T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/117 Esas
KARAR NO: 2025/130
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/01/2023
KARAR TARİHİ: 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 30/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ---------Ş.'nin 2018 yılında emlak ve finans piyasalarında yaşanan durgunluk ve krizden etkilenerek birçok firma gibi borçlarını ödeyemez ve mevcut inşaat projelerine devam ettiremez hale geldiğini, ---------- daire satın alan ve ödemelerinin tamamını veya tamamınına yakınını ödemiş olan yaklaşık 550 civarında tüketicinin daireleri üzerinde banka ipotekleri ve hacizler bulunması nedeniyle dairelerini alamamaları, şirket mal ve hesaplarına haciz konması, şirketin işleyişinin durması ve bu nedenle, şirket menkul/gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının değerinin çok altında icra kanalıyla haraç mezat satılması/elden çıkması riski oluştuğunu, davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik dar boğazdan çıkabilmek ve iyi niyetli tüketicilerin dairelerini teslim edebilmek adına; şirket ve risk yönetimi konusunda uzman ve konkordato/iflas erteleme konularında bilgi, tecrübe ve profesyonel ilişkilere sahip olan müvekkili ... ile şirketin ekonomik dar boğazdan çıkartılması amacıyla çalışmak üzere anlaştığını, taraflar arasında 30.03.2018 tarihinde, 3 yıl süreli "Belirli Süreli İş Sözleşmesi" imzalandığını, taraflar arasında imzalanan 30.03.2018 tarihli, Belirli Süreli İş Sözleşmesinde müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olması ve çalışması karşılığında; aylık maaş, prim ve toplam 6 gayrimenkulün verileceğinin açıkça düzenlendiğini, şöyle ki: 3.1- Sözleşmenin 4. Ücret maddesinde; Aylık Net 12.500 USD maaşın, ödeme yapılacağı günkü ---------- Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödeneceği, 3.2-Sözleşmenin Başarı Primi başlıklı 5. Maddesinde; I- Konkardato başvurusu için gerekli çalışmaların tamamlanarak Konkardato istemiyle davanın açılmasıyla birlikte 250.000 USD dava açıldıktan 10 gün sonra ödenecektir. İşbu ödemeyle birlikte ayrıca İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazların mülkiyeti her türlü haciz, ipotek ve takyidatlardan ari olarak Yöneticiye devredilecektir. a---------- Daire ---------, b----------- ---------- blok, Daire ---------, c---------- Daire -----------, II- Açılacak KONKARDATO davasında mahkemece kesin mühlet kararı verilmesinden sonra işveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazın mülkiyeti Yöneticiye devredilecektir. a----------- ------------ Blk, D:----------, III- Mahkemece KONKARDATO projesinin tastik edildikten sonra ise nakit 250.000 USD ve ayrıca İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazın mülkiyeti Yöneticiye devredilecektir. a-Tapuda ------------ Ada, ----------- Parsel, -----------, --------- adresinde kayıtlı arsa, b-Tapuda ---------- Ada, ----------- Parsel, ---------, ------------ adresinde kayıtlı arsa, Özetle; Taraflar arasında imzalanan Belirli Süreli İş sözleşmesinde müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olması ve sözleşmede tanımlanan görevi karşılığında; aylık net 12.500 USD maaş, 500.000 USD nakit ve yukarıda detayları verilen toplam 6 taşınmazın ücret ve prim olarak Yöneticiye verilmesi/ ödenmesi kararlaştırılmıştır. 4-) Taraflar arasında imzalanan Belirli Süreli İş Sözleşmesinde, Yöneticinin Konkardato sürecini ve bu süreçte şirketi yönetmek üzere, -mali işler dışında- tek imza yetki- lisi olacak şekilde Şirket yönetim kurulu üyesi olarak atanacağı düzenlenmiş ve sözleşmeye uygun olarak 09.04.2018 tarihinde yapılan Olağan Üstü Genel Kurul Toplantısında alınan karar ile ... şirket Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı olarak seçilmiş ve şirketi tek başına temsil etmek üzere kendisine yetki verilmiştir. Bu karar 02 Mayıs 2018 tarihli ----------- sayılı ----------- Yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 5-) Müvekkilim imzalanan Belirli Süreli iş sözleşmesi kapsamında görevine başladıktan sonra, şirketin 27.08.2018 tarihinde yapılan OLAĞAN Genel Kurul toplantısı yapılarak toplantıda “Şirketin içerisinde bulunduğu mali problemleri aşmak amacıyla Konkardato ön projesi hazırlayarak ilgili Mahkemeye Konkardato ilanı başvurusunda bulunulmasına" ve "Şirketimizin yönetim Kurulu Üyeliğine 3 Yıl süreyle görev yapmak üzere, Yönetim kurulu Başkanlığı'na ---------- Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılıklarına ----------- ve ...'ın seçilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.", 6-) Müvekkilinin 30.03.2018 tarihli Belirli süreli İş Sözleşmesi ile üstlendiği görevin ifası tahtında davalı ... içinde bulunduğu dar boğazdan çıkarmak için kurduğu ekibiyle birlikte yaklaşık 6,5 ay süren çok yoğun çalışma ve işlemler sonucunda Bağımsız Denetim Raporu ve diğer hazırlıkları tamamlayarak 15.11.2018 tarihinde --------- Esas sayılı dosyası ile Konkordato davasını açtırdığını, 7-) Müvekkilim, şirket işleyişini tekrar tesis etmek ve konkordato projesinin başarılı olabilmesi için gereken idari ve yönetsel işlem ve tedbirleri alarak, şirketin durumunu ve borçları ne şekilde ödeyeceğini banka ve diğer alacaklılarla tek tek görüşerek anlatmış ve bankalar dahil olmak üzere alacaklıların büyük bir bölümünden konkordato projesine destek almayı başarmıştır. Ancak, konkardato süreci ve davası devam ederken davalı şirket ------------Ş.'ne ------------- kayyum olarak atanmıştır. ---------- davalı şirkete kayyum olarak atanması üzerine oluşan yeni şirket yönetimi konkardato sürecine devam etmeme kararı alarak, konkordato sürecini yürüten avukatları usulsüz ve haksız yere azledip, konkordato davasından çekildiklerine ilişkin Mahkemeye beyanda bulunmuştur. Davalı ...Ş'nin konkardoto davasından çekilmesi üzerine ------------ sayılı kararı ile konkordato davasını sona erdirmiş ve verilen karar kesinleşmiştir. 8-)Müvekkilinin davalı ...