T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/723 Esas
KARAR NO: 2024/925
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/10/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davalı şirketin dava dışı ------------ ait iki farklı şirket (----------- Şirketi ve ----------- Şirketi ile ticari ilişkide bulunduğu sipariş üzerine alım-satım işlemleri gerçekleştirdiği, ekli maillerde görüleceği üzere ilgili iş ilişkisi davalı şirketin tarafımıza dava dışı 3. kişiden alınacak mal için sipariş geçmesi, sipariş ve ödeme detayları hususunda mutabık kalınmasına takiben müvekkili şirket tarafından ilgili malın dava dışı 3.kişiden sipariş edilmesi ve temini ile müvekkil şirketin ticari karının üzerine konularak davalı şirkete satıldığı, maillerde muhtelif yerlerde anlaşmanın yabancı para birimi üzerinden yapıldığı ve fiili ödeme günü tarihinde kur farkı uygulanacağı hususunda tarafların anlaştığı, 12.09.2022 tarihinde davalı şirketinin sahibi dava dışı ----------- gelen mailde bir takım ürünlerin siparişinin istendiğinin, bu ürünlerin temini davacı şirket tarafından gerçekleştirildiği ve satımının ardından bir kısmının dava dışı ----------- Şirketi'ne bir kısmı da davalı şirkete fatura edildiği, iş bu davanın konusu ---------- fatura nolu fatura doğrultusunda 1 adet ---------- adlı bedelinin davalı şirket tarafından ödenmesinde meydana gelen eksik kur farkı alacağı olduğu, müvekkili şirket tarafından anlaşılan tutar * KDV olarak fatura düzenlendiği, davalı tarafından bu faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığı, fatura tutarının 18.750-EUR * 3.375-BUR olmak üzere toplam 22.125-EUR olduğu, işbu tutarın TL karşılığı olarak 463.733,36-TL faturada yazıldığı, fatura tarihinde (05.04.2023) EUR kuru (1 EUR-20.9597-TL) olarak gerçekleştiği, davalı şirket tarafından müvekkil şirkete çek ile ödeme yapılmak istendiği, müvekkil şirket tarafından davalı tarafından basiretli bir tacir olduğuna duyulan güven ile bu ödemenin kabul edildiği. iş bu ödemenin TL olarak kabul edilmesi kur farkı alacağının tahsil edilmeyeceği yönünde bir kabul anlamına gelmediği, davalı tarafından ödeme ---------- Bankası ----------- Şubesine ait 15.06.2023 tarihli ------------ numaralı çek ile faturada TL olarak yer alan tutar olan 463.733,36-TL olarak gerçekleştirildiği, ödeme davalının ------------ Bankasında yer alan hesabına geçtiği, işbu ödemenin o günkü EUR karşılığı (1EUR-25.5302-TL) 18.164,12-EUR olduğu, fatura tarihi olan 05.04.2023 tarihinden ödeme tarihi olan 15.06.2023 tarihinde kadar EUR-TL kurunda değer kaybı yaşandığı ve fiili ödeme tarihi olan 15.06.2023 tarihinde 3.960,88-EUR tutarında kur farkı doğduğu, işbu alacağın tahsili için dava açma zorunluluğu hasıl olduğu, dava şartı olarak arabuluculuk sürecine başvurulmuşsa da---------- Arabuluculuk Bürosuna yapılan ---------- Başvuru ----------- Dosya numaralı başvuruya tarafların katılımı ile gerçekleşen görüşmede "anlaşmama" sonucuna varıldığı, yukarıda açıklanan nedenler ve resen gözetilecek hususlar doğrultusunda fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne, şimdilik 100-EUR kur farkı alacağının fiili ödeme tarihi itibariyle ve arabulucuya başvuru tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının © yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 17.11.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkili arasında bir ticari ilişki kurulduğu ve bu ticari ilişki gereği alım-satım işlemleri gerçekleştirildiği, ---------- fatura nolu fatura doğrultusunda | adet ------------ adlı ürünün KDV dahil 22.125,00 Euro bedel ile ( karşılığı 463.733,36 TL karşılığı) davacı firma tarafından davalı şirkete satıldığı ve satış bedelinin de davacı kabulünde olduğu üzere 23.05.2023 tarihinde alacaklı tarafa teslim edilen ( Çek teslim belgesi eklidir ) --------- Bankası --------- Şubesine ait 15.06.2023 tarihli ----------- numaralı 463.733.336 TL bedelli çek ile gerçekleştirildiği hususlarının doğru olduğu, fakat davalı tarafın kur farkı alacağı olduğu iddiasının hukuken mesnetsiz olduğu, zira davalı ile davacı arasında kur farkı ödeneceğine dair bir sözleşme bulunmadığı, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı tarafından ödemenin yapıldığı tarih itibariyle kur farkı alacağı faturası da düzenlenmediği, bu nedenle de davalı tarafın davalı firmadan kur farkı talep etmesinin olanaksız olduğu, bununla birlikte müvekkilinin aradaki mutabakata uygun olarak çek ile belirlenen ödeme gününde ödemesini yaptığı ve borcunu kapattığı,. Tarafların üzerinde uzlaştıkları ve açıkça belirledikleri bir ödeme günü var ise, tarafların birbirinden kur farkı alacağı talep etmesinin mümkün olmadığı, kur farkı alacağı ancak belirlenen ödeme gününde alacağın ödenmemesi halinde talep edilebileceği, somut olayda taraflar dava konusu cari hesap ve fatura alacağının TL karşılığının --------- Bankası ------------- Şubesine ait 15.06.2023 tarihli ------------ numaralı 463.733,36 TL bedelli çek ile 15.06.2023 tarihinde ödenmesi hususunda anlaşmaya vardığı ve anlaşılan ödeme gününde çek karşılığının eksiksiz ödenmesi ile de borun ifa edildiği, yerleşik Yargıtay kararları ile çek ile ödeme yapılan durumlarda kur farkı talep edilemeyeceği hususu açıkça vurgulandığı, yukarıda açıklanan nedenler ve resen gözetilecek hususlar doğrultusunda; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, faturadan kaynaklı kur farkı alacağı tahsil talebine ilişkindir.Davada taraf teşkili sağlanmıştır. Dava konusuna ilişkin tarafların ticari kayıt ve belgelerinin incelemesi mali müşavir bilirkişi tarafından yapılmıştırBilirkişi raporunda; Davacı Defter İncelemesi; Davacı---------- ŞİRKETİ’nin ihtilafın yaşandığı 2023 dönemi Ticari defterleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. Davacının 2023 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2023 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2023 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu 2023 yılı Ocak ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı açılış beratları ile dava tarihi itibariyle Ekim ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alınmış olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalı Defter İncelemesi; Davalı --------- ŞİRKETİ’nin ihtilafın yaşandığı 2023 dönemi ticari defterleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. Davalının 2023 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2023 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davalının 2023 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu 2023 yılı Ocak ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı açılış beratları ile dava tarihi itibariyle Ekim ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alınmış olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davacı Hesap İncelemesi; Davacı ---------- ŞİRKETİ’nin ticari defter kayıtlarında davalı ----------- ŞİRKETİ’nin hesap hareketleri incelenmiş, davacının incelenen 2023 dönemi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıdan TL bazında açık hesaptan kaynaklı alacaklı gözükmediği görülmüştür. Davalı Hesap İncelemesi; Davalı ---------- ŞİRKETİ’nin ticari defter kayıtlarında davacı ---------- ŞİRKETİ’nin hesap hareketleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. Davalının incelenen 2023 dönemi ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacıya TL bazında açık hesaptan kaynaklı borçlu gözükmediği görülmüştür. Davacı vekilinin delil dilekçesi ekinde sunmuş olduğu taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında yazışmaya konu ürünlerin Euro bazında fiyatlandırıldığı, bu bağlamda davacı yan ve onun adına hareket edenlerce EUR bedel üzerinden sipariş geçildiği, davalı yana satışının da yine EUR olarak kararlaştırıldığı, davacı yan adına hareket eden ----------- adresinden gönderilen e postada ödemeler için çeklerin talep edildiği, ayrıca aynı mailde “Rica ediyorum. Malum ödeme tarihindeki kura göre final döviz bakiyesi hesabı yapılacaktır” şeklinde yazdığı, davalı yan ve onun adına hareket edenlerce ------------ e posta adresinden gönderilen cevapta ise ürünlerin ödemesini fatura karşılığı evrak ile aldıkları için kur farkını müşterilerden alamadıklarını belirttiği görülmüştür. Davacı tarafından yukarıda detayları gösterilen e posta yazışmalarında da olan ---------- ürünü ile ilgili davalı yana 05.04.2023 tarihinde 18.750 EUR birim fiyatıyla + KDV olacak şekilde toplamda 22.125,00 EUR bedelli fatura düzenlendiği fatura tarihindeki kur [EUR:20.95970000] üzerinden TL karşılığının 463.733,26 TL olduğu görülmüştür. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215/2-a maddesinde; “Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.” hükmünün yer aldığı bu bağlamda davacı tarafın düzenlediği faturaların içeriği incelendiği zaman davalının mail yazışmalarında belirtmiş olduğu ve tarafların mutabık kaldığı birim fiyatı olan 18.750,00 EUR üzerinden faturanın tanzim edildiği, ilgili faturanın üzerinde KDV dahil toplam tutarın EURO olarak belirtildiği, aynı zamanda da 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 215/2-a maddesi uyarınca TL karşılığının da gösterildiği görülmüştür. Davalı Tarafından Yapılan Ödemeler; Tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda az yukarıda detayları gösterilen fatura için davalı tarafından ---------- Bankası---------- Şubesine ait 15.06.2023 tarihli ------------ numaralı 463.733,36 TL bedelli çek verildiği, davalı tarafından verilen çekin davacı tarafından ----------Bankası ----------- şubesi ----------- iban nolu hesabı vasıtasıyla 16.06.2023 tarihinde tahsil edildiği görülmüştür. Tarafların ticari defter kayıtlarında bu ödeme öncesindeki işlemlerinde birbirlerine karşılıklı olarak EURO bazında paralar gönderdikleri ilgili tutarları EURO karşılıklarını göstermek suretiyle defterlerine TL olarak kayıt ettikleri görülmüştür. Davacı tarafından düzenlenen KDV dahil 22.125,00 EURO bedelli fatura ve bu fatura bedeli olarak davalıdan tahsil edilen 463.733,36 TL tutarlı çekin ---------- bankası döviz alış kuru baz alınarak tahsil tarihindeki (16.06.2023) EURO karşılığı 18.114,30 EUR olarak hesaplanmış olup davacı tarafından düzenlenen 22.125,00 Euro bedelli faturadan mahsubu sonucunda EURO bazında davacı alacağı 4.010,70 EURO olarak hesaplanmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Dava, faturadan kaynaklı kur farkı alacağı tahsil talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99/2 fıkrası uyarınca; ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parası ile ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme yada bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı,bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir. TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre taraflar aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır.Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder.Vadede ödeme yapılmaması halinde seçim hakkı yine alacaklıya geçmektedir. Öncelikle kur farkının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. Vergi mevzuatı gereği faturalarda yabancı para cinsinden bedel yanında, faturanın tanzim tarihindeki TL cinsinden bedelinin de yazılması zorunlu olduğundan, bu yazım biçimi döviz alacağını TL alacağına çevirmez Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamül bulunması gerekmektedir. Kur farkı talebi, kur farkı faturası düzenlenmesine de bağlı değildir. Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde, kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Yine kur farkının dayanağı olan fatura bedellerinin ne şekilde ödendiği hususu da önemlidir. Zira sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir . Kur farkı alacağının, döviz cinsinden alacaklarda borcun doğumu tarihi ile vade/fiili ödeme tarihi arasında değişen kur nedeniyle oluşan farka dayalı ve ancak TL cinsinden talep edilebilecek türden bir alacaktır.Somut olayda, Davacı tarafından düzenlenen faturaların ve davalı tarafın yapmış olduğu ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre de TL bazında borç ve alacağın olmadığının görüldüğü, uyuşmazlığın kur farkı alacağından kaynaklandığı,Taraflar arası e posta yazışmalarında da yer alan ----------- 3 ürünü ile ilgili ürünün tedarik, sipariş ve satış sürecinde fiyatlamaların EURO üzerinden yapıldığı, davalı yana 05.04.2023 tarihinde 18.750 EUR birim fiyatıyla + KDV olacak şekilde toplamda 22.125,00 EUR bedelli fatura düzenlendiği faturanın TL karşılığının 463.733,26 TL olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaya karşılık davalı tarafından ---------- Bankası ----------- Şubesine ait 15.06.2023 tarihli ------------ numaralı 463.733,36 TL bedelli çek verildiği, davacı tarafından ilgili çekin 16.06.2023 tarihinde süresinde tahsil edildiği,
Fatura döviz cinsinden düzenlenmiş olsa dahi ödeme için Türk lirası cinsinden çek kabul edilmişse kur farkı talep edilemeyeceği, çek ile yapılan ödemelerin ifa yerine geçen ödeme mahiyetinde olduğu çekin vade süresi içerisinde ödendiği anlaşılmakla davacının kur farkı adı altında bir talepte bulunamayacağı değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- DAVANIN REDDİNE
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL'nin başlangıçta alınan 269,85TL'den mahsubu ile bakiye kalan 157,75TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 2.953,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05.12.2024
TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi uyarınca "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, Gerekçeli kararın tebliğinden önceki sehven yapılan hatalarının dosya üzerinden ve resen düzeltilebileceği, Davanın kısmi dava olarak açıldığı ve davanın reddine karar verildiği ve sehven miktar itibarıyla kesin olarak yazıldığı görülmekle, İstinaf Kanun yolunun açık olması gerektiğinden Hükmün miktar itibarıyla kesin olduğuna ilişkin kısmı aşağıdaki gibi tashih edilmiştir.
GD:
1- Dair, dosya üzerinden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi , şeklinde yazılmak suretiyle hükmün TASHİHİNE,