T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/635 Esas
KARAR NO: 2025/33
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18/08/2022
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: davacı ----------, 15/04/2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine ----------- poliçe no'lu “Trafik igortalı bulunan ----------- plakalı, işleten diğer davalı ---------- yönetimindeki aracın kendisine çarpması sonucu ağır bir şekilde yaralanmıştır. Kazaya neden olan davalı ---------- hakkında ----------Soruşturma, ----------- sayılı ve 05/11/2018 tarihli iddianamesi ile taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan kamu davası açılmış yapılan yargılama neticesinde ---------- sayılı kararı ile atılı suç sabit görülerek sanığın 1.680,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kaza sonrasında Müvekkilimin vücudunda ağır kemik kırıkları meydana gelmiş, hastaneye kaldırıldıktan sonra uzunca bir süre tedavi görmüş, birkaç kez ameliyat olmuş, vücuduna platin takılmış, hem küçük yaştaki müvekkilim --------- hem de anne babası olan diğer müvekkillerim maddi ve manevi birçok zarara uğramıştır. Tedavi giderleri dışında yol yakıt gideri, yol masrafları, bakıcı, beslenme gibi sair birçok masraf yapmıştır. Uğranılan kaza neticesinde ortaya çıkan maddi zararın yanında giderilemez büyüklükteki manevi zararın da eylemin ve zararın ağırlığı nispetinde dindirilmesi gerekmektedir. Sunulan ve mahkemenizin resen nazara alınacağı hususlara binaen Müvekkilim ----------- trafik kazası neticesinde meydana gelen ağır yaralanma sebebiyle uğradığı; Kısmi- Daimi İş Göremezlik için:800,00 TL, Yol Yakıt Giderleri için :100,00 TL, Tedavi, Özel Bakım/Bakıcı ve Refakatçi Giderleri için:100,00 TL olmak üzere şimdilik toplamda 1.000,00 (Bin) TL maddi tazminatın Gerçek kişi Davalı --------- yönünden olay tarihi olan 15/04/2018 tarihinden itibaren Tüzel kişi Davalı ----------- Şirketi yönünden (KZMMS Limiti ile bağlı olmaksızın) ise temerrüt te 13/04/2021 tarihinden itibaren artan oranlarda Ticari Faiz ile birlikte tahsili ile müvekkilime ödenmesine, Davalı ----------- haksız fiilinden ötürü vücudunda kalıcı hasar meydana gelen müvekkil --------- ile bir ömür kendisine bakmak ve bu ızdırabı çekmek mecburiyetinde kalan müvekkiller ----------ve ----------- uğradıkları manevi zararların tazmini amacıyla; --------- için:50.000,00 TL --------- için:25.000,00 TL, ---------- için :25.000,00 TL, Manevi tazminatın Olay tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek banka mevduat faiziyle davalı ----------- tahsili ile müvekkillerime ödenmesine, Yargılama giderlerinin ve ücreti vekâletin davalı yan üzerinde bırakılmasına...” karar verilmesi talep edilmektedir.