Ş.'nin şirket bütçesinin kendisine ödeme yapmaya müsait olmaması ve konkardato sürecinin başarılı olabilmesi için şirketin aktifinin azaltılmaması adına, Belirli süreli İş sözleşmesi ile kendisine ödenmesi kararlaştırılan ve hak ettiği aylık maaş, nakdi prim ve taşınmazların vadesinden sonra ödenmesine rıza göstermiş, ancak şirket yönetiminin ---------- geçmesinden önce de, sonra da davalı şirket tarafından müvekkiline hiçbir maaş ve nakdi/gayri nakdi prim ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin şirket yönetiminin kendilerine döneceği ve konkardato sürecine yeniden başlanacağı veya davalı şirketin kendisine olan maaş, prim ve nakdi/gayri prim borçlarını ödeyeceği inancıyla uzun süre hiçbir hukuksal işlem yapmadığını, 9-) Davalı şirketin yönetimi değiştiği halde, müvekkilimin belli bir süre davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu için, müvekkilinin hiçbir çek teslim almadığı ve hiçbir çeki bizzat keşide etmediği halde önceki dönemde keşide edilmiş, ödeme tarihi müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu döneme denk gelen yaklaşık 27 çekle ilgili olarak, karşılıksız çek ceza davasıyla muhatap olduğunu, davalı şirket yetkilisi sıfatı ile yargılandığını ve yeni yönetimin çek borçlarını ödemediği için müvekkilinin bu davalardan ceza aldığını, 10-) Davalı şirketle imzaladığı Belirli Süreli İş Sözleşmesinden doğan, Üç yıllık 450.000 USD maaşı, 500.000 USD nakdi ve (toplam 6 gayrimenkul) gayri nakdi ücret ve primleri ödenmeyen müvekkilinin ayrıca, karşılıksız çeklerden aldığı cezalar nedeniyle hapis yatmamak adına, çek bedellerini davalı şirket adına taksitler halinde halen ödemeye devam ettiğini, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan hiçbir ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve müvekkilini çok büyük bir ceza veya ödeme yükümlülüğü altında bırakması nedeniyle, yaşadığı üzüntü ve stres sonucunda müvekkilinin 08.10.2021 tarihinde beyin kanaması ve buna bağlı olarak felç geçirdiğini, müvekkilinin geçirdiği beyin kanaması ve felç sonucunda, genel hareket, yürüme ve konuşma gibi temel fonksiyonlarını tamamen kaybettiğini, yaklaşık bir yıldır uygulanan tedaviler neticesinde, yürüme ve konuşma fonksiyonlarını kısmen ifa edecek hale geri geldiğini, halen fizik ve ilaç tedavisi gören müvekkilim hayatını yakınlarının ve yardımcısının desteği ile tekerlekli sandalyede devam ettirebilmektedir. Müvekkilinin son bir yılı, geçirdiği beyin kanaması ve felç nedeniyle kaybettiği hayati fonksiyonlarını kazanmak için tedavi sürecinde geçtiği için davalı şirkete yönelik hukuksal işlemleri daha önce başlatma imkanı olmadığını, 11-) Müvekkilinin hayat mücadelesi verirken, müvekkilimin hiçbir maaş ve primlerini ödemeyen davalı şirket, vadesi müvekkilimin yönetim kurulu üyesi olduğu döneme denk gelen çekleri de ödemeyerek müvekkilimin yargılanarak ceza almasına neden olmakla kalmamış, Belirli Süreli İş sözleşmesi ile müvekkiline verileceği kararlaştırılan 6 taşınmazın 5 tanesinin de içinde yer aldığı davalı ...Ş. adına kayıtlı yaklaşık 527.000.000 TL piyasa değeri olan 138 adet taşınmazı ihaleye çıkararak, 13.09.2022 tarihinde, 206.100.000 TL bedelle, yani değerinin yarısının bile çok altında bir bedelle 3. Kişiye toplu olarak sattığını, 12-) Taraflar arasında imzalanan Belirli Süreli İş sözleşmesi ile müvekkiline verileceği kararlaştırılan toplam 6 taşınmazdan 5 tanesi yapılan ihale ile 3. Kişiye satıldığından, davalı ...Ş adına tapuda kayıtlı olarak sadece, anahtarı müvek- kilime daha önce teslim edilmiş olan ancak natamam olduğu için müvekkilimin tarafından fiilen kullanılamayan, sözleşmenin I.- a-maddesinde belirtilen; ----------- Cadde ---------- projesinde bulunan ---------- nolu dublex daire kaldığını, 13- İHTİYATİ TEDBİR DOSYASI : Davalı ...Ş'nin 30.03.2018 tarihli, Belirli Süreli İş Sözleşmesi ile müvekkiline ödemesi gereken 3 yıllık 450.000 USD maaş ve 500.000 USD nakdi prim borcunu ödemeyip, müvekkilime vermeyi beyan ve taahhüt ettiği 6 taşınmazdan 5 tanesini 13.09.2022 tarihli ihale ile 3. Kişilere satıp devretmesi üzerine; fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak, 950.000 USD lik ücret ve prim alacağımız için ihtiyati haciz/ ihtiyati tedbir ve davalı şirket adına tapuda kayıtlı olan ----------- --------- projesinde bulunan ------------ nolu dairenin 3. Kişilere devrinin/ satılmasının engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini için ------------ D.iş sayılı dosyasına müracaat edildiğini, İHTİYATİ TEDBİR KARARI -------- D.iş sayılı dosyası ile İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerini haklı bularak 14.12.2022 tarihli ---------- D.İş, ----------- K. sayılı kararıyla, 1- 950.000 USD alacağımız üzerinden %15 (142.500 USD) teminat karşılığında davalının menkul, g.menkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının haczine, 2- Davalı adına kayıtlı olması halinde; ---------- ili, ------------ İlçesi, ----------- mah., ------------ Ada, -------- parsel sayılı taşınmazda kayıtlı --------- numaralı bağımsız bölümünün dava sonuçlanıncaya kadar 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve ihtiyati tedbir tapuya şerh edilmiştir. Mahkemenin 950.000 USD maaş ve prim alacaklarına ilişkin ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz talebine ilişkin belirlediği %15 lik 142.500 USD lik teminat yaklaşık 2.700.000,00 TL yaptığı ve müvekkilim son bir yıldır felçli olduğu ve 3 yıllık maaş ve prim alacaklarının hiç birisini alamadığı için karşılanamayacağı belirtilerek Mahkemeden rakamın düşürülmesi talep edilmiş ancak Mahkemece rakamda bir indirim yapılmadığı için teminat yatırılamamıştır. Rakamın düşürülmesi amacıyla karar taraflarından İstinaf edilecektir. Teminat tutarı çok yüksek olduğu için 950.000 USD lik alacakları için ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir kararı henüz uygulanamamıştır. 14- ARABULUCULUK MÜRACAATI YAPILMIŞTIR. -------- İş Mahkemesi'nin --------- D.iş ---------- K. Sayılı İhtiyati tedbir dosyası ve huzurdaki davamız belirli süreli iş sözleşmesine dayalı işçilik alacağı olduğundan, zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Tarafımızca 22.12.2022 tarihinde ------------ Adliyesi Arabuluculuk bürosuna Uyap portal üzerinden arabuluculuk başvuru yapılmış, Büro, ----------- numaralı dosyamızı Arabulucu ----------- sevk etmiştir. Arabulucunun çağrısı üzerinde tarafların katılımı ile gerçekleşen 2.toplantı olan 16.01.2023 tarihli toplantıda taraflarca anlaşmaya varılamamış ve 16.01.2023 tarihli "Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı" tanzim edilerek imzalanmıştır. Arabuluculuk son tutanağını Mahkemeye sunarak davamızı ikame etmek zaruretimiz doğmuştur. 15- DAVAYA İLİŞKİN ALACAK TALEPLERİMİZ : 15.1 -Maaş alacaklarımız açısından: Taraflar arasında imzalanan 30.03.2018 tarihli, Belirli Süreli (3 yıl) Hizmet Sözleşmesinin 4.Ücret maddesinde; Aylık Net 12.500 USD maaşın ödeme yapılacağı günkü ------------ Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödeneceği kararlaştırılmış ancak şirket önce konkardato, daha sonra kayyum sürecinde olduğu için müvekkiline hiç maaş ödemesi yapılmamıştır. Sözleşme 3 yıl süreli olup, müvekkilimin davalı şirketten 3 yıllık ücret alacağı bulunmaktadır. Aylık 12.500$ x36 = 450.000 USD maaş alacağımız bulunmaktadır. Müvekkilinin 450.000 $ (dörtyüzellibinamerikandoları) maaş alacağının ödeme günündeki --------- Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödenmesi gerekmektedir. Müvekkilimin 450.000- ($), USD.lik maaş alacağı için , fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere talebimizi, şimdilik 50.000 $ USD (kısmi dava) alacağın tahsiline ve tahsil edilecek günün ---------- Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödenmesine karar verilmesini talep ediyoruz. 