T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/795 Esas
KARAR NO: 2026/412
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2025
KARAR TARİHİ: 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı sigorta şirketine sigortalı olan ------ plakalı aracın 16/01/2025 tarihinde müvekkiline ait --- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davalının sigortalısının kusuru oranında poliçe limitlerinde dahilinde olduğunu, eksper tarafından araçta oluşan hasar onarım miktarının tespitinin yapıldığını, ekspertiz raporuna göre hasar miktarının KDV dahil 182.549,20 TL olarak tespit edildiğini, alacağın belirgin hale gelmesinden sonra artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla söz konusu hasar onarım bedeli alacağı için şimdilik 100,00 TL talep ettiklerini, müvekkilinin aracında değer kaybının meydana geldiğini, değer kaybı alacağının belirli hale geldikten sonra artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla söz konusu değer kaybı alacağı bedeli alacağı için şimdilik 10,00 TL talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine 24/01/2025 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından hasar onarım ve değer kaybı bedelinin ödenmediğini savunarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar onarım alacağı ve 10,00 TL değer kaybı alacağının ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ekspertiz raporu masrafının yargılama gideri olarak davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenmiş olan kaza tespit tutanağının davacı tarafın tek taraflı beyanları ile hazırlanmış olduğunu, müvekkili şirketçe araç hasarının tespiti için ekspertiz ataması yapıldıktan sonra sigortalının kusursuz olduğundan dolayı onarım onayının verilmediğini, ---- kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkilinin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik ve işçilik bedelleri ile sorumlu olduğunu, parça ve işçilik bedellerinin yüksek kaynaklanan fahiş hasar bedelinden sorumlu olmadığını, fahiş taleplerin reddi gerektiğini, davacı tarafından fatura ibraz edilmediğini, araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceğinin belirsiz olduğundan dolayı KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, değer kaybı tazminatına hükmedilecekse bunun genel şartlar üzerinden yapılması gerektiğini, ekspertiz ücreti bakımından müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, ekspertiz ücreti talebinin reddi gerektiğini, faiz talebinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabileceğini, talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER: ---- Müdürlüğü, --- müzekkere yazıldığı görüldü. Davacı vekili tarafından ---- tarihli talep artırım dilekçesi sunulduğu görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi ---- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi --- --- tarafından hazırlanan 17/02/2026 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
A-) Sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) -- tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, ---- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, hasarın gerçek zarar kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmıştır.
D-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’, hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde ----- model araçta oluşan Hasar ve Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 227.437,56 TL ve DEĞER KAYBI BEDELİ = 30.000,00 TL E-) Dosya kapsamındaki kusur tespiti, hasar ve değer kaybı hesaplamaları ile poliçe hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması nedeniyle davacı araçta meydana gelen zararların ---- teminatı kapsamında kaldığı, F-) Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, kaza tarihi itibariyle geçerli poliçede öngörülen araç başına maddi zarar teminat limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere doğmakta olduğu, G-) Bu limit dahilindeki hasar ve değer kaybı tutarından sigortacının sorumlu olduğu, limit üstü kısmın ise sigorta teminatı dışında kaldığı, limit üzerinde kalan kısımdan araç işleteninin sorumluluğu bulunduğu, HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının maliki olduğu ---- plakalı araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ---- plakalı aracın karıştığı 16/01/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi hasar ve değer kaybı kaynaklı zararın giderilmesi amacıyla açılan tazminat davasıdır. Davacı tarafından davalıya KTK 97 uyarınca ------ tarihinde başvuru yapıldığı, anılan madde uyarınca özel dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.Davacı vekilinin "100,00-TL olarak talep ettiğimiz; HASAR ONARIM BEDELİ alacağımızı 227.337,56-TL ARTIRARAK; 227.437,56-TL HASAR ONARIM BEDELİNİN ve 10,00-TL olarak talep ettiğimiz; DEĞER KAYBI BEDELİ alacağımızı 29.990,00-TL ARTIRARAK; 30.000,00-TL DEĞER KAYBI BEDELİNİN kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsil edilmesi" talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, (...) Hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426 maddesi uyarınca "Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının maliki olduğu --- plakalı araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ----- plakalı aracın karıştığı 16/01/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi hasar ve değer kaybı kaynaklı zararın giderilmesi amacıyla açılan tazminat davası olduğu, davalı sigorta şirketinin hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, davalı sigortalısının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumunun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, yine aynı rapor ile davacının değer kaybı zararının 30.000,00 TL olduğu (değer kaybı hesabının kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) esasına uygun olarak yapılması nedeniyle rapor hükme esas alınmıştır), mahkememizce de bu esasa göre hesaplama yapılmasının hukuka uygun bulunduğu, araçta meydana gelen hasar miktarının 227.437,56 TL olduğu, bilirkişi raporunun bu esasa uygun ve denetime açık şekilde düzenlendiği, bu sebeple hükme esas alınabileceği, her ne kadar sigorta uzmanı bilirkişi raporunda teminat limitinin 200.000,00 TL olduğu tespiti yapılmış ise de tespitin hatalı olduğu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 300.000,00 TL olduğu, bu sebeple zararın tamamının sigorta teminat limiti içerisinde olduğu, sigorta şirketi yönünden temerrütün KTK 99 maddesi uyarınca başvuru tarihinden ---- günü) itibaren sekiz iş gününün geçmesiyle ---- tarihinde gerçekleştiği, somut olayda davalının sigortalı aracının kamyonet olması nedeniyle ticari araç olduğu ve işin ticari iş kapsamında kalması nedeniyle alacağa avans faiz işleyeceği, 3.019,96 TL eksper ücretinin yargılama gideri olarak yukarıda atıf yapılan TTK 1426 hükmü uyarınca davalıya yükletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, değer kaybına ilişkin ----- ve hasar bedeline ilişkin 227.437,56 TL maddi tazminatın 06/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (257.437,56 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 17.585,56 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç ve 4.394,52 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 12.575,64 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 87,50 TL vekalet harcı, 4.394,52 TL tamamlama harcı ve 7.595,00 TL bilirkişi/posta masrafı ve 3.019,96 TL eksper ücretinden ibaret 16.415,28 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (257.437,56 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile----- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/04/2026 Full & Egal Universal Law Academy