T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/600 Esas
KARAR NO: 2025/13
DAVA: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/08/2024
KARAR TARİHİ: 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile dava dışı ------------ arasında imzalanan 01/09/2012 tarihli Kira sözleşmesi gereğince dava dışı şirkete ait olan --------- ili, --------- İlçesi, ---------- Mah. --------- Ada ----------- parselde kayıtlı taşınmazı 10 yıl için kiraladığını, müvekkil tarafından sözleşme gereğince eksik ödenen 2019 yılı Ocak ayı, hiç ödenmeyen 2019 Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait kira bedellerinin tahsili talebiyle 07.05.2019 tarihinde 949.410,96-TL Asıl Alacak ve 23.351,05-TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 972.762,01-TL'nin tahsili amacıyla ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------E. sayılı dosyası ile dava dışı ----------- aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, dava dışı ---------- aleyhine ----------- sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davasına konu edilen icra takip borçlarının tahsiline ilişkin müvekkilinin dava dışı -------- ve davalı borçlu ----------- arasında protokol imzalandığını, söz konusu borcu ----------- borca katılan sıfatıyla imzaladığını, davalı-borçlu Protokol'e borca katılan olarak imza attığını, söz konusu borçları müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyan ettiğini ve Protokol'e konu kısmi ödemeleri bizzat kendisi --------- adına kendi hesabından "---------" açıklamalarıyla gerçekleştirdiğini, bahse konu protokolde her ne kadar alacaklı olarak ----------- Şirketi gözükmekte ise de, söz konusu şirketin müvekkil şirket ---------- Şirketi'ne devrolduğunu, icra takibine konu edilen toplam 948.937,92-TL tutarındaki kira bedellerine ilişkin kısmi ödeme; borca katılan sıfatıyla Protokol'ü imzalayan davalı-borçlu ---------- tarafından ödendiğini, protokolde kararlaştırılan ödeme tutarlarının zamanında ödenmediğinden taraflar arasında akdedilen protokol gereğince itirazın iptali davasına devam edildiğini, ---------- Sayılı dosyasında protokol gereği davalı-borçlu ---------- tarafından yapılan ödemelerin kısmi ödeme olduğu kabul edilmek suretiyle söz konusu ödemeler alacak miktarından mahsup edilerek; "... ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------E. sayılı dosyası dosyasındaki borçlunun itirazın iptaline, takibin 23.793,42-TL üzerinden devamına, Davalının takibe konu asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 2.381,53-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı lehine AAÜT'ye göre takdir olunan 137.003,82-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verildiğini, söz konusu mahkeme ilamı 15.12.2023 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme kararı akabinde itirazın iptaline karar verilen -----------İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı dosyası ile ilamda yazılı olan ilave alacak kalemlerine ilişkin ödeme emrinin dava dışı takip borçlusu ------------ tebliğ edildiğini, dava dışı ------------ tarafından söz konusu borcun ödenmediğini, dava-dışı --------- borcuna katılan ve bu borçlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı-borçlu ----------- aleyhine; ----------- İcra Müdürlüğü'nün--------E. sayılı dosyasındaki kesinleşmiş alacak kalemlerine ilişkin 353.060,96-TL Asıl Alacak ve 33.163,22-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 386.224,18-TL alacak için ----------- İcra Müd.--------E. Sayılı dosyası ile başlatıldığını, dosyanın yetkisizlikle ---------- İcra Müdürlüklerine gönderilmiş ve ----------- İcra Müdürlüğü'nün------------E. Sayılı dosyası nezdinde düzenlenen örnek 7 ödeme emri ise, 08/05/2024 tarihinde davalı-borçlu ----------- tebliğ edildiğini, davalı borçlu ------------- tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, ----------İcra müdürlüğü ------------ Esas sayılı dosyasındaki davalı-borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin dava dışı ---------- yalnızca ------------ işletmelerini devraldığını, işletmelerin ya da dava dışı -------- hiçbir borcunu üstlenmediğini, müvekkilini kesinlikle kira sözleşmesinin tarafı haline gelmesi ya da ----------- doğacak kira borçlarından dahi sorumlu olmasının söz konusu olmadığını, konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmesinin alt kira ilişkisi sıkı şekil şartları ile kanunda özel olarak düzenlendiğini, müvekkil ile davacı arasında bir kira ilişkisi kurulmadığını, müvekkili ile ----------- arasında bir alt kira ilişkisi de mevcut olmadığını, müvekkilinin sadece okul işletmelerinin tahliye tehdidi altında olması nedeniyle davacıya karşı tahliye talebinden feragat edilmesi şartıyla ----------- 2020 dönemine kadar olan kira borçlarına katılmak zorunda kaldığını, davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman kira sözleşmesinin akdedilmediğini, müvekkilinin davaya konu edilen borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin husumet sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı --------- hiçbir borcunu devralmadığını, henüz doğmamış borçların da müvekkil tarafından üstlenilmesinin mümkün olmadığını, kesinlikle kabul etmemekle birlikte işletmelerin vadesi gelmemiş olanlar da dahil tüm borçları ile devredilmiş olması halinde dahi, kira borçları yine işletmenin değil, nisbi ilişkinin tarafı olan kiracı ----------- olacağını, aksi halde dahi, gelecek ayların kira bedelleri, vadesi gelmemiş değil henüz doğmamış bir alacak olduğundan işletme devri ile birlikte müvekkilin, ----------- doğmamış kira borçlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığını, müvekkilinin davacının talep ettiği aylarda işletmesini kapattığını, taşınmazla fiili ya da hukuki bağının kalmadığını, müvekkilinin dava dışı şirketin borçlarından sorumlu tutulabilmesi ve borçlarını devralmış sayılması için davacı tarafla borcun üstlenilmesi sözleşmesinin imzalanması veya doğrudan doğruya davacı tarafa ödeme taahhüdünde bulunması gerektiğini, taraflar arasında böyle bir sözleşme bulunmadığı için davacı isteminin aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili ile dava dışı ----------- birbirlerinden tamamen farklı iki şirket olduğunu savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :----------Sulh Hukuk Mahkemesi, ---------- Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava,--------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine konu ödeme emrinin aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür:Takip dayanağı alacağın, davacı ve dava dışı ----------- arasında akdedilen 01.09.2012 başlangıç tarihli Kira Sözleşmesi, taraflar arasındaki 04.06.2020 tarihli Protokol ve ---------- sayılı ilamına dayalı kira bedeli alacağı ve ferilerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, (...) görürler."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarındandır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın ----------- İcra Dairesi'nin----------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, anılan takipte davacı ve dava dışı ----------- arasında akdedilen 01.09.2012 başlangıç tarihli Kira Sözleşmesi, taraflar arasındaki 04.06.2020 tarihli Protokol ve ---------- sayılı ilamına dayalı olarak kira bedeli alacağı ve ferilerinin talep edildiği, aynı zamanda davanın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, ancak ticari davalarda aksine hüküm bulunmadıkça, davanın değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, aksi hükmün ise yukarıda atıf yapılan HMK'nun 4. maddesi olduğu, buna göre kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görmekle görevli mahkemelerin sulh hukuk mahkemeleri olduğu, görev hususunun dava şartlarından olduğu ve yargılamanın her aşamasında resen değerlendirilebileceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ------------ Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ----------- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/01/2025