15.2- Nakdi prim alacaklarımız açısından : Taraflar arasında imzalanan 30.03.2018 tarihli, Belirli Süreli (3 yıl) Hizmet Sözleşmesinin Başarı Primi başlıklı 5. Maddesinin; I. Bendinde: Konkardato başvurusu için gerekli çalışmaların tamamlanarak Konkardato istemiyle davanın açılmasıyla birlikte 250.000 USD'nin dava açıldıktan 10 gün sonra ödeneceği, III-Bendinde: Mahkemece KONKARDATO projesinin tasdik edildikten sonra ise nakit 250.000 USD'nin ödeneceği ve ayrıca İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazın mülkiyetinin Yöneticiye devredileceği açıkça ifade edilmiştir. İş sözleşmesinin I. Bendindeki 250.000 USD.lik primin ödenmesi için öngörülen koşul, Konkardoto istemiyle dava açılmasıdır. Konkardato istemiyle açılan davaya ilişkin delillerimiz, delil listesinde Ek: 6'da sunulmuş olup müvekkilinin bu prime hak kazandığı tartışmasızdır. İş sözleşmesinin III. Bendindeki 250.000 USD'nin ödenme koşulu Konkardoto projesinin tasdik edilmesidir. Davalı şirket daha sonra Konkardato sürecinden vazgeçtiği, konkardato sürecine devam etmek istemediği için Konkardoto projesi tasdik edilememiştir. Ancak müvekkilinin yine de bu prime hak kazanmıştır. Zira; sözleşmenin 5. Maddesinin sondan 3. Paragrafında bu husus açıkça düzenlenmiştir. Şöyle ki: Sözleşmenin 2.Sayfasında yer alan, 5- Başarı Primi maddesinin sondan 3. Paragrafı: "Şirketin herhangi bir aşamada herhangi bir gerekçe ile Konkardato davasından vazgeçmesi, sonlandırması halinde ve/veya Yöneticinin iş akdini haklı neden olmaksızın sona erdirmesi halinde dahi, her koşulda Başarı Priminin tümü hak edilmiş sayılır ve Yöneticiye bu başarı primi ödenir" şeklindedir. Müvekkilimin, konkordato davası açıldığında ödeneceği belirtilen 250.000 USD'.lik prime, konkardato davası açıldığı için, Konkardato projesi tasdik edildiğinde ödenecek 250.000 USD.lik prime de, davalı şirketin kendi inisiyatifi ile konkardato davasından vazgeçtiği/ konkardato sürecinini sonlandırdığı için hak kazandığı aşikardır. Müvekkilimin, sözleşmenin 5.Maddesi uyarınca hak kazandığı toplam 500.000 $ (beşyüzbinamerikandoları) nakdi prim alacağının ödeme günündeki ---------- Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödenmesi gerekmektedir. Müvekkilimin 500.000$,USD.lik prim alacağı için, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere talebimizi, şimdilik 50.000-$- USD (kısmi dava) olarak tahsili ve tahsil edilecek günün -------- Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödenmesine karar verilmesini talep ediyoruz. 15.3-Taşınmaz Alacaklarına ilişkin taleplerimiz; Taraflar arasında imzalanan 30.03.2018 tarihli, Belirli Süreli Hizmet Sözleşmesinin (3 yıl) Başarı Primi başlıklı 5. Maddesinde müvekkilime toplam 6 taşınmazın devredileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin Başarı Primi başlıklı 5. Maddesinde; "YÖNETİCİ, 3 yıllık anlaşma süresince kademeli olarak aşağıdaki detayları açıklanan şartların gerçekleşmesinden sonra başarı primine hak kazanacaktır. I- Konkardato başvurusu için gerekli çalışmaların tamamlanarak Konkardato istemiyle davanın açılmasıyla birlikte 250.000 USD dava açıldıktan 10 gün sonra ödenecektir. İşbu ödemeyle birlikte ayrıca İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazların mülkiyeti her türlü haciz, ipotek ve takyidatlardan ari olarak Yöneticiye devredilecektir. a----------Daire----------, b---------- ----------- blok, Daire -----------, c----------- Daire -------------, II- Açılacak KONKARDATO davasında mahkemece kesin mühlet Kararı verilmesinden sonra İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazın mülkiyeti Yöneticiye devredilecektir. a----------- ---------- Blk, D:------------, III- Mahkemece KONKARDATO projesinin tastik edildikten sonra ise nakit 250.000 USD ve ayrıca İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazın mülkiyeti Yöneticiye devredilecektir. a-Tapuda --------- Ada, -------- Parsel, ---------, ---------- adresinde kayıtlı arsa, b-Tapuda ---------- Ada, ----------- Parsel, -----------, ---------- adresinde kayıtlı arsa, devrinin yapılacağı sözleşmenin 5. Maddesi altında I, II ve III. Bentlerde açıkça ifade edilmiş ve müvekkilim sözleşmede belirtilen tüm gayrimenkulleri almaya hak kazanmıştır. Şöyle ki: 15.3.1- Sözleşmenin 5. Maddesinin I. Bendinde : Konkardato başvurusu için gerekli çalışmaların tamamlanarak Konkardato istemiyle davanın açılmasıyla birlikte 250.000 USD'nin dava açıldıktan 10 gün sonra ödenecektir. İşbu ödemeyle birlikte ayrıca İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazların mülkiyeti her türlü haciz, ipotek ve takyidatlardan ari olarak Yöneticiye devredilecektir. a------------Daire ------------, b------- ----------- blok, D:---------, c------------ Daire------------, Belirli süreli İş sözleşmesinin I. Bendinde belirtilen 3 taşınmazın prim olarak müvekkilime devredilmesi için öngörülen koşul, Konkardoto istemiyle dava açılmasıdır. Konkardato istemiyle açılan davaya ilişkin delillerimiz, delil listesinde Ek:6 olarak sunulmuş olup, müvekkilim davalı tarafından ihale ile satılan b----------- ---------- blok, D:----------, ve c----------- daire ----------- , 2 taşınmazla birlikte, tedbir talebinde bulunduğumuz, halen davalı ...Ş adına kayıtlı olan ---------- projesinde bulunan --------- nolu daireye prim olarak hak kazandığı tartışmasızdır. 15.3.2- Sözleşmenin prime ilişkin 5.maddesinin II bendinde kondordato davasında kesin mühlet kararı verilmesinden sonra --------- projesinin --------- blok ----------- nolu dairenin, III. Bendinde ise Konkardoto projesinin tastikinden sonra ise ----------, ----------- bulunan ----------- ada --------- ve ----------- parsel numaralı arsaların Yöneticiye verileceği kararlaştırılmıştır. II- Açılacak KONKARDATO davasında mahkemece kesin mühlet Kararı verilmesinden sonra İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazın mülkiyeti Yöneticiye devredilecektir. a---------- ----------- Blk, D:----------, III- Mahkemece KONKARDATO projesinin tastik edildikten sonra ise nakit 250.000 USD ve ayrıca İşveren adına kayıtlı aşağıdaki taşınmazın mülkiyeti Yöneticiye devredilecektir. a-Tapuda -------- Ada, ----------- Parsel, ----------, --------adresinde kayıtlı arsa, b-Tapuda ---------- Ada, --------- Parsel, ---------, ---------- adresinde kayıtlı arsa, İş sözleşmesinin 5. Maddesinin II ve III. Bendindeki 3 taşınmazın müvekkiline devir koşulu olan "Açılacak KONKARDATO davasında mahkemece kesin mühlet Kararı verilmesi" ve "Mahkemece KONKARDATO projesinin tastik edilmesi" evreleri Davalı şirket ----------Ş'nin daha sonra Konkardato sürecinden vazgeçmesi, konkardato sürecine devam etmek istememesi nedeniyle gerçekleşmemiştir. Ancak müvekkilim sözleşme uyarınca bu primlere hak kazanmıştır. Zira; sözleşmenin 5. Maddesinin sondan 3. Paragrafında bu husus açıkça düzenlenmiştir. Şöyle ki: Sözleşmenin 2.Sayfasında yer alan, 5- Başarı Primi maddesinin sondan 3. Paragrafı: "Şirketin herhangi bir aşamada herhangi bir gerekçe ile Konkardato davasın- dan vazgeçmesi, /sonlandırması halinde ve/veya Yöneticinin iş akdini haklı neden olmak- sızın sona erdirmesi halinde dahi, her koşulda Başarı Priminin tümü hak edilmiş sayılır ve Yöneticiye bu başarı primi ödenir" şeklindedir. Müvekkilimin, sözleşmenin II ve III. Bendinde belirtilen 3 taşınmaza davalı şirketin kendi inisiyatifi ile konkardato davasından vazgeçtiği/ konkardato sürecinini sonlandırdığı için, yukarıda açıklanan açık sözleşme hükmü ile hak kazandığı tartışmasızdır. 15.3.3- Davalı İşveren ------Ş'nin sözleşmede müvekkilime vermeyi vaad ettiği 6 taşınmazdan sadece 1 tanesi davalı adına kayıtlı olup, diğer 5 taşınmaz davalı tarafından ihaleye çıkartılan 138 taşınmazın içinde toplu olarak satılmıştır. Davalı tarafından ihale ile satılan taşınmaz dökümü aşağıdadır; 1---------- ----------- blok, D:----------, 2------------- Daire; ----------, 3---------- ---------- Blk, D:-----------, 4-Tapuda --------- Ada, --------- Parsel, --------, ---------, adresinde kayıtlı arsa, 5-Tapuda ---------- Ada, ---------- Parsel,-----------, ------------, adresinde kayıtlı arsa, Yukarıda tapu bilgileri verilen davaya konu 5 taşınmaz davalı şirket tarafından 3. Kişilere devrededildiği için bu taşınmazlar için tapu iptali ve tescilinin talep edilmesi mümkün değildir. Sözleşmenin 5. Maddesinin sondan önceki paragrafında " Gayrimen- kullerin takyidatlardan ari olarak tesliminin mümkün olmaması halinde talep tarihindeki güncel değerleri göz önüne alınarak nakit olarak ödeme yapılacaktır". Şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu nedenle, davaya konu 5 taşınmazın dava tarihindeki güncel rayiç değerlerinin tespit edilerek, işçilik ücret ve prim alacağı olması nedeniyle mevduata işletilen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz. 4- İş sözleşmesinin 5. Maddesinin I. Bendinde yer alan ve Konkardato istemiyle davanın açılmasından 10 gün sonra mülkiyeti her türlü haciz, ipotek ve takyidat- lardan ari olarak müvekkilime devredileceği kararlaştırılan, ----------- ---------- nolu daire halen davalı şirket adına kayıtlı olup, tarafımızdan açılan ---------- İş Mahkemesinde açılan ----------- D.iş sayılı dosyasının 14.12.2022 tarihli ----------- D.İş, ---------- K. sayılı kararıyla; --------- ili, ----------- İlçesi, --------- mah., ---------- Ada, ---------- parselde kayıtlı ----------- numaralı bağımsız bölümünün dava sonuçlanıncaya kadar 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve ihtiyati tedbir tapuya şerh edilmiştir. Davaya konu---------- ili, ----------- İlçesi, ----------- mah., ---------- Ada, ------------- parselde kayıtlı ------------ numaralı bağımsız bölümüm için verilen ihtiyati tedbir kararının sayın mahkemece yenilenerek, davaya konu taşınmazın tüm takyidatlarından arındırılmış olarak tapu iptaline ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini, tüm takyidatlardan arındırılmış olarak tapu iptalinin ve müvekkili adına tescilinin mümkün olmaması halinde ise, taşınmazın dava tarihindeki güncel rayiç değerlerinin tespit edilerek, işçilik ücret ve prim alacağı olması nedeniyle mevduata işletilen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz. 16- İHTİYATİ TEBBİR TALEPLERİMİZ: Müvekkilinin alacaklarının tamamı, Belirli süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan, sözleşme ile tutarları ve vadeleri net olarak belirlenmiş, tartışmasız, likit ve muaccel işçilik alacaklarıdır. Huzurdaki davaya konu Belirli Süreli İş Sözleşmesinden kaynaklanan 450.000 USDlik maaş, 500.000 USD.lik prim ve 6 taşınmaza ilişkin tapu veya bedel alacaklarımızdan sadece, ----------- --------- nolu daire için --------- D.iş sayılı dosyasından konan taşınmazın 3. Kişilere satılmasını engellemek üzere verilmiş 14.12.2022 tarihli---------- D.İş, ------------ K. Sayılı kararı bulunmaktadır. Müvekkilinin Belirli Süreli İş sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmede her biri net olarak ifade edilen tartışmasız, likit ve muaccel işçilik alacağı olan, 450.000 USD maaş, 500.000 USD prim ve 5 taşınmaz için alınmış bir ihtiyati tedbir veya ihtiyati haczimiz bulunmamaktadır. Davalı şirket, borca batık ve kayyum olarak ----------- atandığı, yeni iş yapma anlamında gayri faal olan bir şirkettir. Ayrıca, delillerimiz arasında sunduğumuz 138 taşınmazın toplu olarak satılması neticesinde mevcut malvarlığının neredeyse % 80'inin satmış durumdadır. Davalı şirkete kayyum olarak atayan -------- şirketin 138 taşınmazını tek bir ihaleyle gerçek değerinin 1/3'ü fiyatına satmıştır. Fiyatın düşmesinde önemli faktörlerden biri de toplu satış yapılmış olmasıdır. Huzurdaki davamız devam ederken ---------- kalan taşınmazlar açısından toplu bir satış ihalesi açması çok yüksek bir olasılıktır. Davalı şirketin gayrimenkullerinin toplu olarak yeni bir ihale ile satılması halinde işbu davadaki likit ve muaccel alacaklarımızı tahsil etme olasılığımız kalmayacaktır. Açıklanan nedenlerle, müvekkilimin davalı şirketten alacaklı olduğu BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ'nden kaynaklan; 450.000 USD maaş, 500.000 USD nakdi prim ve teminat altına alınmamış, ihtiyati tedbir kararı verilmemiş 5 taşınmaza ilişkin likit ve muaccel olan hak ve alacaklarımızın garantiye alınması için, halen davalı adına kayıtlı olan , davaya konu 3. Kişiye satılan 2 taşınmazın da içinde olduğu; ---------, ---------- ada, ---------- Parsel, ---------, ---------- ve -----------, ---------- pafta,-------- ada, --------, ----------- projelerinde bulunan davalıya ait olan ve henüz satılmamış toplam 15 taşınmazın 3. Kişilere devir ve satışının önlenmesi için Mahkemece - teminatsız olarak- ihtiyati tedbir/ ihtiyati haciz kararı verilerek, mahkemenin belirleyeceği bu taşınmazların tapu kaydına satılamaz şerhi konmasına karar verilmesini talep ediyoruz. Yukarıda açıklanan nedenlerden; Belirli süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan ve vadesi geçtiği halde ödenmeyen müvekkilime ait maaş, nakdi ve gayri nakdi prim alacaklarımızın tahsili ve bu alacaklarımızın güvenceye alınması için davalı adına kayıtlı --------- de bulunan ----------- ve ----------- projelerinde bulunan 15 taşınmazın 3. Kişilere satış ve devrinin engellenmesi amacıyla mahkemeye müracaat etmek zorunluluğu hasıl olduğundan bahisle fazlaya ilişkin dava, talep ve alacak hakları saklı kalmak üzere, 30.03.2018 tarihli Belirli süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan; a- 450.000 USD maaş alacaklarının, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 50.000 $ USD (kısmi dava) lik alacağın tahsiline ve tahsil edilecek günün ---------- Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödenmesine, b- 500.000 USD nakdi prim alacaklarının, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000-$- USD (kısmi dava)'lik alacağın tahsiline ve tahsil edilecek günün ---------- Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödenmesine, c- Davaya konu müvekkiline verilmesi gerektiği halde toplu ihale ile 3. Kişiye satılan; 1--------- ----------- blok, D:-----------, 2----------- Daire; ------------, 3------------- ------------- Blk, D:----------, 4-Tapuda ----------- Ada, ----------- Parsel, ---------, -----------, adresinde kayıtlı arsa ve 5-Tapuda ----------- Ada, ------------ Parsel, -----------, ------------, adresinde kayıtlı arsa vasıflı 5 taşınmazın dava tarihindeki güncel, rayiç/ piyasa değerlerinin tespit edilerek, işçilik alacağı olması nedeniyle mevduata işletilen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, d- Davaya konu halen davalı adına kayıtlı ------------ projesinde yer alan; ---------- ili, ----------- İlçesi, ---------- Mah., ---------- Ada, ----------- parselde kayıtlı ---------- numaralı bağımsız bölümüm için verilen ihtiyati tedbir'in devamına karar verilerek, akabinde, davaya konu taşınmazın tüm takyidatlarından arındırılmış olarak tapunun iptaline ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini, Taşınmazın tüm takyidatlardan arındırılmış olarak tapu iptalinin ve müvekkili adına tescilinin mümkün olmaması halinde ise, taşınmazın dava tarihindeki güncel rayiç değerlerinin tespit edilerek, işçilik ücret ve prim alacağı olması nedeniyle mevduata işletilen en yüksek banka faizi ile birlikte tahsiline, e- Davaya konu 6 taşınmazın güncel rayiç bedelleri bilinmediğinden ve taşınmaz değerlerinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğinden her bir taşınmaz için davalarını 200.000,00 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL değerle ve belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, davaya konu taşınmaz bedelleri belirlendiğinde dava değerinin artırılması / bedellerin güncellenmesi / davanın ıslahı ayrıca yapılacak olup, şimdilik her bir taşınmaz için alacaklarının 200.000,00 TL olarak tahsiline, f-Müvekkilinin Belirli Süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmede her biri net olarak ifade edilen tartışmasız, likit ve muaccel işçilik alacakları olan, 450.000 USD maaş, 500.000 USD prim ve 5 taşınmaz için alınmış bir ihtiyati tedbir veya ihtiyati haczin olmayışı, Davalı şirketin borca batık oluşu ve kayyum olarak ----------- atandığı, davalı şirketin yeni iş yapma anlamında gayri faal bir şirket oluşu, delilleri arasında sundukları davalının 138 taşınmazının toplu olarak satılması neticesinde mevcut malvarlığının neredeyse % 80'ini kaybetmiş olması, ----------- kalan tüm gayrimenkulleri yine toplu bir ihale ile satma riskinin çok yüksek olması vb nedeniyle; Davalı adına kayıtlı ------------ de bulunan ---------- ve --------- projelerinde
bulunan 15 taşınmazın 3. Kişilere devir, temlik ve satışının ve taşınmaz üzerine yeni yükümlülükler eklenmesinin önlenmesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesine, g- Davaya konu alacaklarımızın Belirli süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan, sözleşme ile tutarları ve vadeleri net olarak belirlenmiş, tartışmasız, yazılı delille ispatlanmış, likit ve muaccel işçilik alacağı olması sebebiyle; ihtiyat-i tedbir /ihtiyati-i haciz kararının dosya üzerinden ivedilikle ve teminatsız olarak verilmesine, h- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı işverene yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 27/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 1. Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 2018 yılında dar boğazda olan ...nin ekonomik dar boğazdan çıkmak için şirket ve risk yönetimi konusunda uzman ve konkordato/ iflas erteleme konularında bilgi, tecrübe ve profesyonel ilişkilere sahip davacı ... ile anlaştığını, taraflar arasında 3 yıllık belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, 30.03.2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesine göre davacıya yönetim kurulu üyesi olması ve çalışması karşılığında; aylık maaş, prim ve toplam 6 gayrimenkulün verileceğinin açıkça düzenlendiğini, buna göre sözleşmenin 4. Maddesine göre; davacıya aylık Net 12.500 USD maaşın, ödeme yapılacağı günkü -------- Efektif Döviz satış kuru üzerinden ödeneceğini, Konkardato başvurusu için gerekli çalışmaların tamamlanarak Konkardato istemiyle davanın açılmasıyla birlikte 250.000 USD dava açıldıktan 10 gün sonra ödeneceğini, İşbu ödemeyle birlikte ayrıca İşveren adına kayıtlı dava dilekçesinde ayrıntısı yazılı 3 bağımsız bölümün davacıya verileceğini, mahkemece KONKARDATO projesinin tastik edildikten sonra ise dava dilekçesinde ayrıntısı yazılı 2 adet taşınmazın daha davacıya verileceğini, mahkemece konkardato projesinin tastik edildikten sonra ise nakit 250.000 USD ve ayrıca İşveren adına kayıtlı 2 adet bağımsız bölümün davacıya verileceğinin kararlaştırıldığını iddia ederek şimdilik 50.000 $ USD (kısmi dava) lik maaş alacağının, 50.000-$- USD nakdi prim alacağının, dava dilekçesinde ayrıntısı yazılı 5 bağımsız bölümün işçilik alacağı olması nedeni ile rayiç bedelinin tespit edilerek tahsiline ve nihayetinde ---------- ili, ------- İlçesi, -------- Mah., --------- Ada, --------- parselde kayıtlı ----------- numaralı bağımsız bölümüm tüm takyidatlarından arındırılmış olarak tapunun iptaline ve müvekkilinin adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı tarafın açtığı iş bu dava aşağıda madde madde belirtmiş oldukları nedenlerden ötürü haksız ve hukuksuz olup reddi gerekir. Davacı taraf adeta mahkemeler üzerinden bu tür davalar açarak müvekkili şirket ile dalga geçmektedir. Şöyle ki; MAHKEMENİN GÖREVİNE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ VE İTİRAZLARIMIZ Dava dilekçesinin özellikle 4. Maddesi ile ekinde sunulan belirli süreli iş sözleşmesi incelendiğinde, davacının şirketi yönetmek üzere -mali işler dışında- tek imza yetkilisi olacak şekilde yönetim kurulu üyesi olarak atandığı ve 09.04.2018 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan karar ile davacı ...'ın şirket yönetim kurulu Başkan Yardımcısı olarak seçildiği ve şirketi tek başına temsil etmek üzere kendisine yetki verildiği belirtilmiştir. Bu bakımından davacı tarafın kabulünde olduğu üzere, davacı ... müvekkili şirketi yönetmek üzere tek imza yetkilisi yönetim kurulu başkan yardımcısıdır. Başka bir ifade ile davacı ... müvekkil şirketin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcı konumunda olup işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilidir. Bu suretle müvekkili şirket ile davacı arasında bir vekalet ilişkisi ortaya çıkmıştır. Davacı tarafın iddiaları değerlendirdiğinde, davacının hem işveren hem de işçi sıfatını aynı anda sahip olamayacağı açıktır. Vekalet ilişkisi veya sözleşmesinin var olduğu durumlarda yönetim kurulu üyesi vekil gibi sorumlu tutulacak ve iş ilişkisinden doğan haklara sahip olamayacaktır. Bu halde yönetim kurulu üyesi iş sözleşmesinden kaynaklı haklarını değil ancak Türk Ticaret Kanunu'nda ve vekalet akdinde düzenlenen hakları talep hakkı sahibi olabilir. Türk öğreti ve yargı kararlarında istikrar kazanan görüş ve uygulama, yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesi olduğu yönündedir. Bu hususlar nazara alındığında şirketi doğrudan olarak temsil eden davacının konumu iş kanunu kapsamında değerlendirilemez. Davacı doğrudan doğruya işveren (vekili) olarak temsil etmektedir. Bu nedenle yönetim kurulu üyesi olan davacının konumunun iş yasası kapsamında değerlendirme olanağı yoktur. Başka bir ifade ile müvekkil şirket ile davacı arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi kapsamında değerlendirme olanağı bulunmadığından davacının işçi sayılma olanağı da söz konusu değildir. Bu nedenle somut davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. ------------ sayılı ilamı da bu yöndedir. Bu itibarla mahkemeniz görevli olmadığından görevsizlik kararı verilmesini talep ediyoruz. ESASA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ/İTİRAZLARIMIZ a-) Davacı taraf dava dilekçesinde 30.03.2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi ile işe alındığını iddia etmekte ise de, böyle bir sözleşme şirketimizin kaydında görülmemektedir. Başka bir ifade ile müvekkil şirket ile davalı arasında imzalanan herhangi bir iş sözleşmesi söz konusu değildir. DAVACI TARAFIN DOSYAYA SUNDUĞU SÖZLEŞMELER SAHTE BİR ŞEKİLDE TEK TARAFLI OLARAK HAZIRLANMIŞ SÖZLEŞMELER OLUP DAVACI TARAFIN MÜVEKKİLİ ŞİRKETTE HERHANGİ BİR ALACAĞI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. Bu nedenle ibraz edilen sözleşmedeki imzalara itiraz ediyor ve imza incelemesi talep ediyoruz. b-) Davacı taraf güya müvekkili ekonomik dar boğazdan çıkarmak için işe alındığını iddia etmektedir. Oysaki dosyaya sunulan sözde/sahte iş sözleşmesi incelendiğinde, davacının müvekkil şirketi dar boğazdan çıkarmaktan ziyade müvekkil şirketin mülkiyetinde olan 6 adet taşınmazı gasp etmeye çalıştığı, emeğinin karşılığı olmayan yüksek meblağlarda ödemeler istediği anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının güya zor durumda olan müvekkil şirketi kurtarabilecek bilgi ve tecrübesi bulunmamaktadır. c-) Esasen davacı tarafın taleplerinin büyüklüğü dikkate alındığında, davacının güya yaptığı iş ile orantılı veya makul herhangi bir talebinin olmadığı anlaşılmaktadır. Zira bir an davacının müvekkil şirkette çalıştığı kabul edilse dahi davacının bahsini ettiği talepleri ile müvekkil şirketi dar boğazdan kurtarmak yerine dar bir boğaza ittiği anlaşılmaktadır. d-) Davacı ... 30.03.2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi ile müvekkil şirkette çalıştığını ve şirketi dar boğazdan çıkarmak için konkordato başvurusu yaptığını iddia etmiş ise de, davacı gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmak suretiyle mahkemeyi yanıltmaya çalışmaktadır. Müvekkili şirkete 09.11.2018 tarihinde -------------- denetim ve yönetim Kayyumu olarak atanmıştır. Bu kapsamda davacının 09.11.2018 tarihi itibari ile sözde yönetim kurulu üyeliği ve yöneticiliği mahkeme kararı ile sona ermiştir. Davacı hiçbir vasfı yokken ---------- Esas sayılı dosya üzerinden yönetim kurulu üyeliği ve yöneticilik vasfı sona erdikten sonra 15.11.2018 tarihinde eski vekaletnamelere dayanarak Konkordato davası açmış ise de, mahkemece davanın açıldığı tarihte değişen yönetim kurulu tarafından geçici ve kesin konkordato mühleti ile konkordatonun onanmasına ilişkin isteme icazet verilmediği, yönetim kurulu kararı bulunmayan talebin dava şartından yoksun bulunduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Başka bir ifade ile, davacı yetkisiz bir şekilde konkortado davasını açmış ise de, değişen yönetim kurulu bu davaya icazet vermediğinden davacının usulsüz girişimleri mahkemece engellenmiştir.--------- sayılı ilamı EK-1'de ibraz edilmiştir. Bu bakımdan davacının iddia ettiği gibi konkortado davası üzerinden herhangi bir primi kazanması söz konusu bile değildir. e-) Davacının iddialarının gerçekleri yansıtmadığı şirketi sahibi ---------- ---------- üzerinden 15.04.2018 tarihinde yaptığı açıklama ile anlaşılmaktadır. EK-2'de ibraz ettiğimiz açıklamada da görüldüğü üzere, şirket sahibi açıklamasının son kısmında şirketinin mal varlığının borçlarını kapanmasını sağlayacak seviyede olduğunu belirttikten sonra şirketin iflasını talep etmiştir. Bizzat şirket sahibinin şirketinin iflasını istediği bir yerde sözde yönetici olduğunu iddia eden davacının bu tarihten sonra 15.11.2018 tarihinde konkordato davasını açmasının kendi içerisinde çelişkiler içerdiği, davacının adete kendi başına buyruk davranışlar içerisine girdiğini göstermektedir. f-) Davacı başarılı bir yöneticilik gösterdiğini iddia etmesine rağmen şirket kayıtlarında kendisi ile ilgili hiçbir kayıt bulunmamaktadır. Davacı gerçekten müvekkil şirkette fiili olarak yöneticilik yapmış olsaydı, şirket kayıtlarında mutlaka kendisi ile ilgili bir kaydın olması gerekirdi. Oysaki şirket kayıtlarında, davacının iddia ettiği olaylara ilişkin tek bir kayıt dahi söz konusu değildir. Bu da esasen davacının hiçbir vasfı ve uzmanlığı olmamasına rağmen sahte ve düzemece evraklarla müvekkil şirketin malvarlığına göz diktiğini göstermektedir. 2. Yukarıdaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamında davacının davasını sahte bir şekilde düzenlenen sözleşmelere dayandırdığı açık olduğundan haksız ve usulsüz olduğundan davanın reddini talep etmemiz gerektiğinden bahisle davacı vekilinin esasa ve usule aykırı açtığı davanın bütün talepleri ile REDDİNE, Yargılama sonunda, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.----------- sayılı kararıyla görevsizlik kararı verdiği ve dosyanın mahkememize geldiği görülmüştür. Davacı tanığı ..., "Ben İnanlar Şirketinde 25 yıl çalıştım, en son idari işler müdürüydüm, 2018 yılı Nisan ayında şirketten bizim çıkışımızı yaptılar, davacı ... beni aradı şirketle ilgili konkordato çalışması yapacağını söyledi, biz ekip kurduk, ----------- bize ticaret odasından yetkili olduğuna dair belgeyi de gösterdi, bu süreçte konkordato çalışmalarına başlandı, bankalarla görüşüldü, ben Nisan 2018 de ayrılmıştım ancak konkordato ekibi kurulunca ----------- beni tekrar işe aldı, ------------ müşterilerle bankalarla görüştü, yapılandırma görüşmeleri oldu, denetim firması ile görüşüldü. Konkordato hazırlığı yapılıp başvurusu da yapıldı, süreç devam ederken yanılmıyorsam Kasım 2018'de ------------ ekibi gelip şirkete el koydu, 4 ay aha onlarla çalıştık, sonra bizi işten çıkardılar, bu dönemde de bütün bilgileri ----------- ekibi ile paylaştık. Diyeceklerim bu kadardır dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: ----------- -----------marka bir araç kullanıyordu, bu araç daha önce ----------- kullanıyordu, şirket faaliyetlerini durduracağı zaman iki gün önce ------------- beni çağırdı yanında ---------- vardı, bana Yönetim kurulu üyeliği teklifinde bulundu, ----------- çift imza ile yetkili olacaktık ben düşündüm kabul etmedim. ------------ kabul etti, ----------- daha önce taşeron olarak bu işi yapıyordu, --------- kendi firması konkordato süreçleri yaşadığı için tecrübeliydi, Davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı -----------, ben işten ayrıldıktan sonra herhangi bir bilgi alamadım, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: 12/04/2018 de bizim çıkışlarımız yapıldı, şirkette çalışan kimse kalmadı fiilen şirket kapatıldı. -------- tam hatırlamıyorum ama 2 hafta sonra ekip kurdu. ---------- münferiden imza yetkisi vardı, --------- da vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ..., "Ben Davalı ... şirketinde 2002'den 2018yılında şirket kapanana kadar çalıştım, ben bilgi işlem sorumlusuydum, şirket kapandıktan sonra herkesi bende dahil işten çıkardılar, sonra ----------- beni aradı şirketi konkordato ya götürmek için bende bilgi işlemci olduğum için surver ları açmam gerekiyordu, ben kendisine bunu neye dayanarak yapıyoruz dedim o da imza yetkilisi olduğunu şirketi konkordatoya götürebileceğini söyledi ve -------- gelene kadar da beraber çalıştık, --------- geldikten sonra 4 ayda --------- ile beraber çalıştık, sonra bir tartışma oldu beni işten çıkardılar. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: ---------- gelinceye kadar konkordato hazırlıkları yapıldı, başvuru da olduğunu biliyorum, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: ------- da -------da münferit imza yetkisi vardı, aralarında küslük yoktu, şirketin 12 nisanda neden kapatıldığını bilmiyorum, -------- şirketi ile neden anlaşma yapıldığı ile ilgili bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ..., "Ben Davalı ... şirketinde 2003-2005 ve 2012-2018 yılları arasında mali işler müdürlüğü yapmak suretiyle çalıştım, dava konusu sözleşmeden benim haberim yoktur, yanlış hatırlamıyorsam 18/04/2018 tarihinde davalı şirket tüm personeli işten çıkardı, yaklaşık 1 ay sonra -------- beni aradı, şirketi konkordato sürecine götüreceğinden bahsetti, bunla ilgili yardımcı olup olamayacağımı sordu, bende yardımcı olabileceğimi söyledim, 2018 mayıs ayı itibarıyla ----------- yönetim kurulu başkanlığında 6 kişilik bir ekiple konkordato sürecine başladık, o tarihte ----------- ve ---------- şirketten ayrılmışlardı, bildiğim kadarıyla ---------- gitmişlerdi, -------- bana imza yetkisi olduğuna ilişkin evrakları da gönderdi, böylece --------- gerekli yeri, bilgisayarları temin etti, bağımsız denetim şirketi buldu, danışman yeminli mali müşavirlik şirketi buldu bu çalışma yaklaşık 5-6 ay sürdü, bu dönemde masrafları --------- karşılıyordu, cebinden karşılama yaptığını tam bilmiyorum ama şirketin bir kısım taşınmazlarını kiraya verdiğini biliyorum, rapor hazırlandı, ilgili mahkemeye başvuru yapıldı, sonrasında şirket --------- ye devroldu, ben ---------- ekibi ile beraber yanlış hatırlamıyorsam mayıs 2019'a kadar çalıştım, sonra -------- şirketinden kendim ayrıldım. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Konkardotaya ilişkin genel kurul kararı alınıp alınmadığını bilmiyorum, davalı şirketin iki tane reno bayiliği vardı, reno ile anlaşılamadığı onlar bir tane bayi olsun dedi, anlaşmazlık oldu onun sonucu bir tane teminat mektubu bozduruldu, bu teminat mektubunun bozdurulması ile teminat mektubunun bir bağı yoktur, -------- bana şirketin sizi yönetim kuruluna sokalım devam edin dedi ben bunu göze alamam dedim kabul etmedim dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: -------- -------- olan sözleşmeden kesin haberi olduğunu düşünüyorum, şirket kapandıktan sonra kendisi ile görüşmedim, öncesinde de görüşmedim, ben ----------- ile olan bir sözleşme görmedim bilmiyorum, yapılandırma sürecinde anlaşma yapılan alacaklı yok ancak ---------- alacaklılara belirli bir katkı payı verin, borçları kapatalım ipotekleri feshedelim dediğini biliyorum, -------- 09/11/2018'de atandı konkordato başvurusu önce mi sonra mı bilmiyorum, belirli süreli iş sözleşmesinin kaydını İnsan Kaynakları departmanı yapmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ..., "Ben davalı şirkette 11/08/2003 yılında girdim, toplu çıkış olduğunda 12/04/2018 de işten çıktım, sonra 05 Mayıs gibi --------- da bir ofiste toplandık, müdürüm --------- çalışma yapacağız diye beni çağırdı, konkordato ya gidecektik orada çalışmaya başladık, ben muhasebe bölümünde çalışıyorum, mali işlerde, 28/11/2018 ---------- yönetime gelene kadar --------- da çalıştık, başımızda müdürümüz --------, çalışma arkadaşım ---------, ..., ..., ..., davacı ... bey vardı ancak akşam 4-5 gibi geliyordu, patronu temsil ediyordu, imza yetkilisiydi, var mı arkadaşlar yapacak bir şey diyordu, biz şirket 12/04/2018 den önce ne iş yapıyorsak onu yapmaya devam ettim, bu toplantıların amacı şirketi konkordatoya götürmekti ancak ben müdürümün bana dediği işleri yapardım, evrak işleri, benim konkordato ile ilgili o kadar bilgim yok, bu işler olurken -----------, ------------- dahil olmadı, masrafları patronu temsilen ------------ karşıladı, patronla görüşülüyormuydu paraları nasıl karşıladı bilmiyorum, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: --------- --------- de bir ofis bulmuş o sebeple orada toplandık, beni mali işler müdürümüz ----------- buraya gel dediği için buraya gittim, o yer şirketin değildi, kiralıktı. Dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: ---------- yaptığı sözleşmeden haberim yoktur. --------- -------------- şirketiydi, -------------- her ay ----------- şirketine fatura kesiyordu. Bu konkordato ya gidilen süreçte faturalar kesiliyordu, konkordato işlerini------------- takip ediyordu, faturaları ----------- üzerinden kesiliyordu, sözleşmeler hukuk departmanı ile çözülüyordu ben görmedim, şirket devam ederken hukuk departmanı hazırlardı, sözleşmelerden ------------- haberi vardır patrondu, bu benim yorumumdur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ..., "Ben davalı şirkete 2011 senesinde girdim 12/04/2018 de işten çıkarıldık, 5 mayıs gibi ------------- bizi topladı, 16 mayısta da resmi iş girişimiz oldu, konkordato çalışması yaptık, mali işler finans uzmanıydım, mahkemeye konkordato ile ilgili birşeyler sunmaları gerekiyordu, mali işler bölümü olarak biz üstümüze düşeni yaptık, geçmişe yönelik bankalar vs ben onlarla ilgilendim, bizi toplayan --------, ------ ------- firması vardı, ben muhasebe bölümü ile ilgili olmadığım için ------------ şirketi ile bu şirket arasında bir ilişki varmı bilmiyorum, daha sonraki dönemde en inanlarda çalıştığım için -------- ----------- kesilen faturaları gördüm, ---------- kasım ayında kayyum atandı, kasımın sonu gibi, mahkemeye dilekçe verildi mi bilmiyorum, ben personeldim, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: --------- o dönemde araba kullanıyormuydu bilmiyorum, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: 30/03/2018 de --------- ile yapılan sözleşmeden haberi varmı, bizim maaşlarımızı --------- kendi hesabından ödüyordu, ---------- şirketinde haciz vardı ------------- da eski çalıştığımız yerde eski malzemeler satıldı o parayla ödüyordu, ------------- vekaleten yetkisi olduğunu