T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/555
KARAR NO : 2026/403
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/06/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 03/07/2023 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracını müvekkiline ait ----- plakalı ambulansa çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana glediğini, olay yerinde tutulan Kaza Tespit Tutanağından da anlaşılacağı üzere davalıya ait ------ plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, bu hususun anlaşmalı kaza tutanağına geçtiğini, müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davalının meydana gelen zararı tazmin etme yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkili tarafından ambulansta oluşan değer kaybı alacağı için kusurlu aracın trafik sigortacısı------ başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından talebin reddedildiğini, meydana gelen kazada müvekkilin aracında değer kaybı oluştuğunu iddia ederek; davacının aracındaki şimdilik 1.000,00 TL bakiye değer kaybının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 03/07/2023 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, kazaya karışan ----- plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde olduğunu, yapılan değer kaybı başvurusu sonucu gerekli incelemelerin yapıldığını, mağdur aracın 15/11/2018 tarihinde de aynı bölgeden hasarlı olması nedeniyle araçta değer kaybı olmadığı kanaatine varıldığını, davacı tarafın aracının -/--- kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, meydana gelen hasarın ------ tarafından karşılandığını, taraflarına 8.011,20 TL hasar onarım bedelinin rücu edildiğini ve bedelin ödendiğini, aracın kazadan önceki durumunu bilmeden kazadan önceki rayiç değer tespitinin yapılamayacağını, bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiğini savunarak; araçta değer kaybı oluşmadığından dolayı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü ve---- müzekkere yazıldığı görüldü.
Makine Mühendisi Bilirkişi ---- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 24/01/2026 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
A-) ------ plakalı motosiklet Sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 ASLİ KUSURLU OLDUĞU,
B-)------ plakalı araç Sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı,
C-) DEĞER KAYBI BEDELİ= Anayasa Mahkemesi ----- sayılı kararı uyarınca başvuran aracın dava dosyasına sunulan belgelerde yer alan ayırt edici özellikleri ile raporda yer verilerek araştırılan kıstaslar çerçevesinde piyasa koşulları itibarı ile dava konusu kazada değer kaybına neden olabilecek hasarlı parçaların 15.11.2018 tarihli kazada işlem görmesi nedenleri ile parçaların orijinalliğini kaybettiği, dolayısı ile dava konusu ---- plakalı, ---- marka, ---- tipi, ----- model olan araçta değer kaybı oluşamayacağı değerlendirmesi yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davacının maliki olduğu ---- plakalı araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ------ plakalı aracın karıştığı 03/07/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle değer kaybı zararına ilişkin maddi tazminat davasıdır.Davacının davalı sigorta şirketine KTK 97 uyarınca 06/01/2025 tarihinde başvuru yaptığı, anılan madde uyarınca özel dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, her ne kadar dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalının sigortalısının tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş ise de (anılan tespit kazanın oluş biçimi dikkate alındığında mahkememizce de uygun bulunmuştur), dava konusu aracın dava konusu kaza nedeniyle hasarlanan kısımlarının daha önce 15/11/2018 tarihli trafik kazası nedeniyle de hasarlandığı ve onarıldığı, bu sebeple yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davacının aracında değer kaybı oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacının harçtan muaf olması nedeniyle kamu üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (1.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.