T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/761 Esas
KARAR NO: 2025/170
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 21/06/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 21.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ----------- şirket yetkilisi olduğu dönemde müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında davalı ------------ ile aralarında 01.06.2016 tarihli sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmede ----------- ve ------------- taraf olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmeden davalı ----------- tarafından müvekkiline gönderilen ------------ Noterliğinin 13.12.2016 tarihli ve -----------yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarname ile bilgi sahibi olduğunu, işbu ihtarname ile davalı ----------- dava dışı ----------- ile 01.06.2016 tarihinde akdedildiği iddia edilen sözleşmeye atıf yapılarak, ilgili sözleşme gereği müvekkili şirketin ödemeleri yerine getirmediği iddiasıyla 660.000 Euro + 2.570.000,00 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, bahse konu ihtarnamenin tebliğ alınmasından itibaren müvekkili şirketin kayıtlarında yer almayan ve fakat ihtarnamede bahsi geçen sözleşmenin temin edilmesi amacıyla araştırmalar yapıldığını, müvekkili şirketin araştırmaları sonucunda, müvekkili şirketin taraf olmadığı ancak tarafları dava dışı ---------- ve davalı ----------- olan 01.06.2016 tarihinde akdedilen bir sözleşmenin tespit edildiğini, söz konusu sözleşmeye dayanarak ve ----------- ihtarnamesine cevaben müvekkili şirket tarafından --------- Noterliğinin 05.04.2017 tarihli ve ----------- yevmiye numaralı ihtamamesiyle, müvekkili şirketin dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmenin taraflarından davalı ---------- diğer davalı ---------- şirket kaşesinin sözleşmeye yanlışlıkla basıldığı belirtilerek davalı ------------ ilgili sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle ----------- müvekkili şirkete karşı herhangi bir alacak talebi yöneltmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunun ihtar edildiğini, sözleşmenin tarafı olan ----------- müvekkili şirkette yetkili olduğu dönemde müvekkili şirketi yanıltarak borçlu olmadığı halde müvekkili şirketi borçlu olarak göstermesi sebebiyle hiçbir ticari ve hukuki ilişkiye dayanmaksızın yapılan 900.000 Euro'luk ödemenin iadesinin istendiğini, müvekkilinin tarafı ve bilgisi olmadığı ve neden tanzim edildiği anlaşılamayan söz koşunu sözleşmenin ve ödemelerin varlığının tespit edilmesinden sonra müvekkili şirket tarafından davalılardan ---------- karşı ------------ Noterliğinin 05.05.2017 tarihli ve ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, işbu ihtarnamede müvekkili şirketin 01.06.2016 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı ancak 24.08.2016 tarihinde davalılardan ------------ 900.000 Euro tutarında ödeme yapıldığının tespit edildiği, davalı ----------- tarafından ödemeler başlıklı 6.maddesine dayanarak dava dışı ------------- ödemelerin davalı ------------ yapılması yönünde talimat verdiğinden ve bu durumun davalı ----------- lehine bir sebepsiz zenginleşme doğurduğundan bahisle tüm hukuki haklar saklı kalmak kaydıyla yapılan ödemenin müvekkili şirkete iadesinin talep edildiğini, davalı ---------- ----------- Noterliğinin 16.05.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin taraflarının temsil ettikleri şirketler adına hareket ettiklerini, sözleşme gereğince kendisine yükletilen tüm edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yapılan ödemenin sözleşmede belirtilen şekilde bir avans ödemesi olduğu iddiasıyla kendisinin uğrayacağı zararların önüne geçmek adına sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ve sözleşme gereğince yapılan zaruri harcamaların mahsup edilmesinden sonra avans tutarından arta kalan bakiyeyi müvekkili şirkete iade edeceğini belirttiğini, gerçeğe aykırı olarak kaleme alınmış olan söz konusu ihtarnamenin müvekkili şirkete ulaşmasının akabinde, müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla ----------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasıyla davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalılara tebliği üzerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde, davalılar tarafından, takibe, takip konusu alacağa, işlemiş faize, yetkiye ve imzaya itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların gerek müvekkili şirket ile yapmış oldukları görüşmeleri gerekse müvekkili şirkete karşı keşide etmiş oldukları ihtarnamelerdeki beyanları ve 01.06.2016 tarihli sözleşme içeriği birlikte incelendiğinde, 01.06.2016 tarihli sözleşmenin ----------- ile --------- arasında şahsi ilişkileri nedeniyle akdedildiği, sözleşmenin müvekkili şirket tarafından bağlayıcılığının bulunmadığının açık olduğunu, müvekkili şirketin yanıltılması suretiyle, müvekkili şirket hesabından ---------- hesabına 900.000 Euro aktarıldığını, ---------- beyanları ile itirazlarının birbiriyle çeliştiğini, davalı ------------ itirazlarının haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli nitelikte olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar davaya cevap dilekçesi vermemişler ancak yazılı beyanda bulunmuşlardır.
Davalı --------------- Şirketi vekili tarafından 04.09.2019 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde özetle; 1. “Müvekkil şirket ------------Ş.'de dava dışı ---------- şirket yetkilisi olduğu dönemde müvekkil şirketin bilgisi ve rızası dışında davalı ------------ ile aralarında 01.06.2016 tarihli sözleşme imzalanmıştır ve bu sözleşmede '-----------” ve -----------” taraf olarak belirlenmiştir.” Yukarıda aktarılan davacının ileri sürdüğü iddia doğru değildir. Sözkonusu sözleşmenin “Taraflar” başlıklı maddesinde sözleşmenin ismi zikredilen şahıslar arasında imzalandığı ifade edilmiştir. Bununla birlikte sözleşmenin “İmza ve Yürürlük” başlıklı 13, Maddesinde “Aşağıda imzası bulunanlar işbu sözleşmede kurumlarını temsil etmeye yetkilidir.” Denilmek suretiyle asıl iradenin temsil olunanları sözleşme ile bağlamak olduğu açıktır. Nitekim şirket kaşeleri de sözleşmede mevcuttur. 2. “Müvekkil şirket söz konusu sözleşmeden davalı --------- Şti. tarafından müvekkili şirkete ---------- Noterliği'nin 13.12.2016 tarihli ve ----------- yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarname ile bilgi sahibi olmuştur.” Davacının söz konusu sözleşmeden müvekkil tarafından keşide edilen ihtarname ile bilgi sahibi olması doğru değildir. Sözleşmeye konu proje büyük bir enerji projesidir. Bu kapsamda proje doğrultusunda koordinasyonun sağlanması amacıyla davacı şirket bünyesinde müvekkiline ve müvekkilince projede görevlendirilen çalışanlarına ofis tahsis edilerek proje merkezi olarak davacı şirket merkezi kullanılmıştır. Davacı holding bünyesindeki 10 farklı şirket tarafından -yetkilisi dava dışı---------- 01.06.2016 tarihli sözleşme konusu proje kapsamındaki iş ile sınırlı olmak üzere müvekkili şirketin tek ortağı olan dava dışı ---------- da aralarında bulunduğu projede görev alan kişilere vekaletnameler düzenlenmiştir. Yine belirtmek gerekir ki davacının söz konusu sözleşmeden bilgi sahibi olduğunu iddia ettiği ihtarname ekinde sözleşme yer almamakta sadece "01.06.2016 tarihli sözleşme malumunuzdur” ifadesi geçmektedir. Söz konusu sözleşmenin aslı veya sureti müvekkilinde bulunmamaktadır. Davacının söz konusu sözleşmeden müvekkilince keşide edilen 13.12.2016 tarihli ihtarname ile bilgi sahibi olduğu iddiası doğru değildir. Zira sözleşme konusu proje ile ilgili tüm bilgi ve dökümanlar davacıda olduğu gibi projenin yürütüldüğü dönemde davacı ve davacı şirket yetkililerine proje kapsamında yapılan sunumlar ve yazışmalar kurumsal mail adresleri aracılığıyla gerçekleştirilmiştir (Yazışmalar). 3. “----------- kaşesinin Sözleşme'ye yanlışlıkla basıldığını ve ------------ Sözleşme'nin tarafı olmadığını beyan ve ifade etmiştir. Velev ki, kaşe yanlışlıkla basılmamış olsaydı dahi, Muhatap'ın ----------- bir çalışanı veya temsilcisi sıfatıyla hareket eden bir üçüncü şahıs veya imza yetkilisi olmaması sebebiyle, ---------- hiçbir surette Sözleşme'nin tarafı olmamıştır.” Davacı tarafça diğer davalı ----------- keşide edilen ----------- Noterliği'nin 05 Mayıs 2017 tarih ve --------- sayılı ihtarnamesinde yukarıda alıntılanan ifade gerçeği yansıtmamaktadır. Diğer davalı ------------- sözleşmeyi müvekkil şirketi temsil ederek imzalamıştır. Diğer davalı ---------- imzalandığı bölümde yer alan şirket kaşesi sonradan eklenmek suretiyle sözleşmede tahrifat yapılmıştır. Gerçekten de sözleşmenin imza tarihinde diğer davalı ------------- müvekkil şirket bünyesinde hizmet akdiyle çalışan bağlı bir işçidir. 19.02.2016 tarihinde müvekkil nezdinde işe başlayan diğer davalı ------------ 31.08.2016 tarihinde işten ayrılmıştır (İşe Giriş - Çıkış Bildirgeleri). ------------ imzasının üzerinde bulunan kaşede adı geçen şirket --------- Noterliğinin 25.08.2016 tarihli ve ----------- yevmiye numaralı sözleşme ile kurulmuş ve 6 Eylül 2016 tarihinde ----------- ilan edilmiştir. Sözleşmenin imzalandığı tarihte -----------Ş. unvanlı bir şirket bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle diğer davalı ----------- sözleşmenin tarafı olmayıp gerek dosyaya ibraz edilmiş mailler gerek ---------- tarafından keşide edilmiş ihtarnameler aracılığıyla müvekkili aleyhine beyanları müvekkili hiçbir şekilde bağlamamaktadır. 4.Taraflar arasındaki akdi ilişkinin dayanağı olarak gösterilen sözleşme incelendiğinde sözleşmenin davacı şirket yetkilisi ile davalı arasında imzalandığı görülmektedir. Sözleşme içeriğinde taraflardan birinin davacı şirket olduğuna dair bir açıklama bulunmadığı gibi, davacı şirket yetkilisi olmakla birlikte isim ve imzasının bulunduğu yerde şirket adı yazılmadığı gibi, şirket kaşesi de bulunmadığından, akdi ilişkinin davacı şirket yetkilisi ile davalı arasında şahsen kurulduğunun kabulü zorunludur. Adı geçen şahısların davacı şirket yetkilisi olmaları davacı şirketin kendiliğinden sözleşmenin tarafı haline getirmez' şeklinde içtihat edilmiştir.” Dava dilekçesinde yukarıda yer verilen içtihat doğrultusunda davacı, sözleşmenin kendisini bağlamadığını iddia etmektedir. Sözleşmenin imzalandığı tarihte dava dışı ------------ davacı şirketin yetkilisi olup sözleşmenin 13. Maddesinde “Aşağıda imzası bulunanlar işbu sözleşmede kurumlarını temsil etmeye yetkilidir” denilmek suretiyle asıl iradenin temsil olunanları sözleşme ile bağlamak olduğu açıktır. Sözleşme konusu iş için müvekkil şirketin tek ortağı dava dışı ---------- davacı holding bünyesindeki faaliyet konusu enerji olan 10 şirket adına sözleşme konusu işle sınırlı olmak üzere süreli vekaletname düzenlenmiştir (Vekaletnameler). Mevzuat gereği MW sınırlaması bulunduğu için işin birden fazla şirket üzerinden yapılması işin doğası gereğidir. Yine müvekkilce sözleşme konusu projeler çizilmiş, gerekli izinler alınmıştır. Bu kapsamda --------- 12 MW, --------- 6 MW, ---------2 MW, --------- ----------- 13 MW ve ---------- ----------- 7 MW olmak üzere toplam 40 adet bağlantı anlaşması imzalanmış ve müvekkilince sözleşme konusu iş tamamlanmıştır. Proje devam ederken davacı, müvekkili ve projede yer alan çalışanlar tarafından bilgilendirilmiş, proje sunumları yapılmıştır. Mail yoluyla projedeki ilerlemeler davacı ve davacı bünyesindeki enerji işiyle iştigal eden diğer şirketlere ve davacı çalışanlarına bilgiler verilmiştir. Davacı merkezindeki ofiste tüm bu süreç devam ederken davacının herhangi bir itirazı olmamış aksine proje bazlı karşılıklı bilgi akışı hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde sağlanmıştır. Müvekkil üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getiririken davacı tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmemesi ancak sonrasında, “dava dışı ---------- kendi adına sözleşmeyi imzaladığı”, sözleşme aslının dahi davacı şirket muhafazasında olduğu halde “01.06.2016 tarihli sözleşmeden müvekkilce keşide edilen -ihtarname ekinde sözleşme yer almamasına rağmen- ihtarname ile davacının haberdar olduğu, davacının sözleşmeyle bağlı olmadığı şeklindeki beyanları açıkça hakkın kötüye kullanılmasıdır. OHAL kapsamında alınan önlemler ve dönemin şartlarınının ve bilhassa davacı tarafa 01.12.2016 tarihinde ------- kayyum olarak görevlendirilmesi ve ----------- tarafından görevlendirilen kişilerin sürekli değişmesi davacı bünyesindeki iletişim ve bilgi akışı ile bilhassa davacı ile müvekkilin iletişimini zedelemiştir. Nitekim müvekkilinin de 13 Aralık 2016 tarihli keşide ettiği dosya kapsamındaki ihtarnamede de “siz muhataplar ile irtibat da kuramamaktadır” demek suretiyle bu hususu dile getirmiştir. HMK m. 145, delil gösterebilmek için süreyi kaçıran tarafa belirli şartlar altında delil gösterme imkânı tanımaktadır. Madde hükmünde geçen şartlar esasen dürüstlük kuralına aykırı olarak delil gösterilmesini engellemeye yöneliktir. Ön inceleme duruşmasının sonuna kadar karşı delil sunmayan davalı, tahkikat aşamasında ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 145. maddesine dayanarak delil ileri sürebilir. Bu durumda, davalının, delili sonradan ileri sürmesi, yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi davalının kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme, o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilecektir. 1. Gerek yukarıda inkar çerçevesinde yapmış olduğumuz savunmalarımızın dayanağı deliller gerekse aşağıda 2. Maddede belirttiğimiz delillerin sonradan sunulması HMK 145'te ifade edilen yargılamayı geciktirme amacı taşımamaktadır. Zira delillerden de anlaşılacağı üzere, tamamı sözleşme konusu projeyle doğrudan ilgilidir. Delilleri süresinde bildirmememizde herhangi bir kusurumuz da bulunmamaktadır. Şöyle ki, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL dönemi, sözleşmede imzası bulunan şirket yetkilisinin tutuklu olması, davacı şirkete kayyum atanması, kayyum atanmasından sonra davacı ile irtibat kurulamaması -nitekim müvekkil de 13 Aralık 2016 tarihli keşide ettiği dosya kapsamındaki ihtarnamede de “siz muhataplar ile irtibat da kuramamaktadır” demek suretiyle ifade etmiştir- diğer davalı ---------- ile müvekkil arasında husumet bulunması sebepleri OHAL dönemi çerçevesinde düşünüldüğünde delillerimizi toplamamızı imkansız kılmıştır. 2. Yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda yargılamanın gecikitirilmesi amacımızın olmadığı, 01.06.2016 tarihli sözleşme konusu projenin hayata geçirilmesine ilişkin (bağlantı anlaşmaları, izinler vs.) deliller ile yukarıda HMK m.128 çerçevesindeki savunmalarımız ile bu doğrultuda belirttiğimiz delilleri belgelerin fiziki olarak çok fazla alan kapsaması sebebiyle bir adet DVD içerisinde ibraz etmekteyiz. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İşbu davanın reddedilmesine, 2. İcra takibinde kötü niyetli olan davacı aleyhine dava değerinin yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, 3. Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----------- vekili 05.07.2019 tarihli beyan dilekçesinde özetle; 1) Müvekkili ile davacı şirket adına şirket yetkilisi ------------ arasında akdedilen 01.06.2016 tarihli sözleşmenin 13. Maddesinde "Aşağıda imzası bulunanlar iş bu sözleşmede kurumlarını temsil etmeye yetkilidir.” Denilmektedir. Bu madde kapsamında davacı tarafın sözleşmenin tarafı olmadığı iddiası kabul edilemez. Ayrıca davacı yanın 21.06.2018 tarihli dava dilekçelerinde atıf yapılan ------------ Sayılı kararında da belirtildiği Üzere; -müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmede imza sahiplerini bağlayacağı yönünde bir açıklama olmasının yanında,- imzalayanların temsile yetkili oldukları şirket kaşeleri de sözleşmede açıkça görülmektedir. Davacının sözleşmenin tarafı olmadıkları iddiası, bu açıklama doğrultusunda kabul edilemeyecektir. 2)Davacının 01.06.2016 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı iddialarının asılsız olduğu yine davacının 21.06.2018 tarihli dava dilekçesinde gösterilmektedir. Şöyle ki; iş bu sözleşmeden, davalı ----------- Şti tarafından davacıya gönderilen ---------- Noaterliği' nin 19.12.2016 tarihli ve ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi sonrasında bilgi sahibi olduklarını, sözleşmenin şirket kayıtlarında yer almadığını iddia etmektelerse de; yine şirketin araştırmaları sonucu bahse konu sözleşmeyi şirket içerisinde bularak bilgi sahibi oldukları iddiası da davacıya aittir. Çelişkili bu beyandan yola çıkarak ticari teamüller açısından değerlendirildiğinde; şirkete ait olmayan bir evrakın, imzalayanlar dışındaki kişiler tarafından bile şirket içerisinde bulunması yerine, şirket kayıtlarında yer alan ve şirketi bağlayan bir sözleşmenin yine şirketin içerisinde bulunmasının hayatın olağan akışına daha uygun olacağı izahtan varestedir. Kaldı ki, ----------- tarafından keşide edildiği ve davacı tarafın sözleşmeyi öğrendikleri iddia edilen ihtarname tarihi olan 13.12.2016 tarihinde, sözleşmeyi imzalayan şirket yetkilisi ------------- ceza yargılaması nedeniyle tutuklu olup, sözleşmeden davacıyı haberdar etme olanağı bulunmamaktadır. Sözleşme davacı tarafından şirket kayıtlarında olmadığı iddia edilerek yine şirket içerisinde bulunduğu da ikrar edilmiştir. 3) İş bu dilekçemiz ekinde sunulan mail çıktılarından (EK1) görüleceği üzere sözleşme hazırlık aşamalarındaki görüşmeler, sözleşmedeki şirketleri temsilen iki şirketinde avukatları ------------ ve ------------ tarafından yapılmıştır. Yine sözleşme tarihinde davacı şirketin enerji faaliyetlerini yürüttüğü alt şirketinde sigortalı çalışan olan ve kayyum görüşmeleri sırasında toplantılara katılımı sebebiyle halen şirketin sigortalı çalışanı olduğunu anladığımız ----------- ile sözleşmeye yönelik şirket kurulumları konusunda müvekkili ile müvekkilin asistanı tarafından ortak çalışma yürütülmüş olup, bu çalışmalar davacı şirket çalışanının şirket uzantılı maili ile yürütülmüştür. Sözleşmenin 5.2.2. maddesinde kurulması öngörülen 10 adet özel amaçlı şirket (spv) için müvekkilim ve davacı şirket arasındaki mailler işbu dilekçemiz ekindedir (EK2). Maillerden açıkça görülecektir ki şirketi temsile yetkili, para transferi için şirket yetkilisinden talimat alan muhasebe ve hukuki hizmetlerini yürüten avukktları yanında davacı şirkette sigortalı olarak diğer çalışanlar da şirketçe taraf olunan işbu sözleşme kapsamında yapılacak işten haberdardır ve bu doğrultuda şirket kurulumlar için müvekkiline ve müvekkilinin gösterdiği kişilere vekalet vererek şirket kurulumlarını tamamlamıştır. İşbu vekaletnameler ve şirket vergi levhaları da dilekçemiz ekindedir (EK2-3), Aynı şekilde davacı şirketin o tarihte yetkilisi olan ve sözleşmeyi temsile yetkili şirketini de bağlayacak şekilde imzalayan ------------- da tüm bu süreçte yazışmalarını şirket uzantılı mailinden yürütmüştür (EK1). Bu açıklamalar akabinde sözleşmenin şirket kayıtlarında yer almaması, dolayısıyla da davacının işbu sözleşmenin tarafı olmadığından bahsetmek mümkün değildir. 4) -----------Ş. gibi uzun yıllardır farklı iş kollarında ticari faaliyetler sürdüren bir şirketten, 900.000,00 Euro gibi bir meblağın şirket yetkilisinin rızası dışında çıkması hayatın olağan akışına aykırıdır. Halihazırda şirketlerde çok daha küçük bedelli ve Türk Lirası cinsinden para transferleri sırasında dahi şirketin imza yetkilisinin şahsen yazılı talimatı olmadan kredi kuruluşlarının bu transferleri onaylamadığı herkesçe bilinmektedir. Zaten Şirketin yetkilisinin kendi şirketini yanıltarak böyle bir para transferi yapılması iddiası hukuka uygun bir iddia olmayıp, böyle bir durum akla yatkın bulunsa dahi davacı şirketle hiçbir alakası bulunmayan ve hesabına davacı şifket tarafından hiçbir para girişi olmayan müvekkilinin, davacı şirketteki bu para çıkışı ilg ilgili sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu doğrultuda dava konusu 900.000,00 Euro' nun trânsferine yönelik dekont talimatının bankadan istenmesini talep ediyoruz. 