T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/274 Esas
KARAR NO: 2025/15
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2024
KARAR TARİHİ: 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilen 02.10.2023 ve 20.11.2023 tarihli toplam 28.891,81 TL tutarlı faturaya istinaden faturada belirtilen satışlar davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirket tarafından faturalara itiraz edilmediğini ve ödeme yapıldığını, ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emri tebliğ edildiğinde haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz ettiğini, davalının davacı şirkete bir borcu olmadığını beyan ederek sadece bu gerekçe ile borcun tamamına itiraz ettiğini, davalı takibe itiraz ederken; "Müvekkillin, alacaklı olduğunu iddia eden -------- --------- herhangi bir borcu yoktur. Bu nedenle asıl alacağa, faiz işlemiş ve işlemesi talep edilen faiz tutarlarına, vekalet ücretine, özetle asıl alacak ve tüm ferilerine, yargılama giderine itiraz ediyoruz." şeklinde itirazda bulunduğunu, bu itirazların haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirket takibin dayanağı belgeler olan faturalara dahi itiraz etmediğini iddia ederek; haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, borçlu şirketin itirazının iptaline, takibin devamına, takip alacağı ve faizlerinin davalıdan tahsiline, ssıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacı yan tarafından icra takibine dayanak olarak 02.10.2023 ve 20.11.2023 tarihli 2 adet fatura gösterildiğini, ancak faturalarda vade tarihi belirli olmadığı gibi açık hesap usulü tutulan kayıtlara ilişkin bir hesap kat ihtarı da davalı firmaya gönderilmediğini, usule uygun hesap kat ihtarı gönderilmeden icra takibi başlatılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın reddi gerektiğini, yine bu doğrultuda davacı yanca talep edilen faize de itiraz ettiklerini, davacının davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişse de bu talep hukuki mesnetten uzak olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likid olması zorunlu olduğunu, bu husus her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmesini beyan ederek; usul ve yasaya aykırı işbu davanın reddi ile tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE : ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. 19/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosya içine alındığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı olarak kesilen 02/10/2023 tarih ve ---------- numaralı 18.480,00 TL bedelli ve 20/11/2023 tarih ve ----------- numaralı 9.600,00 TL bedelli faturalarda gösterilen alacağın tahsili için başlatılan ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Bilirkişi --------- 19/12/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı olarak kesilen 02/10/2023 tarih ve --------- numaralı 18.480,00 TL bedelli ve 20/11/2023 tarih ve ----------- numaralı 9.600,00 TL bedelli faturalarda gösterilen alacağın tahsili için başlatılan--------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalının faturalara süresi içerisinde itiraz ettiğine dair bir savunma ve delilinin bulunmadığı, bu sebeplerle davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde davacının dava konusu faturalara dayalı 18.480,00 TL ve 9.600,00 TL alacağının olduğu, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, TTK 1530 maddesi uyarınca davalının fatura tarihlerinden itibaren 30 gün sonra temerrüte düşmüş sayılacağı, 02/10/2023 tarihli fatura yönünden temerrüt tarihinin TTK 1530 uyarınca 02/11/2023 günü olduğu ve takipte talep edilebilecek faiz miktarının 469,34 TL olduğu (18.480,00 TL asıl alacağa 02.11.2023 temerrüt tarihi ile 13.02.2024 takip tarihi (bu tarih hariç) arasındaki 103 gün için -takipte yasal faiz talep edilmiş olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince- yıllık %9 faiz uygulanmıştır), 20/11/2023 tarihli fatura yönünden temerrüt tarihinin TTK 1530 uyarınca 21/12/2023 günü olduğu ve takipte talep edilebilecek faiz miktarının 127,82 TL olduğu (9.600,00 TL asıl alacağa 21.12.2023 temerrüt tarihi ile 13.02.2024 takip tarihi (bu tarih hariç) arasındaki 54 gün için -takipte yasal faiz talep edilmiş olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince- yıllık %9 faiz uygulanmıştır), dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 18.480,00 TL asıl alacak, 9.600,00 TL asıl alacak, 469,34 TL faiz alacağı ve 127,82 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 28.677,16 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın (28.677,16 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 5.735,43 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (28.677,16 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.958,93 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.531,33 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açma masrafı ve 5.185,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 6.101,00 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (28.677,16/28.891,81) göre 6.055,67 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (214,65/28.891,81) göre 0,45 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (28.677,16 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 28.677,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (214,65 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 214,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (28.677,16/28.891,81) göre 3.573,25 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 26,75 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 14/01/2025