T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/445 Esas
KARAR NO: 2025/88
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/07/2021
KARAR TARİHİ: 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde "1------------Ş.------------ Şubesine ait, 18.01.2021 keşide tarihli, 10.000,00-TL.meblağlı,hesap no:----------, çek no:--------- no’lu, 2----------Ş. ----------Şubesine ait, 29.01.2021 keşide tarihli, 10.000,00-TL.meblağlı, hesap no:-----------, çek no:----------- no’lu, keşidecisi -----------Şti. olan, iki adet çek müvekkil --------- Şti. elinde iken çalınmıştır. 2-Yukarıda bilgileri verilen çeklerin kötüniyetli şahısların eline geçmesi ihtimali bulunduğundan iş bu çekler için öncelikle ödeme yasağı konularak iptal edilmesi için ----------- Esas sayılı dosyası ile kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali davası açılmıştır. 3----------- Esas sayılı dosyasından verilen ara karar ile çeki elinde bulunduran ... ---------- karşı ödeme yasağı talepli istirdat davası açmamız için tarafımıza 2 haftalık kesin süre verilmiştir. İşbu süre içerisinde davamızı açıyoruz. 4-Dava konusu çek müvekkil şirket elinde iken piyasadaki mevcut kriz nedeni müvekkil ile çekleri faktoring yaptırmak istemiş, müvekkil şirket yetkilisi---------, bir arkadaşının vasıtası ile dava dışı --------- adlı şahısla tanışmış, işbu şahıs çekleri gördükten sonra müvekkile çekleri kendisinin faktoring yaptırabileceğini; ancak çeklerin kendisine verilmesi gerektiğini söylemiştir. Dava dışı --------- adlı şahıs ile müvekkil şirket yetkilisi ---------- buluşmuşlar, şüpheli çeklerin fotoğrafını faktoringe göndereceğini ve onay verip vermeyeceklerini soracağını söyleyerek çekleri müvekkilden almıştır. Bu sırada müvekkile telefon gelmiş ve müvekkil telefonla konuşmaya başlamıştır. Müvekkilin bir anlık dalgınlığından istifade eden dava dışı ----------- adlı şahıs, çekler de kendisinde olmak üzere müvekkilin yanından uzaklaşmıştır. Dava dışı ----------- adlı şahıs, arz ve izah edildiği şekilde hırsızlık suçunu işlemiştir. Bir süre sonra çeklerin keşidecisi ---------- yetkilisi ----------, müvekkil şirket yetkilisi --------- arayarak çeklerin sorgulandığını söylemiştir. Çekler müvekkil şirkete yazılmış olup, müvekkil şirket çeklerin lehtarı durumundadır. Dolayısı ile ilk cironun müvekkile ait olması gereklidir. Ancak müvekkil çekleri ciro etmiş değildir. Çeklerin arkasına müvekkilin cirosu atılmışsa da bahse konu cirodaki kaşe ve imza müvekkile ait değildir, dava dışı --------- adlı şahıs tarafından sahte olarak atılmıştır. Dava dışı ----------- adlı şahıs arz ve izah edildiği şekilde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlemiştir. Bu hususta ---------- Srş.sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından şikayette bulunulmuştur. ----------- Srş.sayılı dosyasından dava konusu çeke ilişkin olarak el koyma kararı verilmiş ve çekin bankaya ibrazı ile de dava konusu çeke el konulmuştur. 5-Davalı taraf çekin iyiniyetli meşru hamili değildir. Şöyle ki; öncelikle çekin lehtarı olan müvekkilin çekteki cirosu sahte olup, kaşe üzerindeki imza müvekkil şirket yetkilisi ------------- eli ürünü değildir. İşbu nedenle de ciro zinciri kopuktur. Ayrıca çek hakkında ----------. sayılı dosyasından el koyma kararı ve ----------- Esas sayılı dosyasından da ödeme yasağı kararı bulunmaktadır. İşbu nedenle de davalı taraf iyiniyetli meşru hamil değildir. Çekin davalıdan istirdatı ile müvekkile teslimi gereklidir." ileri sürerek "---------Ş. ----------- Şubesine ait, 29.01.2021 keşide tarihli, 10.000,00-TL.meblağlı, hesap no:----------, çek no:--------- no’lu, keşidecisi ---------Şti. Olan çek hakkındaki ödeme yasağı kararının devamına, 2-----------Ş. ------------ Şubesine ait, 29.01.2021 keşide tarihli, 10.000,00-TL.meblağlı, hesap no:---------, çek no:---------no’lu, keşidecisi -----------Şti. olan çekin davalıdan istirdatı ile müvekkile teslimine,
" karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde "davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, Öncelikle davacı tarafça 10.000,00-TL bedelli çekin iadesi talep edilmiş ise de müvekkilin yetkili hamili olarak bankaya ibraz ettiği "----------Ş. ------------ Şubesine ait 29.01.2021 keşide tarihli ------------ nolu çek 10.000,00-TL bedelli değil, 60.000,00-TL bedellidir. Davacı taraf, elinden iradesi dışında çıktığını iddia ettiği çekin meblağını dahi yanlış bilmektedir. Davacının bu davranışı basiretli tacir gibi hareket etmediğini ve açılan davada kötüniyetini açıkça göstermektedir. 6102 sayılı TTK 790 ve 792 maddeleri uyarınca müvekkil yetkili hamildir. Dava konusu ---------Ş. --------- Şubesine ait 29.01.2021 keşide tarihli -------- nolu 60.000,00-TL bedelli çeki düzgün ciro zinciri ile iktisap etmiştir. Yukarıda yer alan yasa hükmüne göre, müvekkilin çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Müvekkil, çekin davacının rızası hilafında elinden çıktığını bilmemektedir. Bilebilecek durumda da değildir. Yasa maddesinde açıkça belirtildiği üzere çekin ancak kötüniyetle iktisap edilmiş olması halinde istirdatı mümkün olacaktır. Müvekkil ise çeki iyiniyetli olarak iktisap etmiş, tahsil için bankaya ibraz ettiğinde ----------- sor. numaralı dosyasında verilen karar gereğince çeke el konulmuştur. Müvekkilin hiçbir kötüniyeti bulunmamaktadır. Kabul etmemekle birlikte bu hususta ispat yükü davacı taraftadır. Davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. 