5) Sözleşme kapsamında hazır edilen tüm bu projeler için müvekkiline davacı şirket tarafından ödenmesi gereken bedel 1.563.000,00 EURO ve 2.500.000,00 TL dir. 01.06.2016 tarihli Sözleşmenin 6.1.2. maddesine göre ----------- projesi için yapılacak 900.000,00 Euro avans ödemesinin %30 u sözleşme imzasını müleakip SK'nın işaret edeceği müşavir firmaya ödenecek olup zaten müvekkiline bu aşamada herhangi bir ödeme yapılmayacaktır. Geriye kalan ödemeler ise sözleşmeden açıkça anlaşılacağı üzere işin tamamlanması sürecinde aşama aşama ödenecek olup çağrı mektuplarının yayınlanmasının arkasından %30'u müvekkiline ödenmesi bekleniyorken; ne davacı şirket tarafından %60 nın ------------ yapılmış olmasından, yani ne miktar ne de zaman hatasından müvekkili sorumlu tutulamayacağından, diğer davalıya yapılan miktar ve zamanlama bakımından hatalı bu ödeme neticesinde müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemez. Müvekkili, Müşavir firma olan ------------ ödenmesi gereken ve halihazırda ------------ ödenen %30 luk kısım olan 468.000,00 Euro'dan hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacaktır. 6.Davacı şirkete kayyum atanmasının arkasından müvekkili ile Kayyum Heyeti Arasında Enerji hukuku konusunda uzman, ----------- bağımsız denetim ve mali müşavirlik yapan ------------ firmasından kişilerinde katıldığı 2017 Mart-Nisan tarihlerde sözleşmeye yönelik yapılan uzlaşma görüşmelerinde, müvekkilinin 40 MW (ES projesinin çağrı mektupları, yatırım teşvik belgeleri, bağlantı anlaşmaları, imar ödemeleri ve sair tüm evrakını hazır etmesinin ve davacı şirkete sunmasının akabinde müvekkiline; sözleşmeye göre projelerin varlığının kabul edildiği belirtilmiş, ancak davacı şirketin şuan bu satış neticesinde sözleşme bedelini ödeyemeyeceği söylenerek bunun akabinde kendisinden sözleşmeye göre sorumlu olduğu tutar için bir ödeme planı hazırlayıp göndermesi istenmiştir. Bu istek karşısında müvekkili her ne kadar sözleşmeye göre gereken işi yapmış ve davacıya satışa hazırsa da, davacı şirketin projeleri satın âlmaya yönelik iradesinin olmayışı karşısında, sözleşmenin feshinin kabul edildiği anlamıma gelmemekle birlikte 01.06.2016 tarihli sözleşmenin davacı tarafından feshinin istendiğini düşünen müvekkilinin, muhatap olduğu kayyuma ödeme gayesi taşıdığı bedel; sözleşmeye göre kendisine gönderilmesi gereken bedeldir. Şöyle ki bu gaye doğrultusunda müvekkili dâvalı ------------ gönderilen 900.000,00 Euro'dan, ------------- gönderilmesi gereken %30 luk bedel olan 468.000,00 Euro' dan kalan 432.000,00 Euro' nun kendisine gelmesi gerektiğinden bahisle; davalı ----------- bu parayı talep etmiştir. Davalı ------------ yalnızca 1.151.000,00 TL ödeme alabilen müvekkili, o günün kuruna göre kalan 600.000,00 TL için ise ----------- tarafından düzenlenen senetleri ödeme olarak kabul etmiş ve işbu senetlerin ödenmemesi üzerine ----------- İcra Dairesi'nde ---------- Esas numaralı icra takibi başlatmıştır. Bu bedel henüz müvekkiline ödenmemiştir. Davacının sunduğu mail çıktılarında; 01.06.2016 tarihli sözleşme doğrultusunda anlaşılacağı üzere müvekkilinin kayyumla uzlaşma görüşmelerinde öncelikle 40 mw projelerin hazır olduğunu belirterek bunların satışı akabinde toblam 1.563.000,00 EURO ve 2.500.000 TL Satış bedelini talep etmiş ancak sözleşmelerin ve projelerin varlığını onaylasa da satın almak istemeyerek sözleşmeyi fesih iradesini ortaya koyan davacı karşısında yalnızca kendisine gönderilmesi gereken %30 luk tutar bakımından sorumlu tutulmasını talep etmiştir. 7) Gelinen noktada müvekkilinin 01.06.2016 tarihli sözleşmenin feshi yönünde herhangi bir talebi olmadığı gibi, davacının da taraf olduğu açık olan sözleşmeye göre tüm edimlerini yerine getirmiş ve projeleri satışa hazırdır. Müvekkilinin, davacı şirkete böyle bir borcu olmadığı gibi --------- projesini inşaata hazır hale getirmesiyle davacıdan alacaklı durumdadır. Bu bahisle müvekkiline karşı açılan işbu icra takibi haksız ve hukuki dayanaktan yoksundur. SONUÇ VE İSTEM : Tüm bu açıklamaları ve dilekçe ekindeki belgeler ışığında, mahkemede açılan işbu davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İcra Dosyası: ----------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ----------- Şirketi, borçlularının ------------ Şirketi ve ------------ olduğu, 900.000,00 EUR Fiili Ödeme Tarihi asıl alacak ve 7.575,75 EUR Fiili Ödeme Tarihi İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 907.575,75 EUR Fiili Ödeme Tarihi Toplam Alacak üzerinden İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, takip dayanağının gösterilmediği, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dosyanın biri rüzgar ve güneş enerjisi konusunda uzman mühendis bilirkişi, biri mali müşavir ve biri nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Bilirkişiler S.M. Mali Müşavir -----------, Makine Mühendisi ------------- ve Akademisyen Dr. Öğretim Üyesi ------------ tarafından sunulan 11/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "7-S O N U Ç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacının defter & belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Tacir olan davacı şirketin 2016 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin adresinin ------------ adresi olduğundan, defterlerinin incelenemediği, B- Davacı şirketin sözleşmede taraf olmadığı, bu sözleşmenin gerçek kişiler arasında akdedilmiş olduğu, sözleşme bedelinin davacı şirket tarafından yararına sözleşme yapılan üçüncü kişiye ödenmesi ile üçüncü kişi davalı şirketin sebepsiz zenginleşmiş olduğu, davacı şirketin sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talep edebileceği, C- FAİZ: Davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen ----------- Noterliği'nin 05.04.2017 tarih, ----------- yevmiye nodu ihtarname ile 900.000,00 EUR alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin 10.04.2017 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğu, alacağın 7 gün sonrasında 18.04.2017 tarihinde muaccel olduğu değerlendirilmiş olup, bu kabule göre ------------ belirlemiş olduğu yıllık %3,65 faiz oranına göre yapılan hesaplamada 7.573,75 EUR işlemiş faiz hesaplandığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle takip tarihinden sonrasında yabancı para (EUR) ana para alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “..Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a) ...” faizi isteyebileceği değerlendirilmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dosyanın mevcut delil durumuna göre Davacının; Davalılar tarafından ----------- İcra Dairesi ----------- E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın hükmolunacak davacı alacağı yönünden iptalini isteyebileceği, Ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu eksik olduğundan, dosyanın, projeler kapsamında yapılan işlerin olup olmadığı, söz konusu kişilerin davaya konu sözleşmeyi akdetmelerinden sonra şirket tarafından sözleşme kapsamında başkaca bir işlem yapılıp yapılmadığı, ayrıca davaya konu sözleşme haricinde ----------- adlı temsilcinin şirket adına başkaca bir sözleşme akdedip akdetmediği, akdettiğinin tespiti halinde söz konusu sözleşmelerin konusu, kapsamı ve hacminin araştırılması ve bu kapsamda davacı şirket kayıtlarının incelenmesi ile imzalanan sözleşme ile ilişkilendirilerek aynı zamanda davalının sözleşme kapsamında tüm edimlerini yerine getirdiği iddiasının karşılanması amacıyla ek rapor düzenlenmesi için ek rapora gönderilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler S.M. Mali Müşavir ------------, Makine Mühendisi --------- ve Akademisyen Dr. Öğretim Üyesi ----------- tarafından sunulan 21.01.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "SONUÇ Kök raporda ve yukarıda ek raporda arz edilen nedenlerle, yine dava şirket nezdinde yapılan incelemeler sonucunda kök raporda varılan sonuçları değiştirmeyi gerektirecek hususa rastlanmamış olup, davacı nezdinde yapılan araştırmaya ilişkin olarak tutanak işbu raporun ekinde sunulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Davalı ----------- vekilinin itirazları gözönüne alınarak, gerekli bulunduğundan davalı şirketin de defter ve kayıtları incelenerek ---------- davalı şirket ile ilişkisinin araştırılması ve bu tür sözleşmeler yapmaya yetkili olup olmadığının tespiti ve davalı ----------- vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için ------------ Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir. ------------Talimat dosyasından gelen cevapta; -------------- sayılı talimat yazıları gereği davalıya 2 hafta içerisinde inceleme yapılmak üzere ticari defterleri sunması veya defterlerin kalabalık olması halinde defterlerin bulunduğu yeri bildirmesi halinde yerinde inceleme yapılacağı 08/01/2021 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, iki haftalık süre içerisinde mahkememize her hangi bir başvuruda bulunulmamış olması nedeniyle talimat gereği yerine getirilememiş olduğundan" bila ikmal iade edildiği görülmüştür.Davalı ----------- vekilinin itirazları doğrultusunda "---------- davacı şirketin 01/06/2016 tarihinde temsilcisi olup olmadığı(dava dilekçesinde temsilci yazıyor), temsilci olup olmadığına bakılmaksızın davacı şirket adına davamıza konu sözleşmeye benzer şekilde başka sözleşmeler yapıp yapmadığı, yapılmış sözleşme varsa bu sözleşmelere dayalı olarak şirket adına ödemelerde bulunup bulunmadığı" hususlarının incelenerek ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişi ----------- ya tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi S.M. Mali Müşavir ------------ tarafından sunulan 05/08/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "5-SONUÇ: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacının defter & belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Tacir olan davacı şirketin 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, ------------ davacı şirketin 01.06.2016 tarihinde temsilcisi olup olmadığı yönünden: Raporumuzun 4.1 bölümünde detayları yazıldığı şekilde, dava dışı------------ 01.06.2016 tarihinde davacı şirketin yönetiminde yer almadığı, temsilcisi olmadığı, Dava dışı ----------- davacı şirket adına davaya konu sözleşmeye benzer şekilde başka sözleşmeler yapıp yapmadığı, yapılmış sözleşme varsa bu sözleşmelere dayalı olarak şirket adına ödemelerde bulunup bulunmadığı yönünden: Detayları Raporumuzun 4.2 bölümünde yazıldığı şekilde, dava dışı -------------------- tarafından davaya konu benzer şekilde sözleşme ve bu sözleşmelere dayalı olarak şirket adına yapmış olduğu ödemeye rastlanmadığı kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde kanaat bildirilmiştir.--------- sayılı ilamıyla dosyalarının mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür. Birleşen dosyada davacı -------- vekili 14.10.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 01.06.2016 tarihinde “SÖZLEŞME” başlıklı bir sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşme, iki modelde planlanan ve 40 mw (adet)---------- ve 500 mw ön lisans ile ihalede başarılı olunduğu takdirde en az 50 mw ---------- ve geliştirilen bu projeler akabinde; bu projelerin mühendislik ve montaj süreçlerini kapsayan ve bu süreçte tarafların edimlerini düzenleyen bir sözleşmedir. Müvekkilinin diğer şirketlerinin farklı faaliyet kollarında aktif olması ve ortaklı yapıları sebebiyle ----------- ve ----------- işlerine özgü, 01.06.2016 tarihli sözleşmenin 3.1., 3.2., 5.1.2., 5.1.6. maddelerinde planlandığı şekliyle müvekkili tarafından ------------Ş. Kurularak 31.08.2016 tarihinde tescil edilmiştir. Sözleşmenin 10.maddesinde “Taraflar karşılıklı mutabakat ile her zaman iş bu sözleşmeyi değiştirecek ve/veya tamamlayacak ve/veya ek hizmetler dahil edecek her türlü anlaşma ve /veya tadil işlemi yapabilecektir.” ve yine sözleşmenin buna icazet veren bir diğer maddesi olan 13. maddesine göre “sözleşmede imzası bulunan ----------- ve ------------ şirketlerini temsile yetkili” olması düzenlemesinden yola çıkarak ki işin niteliğinin şahıslarla yürütülemeyecek kadar kapsamlı ve tereddütsüz davalı şirketin faaliyet gösterdiği alanda ticari iş olması nedeniyle - taraflar tam bir mutabakatla sözleşmede anılan tepe şirket olan -----------Ş.' nin tesciliyle birlikte sözleşmeye şirket kaşesini de ekleyerek davalı şirketin yanında ----------Ş.'yi de sözleşme tarafı olarak güncellemişlerdir. Bu sözleşme müvekkili ile davalı şirketin, mali, hukuki ve teknik çalışanları ile danışman firmalarının yaklaşık 6 (altı) aylık hazırlık sürecinin sonunda imzalanmış olup, sözleşmenin Ödemeler başlıklı 6. Maddesi kapsamında ------------ için proje başına 39.000,00 Euro + KDV ve ------------ için proje geliştirme maliyeti olarak 2.570,000,00 TL ödenmesi kararlaştırılmıştır. Buna göre davalı şirket; sözleşmenin ilk %30'luk (yüzdeotuz) kısmını müvekkilinin göstereceği müşavir firmaya, 2. %30'u (ikinciyüzdeotuz) da müvekkilinin sahibi olduğu şirkete ödeyecektir. Bu madde kapsamında davalı şirket; proje geliştirme sürecinde müşavir firma olan ---------- Şti'ye 24.08.2016 tarihinde 900.000,00 Euro avans ödemesi yapmıştır. Sözleşmeye göre kurulumu planlanan 40 MW ------------ projesi, müvekkilinin o tarihte tek hissedarı olduğu ------------Ş. tarafından, -------------Ş, isimli danışmalık firmasından fatura karşılığında satın alınmıştır. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğe göre; her bir ---------- için Elektrik Dağıtım Firması tarafından 1 (bir) adet lisansa ait bağlantı anlaşması imzalanmaktadır. Enerji sektöründe “çağrı mektubu sahibi” olarak adlandırılan toplam 40 MW ----------- bağlantı anlaşması sahipleri, -----------Ş. ile bu bağlantı anlaşmasına ait tüm haklarını devrettikleri birer sözleşme imzalamışlardır. İşbu sözleşmelere göre ------------ projesinin mülkiyeti, mühendislik, inşaat ve montaj süreçleri bitip Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğinin 13/19. Maddesinin; güneş enerjisi santralinin ------------ tarafından geçici kabulünün yapılmasından sonra hisse değişikliği iznini vermesine kadar ki süreçte -----------Ş.'dedir. Mevzuata göre; elektrik dağıtım firması ile bağlantı anlaşması imzalanmasının akabinde mühendislik, inşaat ve montaj süresi 2(iki) yıl olarak düzenlenmiştir. Davaya konu sözleşme tarihinde ------------ panellerinin ------------ içinde üretimi yapılmadığından ve yurtdışı firmalardan sipariş verilmesi sonrası, panellerin üretimi ve farklı kıta ülkelerinden gemilerle nakliyesi oldukça uzun sürdüğünden, müvekkili gecikme nedeniyle hak kaybı yaşanmaması adına; ---------- ülkesi ------------ firmasından ----------- marka panelleri henüz ----------Ş.nin kurulmamış olması nedeniyle diğer bir firması olan -----------Ş. üzerinden sipariş vermiş ve siparişi akabinde 15.06.2016 tarihinde proforma kesilmiş, 1.473.840,00 Usd panel ödemesini 21.06.2016 tarihinde yapmıştır. Bu ilk siparişi verilen paneller, davaya konu sözleşmede planlanan 40 mw ----------- projesinin içerisinde yer alan ve hali hazırda mühendislik, inşaat ve montajı tamamlanmış, ------------ tarafından geçici kabulü yapılmış, aktif elektrik üretmekte olan ---------- İli, ----------- İlçesi ------------ Köyünde bulunan 2 mw (2 adet) Güneş Enerjisi Santrali'nde kullanılmıştır. Bu husus ----------güneş enerjisi santrali geçici kabul tutanaklarıyla da sabittir. Müvekkili 40 mw ----------- projesini tamamlayıp bağlantı anlaşmaları imzalanmasına rağmen, sözleşmede öngörülen bedeli davalı şirketten tahsil edememiştir. Müvekkili, santralin mühendislik, inşaat ve montajında belirli ve sınırlı sürelerle çalışılması ve malzemelerin çoğunun ithal olması nedeniyle sözleşmeye göre gecikmemek adına, üzerine düşen edimlere derhal başlamış ve davalı şirketten ödeme alamamasına rağmen, siparişlerin verilmiş olması, resmi kurumlarda atılan imzalar, yurtdışına ödenen avanslar gibi sebeplerle işin niteliği gereği bu adımlardan dönememiş, gerek öz kaynak, gerek satım sözleşmesi ile borçlanma gerekse kredi kuruluşlarından kredi kullanarak, halihazırda davalı şirket için bağlantı anlaşması yapılmış 40(kırk) mw ---------- projesinin 15(onbeş) tanesinin mühendislik, inşaat ve montajını tamamlayarak geçici kabullerini yaptırmıştır. Müşavir firma olan ve 900.000,00 Euro avans ödemesinin yapıldığı --------- Şti. tarafından --------- Noterliği 13.12.2016 tarih ----------- yevmiye numaralı ihtarname ile 01.06.2016 tarihli sözleşmede belirlenen edimlerin yerine getirildiği, kalan ödemelerini yapması davalı şirkete ihtaren bildirilmiştir. İhtara rağmen ödeme yapmayarak edimlerini yerine getirmeyen davalı şirketin, müvekkilini büyük zarara uğrattığı açıktır. 40 adet ---------- projesinin proje bedellerinin ödenmemesinin yanında, geçici kabulü yapılan 15 adet projenin mühendislik, inşaat ve montajı için satım sözleşmesi ile borçlanılan bedeller ve kredi kuruluşlarından kredi kullanarak ve şahsi kefilliği ile borçlanmak zorunda kaldığı bedeller sonucunda müvekkilinin davalı şirket tarafından zarara uğratılmıştır. Gelinen noktada 01.06.2016 tarihli sözleşmeye dayanarak tüm edimlerini yerine getiren müvekkili 40 adet ---------- projesini bağlantı anlaşması aşamasını tamamlamış, 15 tanesinin de mühendislik, inşaat ve montaj sürecini tamamlayarak ---------- geçici kabulünü yaptırarak elektrik üretir hale getirmiştir. Mühendislik, inşaat ve montaj süreçleri tamamlanabilen ve santralin geçici kabulünden sonra mevzuatını da izin vermesiyle nevi değiştiren bu 15 adet (toplam 15 mw kurulu güç) santral şirketlerinin tek hisse sahibi de ------------Ş. olmuştur. 4 adet santralin satışının 3. Şahıslara satışıyla beraber ---------Ş.'ye ait 11 adet ---------- kalmış olup, güncel ticaret sicil kayıtlarına göre; -----------Ş.; hem ----------Ş.nin hem de bahse konu 11 güneş enerjisi santralinin de sahibidir. Ödenmeyen sözleşme bedeli ile birlikte müvekkilin uğradığı munzam zararın talebi için Mahkeme huzurundaki işbu davayı açmadan önce müvekkili tarafından Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesine göre dava şartı olması nedeniyle, ------------ Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş, ancak davalı şirket vekili ile yapılan arabuluculuk toplantısında tarafların anlaşamaması sonucu 12.11.2019 tarihinde Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlenmiş olup tutanağın aslı dava dilekçesi ekinde sunulmuştur. Sözleşme bedelini ödemeyen davalı şirket, müvekkilinin edimlerini yerine getirmediğinden bahisle fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla müvekkil aleyhine ---------- E. sayılı dosya ile itirazın iptali davası açmıştır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; derdest ---------- E. sayılı dosyasından verilecek kararın müvekkili hakkında sonuç doğuracağı ve tarafların aynı olması nedeniyle, bu iki davanın birinden verilecek karar, diğerini etkileyeceği için Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.166 gereğince Mahkeme huzurundaki işbu dava ile davaların birleştirilmesini; ayrıca, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.61 gereğince konu ile doğrudan bağlantılı ve iş bu dava sonucundan etkilenecek üçüncü kişiler; müşavir firma olan ---------- Şti sözleşmenin tarafı ve sözleşmeye konu projelerin mühendislik, inşaat ve montaj kapsamında tüm harcamalarını yapan ----------Ş., -----------Ş. ile davalı şirket için yapılan 11 adet güneş enerjisi santralinin sahibi -----------Ş. sözleşmeye taraf davalı şirketin sözleşme tarihindeki imza yetkilisi --------- davanın ihbarını; ve ödenmeyen sözleşme bedeli ile birlikte müvekkilin uğradığı munzam zararın tespitinin yapılarak tazminini; davaya konu sözleşmenin 12. maddesinde düzenlenen yetki sözleşmesi doğrultusunda Mahkemeden talep etmek zorunluluğu hasıl olduğundan bahisle belirsiz alacak davalarının kabulü ile, ödenmeyen sözleşme bedeli ile birlikte tahkikat aşamasında müvekkilinin uğradığı munzam zararın tam ve eksiksiz belirlendiği takdirde arttırılmak üzere harca esas değer 200.000,00 TL'nin temerrüt tarihi itibariyle yasal faizi ile beraber davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166. maddesi kapsamında derdest --------- E. sayılı dosya ile birleştirilmesine, işbu davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu 61. maddesi kapsamında dilekçemiz ekinde bilgileri eklenen üçüncü kişiler; -------------, -----------Ş, ----------Ş. ve ------------ Şti.'ye ihbar edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı --------- Şirketi vekili 27/11/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete ----------/------------ soruşturması kapsamında ------------ kayyımı atandığı ve halen kayyımlar tarafından yönetildiği, müvekkili şirket adresinin "--------- Mah. ----------- Cad. ------------ Sitesi No:---------- K:----------- -------------" olduğundan genel yetki kuralına göre yetkili mahkemenin ----------- Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davaya dayanak olarak sunulan sözleşmede müvekkili şirket taraf olmadığından, pasif husumet yokluğu söz konusu olduğunu, müvekkili ----------- Şirketi’nin eski ünvanı, ----------- Şirketi olup, şirketin unvanı 01.08.2016 tarihinde değiştirilmiştir. görüldüğü üzere, sözleşmenin imzalandığı tarihte müvekkili şirket unvanı -----------Ş.'dir. sözleşmenin imzalandığı tarih olan 01.06.2016 tarihinde sözleşmede yer alan kaşedeki unvana sahip herhangi bir şirket henüz bulunmamaktadır. İşbu durum dahi müvekkili şirket kaşesinin sonradan eklendiği ve sözleşmede tahrifata neden olabilecek şekilde müvekkili şirketin sözleşmeye taraf olarak dahil edilmeye çalışıldığını, söz konusu sözleşme müvekkili şirketin bilgisi ve onayı olmaksızın ----------- ile davacı ------------ arasında akdedilmiş olup, müvekkili şirket bakımından hiçbir şekilde bağlayıcılığı bulunmadığını, kaldı ki; 01.06.2016 tarihli sözleşme, dava dışı ---------- müvekkili şirkete karşı keşide etmiş olduğu ihtarname ile öğrenilmiş ve ------------ öncesi döneme ait kayıtlarda yapılan araştırma ile hiçbir hukuki dayanağı olmamasına rağmen şirket hesaplarından dava dışı ----------- şirketine 900.000 EURO'luk ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. İşbu bedelin iadesi için de taraflarınca ----------- Esas sayılı dosyası nezdinde hem ---------- hem de ------------ aleyhine alacak davası ikame olunmuştur. Söz konusu davada alınan Bilirkişi Kurulu Raporu ile de, müvekkili şirketin 01.06.16 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı ve müvekkili şirket hesaplarından gönderilen 900.000 EURO'luk bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmış olup (İlgili dosya celp edildiğinde Bilirkişi Kurulu Raporu'nun tamamı görülecektir), hemen akabinde davacı ----------- tarafından mahkeme nezdindeki dava açılarak dosyaların birleştirilmesi talep olunmuştur. Görüldüğü gibi, huzurdaki dava tamamen mesnetsiz olup, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacaklarının tahsili hakkındaki davayı sürüncemede bırakmak maksadıyla ikame olunmuştur. Açıklanan nedenlerle huzurdaki davanın reddi gerektiğinden bahisle öncelikle mahkeme yetkisiz olduğundan davanın yetkili ------------ Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, husumet itirazlarının kabulü ile pasif husumet yokluğundan davanın reddine, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya için belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında bir enerji sistemleri mühendisi, bir mali müşavir, bir de nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Elektrik Mühendisi -----------, Hesap/Hukukçu ------------ ve YMM/Öğrt.Görevlisi ----------- tarafından sunulan 11.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ : Taktiri münhasıran Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl dava yönünden, dosyaya daha önce sunulan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere heyetimizce de iştirak edildiği, 2-Birleşen dava yönünden, birleşen dosya davacısının davasına dayanak olarak bildirdiği 01.06.2016 tarihli sözleşmede, sözleşmenin genelinde işbu sözleşmenin ------------ ve birleşen dosya davacısı ------------ arasında kurulduğu, sözleşmenin konusu başlıklı 2.maddesinde iş sahibinin/bedeli ödeyecek kişinin ------------, işi yapıp teslim yükümlülüğü olan yüklenicinin ------------- olduğu, edimin şirket tarafından ödeneceğine ilişkin bir hükme sözleşme içeriğinde rastlanılmadığı, davalı şirketin ilzam edilebilmesi için şirket yetkilisinin şirket kaşesi altına imza atması gerektiği, sözleşmenin kurulduğu 01.06.2016 tarihinde sözleşmede imzası yer alan ----------- davalı şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, bir an taraflar arasında eser sözleşmesinin şifahi olarak kurulduğu ya da 01.06.2016 tarihli sözleşmenin davacı şirketi bağladığı kabul edilse/farz edilse de, eser sözleşmesinde yüklenicinin bedele hak kazanabilmesi için sözleşmeye konu işi imal edip iş sahibine teslim etmesi ve teslimi ispat etmesi gerektiği, mahkemeniz dosyasında davaya dayanak sözleşmenin şirket yetkilisince imzalanmaması, birleşen dosya davacısın sözleşmeye konu eseri imal edip davacı/birleşen dosya davalısına teslim ettiğine ilişkin dosyada delil bulunmaması nedeniyle alacak talebi yönünden nihai değerlendirmenin mahkemeniz taktirinde bulunduğu, Sonuç ve kanaatine varılmış olup, 3 nüshadan ibaret iş bu rapor Sayın Mahkemenin taktirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Davalı - birleşen dava davacısı vekili tarafından bildirilen ve celbine karar verilen deliller celp olunduktan sonra dosyanın daha önce rapor sunan Elektrik Mühendisi -----------, -----------ve ------------ oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile dosyaya celp olunan deliller de göz önüne alınarak itirazları karşılar mahiyette ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Elektrik Mühendisi -----------, Hesap/Hukukçu ------------ ve YMM/Öğrt.Görevlisi ----------- tarafından sunulan 25.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "SONUÇ : Takdiri münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Sayın Mahkemenizce gelen banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosyaya bir bankacı bilirkişinin atanması gerektiği, 2- Mevcut dosya kapsamına göre taraf itirazlarını karşılar şekilde ek rapor tanziminin mümkün olmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmış olup, 3 nüshadan ibaret işbu ek rapor Sayın Mahkemenin takdirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Bankacı bilirkişi atanarak bilirkişi heyetine eklenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Bankacılık&Finans Uzmanı -----------, Elektrik Mühendisi -----------, Hesap/Hukukçu ---------- ve YMM/Öğrt.Görevlisi ----------- tarafından sunulan 22.10.