biliyorum, 30 mart 2018 tarihli sözleşmeden------------ haberi var mı bilmiyorum, halen şirkette çalışıyorum, dava konusu sözleşmeyi şirket kayıtlarında görmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava konusu olan 30 Mart 2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi'nin davalı şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığı veyahut kayıtlarda bulunmamakla birlikte sözleşmenin ifasıyla ilgili davalı şirketçe herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı hususlarında atanacak mali müşavir bilirkişi tarafından davalı şirket kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapmak suretiyle rapor hazırlaması istenilmiştir. Bilirkişi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ---------- 16/11/2024 tarihli raporunda özet olarak "SONUÇ Huzurdaki davanın konusunun belirli süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan ve vadesi geçtiği halde davacıya ödenmeyen maaş, nakdi ve gayri nakdi prim alacaklarının tahsili taleplerine ilişkin olduğu, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmem neticesinde; Davacının 09.04.2018 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan karar ile yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak seçildiği, davacının şirket kaşesi altına atacağı münferit imzasıyla her konu ve sahada şirketi bizzat yahut icabında tevkil, teşrik ve azle mezun ve yetkili olmak üzere temsil ve ilzam yetkisi verildiği, Dava konusu olan 30 Mart 2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi'nin davalı şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığı veyahut kayıtlarda bulunmamakla birlikte sözleşmenin ifasıyla ilgili davalı şirketçe herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı hususları ile ilgili inceleme yapılması için tarafıma verilen yetki ile davacı ...'a ait ---------- kayıtları, bordro, özlük dosyası, üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davacı ...'ın davalı şirkete ----------- kayyum olarak atanmasından sonra 15.11.2018 tarihinde Yönetim Kurulu Üyesi (özel sektör) ---------- meslek kodu ile işe girişinin yapıldığı, davacının 31.12.2018 tarihi itibariyle ---------- (Deneme süreli iş sözleşmesinin işverence feshi) ile işten çıkışının yapıldığı, davacının davalı şirkette 15.11.2018-31.12.2018 tarihleri arasında toplamda 46 gün ----------- olarak asgari ücretle çalıştığının görüldüğü, Davalı şirkete ait damga vergisi defteri, Muhtasar Beyannameler, (Mart 2018- Aralık 2018 Dönemi), 2018 dönemi Genel Mizan üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ise; dava konusu olan 30 Mart 2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesinin yürürlükte olduğuna dair davalı şirket kayıtlarında herhangi bir ize rastlanılmadığı tespit edilmiş olup; Dava konusu sözleşmenin yürürlükte olduğu, davacı tarafından ifa edilip edilmediği hususları ve davacının sair taleplerinin nihai değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin taktirlerinde olduğu, Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimi arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, Belirli Süreli İş Sözleşmesi'ne dayanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı şirket ile 30 Mart 2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereği edimini yerine getirmesine rağmen hak ettiği ücret ve başarı pirimini alamadığından bahisle işbu davayı açmıştır.
Davalı taraf, dava konusu 30 Mart 2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi'nin şirket kayıtlarında yer almadığını ve ---------- kayyım atandıktan sonra düzenlendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sözleşmenin kurulması, İrade açıklaması başlıklı 1 nci maddesinin "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.", Sözleşmelerin şekli I. Genel kural başlıklı 12 nci maddesinin "Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.", Sözleşmenin içeriği, Sözleşme özgürlüğü başlıklı 26 ncı maddesinin "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." ve Genel Hizmet Sözleşmesi A. Tanımı başlıklı 393 üncü maddesi "Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. Genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır; özel kanun hükümleri saklıdır" hükümlerini düzenlemiştir.
Davacı ile davalı ... temsilen yönetim kurulu başkan yardımcısı ----------- arasında 30 Mart 2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davalı şirket kayıtlarında yer almadığı, sözleşmenin 3 üncü maddesi uyarınca davacının konkordato projesinin hazırlanması, dava açılması ve konkordato kararı sonrası diğer tüm süreçlerin yönetilmesi için hukuki ve teknik destek sağlamakla yükümlü olduğu, davacının görevinin devamı süresince yükümlülüğünü yerine getirmediği, her ne kadar 15.11.2018 tarihinde ---------- Esas sayılı dosyasıyla konkordato davası açılmış ise de, şirkete 12.11.2018 tarihinde kayyım atandığı ve 14.11.2018 tarihinde yeni yönetim kurulu başkan ve üyelerinin atandığı göz önünde bulundurulduğunda, dava tarihinde eski yönetim kurulu başkanının temsil yetkisi olmadığından söz konusu vekaletname ile şirketi temsilen talepte bulunulmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114.maddesindeki dava şartları arasında, “d” bendinde, tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde, temsilin gerekli niteliğe sahip bulunması, “f” bendinde, vekil ile takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun bir vekaletnamenin bulunması da yer almaktadır. Dava tarihinde şirkete, Fon’nun kayyım olarak atandığı, şirketin yönetim kurulunun Fon tarafından oluşturulduğu, şirketin eski yönetim kurulu kararı doğrultusunda verilen vekaletnamenin ve buna dair kararların geçerliliğinden söz edilemez. HMK 77. maddesinde, vekaletnamesiz dava açılması ve işlem yapılmasına yer verilmiştir. Yasada, vekaletnamenin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukatın dava açamayıp yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamayacağı, gecikmesinde zarar doğabilecek hallerde, mahkemenin vereceği kesin süre içinde vekaletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usulü işlemleri yapmasına izin verebileceği, bu süre içinde vekaletname verilmez veya asıl taraf, yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise davanın açılmamış veya gerçekleştirilen işlemlerin yapılmamış sayılacağı ifade edilmiştir. Bunun sonucu olarak davacının geçerli bir konkordato davası açtığından bahsedilemez, davacı taraf 30 Mart 2018 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bir alacak talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasasına göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 52.684,09 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 52.068,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan 600,00 TL masrafın davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 390.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------------ bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2025