---------- SAVUNMA: Davacılar tarafından davalıya karşı haksız, hukuksuz ve hakkaniyete aykırı bir dava yöneltmiş olup usul ve yasaya aykırı bu davanın reddi gerektiği, Davalı hakkında her ne kadar ----------- Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 29/09/2020 tarihinde --------- Esas ------------ Karar sayılı kararı ile HAGB kararı verildiyse ve bu HAGB kararı tarafımızca itiraz kanun yoluna başvurularak kesinleştiyse de bu HAGB kararı CMK'nın 223. Maddesine göre hüküm niteliğinde olmadığı, ---------- sayılı kararı ile 06/10/2009 tarihli --------- sayılı kararında: "Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” olmadığı, Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CYY’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir." şeklinde karar vermiş olup hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ve doğurduğu sonuçlar itibariyle de denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve sanık tarafından yükümlülüklere uygun davranılması halinde geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 Sayılı CMK'nın 223.maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan bu niteliği itibariyle sanıkla devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birini oluşturulduğu, Davalı müvekkil, davaya konu edilen trafik kazası yönünden ---------- sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporları dikkate alındığında asli kusurlu olmadığı, tali kusurlu atfedilmiş olup yerel mahkeme tarafından verilen gerekçeli kararda da davalı tali kusurlu olduğundan hareketle hakkında HAGB kararı verilmiştir. Davalının dava konusu olay bakımından kastı ve ağır ihmali yahut davacı ----------- nazaran daha ağır bir kusuru bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı ----------- anne ve babası diğer davacılar ----------- ve ---------- da davacı ----------- bakım ve gözetiminde ihmalde bulunmuş olup diğer davacıların da dava konusu olayın meydana gelmesinde davacı ------------ kadar kusuru bulunmaktadır. Bu nedenle diğer davacıların kendi ihmalkarlığını davalı müvekkile yükletmeye çalışması hukuka aykırı olup diğer davacılar ---------- ve ----------, davacı ----------- kullanarak davalı müvekkilden manevi tazminat talebinde bulunması haksız olduğu Davacının mesnetsiz iddialar ile tazminata hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olup mahkemenizce takdir edileceği üzere haksız bu davanın reddi zaruret arz ettiği, Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı ------------ müterafik kusuru bulunmakta olup dava konusu trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet veren ve asli sorumluluğu bulunan davacı -----------. Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere zarar görenin müterafık kusuru veya birlikte sebebiyet verme oranı failinkine nisbetle daha ağır veya illiyet bağını kesecek yoğunlukta ve failin kusuru bertaraf edecek düzeyde ise, artık manevi tazminata hükmetmeye mahal yoktur. Davalı müvekkilin davacı ------------ nazaran hafif kusurlu ve davacının kusurunun davalı müvekkilin hafif kusurunu izale edecek yoğunluk ve oranda olduğu ortada olup dava konusu trafik kazasında davacının kusuru manevi tazminat istemini haksız ve yersiz hale getirmektedir. Hakim mağdurun kusuru tazminatı haklı göstermeyecek kadar ağır olduğu takdirde tazminat talebini reddetmeli aksi halde tahriki, müterafik kusuru veya birlikte sebebiyet vermeyi bir indirim sebebi olarak dikkate almalıdır. Lakin davalı müvekkil aleyhine manevi tazminat isteminin hak, hukuk ve hakkaniyet gereğince reddi gerekmektedir. Davacılar tarafından kesin nitelik arz etmeyen HAGB hükmüne istinaden davacı ----------- ile davacılar --------- ve ---------- yönünden talep edilen manevi tazminat tutarlarının hakka, hukuka ve hakkaniyete aykırı ve davacıların dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçek dışı olduğu mahkemenizce zaman, kusur, zarar, nedensellik bağı ve sorumluluk unsurları ile deliller değerlendirilerek tam ve eksiksiz bir şekilde incelenmesi ve araştırılması neticesinde tespit edilecek olup kötü niyetli ve haksız işbu davanın TMK hükümlerine aykırılık nedeniyle de reddi gerektiğini, Davalı, aradan geçen uzun yılların ardından davacıların manevi zararını karşılamayı gerektirir iyi niyet ve dürüstlük ilkelerine uygun, samimi, ciddi ve gerçek bir durum bulunmadığından tazminat ve faiz talepleri ile usul ve yasaya aykırı davanın reddi zaruret etmektedir.
----------- SİGORTA SAVUNMA: 14/4/2016 tarihli ve 6704 sayılı Torba Yasa ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97’de yapılan aşağıdaki değişiklik ile sigorta şirketlerine dava açılabilmesi için öncelikle ilgili Sigorta kuruluşunun merkez veya şubelerine, tazminat ödemesinin hak edilip edilmediği, şayet tazminata hak kazanıldıysa bunun tespiti için gerekli tüm evraklarla birlikte başvuru yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Ancak başvuran vekili, davalı şirkete yapmış olduğu başvuruda; tazminat istemlerinin incelenebilmesi için mevzuat kapsamında belirlenen 20.02.2019 tarih ve --------- sayılı ------------ yayınlanan "ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK DEĞERLENDİRMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK"e göre düzenlenmiş bir rapor ile başvuru yapılmadığı, Dolayısıyla davalı şirketin ödeme iradesi engellenmiş olmakla birlikte ARABULUCULUK BAŞVURUSU sonrasında işbu haksız dava açıldığı, davalı şirket, davanın açılmasına sebebiyet vermediği gibi başvuru sahibi tarafından mevzuat kapsamında geçerli bir maluliyet raporu sunulmadığından müvekkil şirket temerrüde düşmemiştir. bu nedenle yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretinden müvekkil şirket sorumlu değildir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalı ----------- kendi sevk ve idaresinde altında bulunan --------- plakalı araç ile 15/04/2018 tarihinde davacılardan --------- çarpması nedeniyle davacı ----------- sürekli iş göremezlik, yol yakıt giderleri, tedavi ve bakıcı giderlerinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminat talebine ilişkin ve davacılar -------- ve ---------- manevi tazminat talebine ilişkin davadır.Davacı ------------ dava tarihinden sonra vefat ettiği anlaşılmış, yasal mirasçıları olan eşi --------- ve çocukları ---------, -------- ve --------- davacı olarak davayı takip ettikleri anlaşılmıştır.
