T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1191
KARAR NO : 2026/435
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 24/12/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket, 2009 yılında "-----" adresinde, sigortacılık sektöründe sigorta brokerliği yapma amacıyla kurulduğu, Sigortacılık mevzuatının gerektirdiği şartları taşıyan Müvekkil Şirket'e, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından ruhsat verildiği, O günden bu zamana kadar davacı Şirket kurumsal ve bireysel müşterilerinin sigorta ihtiyaçlarını karşılamakta olduğu Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen sigorta şirketleri ile çalıştığı, davacı Şirket, zamanla Türkiye'nin tanınan sigorta broker şirketlerinden biri haline gelmiş ve büyüyen iş hacmi nedeniyle yeni bir adrese taşınması gerektiği, Bu nedenle Müvekkil Şirket, mevcut adresinden "-----adresine taşındığı, Bunun üzerine de yeni adresini derhal ----- gazetesinde ilan ettiği, Davacı Şirket, 1 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe giren 14 Şubat 2025 tarihli ve ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğ uyarınca 22.12.2025 tarihinde Ticaret Bakanlığı'na başvuru için gerekli evrakları toplamak ve Tebliğ'in 9/2.bendi uyarınca pay defterinin kapanışını yapmak amacıyla fiziki olarak tuttuğu pay defterini aramış ancak bulamadığı, Dolayısıyla Müvekkil Şirket, taşınma sırasında pay defterinin kaybolduğunu 22.12.2025 tarihinde öğrenmiş ve işbu nedenle pay defterinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesi talepli huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hâsıl olduğu, Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere Müvekkil Şirkete ait pay defteri Müvekkil Şirket hissedarının tüm özen ve dikkatine rağmen kaybolduğu, Müvekkil Şirket yetkilileri, pay defterinin taşınma esnasında çalındığını düşündüğü ancak taşınma tarihinden bu yana uzun bir zaman geçtiğinden hırsızlık vakıasını ispata yarar bir delil bulunmadığı, Taşınan eşyalar yalnızca masa-sandalye-birkaç küçük dolaptan ve birkaç koliden ibaret olduğu için ilgili dönemde nakliyeciyle bir taşıma sözleşmesi imzalanmadığı, Müvekkil Şirket yetkilileri taşımayı yapan nakliyecinin ad-soyad ve iletişim bilgilerini hatırlamamaktadır, şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde de nakliyeciye ilişkin bir bilgiye rastlanmamıştır zira cüzi bir miktar olan taşıma bedeli taşıma gününde Müvekkil Şirket'in 2014 yılından beri tek hissedarı olan ----- tarafından elden ödenmiştir. Bu nedenle bu aşamada faili meçhul suç duyurusunda bulunulsa dahi şikayet takipsiz kalacağından, usul ekonomisi de gözetilerek, mahkemeleri/savcılığı takipsiz kalacak bir işlem için meşgul etmemek adına doğrudan huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğu, 10 yılı aşkın bir süredir Müvekkil Şirketin hissedarlık yapısında, pay sahipliğinde bir değişiklik meydana gelmemesi, Müvekkil Şirket'in 2014 yılından bu yana tek hissedarı olan ------ payı üzerinde herhangi bir takyidat vs bulunmaması nedeniyle pay defterine uzunca bir süredir ihtiyaç bulunmadığından, pay defterinin kaybolduğu ancak elektronik deftere geçiş için başvuru yapılması plananan 22.12.2025 tarihinde fark edildiği, Müvekkil Şirket her daim ticari defterlerinin tamamını özenle korumuş, muhafaza ettiği, ancak taşınma işleri esnasında pay defteri ortadan kaybolduğu, Burada Müvekkil Şirket'in kusurundan bahsedilemediği, Zira taşınma esnasında pay defteri kısa bir süreliğine Müvekkil Şirket'in zilyetliğinden çıkarak nakliyecinin zilyetliğine geçmiştir. Pay defteri Müvekkil Şirket'in iradesi dışında zıya olduğu, tüm bu nedenlerle Davanın Kabulüne, Müvekkil Şirket'in pay defterinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesine Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı şirketin ortaklık pay defterinin kaybolduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi taleplidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2 maddesi uyarınca "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7 maddesi uyarınca "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir."Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davacının TTK 82. madde hükmünden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması ve ziyanın irade dışı sebeplerle meydana gelmesi gerekir (emsal Yargıtay ----. Hukuk Dairesi ---- Esas ve ---; Yargıtay ----. Hukuk Dairesi ------ Esas ve ---- Karar).
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, Davanın ticari defterler ve kayıtların kaybolmasına dayalı zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilmesine ilişkin çekişmesiz yargı işine ilişkin olduğu, davacının ticari defterlerinin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğradığını ispatlamakla mükellef olduğu, davacının bu madde hükmünden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması ve ziyanın irade dışı sebeplerle meydana gelmesi gerektiği Ticaret Sicile ve ------ Noterliğine yazılana yanıt geldiği, davacının defterlerinin saklama süresi içerisinde ve irade dışında kaybolmuş ve zayi olmuş olabileceği, bu sebeple davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7 maddesi uyarınca kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı ...'nin (VKN:...) pay defterinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7 maddesi uyarınca ZAYİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL'nin başlangıçta alınan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının HMK'nun 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı Full & Egal Universal Law Academy