T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/640
KARAR NO : 2026/406
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/07/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalıya ait ---- plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı aracın karışmış olduğu kaza sonucunda tutulan kaza tespit tutanağı ile sigortalı araç sürüsünün " 2918 sayılı KTK.m.67/1-a (Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır." kural ihlali ile kusurlu olduğu --- plakalı araca çarparak hasarlandırdıktan sonra olay yerini terk etmiş olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sigortalı aracın sebep olduğu kazada hasarlanan ---- plakalı araç zararı 15.283,00 TL ödeme ile tazmin edildiğini, iş bu bedelin olay yeri terk sebebiyle tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ederek Karayolları Trafik Kanunu gereğince kurallara aykırı davrandığını, olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceğini, sürücünün yokluğunda kaza tutanağının resen kolluk kuvvetlerince tutulması mümkün olsa da alkol ölçümü, ehliyet yetersizliği tespiti, sürücünün tespiti gibi hususlar kaza tutanağında düzenlenemediğini, sigortalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiği kaza sonrasında hiçbir zorunluluk hali mevcut değilken olay yerini terk ettiği ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığını, imzalanan sözleşme gereğince olay yerini terk halinin başlı başına rücu sebebi olarak kabul edildiğini, ödeme yapılan tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkili şirket hakkında ----İcra Müdürlüğü’nün ----. sayılı icra dosyası ile takip talebi 15.676,53 TL tutarlı takip başlatıldığını, 19.07.2024 tarihinde borca itiraz edildiğini, müvekkilini herhangi bir borcunun bulunmadığını, başlatılmış olan icra takibi haksız olduğunu, davacının rücu hakkının bulunmadığını, rücu şartlarının gerçekleşmediğini, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, somut olaydaki davacı yana ait araçtaki hasarın müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün hatası nedeniyle meydana gelmediğini, kusur oranlarının tam olarak belirlenmesi gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını, ödemelerin açık olmaması, rücu sebeplerinin oluşmaması ve kusur oranlarının bilinmemesi nedeniyle alacağın belirsiz alacak olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, talebin reddi gerektiğini savunarak; davanın reddini, -- İcra Müdürlüğü’nün -----. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazların kabulünü ve takibin iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
---- müzekkere yazıldığı görüldü.
Kolluk görevlileri tarafından tutulan kaza tespit tutanağında olayın aşağıdaki şekilde ortaya konulduğu görülmüştür:
¸
Makine Mühendisi Bilirkişi ----- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 09/02/2026 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
A-)------ plakalı araç Sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 KUSURLU OLDUĞU, B-) ------ Plakalı Araç Sürücüsü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 21.10.2023 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, --- tarafından belirlenen ---- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, hasarın gerçek zarar kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmıştır.
D-) ---- plakalı, ---- marka, -----tipi, ----- model araçta oluşan Hasar bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 18.023,32 TL olarak hesap edilmiştir.
E-) ---- plakalı aracın Davacı ----. tarafından 05/09/2023 - 05/09/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu, uyuşmazlık konusu kaza 21/10/2023 tarihinde meydana gelmiş olmakla, kaza tarihi itibariyle ---- nolu poliçe yürürlükte olduğundan tazminat şartları sağlandığı takdirde davacı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı sunma yükümlülüğünün bulunduğu, F-) Davacının dava dilekçesinde ZMSS Genel Şartları B.4.f maddesi kapsamında ---- plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle rücu hakkının bulunduğunu belirttiği, ancak güncel Yargıtay kararlarının sürücünün kaza mahallini terk etmesinin tek başına rücu sebebi olmayacağı, TTK 1409. maddesine göre sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olduğu, ayrıca ZMSS Genel Şartları bendi ile; davacının talebine konu kazada BEDENİ HASARA NEDEN OLAN KAZALARDA olay yerini terk etmesinin veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kaza oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmasının rücu hakkını doğurduğu, G-) Davaya konu olayda sadece MADDİ HASARA neden olan bir kusur söz konusu olduğundan; ----- plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin B.4. maddesinin f bendinin ilgili hükümlerini bertaraf amacı ile hareket edip etmediği ve davacı tarafından dayanılan belgelerin değerlendirilmesinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davacının zorunlu trafik sigortacısı olduğu, davalıya ait ------ plakalı aracın karıştığı 21/10/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar gören lehine 28/03/2024 tarihinde 13.700,00 TL ve 01/04/2024 tarihinde 1.542,00 TL ve 41,32 TL ödeme yapan davacının bu bedeli sigortalı araç sürücüsünün gerekçesiz olay yerini terk sebebine dayalı olarak davalıdan rücuuna dair başlattığı ----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 12/07/2024 tarihinde ------ plakalı aracın 21.10.2023 tarihinde karıştığı kazadan dolayı sigorta şirketince zarar görene ödenen tutarın sürücnün olay yeri terk etmesi sebebiyle rücu edilmesidir 15.676,53 TL" alacak sebebine dayalı olarak 15.283,00 TL rücu alacağı ve 393,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.676,53 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, borçlunun 19/07/2024 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 'nın B.4/2 ve 3(f) maddesi uyarınca "(...) (2)Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. (3)Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: (...) f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibizorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, (...)"
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın 21/10/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene tazminat ödeyen zorunlu trafik sigortacısının sigortalısının olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortalısına rücu davası olduğu, maddi hasarlı trafik kazalarında sigortalının olay yerini terk etmiş olmasının da güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda rücu sebebi olduğu (emsal Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ------ Karar sayılı ilamı), bu kapsamda yapılan incelemede bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalının (davacının sigortalısının) olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu ve davacının zarar görene ödemiş olduğu tazminatın kadri maruf olduğu, olayın deliller kısmında ortaya konulduğu şekilde gerçekleştiği, her ne kadar davalı tarafça kaza yapıldığının fark edilmemiş olması nedeniyle olay yerinin terk edildiği bu sebeple rücu şartlarının oluşmadığı savunulmuş ise de AVM otoparkı içerisinde geri manevra yaparken park halindeki araca çarpan davalının dava dışı zarar görenin aracına zarar verdiğini fark etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine AVM kamera kayıtlarına dayanan tutanakta ortaya konulduğu üzere davalının olay yerinde durmayarak ayrıldığı hususunun da sabit olduğu, bu sebeple rücu şartlarının oluştuğu, davacının zarar görene yapmış olduğu 1.542,00 TL ödeme yönünden işleyen temerrüt faiz miktarının 64,76 TL olduğu (01.04.2024 temerrüt tarihi ile 31.05.2024 arasındaki 61 gün için yıllık %9 faiz oranı üzerinden, 01.06.2024 ile 12.07.2024 takip tarihi arasındaki 41 gün için yıllık %24 faiz oranı üzerinden faiz uygulanmıştır), 13.700,00 TL ödeme yönünden işleyen temerrüt faiz miktarının 588,91 TL olduğu (28.03.2024 temerrüt tarihi ile 31.05.2024 arasındaki 65 gün için yıllık %9 faiz oranı üzerinden, 01.06.2024 ile 12.07.2024 takip tarihi arasındaki 41 gün için yıllık %24 faiz oranı üzerinden faiz uygulanmıştır), bu sebeple davacının takipte talep ettiği asıl alacak ve faiz alacağının varlığını ve miktarını ispatladığı, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (15.676,53 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.070,86 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 455,46 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 191,50 TL vekalet harcı ve 15.272,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 16.782,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (15.676,53 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 15.676,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy