T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/470
KARAR NO: 2024/796
DAVA: Menfi Tespit (Kira)
DAVA TARİHİ: 05/07/2024
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kira) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyası ile kira alacaklarına ilişkin ilamsız takip başlatıldığını, takipte müvekkilinin borçlu olduğuna dair dayanak herhangi bir vesika ibraz edilmediğini, müvekkilinin mezkur sözleşmede kefil olarak yer alıp almadığının anlaşılamadığını, takip talebi ile birlikte dayanak sözleşme ibraz edilmediğinden icra takip muhteviyatı itibarıyla müvekkilinin borçlu olduğuna ilişkin yasalara uygun hiçbir kayıt ve belge bulunmadığını, dolayısıyla icra takip dosyası muhteviyatı itibarıyla müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığını, takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayağı belgelerden başka belgelere dayanılamayacağını, bununla birlikte takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılmayan belgenin, menfi tespit davasında ispat vasıtası olarak kullanılamayacağını beyan ederek davanın kabulü ile takibin tedbiren durdurulmasına, davacının --------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası zımnında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---------- İcra Müdürlüğü ---------Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin, 2017 yılı Nisan ayı kira alacağı ile 20.01.2017 tarihli kira sözleşmesine göre borçluların ödemekle yükümlü oldukları ancak müvekkili tarafından ödenen damga vergisi alacağına ilişkin genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi olduğunu, davacının da iş bu kira sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza etmiş olup, bu borçlardan da sorumlu olduğunu, icra dosyası ile usulüne uygun tebligatlar yapılarak da borçluların takibe itiraz etmemeleri neticesi de icra dosyasının kesinleşmiş olduğunu, davacı yanın takip dosyasında borçlu şirket olan ----------Şti.'nin tek yetkilisi ve sahibi iken iş bu paylarını da takipten sonra 26.07.2019 tarihinde devretmiş olduğunu, zira borçlu şirketin hiç bir malvarlığının bulunmamakta olup, davacının da bunu bildiğinden dolayı şirket paylarını da devrederek takip dosyası ile ödemekle yükümlü olduğu bedelleri de ödemekten kaçınmaya çalıştığını, iş bu davada asıl kötü niyetli olanın davacı olduğunu ve ödemekle yükümlü olduğu borçları ödememek için de gayret sarf etmekte olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; hukuki niteliği itibariyle, kira sözleşmesine dayalı başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır. HMK'nun 115/1 maddesinde; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler hükmünün yer aldığı, HMK 114/2 maddesinde; diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirlenmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1. maddesi gereğince sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmaz kira sözleşmesinden kaynaklandığı nazara alınarak davanın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşılmış, mahkememizin görevsiz olması nedeni ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli --------- NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.31/10/2024