18/09/2023 tarihli ATK raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
"Dosyada mevcut tıbbi belgelere göre;
---------- kızı ---------- doğumlu ------------ 15.04.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve---------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli ---------- sayılı --------- Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan --------’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi yoktur,
3. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
4. Küçüğün başka birisinin sürekli ya da geçici süreyle bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."
Makine Mühendisi ---------- ve doktor bilirkişi ------------ 23/02/2024 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
30/04/2024 tarihli celsede "davacı vekiline ıslah veya bedel artırım dilekçesini sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde yargılamaya mevcut durum itibariyle son verileceğinini ihtarına, ihtar yapıldı," şeklinde ara karar kurulmuş, davacılar vekili tarafından süresi içerisinde herhangi bir ıslah veya bedel artırım dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca "(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.(...)"
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. Maddesi uyarınca "(1)Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalı ----------- kendi sevk ve idaresinde altında bulunan ------------ plakalı araç ile 15/04/2018 tarihinde davacılardan ---------- çarpması nedeniyle davacı ---------- sürekli iş göremezlik, yol yakıt giderleri, tedavi ve bakıcı giderlerinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminat talebine ilişkin ve davacılar ---------- ve ---------- manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketinin diğer davalı ----------- sevk ve idaresindeki ----------- plakalı aracın zmms sigortacısı olduğu, rizikonun 15/04/2018 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin riziko tarihinde geçerli olduğu, bu sebeple sigortacının zarar görene karşı TTK'nun 1473/1 ve 1478 maddeleri uyarınca ----------- kusuru oranında sorumlu olduğu, kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen yukarıda atıf yapılan ATK raporunda tespit edildiği üzere davacı ---------- sürekli maluliyetinin bulunmadığı, yine her ne kadar iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi 4 ay olarak belirlenmiş ise de davacının kaza tarihinde küçük olması ve belli bir işte çalışmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararından bahsedilemeyeceği, 23/02/2024 tarihli doktor bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere belgelenemeyen tedavi giderlerinin 2.879,50 TL olduğu, kusur durumu ve tazminat yönünden aynı tarihli makine bilirkişisi raporunda tespit edilen kusur durumunun mahkememizce olayın gerçekleşme şekli ve şartları değerlendirildiğinde hale uygun görüldüğü, bu sebeple davacı ---------- olayın gerçekleşmesinde %75, davacının ise %25 kusurlu olduğu, buna göre kusur oranları da dikkate alınarak -aktüerya ve doktor bilirkişisi raporunda tespit edildiği üzere- davacının nihai zararının tedavi gideri yönünden 719,88 TL olduğu, ancak davacının davasını ıslah etmeyerek/bedel artırım dilekçesi sunmayarak 100,00 TL üzerinden takip ettiği, bu sebeple yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri ve TBK 61 uyarınca davalıların bu miktardan farklı hukuki sebeplerle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sigorta şirketi yönünden zararın sigorta limiti ve kapsamında kaldığı, davanın belirsiz alacak davası olduğu, bu sebeple alacağın tümüne temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, temerrüt tarihinin ise davalı sigorta şirketi yönünden sigortacıya bildirim yapıldığı tarihten (29/03/2021 günü) itibaren sekiz iş günü sonrası (09/04/2021 günü) olduğu, diğer davalı yönünden TBK 117 uyarınca olay tarihi olan 15/04/2018 günü olduğu, rizikonun davalı sigortalı ve haksız fiil faili ----------- yönünden ticari işletmeyi ilgilendiren bir olaydan kaynaklanmamış olması nedeniyle alacağa belirlenen tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının manevi tazminat davası yönünden;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1)Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da belirtildiği gibi davacı ----------- 15/04/2018 tarihli haksız fiil nedeniyle bedensel bütünlüğünün zedelenmesine maruz kaldığı ve dört boyunca iyileşme sürecinin olduğu, bu sebeple tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve davacının uğramış olduğu bedensel zararın ağırlığı dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşullarının oluştuğu, mahkememizce belirlenen kriterler dikkate alındığında davacı lehine 7.500,00 TL manevi tazminat hükmedilmesinin uygun görüldüğü, yine davacının anne ve babası olan davacılar ----------- ve ------------, kızlarında ağır bedensel zarar söz konusu olması nedeniyle manevi tazminata hak kazandığı, belirtilen kriterler dikkate alındığında, bu davacılar lehine 3.