2- Müvekkilin çeki edinme sebebini kanıtlama yükümlülüğü bulunmamakla birlikte müvekkil dava konusu çeki --------- Şti'den ciro ile devralmıştır. Müvekkil ... oto yedek parça işi ile iştigal etmektedir. Kendisinden önceki ciranta olan ---------- Şti ile aralarında ticari olarak alışveriş bulunmaktadır. Ekte sunulan banka hesap hareketlerinden de anlaşılacağı üzere; Müvekkil tarafından 29.11.2019 tarihinde ---------- Şti'ne 100.000,00-TL para -reno motor avans- açıklamasıyla gönderilmiş ve şirketten araç motor yedek parçası sipariş edilmiştir. Ancak ---------- Şti tarafından müvekkile gönderilen motor parçaları çıkma olması sebebiyle yetersiz bulunduğundan sipariş iptal edilmiş ve müvekkil göndermiş olduğu 100.000,00-TL tutarı iade talep etmiştir. Bunun üzerine ----------- Şti tarafından 05.12.2019 tarihinde 22.900,00-TL, 06.12.2019 tarihinde 30.000,00-TL tutar müvekkil ...'a geri iade edilmiştir. Yine müvekil tarafından 02.11.2020 tarihinde 20.000,00-TL ve 04.12.2020 tarihinde 10.000,00-TL tutar bor olarak verilmiştir. Müvekkilin dava dışı ---------- Şti den vermiş olduğu siparişleri iade etmesi sonrasında --------- Şti tarafından müvekkili ödediği tutarlar dava konusu çek verilerek ödenmeye çalışılmıştır. Açıklanan gerekçe ile müvekkilin çeki edinme sebebini kanıtlama yükümlülüğü bulunmamakla birlikte dava konusu çek müvekkil ile arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkile ciro edilmiştir." savunarak "Davanın usulden REDDİNE, Davacı tarafın ödeme yasağı talebinin REDDİNE, yargılama neticesinde davacı tarafından açılan haksız davanın REDDİNE, Davacının çek bedelinin %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 maddesi uyarınca "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."Mahkememizce 02/07/2024 tarihli celsede "3-Davanın çek istirdat davası olduğu, dava değerinin dava dilekçesinde 10.000,00 TL olarak gösterildiği, dava açılırken bunun üzerinden 170,78 TL peşin harç yatırıldığı, ancak hem dava dosyasındaki hem de CBS dosyasındaki hem de --------- Esas sayılı çek iptal davasındaki çek görüntülerinden çekin 60.000,00 TL bedelli olduğu ve ve dava değerinin bu miktar olduğu görüldüğünden, davacı tarafça Harçlar Kanunu uyarınca dava açılırken peşin olarak yatırılması gereken 1.024,65 TL (60.000,00 TL x 68,31 / 4000) karar ve ilam harcın dava açılırken yatırılan 170,78 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 853,87 TL harcın Mahkeme veznesine yatırılması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde Harçlar Kanunu md. 30 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği ve HMK 150. maddesindeki süreler içerisinde eksik harç tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına, ihtar yerine geçmek üzere duruşma zaptının davacı vekiline tebliğine," şeklinde ara karar kurulduğu görülmüştür.Mahkememizce 19/11/2024 tarihli celsede "2-02/07/2024 tarihli celse 3 numaralı ara kararında yer alan eksik harç ihtarının davacı vekiline 27/07/2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, ihtarda yer alan sürenin son gününün adli tatile denk gelmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca sürenin 09/09/2024'e uzadığı, ancak eksik harcın verilen bu süre içerisinde yatırılmadığı anlaşıldığından, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. Maddesi uyarınca dosyanın 10/09/2024 günü itibariyle işlemden kaldırılmasına, 3-Eksik harcın bu tarihten itibaren üç ay içerisinde yatırılmaması halinde HMK 150/5 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına," şeklinde ara kararlar kurulduğu, davacı vekilinin duruşmada hazır olduğu ve ihtarın davacı vekilinin yüzüne okunduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın çek istirdat davası olduğu, yukarıda da ortaya konulduğu üzere nisbi peşin harca tabi olduğu, eksik harcın usulünce davacı vekiline ihtar edildiği, verilen süre içerisinde eksik harcın tamamlanmadığı, yine dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra üç ay içerisinde de harcın tamamlanmadığı, bu sebeple yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca 11/12/2024 tarihli itibariyle davanın açılmamış sayılması gerektiği kanaatine varılmış, buna uygun olarak ve bu tarih dikkate alınarak harç ve yargılama giderleri yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 170,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 256,82 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 20,00 TL vekalet harcı ve 350,00 TL posta masrafından ibaret toplam 370,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (60.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/1 uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/02/2025