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "5. SONUÇ Taktiri münhasıran Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda açıklanan nedenlerle; * ---------- şirketince yapılan 900.000 Euro'luk ödemenin karşılığı izaha muhtaç olup, gerek kök rapor aşamasındaki kayıtlar, gerek itirazlar ve yeni eklenen belgeler ışığında yukarıda ifade edilen hususlar ışığında değerlendirmelerde farklılık oluşturabilecek sonuca ulaşılmadığı, * Davacı ------------- hesabından Davalı ------------ ----------- BANKASI'ndaki hesabına 24.08.2016 valörü ile 900.000,00 EUR transfer yapıldığı görülmüştür. * Asıl dava yönünden, dosyaya daha önce sunulan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere heyetimizce de iştirak edildiği, * Birleşen dava yönünden, birleşen dosya davacısının davasına dayanak olarak bildirdiği 01.06.2016 tarihli sözleşmede, sözleşmenin genelinde işbu sözleşmenin ---------- ve birleşen dosya davacısı ------------ arasında kurulduğu, sözleşmenin konusu başlıklı 2.maddesinde iş sahibinin/bedeli ödeyecek kişinin -----------, işi yapıp teslim yükümlülüğü olan yüklenicinin ------------ olduğu, edimin şirket tarafından ödeneceğine ilişkin bir hükme sözleşme içeriğinde rastlanılmadığı, davalı şirketin ilzam edilebilmesi için şirket yetkilisinin şirket kaşesi altına imza atması gerektiği, sözleşmenin kurulduğu 01.06.2016 tarihinde, sözleşmede imzası yer alan ------------ davalı şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, bir an taraflar arasında eser sözleşmesinin şifahi olarak kurulduğu ya da 01.06.2016 tarihli sözleşmenin davacı şirketi bağladığı kabul edilse/farz edilse de, eser sözleşmesinde yüklenicinin bedele hak kazanabilmesi için sözleşmeye konu işi imal edip iş sahibine teslim etmesi ve teslimi ispat etmesi gerektiği, mahkemeniz dosyasında davaya dayanak sözleşmenin şirket yetkilisince imzalanmaması, birleşen dosya davacısın sözleşmeye konu eseri imal edip davacı/birleşen dosya davalısına teslim ettiğine ilişkin dosyada delil bulunmaması nedeniyle alacak talebi yönünden nihai değerlendirmenin mahkemeniz taktirinde bulunduğu, * Taraf itirazlarının, kök rapordaki görüş ve tespitlerimizden ayrılmamızı gerektirmediği, Sonuç ve kanaatine varılmış olup, 3 nüshadan ibaret iş bu ek rapor Sayın Mahkemenin taktirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Asıl dava, davacı şirketçe davalı şirkete ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalılardan tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Birleşen dava, 01.06.2016 tarihli sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklı ödenmeyen sözleşme bedeli ile birlikte uğranılan munzam zararın tespitinin yapılarak davalıdan tahsili istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri A. Koşulları I. Genel olarak başlıklı 77 nci maddesi "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." hükmünü düzenlemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun V - Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı 553 üncü maddesi "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." hükmünü düzenlemiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nunda, borç ilişkisinin kaynakları olarak sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme sayılmıştır. Asıl dava yönünden; davacı taraf, davalı şirket ile aralarında bir sözleşme ve yapılan bir iş bulunmamasına rağmen davacı şirketten davalı şirkete 900.000,00 EUR para aktarıldığını, bunun faiziyle davalılardan tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen davalarda gündeme gelen 1/6/2016 tarihli "Sözleşme" başlıklı sözleşmenin taraflarının ----------- ve ---------- olduğu, sözleşme altında yine sözleşmenin taraflarının imzasının bulunduğu, davacı şirket kaşesinin sözleşmede bulunmadığı, davalı şirket kaşesinin ise tarafların imzalarından sonra bulunduğu, sonuç olarak davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığı, davalı şirketin de sözleşmenin tarafı olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı şirket ile davalı şirket arasında sözleşme bulunmadığı halde davacı şirket hesabından davalı şirket hesabına dava konusu bedelin gönderildiği, bu durumun şirket yöneticisinin sorumluluğunu gerektirebileceği, davalı şirketin haklı bir sebep olmaksızın davacı şirketin mal varlığından zenginleştiği, davalı şirketin bu zenginleşme karşılığı davacı şirkete herhangi bir iş yapmadığı anlaşıldığından davalı şirketin aldığı parayı geri vermekle yükümlü olduğu, davalı şirket öncesinde temerrüte düşürüldüğünden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu takip öncesi işleyen faiz miktarının doğru olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalı/borçlu --------- Şirketi'nin yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı/borçlu ----------- Şirketi sebepsiz zenginleşmesi karşılığı davacı şirkete bir iş yapmadığı halde takibe haksız olarak itiraz ettiğinden icra inkar tazminatı ödemesine, davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına para gönderildiği, diğer davalı ------------ zenginleşmesinin bulunmadığı dolayısıyla geri vereceği bir para da bulunmadığından davalı ----------- hakkındaki davanın reddine, davalı ------------ aynı sözleşmeye dayanarak munzam zarar talep ettiği bu suretle davacı tarafın davalı ---------- hakkında takip yapmasında kötü niyetli sayılamayacağı anlaşıldığından davalı ------------ kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden; yukarıda geçen kabulden de anlaşılacağı üzere davaya dayanak edilen 1/6/2016 tarihli sözleşmede davalı şirketin taraf olmadığı, bunun yanında davacı tarafça sebepsiz zenginleşme olacak şekilde davalı şirketin malvarlığında bir artışa da yol açılmadığı anlaşıldığından ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)--------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu----------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA,
b)Asıl alacak 3.741.651,76 TL'nin %20'si olan 748.330,35 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu ----------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklıya verilmesine,
c)Davalı ---------- hakkındaki davanın REDDİNE,
d)Davalı ----------- kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Birleşen ------------ Esas sayılı davanın REDDİNE,
Asıl Dava İçin Yargılama Giderleri
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 257.743,68 TL karar ve ilam harcının davalı ----------- Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 5.065,00 TL bilirkişi ve posta masrafının davalı ----------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ------------- Şirketi tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 445.851,77 TL vekalet ücretinin davalı-------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ----------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 445.851,77 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ----------- verilmesine,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Birleşen Dava İçin Yargılama Giderleri
9-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 3.415,50 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 2.800,10 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
10-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı --------- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı --------- Şirketi'ne verilmesine,
12-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ------------- tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
13-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ----------, davalı ---------- vekili ---------, davalı ---------- vekili ----------- ile ihbar olunan ----------- vekili ---------- yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde------------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025