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmesinin uygun görüldüğü, davacı ----------- manevi tazminat talebine ilişkin dava tarihinden sonra vefat etmesi nedeniyle buna ilişkin alacak hakkının mirasçılara geçtiği, bu davaya mirasçıların devam edebileceği, yine mirasın paylaşılmasına ilişkin bir beyan bulunmaması nedeniyle alacağın tereke lehine hükmedilmesi gerektiği, alacağa haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacı ----------- maddi tazminat davasının KABULÜ ile, tedavi giderine ilişkin 100,00 TL maddi tazminatın davalı ---------- yönünden 15/04/2018 tarihinden, davalı ---------Ş yönünden 09/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ---------- verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2-Davacı ------------ manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 7.500,00 TL manevi tazminatın 15/04/2018 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --------- alınarak davacı ----------- verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Davacı ----------- manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 3.000,00 TL manevi tazminatın 15/04/2018 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --------- alınarak davacı ---------- verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4-Davacı ----------- manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 3.000,00 TL manevi tazminatın 15/04/2018 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---------- alınarak davacı ----------- terekesine ait olmak üzere davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (100,00 TL + 13.500,00 = 13.600,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 929,01 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 344,97 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 584,04 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacılar tarafından yapılan 437,17 TL dava açma masrafı, 60,80 TL vekalet harcı ve 10.003,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 10.500,97 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (100,00/1.000,00) göre 1.050,10 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ----------Ş tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 23,00 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (900,00/1.000,00) göre 20,70 TL’sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı -----------Ş'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı --------- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 11,50 TL yargılama giderlerinin ret/dava değeri oranına (900,00/1.000,00) göre 10,35 TL’sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ----------- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
10-Davacı ---------- maddi tazminat davası yönünden, davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (100,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ---------- verilmesine,
11-Davacı ---------- maddi tazminat davası yönünden, davalılar yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (900,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 13/2 uyarınca hesaplanan 900,00 TL tek vekalet ücretinin davacı ----------- alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine,
12-Manevi tazminat davası bakımından davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davacı ------------ manevi tazminat davası yönünden, davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (7.500,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ---------- alınarak davacı ---------- verilmesine,
13-Davacı ----------- manevi tazminat davası yönünden, davalı ----------- yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (42.500,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 ve 10/2 uyarınca hesaplanan 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ---------- alınarak davalı ---------- verilmesine,
14-Manevi tazminat davası bakımından davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davacı ----------- manevi tazminat davası yönünden, davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (3.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 480,00 TL vekalet ücretinin davalı ---------- alınarak davacı --------- verilmesine,
15-Davacı ------------ manevi tazminat davası yönünden, davalı ----------- yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (22.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 ve 10/2 uyarınca hesaplanan 480,00 TL vekalet ücretinin davacı ---------- alınarak davalı ----------- verilmesine,
16-Manevi tazminat davası bakımından davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davacı --------- manevi tazminat davası yönünden, davacılar yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (3.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 480,00 TL vekalet ücretinin davalı --------- alınarak ---------- terekesine ait olmak üzere davacılara verilmesine,
17-Davacı----------- manevi tazminat davası yönünden, davalı ----------- yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (22.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 ve 10/2 uyarınca hesaplanan 480,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı -----------verilmesine,
18-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (100,00/1.000,00) göre 136,00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.224,00 TL’sinin davacı ------------- alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2025