı, 175,00 TL vekalet harcı, 427,60 TL tamamlama harcı ve 10.187,75 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 11.175,75 TL yargılama giderinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ---- tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı -----tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 86,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------- verilmesine,
7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
8-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (26.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 26.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar -----müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı ----- yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (5.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 uyarınca hesaplanan 800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
10-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar -------- müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunan ------ yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 25/02/2025