T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/644
KARAR NO : 2026/408
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/07/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı sigorta şirketine sigortalı --- plakalı aracın 10/08/2024 tarihinde müvekkiline ait ----- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı olan ------ plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunca alınan bilirkişi raporu uyarınca müvekkiline ait araçta KDV dahil toplam 56.876,02 TL tutarında hasarın meydana geldiğinin belirtildiğini, gerçek zararın daha yüksek olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından alınan Kesin Ekspertiz Raporunda belirtildiği üzere müvekkile işçilik ve parça ücreti olarak toplamda 40.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, bakiye hasar bedelinin bilirkişi tarafından hesaplanarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini,---- nolu dosya kapsamında yapılan incelemede "bir önceki başvurumuz olan ----- sayılı dosyada tarafımızca bilirkişi raporu aldırılmak üzere ücret yatırılması için 3 günlük süre verilmiş olup süresi dışında ücret yatırılmış olması nedeniyle verilmiş olan usulden ret kararı" gerekçe gösterilmek suretiyle kesin karar olduğu gerekçe gösterilerek kesin karar gibi değerlendirildiğini ve talebin tekrardan ret edildiğini, bu karara karşı itiraz hakem heyetine başvuruda bulunulduğunu ancak işin esasına girilmediğini ve ret kararı verildiğini, söz konusu karar niteliği itibariyle işin esasına girilmeden verilen bir karar olduğunu, mahkeme tarafından yapılacak olan yargılama ile müvekkilinin zararının belirlenmesini ve müvekkile ödenmesini talep ettiklerini, davalı şirkete başvuru yapıldığını ve davalı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, davalının sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, hasar fark bedeline ilişkin ekspertiz raporu alındığını, ekspertiz tarafından kesilen KDV dahil 1.849,67 TL bedelin ödendiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar farkı bedelinin temerrüt tarihinden başlayacak reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, ekspertiz ücreti olarak yapılan 1.849,67 TL'lik ücretin yargılama giderlerinden sayılarak temerrüt tarihinden başlayacak reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının taleplerinin yerinde olmadığını, dava konusu kazaya ilişkin araç hasar ücretini ve değer kaybı ücretini müvekkili şirketten tam ve eksiksiz bir şekilde tahsil ettiğini, dava talebinin müvekkili şirket tarafından karşılanmış olmasına rağmen iş bu davanın aynı taleplerle ikame edilmesinde hukuki yararın olmadığını, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, talep konusunun miktarının açıkça belli olduğunu, taraflar arasında bu konuda herhangi bir tartışma bulunmadığını, 10/08/2024 tarihinde müvekkili tarafından sigortalı olan ---- plakalı aracın davacıya ait ------ plakalı araç ile kazaya karışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin davacının hesabına 40.000,00 TL ödeme yaparak davacının aracında oluşan hasarın tamamen karşılandığını, poliçe kapsamında--- 4.194,75 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ferileriyle birlikte ------İcra Dairesi'ne 3.305,25 TL daha ödeme yapıldığını, iş bu ödemelerin poliçe limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkilinin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde başvuran aracının zararını giderebilecekken davacının bu hakkını kullanmadığını, müvekkilinin KDV'den sorumlu olmadığını, dosya kapsamında yansıtma faturasının bulunmadığını, davacının eşdeğer parça iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin orijinal parça ile değişim yapma zorunluluğunun bulunmadığını, faiz talebine itiraz ettiklerini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ticari faiz isteminin haksız olduğunu, yasal faiz talep edilebileceğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta Tahkim Komisyonu, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, ----- müzekkereler yazıldığı görüldü. Davacı vekili tarafından 11/03/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulduğu görüldü.
Makine Mühendisi Bilirkişi ---- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi---- tarafından hazırlanan 05/02/2026 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
A-) Sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü ---- sevk ve idaresindeki -----plakalı aracı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 10.08.2024 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, SİGORTA EKSPERTİZLER tarafından belirlenen ----- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, hasarın gerçek zarar kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmıştır.
D-) Bu bilgiler dâhilinde --- plakalı, ---- marka, ----- tipi------model araçta oluşan Hasar bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 56.876,02 TL Davalı sigorta firması tarafından 40.000,00 -TL tutarlı ödemenin yapılmış olduğu, tarafların beyanında belirttiği, BAKİYE HASAR BEDELİ = 56.876,02- 40.000,00 = 16.876,02 TL olarak hesap edilmiştir.
E-) ---- plakalı araç Davalı ----. tarafından 14/07/2024 - 14/07/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ------- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu, uyuşmazlık konusu kaza 10/08/2024 tarihinde meydana gelmiş olmakla, kaza tarihi itibariyle ------ nolu poliçe yürürlükte olduğundan davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı sunma yükümlülüğünün bulunduğu, F-) Detayları <5.2.3> maddesinde açıklandığı üzere denetime elverişli bir değerlendirme yapılabilmesi için davalı tarafından 12. icra dairesine yapılan ödemenin ne kadarlık kısmının asıl alacak ne kadarlık kısmının ise fer’ileri içerdiği konusunda açıklama yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere bilirkişi değerlendirmesinin işbu ödeme detaylarının Mahkeme’ ye kazandırılacağı ve 03/02/2025 tarihinde icra dairesine yapılan toplam 12.938,08 TL içerisinde 3.305,25 TL değer kaybı ödemesinin yer aldığı varsayılarak yapıldığı, G-) Davalı ---- ZMMS örtüsü sağladığı ------ plakalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olması ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan hasar ödemesinden düşülmesi sonucunda dava konusu araçta meydana gelen bakiye hasar kaybı zararının ; 56.876,02 TL (Araç Hasar Tutarı) x %100 (Kusur oranı) - 40.000,00 TL( ödenen tutar) = 16.876,02 TL olabileceği ve işbu tutarın bakiye teminat limiti kapsamında olduğu, H-) Nihai takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; Davacı tarafından talep edilen ekspertiz ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu; Davalı ----- 2918 Sayılı yasa ve ZMMS genel şartları kapsamında sorumlu olduğu,
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davacının maliki olduğu ----- plakalı araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ------ plakalı aracın karıştığı 10/08/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi hasara ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı tarafından davalıya KTK 97 uyarınca 01/11/2024 tarihinde başvuru yapıldığı, başvuruda maddi hasar zararı ile birlikte eksper ücretinin de tahsilinin talep edildiği, anılan madde uyarınca özel dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Uyuşmazlığın Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ----- numaralı dosyalarına konu olduğu, --- numaralı dosyada bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve davanın ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, ---- Esas sayılı dosyada ise belirtilen diğer dosya dayanak kabul edilerek kesin hüküm nedeniyle usulden ret karar verildiği görülmüştür.
Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen davalarda davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olması ve alacağını belirsiz alacak davası olarak ileri sürmüş olması nedeniyle anılan davaların eldeki davada kesin hüküm teşkil etmediği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin "100,00 TL olarak talep etmiş olduğumuz hasar farkı bedeli yönünden dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde özetle; 56.876,02 TL (Araç Hasar Tutarı) x %100 (Kusur oranı) - 40.000,00 TL( ödenen tutar) = 16.876,02 TL olduğuna kanaat getirilmiştir. İzah edilen nedenlerle 100,00 TL olan talebimizi 16.876,02 TL'ye artırıyoruz. 16.876,02 TL hasar farkı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine," beyan ve talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, (...) Hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426 maddesi uyarınca "Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının maliki olduğu ----- plakalı araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ----- plakalı aracın karıştığı 10/08/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi hasara ilişkin tazminat davası olduğu, davalı sigorta şirketinin hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, davalı sigortalısının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunadığı, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumunun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, aynı rapor ile davacının aracında meydana gelen hasar miktarının 56.876,02 TL olarak tespit edildiği, davalı tarafından yapılan 40.000,00 TL ödeme dikkate alındığında bakiye zararın 16.876,02 TL olduğu, bilirkişi raporunun bu esasa uygun ve denetime açık şekilde düzenlendiği, bu sebeple hükme esas alınabileceği, zararın sigorta teminat limiti kapsamında bulunduğu, sigorta şirketi yönünden temerrütün KTK 99 maddesi uyarınca başvuru tarihinden (01/11/2024 günü) itibaren sekiz iş gününün geçmesiyle 14/11/2024 tarihinde gerçekleştiği, ihtarnamede eksper ücretinin de talep edilmesi nedeniyle davalının yargılama gideri olarak eksper ücreti alacağı yönünden de bu tarihte temerrüte düştüğü, somut olayda davalının sigortalısının tacir olmaması ve onun yönünden işin ticari iş kapsamında olmaması nedneiyle alacağa yasal faiz işleyeceği, eksper ücretinin yargılama gideri olarak yukarıda atıf yapılan TTK 1426 hükmü uyarınca davalıya yükletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur, HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, bakiye hasar bedeline ilişkin 16.876,02 TL maddi tazminatın ve 1.849,67 TL eksper ücreti alacağının 14/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (16.876,02 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.152,80 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç ve 290,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 247,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 290,00 TL tamamlama harcı ve 15.100,40 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 16.708,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (16.876,02 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 16.876,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy