T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/94 Esas
KARAR NO: 2024/942
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/02/2024
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin mimarlık, mobilya, tasarım ve dekorasyon sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin davalı şirket yetkilisi -------- ile sektörden tanıdığı kişiler vasıtasıyla tanıştığını, davalı şirket yetkilisinin ---------- kurulu bir mobilya şirketi olan ---------- isimli şirketin %20 hissedarı olduğunu, ayrıca yine -------- kurulu bir başka mobilya şirketi olan ------- – ----------- isimli şirketin de distribütörü olduğunu müvekkiline belirttiğini, bu şirketlerin tanıtım broşürlerini ve fabrika videolarını müvekkili ile paylaşarak bu şirketler vasıtasıyla müvekkil şirketin hizmet verdiği kendi müşterilerine yurtdışında üretilen kaliteli ürünlerden tedarik edebileceğini beyan ettiğini, davalı tarafın müvekkili ile tedarik edeceği tüm ürünlerin ------------ üretimin yapılacağını taahhüt ettiğini, 09/10/2023 tarihinde --------- ----------- bir sevkıyatının bulunduğunu ve ürünlerin bu sevkıyata yetiştirebileceğini beyan ettiğini, taraflar arasındaki şifahi görüşmeler neticesinde tarafların ürünlerin üretim ve sevkiyatının 27.10.2023 tarihine kadar, montaj işlemlerinin de 02.11.2023 tarihine kadar gerçekleştirilmesi hususunda mutabık kaldıklarını ve bu kapsamda müvekkili tarafından davalıya 06.09.2023 tarihinde davalının müvekkile bildirdiği ---------numaralarına aynı gün içerisinde 130.000 TL ve 200.000 TL olmak üzere toplamda 330.000 TL avans ödemesi yapıldığını, aradan geçen sürede davalı tarafça üretimin başladığını, 15/10/2023 tarihinde üretim sürecinin tamamlandığını ve ürünlerin ---------- yola çıktığının müvekkile ilettiğini, daha sonra davalı tarafa ulaşılmaya çalışıldığını ama davalı tarafça hayatın olağan akışına aykırı bahanelerin ileri sürülmeye başlandığını, davalının ürünlerin ------- --------- yola çıktığını bildirdiğini, ancak herhangi bir belge sunmadığını, davalının 27/10/2023 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiği ürünleri 15/11/2023 tarihinde teslim edebileceğini bildirdiğini, müvekkilinin ise kendi müşterilerine iş teslim etme tarihinin Kasım 2023 olduğunu, müvekkilinin üretimi biten ürünleri teslim almayı ve mahsuplaşmayı denediğini, davalının uzlaşma yoluna gitmediğini, davalının yükümlülüklerini zamanında yerine getiremeyeceğinin anlaşıldığını, -------.Noterliği 02/11/2023 tarih ve ----------- yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini, davalıya avans olarak ödenen 330.000,00 TL7nin iadesinin talep edildiğini, müvekkilinin müşterilerine verdiği taahhütleri zamanında ve gereği gibi ifa edebilmek için aynı işi üçüncü kişilere yaptırmak ve aradan geçen sürede de ham madde ve hem de hizmet bedelleri artmış olduğundan daha yüksek meblağlar ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameden sonra davalının ürünleri teslim edeceğini belirtiğini, müvekkilinin bu aşamadan sonra herhangi bir teslimatı kabul etmeyeceğini belirtmiş ise de davalının 07/11/2023 tarihinde proje sahasına küçük bir kamyonet ile 8-10 parça --------- plaka yolladığını, ürünlerin henüz imal edilmediğini, bu aşamada getirilen ürünlerin --------- değil --------- bir atölyede imal edildiğinin beyan edildiğini, teslim edilen ürünlere ilişkin yurtdışı menşeili olduğunu gösterir hiçbir belge de bulunmadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, müvekkili tarafından davalıya yapılan toplam 330.000,00 TL avans ödemesinin müvekkile ödeme gününden itibaren yasal mevzuat gereği işletilebilecek en yüksek ticari faiz oranı ile birlikte iadesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkili ile davacı şirket arasında mutfak yapımı konusunda bir sözlü anlaşma sağlandığını ve müvekkili tarafından davacıya 28/08/2023 tarihinde işin bedelinin 27.750 Euro+KDV (yaklaşık 800.000 TL+KDV) olacağını, bedelin yarısının ödenmesi ile imalata başlanabileceğini, ilk ödemenin yapılmasını müteakip 42 gün olduğunu bildiren bir mail gönderdiğini, üretilecek mobilyaların fotoğraflarını eklemek suretiyle bir teklif sunduğunu, davacının bu teklifte yazılı 400.000,00 TL yerine müvekkiline 330.000,00 TL gönderdiğini, sözleşmeye aykırı olmasına rağmen gönderilen avans ile müvekkilinin malzeme alımına ve ürünlerin imalatına başladığını, imalat devam ederken davacının örnek olarak sunulan malzemelerde değişiklik yapılması istendiğini, bu siparişlerin değiştirilmesi için ---------- yeniden sipariş için girişimde bulunmak isteyen müvekkiline oradaki üreticinin "kendi imalat süreçlerinin ilk siparişe göre başlatıldığını, sonradan değişiklik yapılamayacağını, başka üretim siparişlerinin alındığı"nın bildirildiğini, müvekkilinin ise davacıya durumu bildirdiğini, yurt dışındaki siparişleri iptal ederek bu ürünleri yeniden ---------- üretmek zorunda kaldığını, --------- ürünün imal edilmesi ve dava dilekçesinde yazıldığının tam tersine davacının imalatın başlamasından sonra karar değiştirerek müvekkilini zor durumda bıraktığını, müvekkilinin yeniden üretilen ürünleri davacı şirkete teslim etmek üzere nakliye aracı ile muhatap şirketin adresine gittiğini, kendisine ihtarname gönderildiğini ve sözleşmeyi feshettiklerini öğrendiklerini, müvekkilinin ---------Noterliğinin 20/11/2023 tarih ve -------- nolu ihtarnamesi ile yanıt verdiklerini, davacının daha düşük fiyat veren başka bir firmayla müvekkilinin bilgisi dışında anlaştığını, müvekkille görüşmeler devam ederken 3.şahısların üretimi tamamlattırıp konudan müvekkiline söz etmediğini öğrendiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin bu işin bitirilmesi halinde kazanacağı 470.000,00 TL'den mahrum kaldığını, yaptırdığı ürünlerin de başka yerde kullanılamayacağı için emek ve zaman kaybına uğradığını, müvekkilinin davacıya taahhüt ettiği malzemelerin bir bölümünün halen bir depoda saklandığını savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı yüklenicinin eseri teslim borcunda temerrüte düşmesi nedeniyle sözleşmeden dönülmesi neticesinde ödenen eser bedelinin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Davacı taraf eserin şifahi görüşmeler neticesinde ürünlerin üretim ve sevkiyatının 27/10/2023 tarihine kadar, montaj işlerinin de 02/11/2023 tarihinde kadar yapılacağını, süresinde teslim edilmediğini, davalının temerrüte düştüğünü, --------- Noterliği'nin 02/11/2023 tarih ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönüldüğünü, 06/09/2023 tarihinde ödenen 330.000,00 TL avansın iadesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf işin bedelinin 27.750 Euro+KDV (yaklaşık 800.000 TL+KDV) olacağını, bedelin yarısının ödenmesi ile imalata başlanabileceğini, teslimin ilk ödemenin yapılmasını müteakip 42 gün olduğunu bildiren bir mail gönderdiğini, davacı şirketin bu teklifi kabul etmesiyle hukuken geçerli bir sözleşme yapıldığını, teklifte yazılı 400.000 TL yerine davalıya 330.000 TL gönderildiğini, sözleşmeye aykırı olmasına rağmen gönderilen avans ile malzeme alımına ve ürünlerin imalatına başlandığını, davacının siparişte değişikliğe gittiğini, üretici firmanın değişiklik yapamayacağını beyan ettiğini, bu yüzden malların ---------- yeniden üretilmek zorunda kaldığını, sözleşmenin haksız feshedildiğini, malları teslime hazır olduğunu, alacaklı temerrütü bulunduğunu, ------- Noterliği 20/11/2023 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesini çektiğini savunmuştur.----------- Noterliği'nin 02/11/2023 tarih ---------- yevmiye numaralı ihtarnamenin sonuç kısmı aşağıdaki gibidir:İhtarnamenin tebliği işleminin usulsüz olduğu, ancak davalının cevap dilekçesinde ihtarnameyi öğrendiğini beyan ederek ---------- Noterliği 20/11/2023 tarih ve -------- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesini çektiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca "(1)Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 124. maddesi uyarınca "(1)Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur:
1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa.
2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa.
3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca "(1)Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. (2) Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. (3)Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı yüklenicinin eseri teslim borcunda temerrüte düşmesi nedeniyle sözleşmeden dönülmesi neticesinde ödenen eser bedelinin iadesine ilişkin alacak davası olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı ve davacı tarafından sözleşme kapsamında 330.000,00 TL avans ödemesi yapıldığı hususunda çekişme bulunmadığı, yukarıda da ortaya konulduğu gibi davacının eserin zamanında teslim edilmediğini ve davalının bu borcu yönünden temerrüte düştüğünü ileri sürdüğü, eserin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini veya tesliminin teklif edildiğini ispatlama külfetinin davalı üzerinde olduğu, dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmadığı, alacaklı temerrütünün TBK106 vd maddelerindeki yasal koşulların oluşmadığı, zira davalının davacıya sözleşmeye uygun olarak edimi ifa ettiğini veya ifasını teklif ettiğini ispat edemediği, aksi kabul edilse dahi davalının alacaklı temerrütüne bağlı sonuçları yerine getirmediği (tevdi mahalli tayin ettirmediği), her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin davacı tarafından değiştirildiği ileri sürülmüş ise de bu yönde de delil bulunmadığı, tüm bu sebeplerle davalının temerrüte düştüğü ve --------- Noterliği'nin 02/11/2023 tarih ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının sözleşmeden döndüğü, dönmenin anılan sebeplerle hüküm ve sonuçlarını doğurduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin eylemli olarak da sona erdiği, tüm bu sebeplerle tarafların ifa yükümlülüğünden kurtulduğu ve aynı zamanda daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilecekleri, bu kapsamda davacının ödemiş olduğu 330.000,00 TL avans bedelinin iadesini talep etmekte haklı olduğu, bu bedelin iadesi borcu yönünden davalının ---------- Noterliği'nin 02/11/2023 tarih ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğinden ihtarnamede verilen 3 günlük sürenin sonunda temerrüte düştüğü, bu nedenle iade borcu yönünden temerrütün 07/11/2023 tarihinde gerçekleştiği (ihtarnamenin tebliği belirtildiği gibi usulsüz olsa da davalı hem cevabi ihtarnamede hem de cevap dilekçesinde ihtarnameyi tebliğ aldığını kabul etmiş, ihtarname tebliğ tarihi 03/11/2023 olarak kabul edilmiştir), tarafların tacir olması nedeniyle alacağa ticari faiz işlemesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, 330.000,00 TL'nin 07/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (330.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 22.542,30 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 5.635,58 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.906,72 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 6.123,98 TL dava açma masrafı, 60,80 TL vekalet harcı ve 457,00 TL posta masrafından ibaret 6.641,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (330.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 52.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/12/2024