T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/345 Esas
KARAR NO: 2025/140
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/05/2023
KARAR TARİHİ: 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 11.03.2020'de ------------ davalı şirket nezdinde yapılan ürün denetiminde “----------” marka ---------- model şarj cihazlarından 6 adet numune alındığı ve işbu ürünlere ----------- Laboratuvarı'nca yapılan uygunluk testleri sonucunda “güvensiz” olduklarının tespit edildiğini; akabinde anılan ürünün marka sahibi ve ithalatçısı sıfatıyla davacı şirket aleyhine---------- yaptırım kararı verildiğini ve ürün toplatma kararı tebliğ edildiğini; ayrıca,---------- Müdürlüğü'nce davacı şirkete idari para cezası uygulandığını; bu olaylar üzerine müvekkili tarafından yapılan incelemede davacının ----------- ithal ettiği şarj cihazları ile davalı şirkette yapılan denetimde alınan numunelerin bariz biçimde farklı olduklarının görüldüğünü, davalı şirkette yapılan denetimde alınan numunelerin sahte ürün olduğunun anlaşıldığını; ne var ki, davacı şirketin idari yaptırım kararına karşı -------- D. İş sayılı dosyasında açtığı davada bilirkişilerin yalnızca orijinal ve sahte ürünlerin etiketlerine bakıp marka/model /giriş-çıkış voltaj değerlerinin örtüştüğünü belirten bir rapor sunduklarını, orijinal ve sahte ürün arasındaki boyut/şekil/logo farkını değerlendirmediklerini ve ---------- Sulh Ceza Mahkemesi'nin davayı reddettiğini; işbu karara yapılan itirazın da reddedildiğini ve idari yaptırım kararının kesinleştiğini; akabinde, idari yaptırım kararı uyarınca, 25.12.2020'de ---------- anılan ürünlerin güvensiz olduğu ve geri gönderilmesi gerektiğine dair ilan verildiğini ve 3.245.-TL ilan bedeline ilaveten 34.670,30.-TL ceza ödendini; 90.000 adet ithal edilen üründen yalnızca 30 adedinin davacıya iade edildiğini ve bunların tamamının davalı şirket tarafından gönderilen sahte ürünler olduğunun görüldüğünü, işbu 30 ürünün idari yaptırım kararı uyarınca Bakanlık görevlilerince imha edildiğini; davalının, davacıdan satın aldığı orijinal ürünlerin yanı sıra marka bilinirliğinden faydalanıp bu ürünlerin sahtesini de piyasaya daha düşük bir bedel üzerinden satarak menfaat elde etmek istediğini, Bakanlık denetiminde ele geçen sahte ürünleri davacıdan aldığını söyleyerek idari yaptırımın tarafı olmaktan kurtulduğunu ve sonra da elinde kalan sahte ürünleri davacıya iade ettiğini; davalının bu eylemlerinin TTK md.55'e aykırı düştüğünü; bu süreçte, davacının uğradığı maddi zararların yanı sıra ve daha da önemlisi Bakanlık nezdinde “piyasaya güvensiz ürünler arz eden firma” damgası yediğini, hem piyasa hem kamu gözünde itibarının zarar gördüğünü iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, maddi tazminat olarak 34.670,30.- TL'nin 26.03.2021'den itibaren işletilecek faizi ile birlikte ve 3.245.-TL'nin 25.12.2020'den itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca davalının haksız rekabet/füli nedeniyle 50.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün tirajı yüksek bir günlük gazetede ilanına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davalının mobilya içi aksesuar ürünlerinin üretim ve satışı ile iştigal ettiğini; davalının 2019-2020 yıllarında mobilya led aydınlatma ürünlerinde kullanılmak üzere davacıdan 20.000 adet dava konusu adaptörü satın aldığını, davacının haksız kâr sağlamak amacıyla davalıya orijinal ürünlerin yanında İdare tarafından tespit edilen ürünleri gönderdiğini; davalının ürünleri belgeli/güvenli ürün olduklarına inanarak led aydınlatma paketlerine koyarak piyasaya sunduğunu; davacının İdare'nin kestiği cezayı bertaraf etmek amacıyla davalı aleyhine haksız ithamlarda bulunduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : ------------ Vergi Dairesi Müdürlüğü,-----------Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. 04/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalının, davacının marka sahibi ve ithalatçısı olduğu ürünü suiistimal etmek suretiyle sahte ürünleri piyasaya arz edip etmesi nedeniyle haksız rekabet temelli açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacının iddiasına dayanak vakıaya konu fiilin aynı zamanda 6769 sayılı Kanun'un 30. Maddesi uyarınca suç teşkil etmesi ve 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesi dikkate alınarak davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.04/06/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:30/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. Maddesi uyarınca "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. Maddesi uyarınca "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; (...) 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak (...)"
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; (...) d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 59. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "(1)Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca "(1)Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalının, davacının marka sahibi ve ithalatçısı olduğu ürünü suiistimal etmek suretiyle sahte ürünleri piyasaya arz edip etmesi nedeniyle haksız rekabet temelli açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan ----------- soruşturma evrakında da tespit edildiği üzere dava konusu edilen sahte ürünlerin davalının elinde ele geçirildiğinin sabit olduğu, yine mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere ürünlerin sahte olduğunun sabit olduğu, davacının ---------- marka ürünlerin marka sahibi olmadığı hususunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, her ne kadar davacı taraf bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere ---------- marka ürünlerin ithalatçısı olsa da, bu durumun başlı başına davalının elinde iken ele geçirilen sahte ürünlerin davacıdan temin edildiği hususunu göstermeyeceği, bu sebeple davalının bu ürünleri davacıdan temin ettiği hususunu ispatlamakla mükellef olduğu, bu hususta ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, zira davalının bu ürünleri davacıdan temin ettiğini savunduğu, yukarıda atıf yapılan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği taraflar arasında ----------- marka ürünlerin satışına ilişkin sözleşme nedeniyle kesilen faturalar bulunsa da, ele geçirilen ürünlerin davacıdan temin edildiğine dair bir beyan bulunmadığı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının uzmanı olduğu iş ile ilgili temin ettiği ürünlerin sahte veya orjinal olduğunu anlayabilecek durumda olması gerektiği, davacı tarafından sahte ürün teslim edildiğine dair herhangi bir ayıp ihbarında veya ihtarda ya da bildirimde bulunmadığı gibi dava yoluna da gitmediği, bu yönde bir savunma bulunmadığı, bu sebeple davalının davacının ithalatçısı olduğu marka ürünlerin karıştırılmasına yol açan önlemler almak suretiyle haksız rekabet fiilini işlediği, davacının ihtilatçı olması nedeniyle menfaati zarar gören sıfatında bulunduğu, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davacının ödemek zorunda kaldığı idari para cezası ve ilan masrafının maddi tazminat kapsamında davalıdan tahsilinin gerektiği, haksız rekabetin temelinde haksız fiil olması nedeniyle fiil tarihinde davalının temerrüte düştüğü, bu sebeple ilan bedeli 3.245,00 TL yönünden davacının ödeme yaptığı 25/12/2020 tarihinden ve idari para cezası 34.670,30 TL yönünden davacının ödeme yaptığı 29/03/2022 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiği, yine fiilin davacının ticari itibarını zedeler nitelikte olduğu, bu sebeple davacı lehine manevi tazminata hükmedilebileceği, kusurun ve fiilin ağırlığı ve davacının ticari itibarının zedelenmesi hususları dikkate alınarak 30.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu, davacının manevi tazminat talebi yönünden faiz talebinin bulunmadığı, yine haksız rekabetin tespiti durumunda talep halinde mahkememizce fiilin yayınlanmasına karar verilebileceği, ilanın daha önce aynı fiil nedeniyle ilan yapılan ---------- açık kaynaklarına göre ulusal gazete statüsünde bulunan ------------ ilanının kanuna ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, 3.245,00 TL maddi tazminatın 25/12/2020 tarihinden, 34.670,30 TL maddi tazminatın 29/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, haksız rekabet nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-İlamın -kesinleşmesi halinde ve masrafları davalıya ait olmak üzere- ----------- yayınlanmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (34.670,30 TL + 30.000,00 TL = 64.670,30 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 4.417,62 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 1.501,38 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.916,24 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 1.706,88 TL dava açma masrafı, 148,30 TL vekalet harcı ve 13.668,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 15.523,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
8-Maddi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (34.670,30 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Manevi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (30.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 4.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden; davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (20.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 3.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/02/2025