T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/615
KARAR NO : 2026/401
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava konusu uyuşmazlık konusu hakkında arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğunu, müvekkilinin ----- ilçesinde toptan kumaş üretim ve satışı işi ile iştigal ettiğini, farklı tarihlerde davalıya kumaş satışının gerçekleştirdiğini, davalının bakiye 380.669,11 TL borcunu ödememesi üzerine ---.İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının cari hesaba ilişkin/mahsuben ödemeler yaptığını, taraflar arasındaki bakiye borcun ortada olduğunu, ticari ilişkinin 2024-2025 yıllarında olduğunu, müvekkilinin davalı şirket ile cari hesap ekstresini gösterir dökümünü, cari hesap ekstresinde işli davacının düzenlediği faturaları, davalının ödeme girişlerini gösterir banka dekontlarını, ticarî ilişkiyi ispat zımnında dosyaya sunduklarını, davalı tarafından sunulan itiraz dilekçesinde hukuken geçerli bir gerekçe sunulmaksızın faize ve ferilere yönelik itirazda da bulunulduğunu, takip talebinde işlemiş faiz talebinde bulunulmadığını, takipten sonra işleyecek faiz içinse avans faizinin talep edildiğini, uygulanması gereken faiz türünün avans faizi olduğunu, davalının icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü için icra dosyası kapsamında icra takibi öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığını, %20 oranında tazminat talebinin olduğunu, alacağın likit olduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, ----.İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20 oranın da tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava dilekçesinin somutlaştırılmadığını, davacının hangi faturadan ne kadar bakiye kaldığını, hangi ödemenin hangi alacağa mahsup edildiğni, bakiye alacak hesabının nasıl yapıldığını ortaya koymadığını, davacının yalnızca kendi düzenlediği faturaları delil olarak sunduğunu, tek taraflı düzenlenen belgelerin mal teslimi ve ifanın gerçekleştiğini ispat etmeye yetmediğini, müvekkilinin davacıya karşı yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getirdiğini, banka kanalıyla ödemeler yaptığını, ödemelerin ve mahsubun açıklanmadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin davacının belgelerince açık ve net şekilde mahsuplaştırılmadığını, alacağın likit ve belirli olmadığını, taraflar arasındaki kayıtlarda maddi farkların bulunduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak; davanın reddini, inkar tazminatının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
---- Vergi Dairesi Müdürlüğü ------ Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan 05/02/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği 2024-2025 yılları ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde alınmış oluğu.
Sayın Mahkemenin 06.11.2025 tarihli duruşma zaptı davalı tarafa 18.11.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. Davalı 26.12.2025 tarihli beyan dilekçesinde, ‘’incelemeye hazır olan ticari defter ve kayıtlarımı işbu dilekçe ekinde mahkemenize ibraz ediyorum. Gecikmeye ilişkin mazeretimin kabul edilerek, sunulan defter ve kayıtların bilirkişi incelemesine dahil edilmesi hususunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.’’ Şeklinde beyan etmiştir. Dilekçe ekinde sunulan verilerin incelenmesinde, 2024-2025 Yılları Envanter Defterlerin bulunduğu, 2024-2025 yılları Yevmiye Defteri, Kebir Defterinin bulunmadığı görülmüştür.
2. Takip Konusu Alacak Yönünden:
Davacı tarafın defterlerinde davalı tarafa ait olan ----- nolu ve ------.O006 nolu hesapların incelemesinde, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 22.07.2024 tarihli ------ nolu satış faturası ile başladığı. Davacı tarafından 22.07.2024 tarihinden 26.12.2024 tarihine kadar davalı tarafa toplam 6 adet fatura ile 453.999,53 TL tutarlı satış yaptığı. Bu süreçte davalı taraftan farklı tarihlerde toplam 279.610,12 TL ödeme aldığı. Buna göre, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacının davalı taraftan 174.389,41 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2025 yılına devrettiği. 2025 yılı içerisinde davacı tarafından 06.01.2025 ile 08.02.2025 tarihleri arasında davalı tarafa 4 adet fatura ile toplam 606.279,70 TL tutarlı satış yaptığı. Bu süreçte davalı taraftan toplam 400.000,00 TL tutarında ödeme aldığı ve buna göre 09.05.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının davalı taraftan toplam 380.669,11 TL alacaklı olduğu görülmüştür.
Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Takip konusu alacağı oluşturan 10 adet ve toplam 1.060.279,23 TL tutarlı faturaların tamamı e-fatura olup 'Temel Fatura' senaryosu ile davalıya tebliğ edildiği. Davalı tarafın, bu faturalara karşı bir itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında belge bulunmadığından. TTK 21/2 uyarınca fatura içeriklerinin davalı tarafça kabul edildiğinin faturalara süresinde itiraz edilmemesinin faturaya konu malın teslim edildiğine dair karine oluşturduğunun kabulü halinde; Davalı tarafından düzenlenen bir iade faturası veya 380.669,11 TL tutarlı cari hesap borcun ödendiğine dair belge de bulunmadığı hususları birlikte değerlendirilerek, 09.05.2025 icra takip tarihi itibariyle davacının davalından olan cari hesap alacağının 380.669,11 TL olduğu,
3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 09.05.2025 tarihli icra takibinde 380.669,11 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. ----- verilerinde 09.05.2025 icra takip tarihi itibariyle avans faizin yılık %44,25 oranında olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı leline hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak tutarı için takip sonrası yılık %44,25 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinden kaynaklı satım bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan ----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 09/05/2025 tarihinde "cari hesap ekstresi gereği ödenmeyen borç yekünü" alacak sebebine dayalı olarak 380.669,11 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalı borçlunun 19/05/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi satım sözleşmesinden kaynaklanan satım bedeline ilişkin fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde takip tarihi itibariyle 380.669,11 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın (380.669,11 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 76.133,82 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (380.669,11 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 26.005,51 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 4.597,53 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 21.407,98 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 5.300,43 TL dava açma masrafı ve 6.785,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 12.085,43 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (380.669,11 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 60.907,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy