T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/430 Esas
KARAR NO: 2024/785
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/06/2024
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; davacı, davalı ... Şirketince --------- numaralı kasko poliçe numarasıyla sigortalı olduğu, poliçe geçerlilik süresi 02/02/2023 tarihine kadar olup pert gerektirir kaza tarihi olan 27/11/2022 tarihi poliçe geçerlilik süresi kapsamında olduğu, 27/11/2022 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacıya ait ---------- plakalı araç üzerinde gerçekleşen hasar sonucu aracın pert hale gelmesinden dolayı davacıya, 08.02.2023 tarihinde, 256.600 TL sovtaj alıcısı tarafından, 143.400 TL ise davalı ... şirketince ödendiği, başkaca bir ödeme de yapılmadığı, davacıya yapılan bu ödeme eksik ödeme olup, sigorta şirketi gerçek zararı karşılanmadığı, Tarafımızca, sigorta şirketi tarafından yapılan bu ödemeler gerçek zararı karşılamadığından dolayı davalı ... şirketine bakiye pert bedeline ilişkin olarak şirketin kendi maili olan ----------talepte bulunularak 13.05.2024 tarihinde tarafımızca yazılı başvuru yapıldığı, yaptığımıza başvurumuza rağmen yasal süre olan 15 (iş) günü içerisinde ödeme yapılmadığı ve Mutabak ile ödeme yapıldığından talebiniz değerlendirmeye alınmamıştır denilerek talebimiz ret edilmiştir. Arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olması karşısında ---------- Arabuluculuk Bürosu'na tarafımızca başvurulmuş olup, ---------- numaralı esasına kayden arabuluculuk müzakereleri yürütüldüğü, arabuluculuk müzakereleri anlaşamama ile sunuçlandığı, Davalı ... genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, araç zarar bedelinin tamamen karşılanması gerektiğini, davacı şirket lehine ödenmesi gereken gerçek pert bedelinin bilirkişi marifetince tespiti ile davacı şirketin gerçek zararının karşılanması, tazmin edilmesi adına iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.
Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; 27/11/2022 tarihinde davalı ... nezdinde ----------- poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında dpert bedelinin tazmini talepli olarak işbu davayı ikame edildiği, dava, Sayın Mahkemenize ibraz edilen dekontlar uyarınca davalı ... tarafından yapılan ödemeler ile sigorta şirketinin söz konusu olaya karşı tazminat yükümlülüğü bulunmadığı, Mahkemenizce görülmekte olan konu kazaya istinaden davalı ... nezdinde ---------- hasar dosya numarası ile kanun uyarınca ilgili belgeler değerlendirilmiş olup davacıya ve vekiline poliçe limitleri dahilinde davaya konu taleplere yönelik olarak 16.02.2023 tarihinde 143.400,00 TL tazminat ödendiği, kazaya konu aracın ZMMS Poliçesi kapsamında sigorta şirketi olan davalı ...'nin söz konusu somut olaya karşı herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığı, davacı vekilinin talep etmekte olduğu taminat bedeli hâlihazırda başvuran tarafa ödendiği başvuran taraf demeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olduğundan kendisine yapılan ödemenin talebini tamamen karşıladığını kabul etmiş sayılmalıdır. Davalı ... tarafından yapılan ödemelere ilişkin davacı tarafından alacağın tamamının karşılanmadığına ilişkin koyulan herhangi bir ihtirazı kayıt mevcut olmadığı, davalı şirketin sorumluluğu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti dâhilinde sigortalısının kusur oranıyla sınırlı olduğu, davacı her ne kadar müvekkil şirket sigortalısına ait araç sürücüsünün kusurlu olduğu beyan edilmekte ise de tarafların kazanın oluşumundaki kusur oranlarının ----------- Dairesince veya Kusur Bilirkişisi marifetiyle tespiti gerektiğini açıklayarak davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Davanın bakiye pert bedeli tahsil istemine ilişkin olduğu görüldü. HMK'nın 1.maddesine göre görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesinde ki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a)Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.Bundan ayrı; 28/11/2013 tarihli ---------- yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde kanun'un kapsamı “bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Somut olayda davacı gerçek kişi olup, davalı ... nezdinde kasko sigortalı bulunan ---------- plaka sayılı aracın, kullanım amacı hususi otomobil olarak gösterilmiştir. Dava nispi yada mutlak ticari dava olması olmayıp, taraflar arasındaki ilişki davacı yönünden bir tüketici ilişkisidir. Mahkememizin görevsizliğine görevli mahkemenin --------- Tüketici Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, --------- TÜKETİCİ MAHKEMELERİNİN görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın --------- Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.24.10.2024