T.C.
İstanbul Anadolu
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/712 Esas
KARAR NO: 2018/309
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/10/2015
KARAR TARİHİ: 20/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın faaliyet gösterdiği İskenderun Limanında ray krozyon giderme ve önleme işi için davacı müvekkili tarafından 2014 yılı Ağustos ayında 138.372,00-TL bedelli bir teklif verildiği, taraflar arasında yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılmış ve davacı müvekkili tarafından işe başlandığı, anlaşma konusu işin icrası için davacı müvekkili nezdinde çalışmakta olan işçilerin İskenderun Limanı'na yönlendirilerek ve gümrüksüz bölgede çalışacak kişiler için izinlerinin davalı ... tarafından alındığı, dava konusu işin yapılması için müvekkili tarafından İskenderun Limanına gönderilen bir takım malzemelerin----Firması aracılığıyla İskenderun Limanı ambarına teslim edildiği, sözleşme konusu işin icrası için 2014 yılı Eylül ayında itibaren çalışmaya başlayan müvekkilinin 2014 yılı sonunda işten el çektiğini, diğer davalı ----'ın müvekkilinin malzemelerini kullanarak işe devam ettiğini, davalı ...'a sunulan teklif formunun sadece antet kısmı değiştirilerek Limak kayıtlarına alındığı ve evrakta sahtecilik yapıldığını, bu konuda davalı ...'a 11/03/2015 tarihli Beyoğlu --- Noterliği'nin --- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek ---- isimli şahsın davacı müvekkilini temsil yetkisi olmadığı, sahada bulunan malzemeler ve bedelinin anılan şahıslara ödenmemesinin ihtar edildiğini, ancak davalı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme ve davalı ... ambarına teslim edilen malzemelerin de iade edilmemesi nedeniyle müvekkilinin zararının karşılanması için iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, dilekçe ekinde sunulan ambar teslim fişi kayıtlarından anlaşılacağı üzere bedeli 88.348,96 TL malzemenin teslim edilmesi gerektiğini, işe başladıktan yaklaşık 4 ay sonra davalı ... tarafından saf dışı bırakılarak işten el çektirilen müvekkili tarafından bu sürede krapoların sökümü, krapo ve rayların kaplanması, sökülen krapoların magni ve kaplanması işlerinin yapıldığını ayrıca bu işler için masraf ve harcamada yapıldığını, dava dışı ---- ile davalı ---'ın müvekkiline ait malzemeleri kullanarak işe devam ettiklerini, yapılan işler ile ilgili olarak müvekkili tarafından davalı ... aleyhine fatura keşide edilerek ihtar ile bildirildiğini ancak davalı ...'ın faturanın diğer Davalı --- aleyhine keşide edilmesini söylemesi sonrası bu firma aleyhine fatura düzenlenerek tebliğ edildiğini ancak anılan firmanın birim fiyatların çok yüksek olduğundan bahilse faturayı iade ettiğini bunun üzerine bu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını yapılan haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu sonuç olarak davalı ...'ın haksız şekilde müvekkilini saf dışı bırakarak işletme sahasında bulunan ve değeri 88.348,96 TL olan malzemelerini almasına müsade etmemesi sebebi ve hakedişlerini diğer davalılara ödemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğramasından sorumlu olduğu, --- isimli davalının ise işe başlandığı anda müvekkili şirketin çalışanı olan dava dışı --- ile müvekkilinin işten el çektirilmesine sebebiyet veren davranışlarda bulunarak müvekkiline ait malları kullanmak ve müvekkilinin hakedişlerini almak suretiyle müvekkiliniz zarara uğratması diğer davalının da davalı --- ile ---arasındaki adi ortaklıktan tüzel kişiliğe geçiş sebebiyle sorumlu olması sebebiyle tüm zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek davacı müvekkilinin iade alamadığı malzemeler, haksız fesih nedeniyle uğradığı zararlar ve fesih tarihine kadar yapılan işler bedeli için 18.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ıslah ile artırılmak üzere 1.000,00 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 31/12/2011 tarihinden itibaren İskenderun'da faaliyetlerine devam ettiği, davacının, dava dilekçesinde iddia ettiği olaylarında İskenderun limanında meydana gelmesi nedeniyle açılan davada mahkememizin değil İskenderun Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin özelleştirme kapsamında İskenderun Limanının işletme hakkını devraldığını ve belirtilen tarihten itibaren Limanı işlettiğini bu kapsamda limanda bulunan rayların korozyonunun giderilmesi ve oluşabilecek korozyonun önlenmesi babında bu işi yapabilecek firmalardan teklif alındığını, davacı şirketin ismini içerir antetli kağıt üzerinde yazılmış ve davacı şirket yetkilisinin kaşesi üstünde bulunan imzası ile ---- adlı kişinin şahsi imzasının bulunduğu teklifin müvekkili şirket yetkilisine verildiğini, davacının işçilerinin gümrük sahasında çalışması için müvekkili tarafından herhangi bir iznin verilmediğini, dilekçede belirtilen malzemelerin de müvekkili şirkete teslim edilmediğini, teklife istinaden davacıya herhangi bir iş verilmediğini hatta davacı şirketin yetkilisi tarafından teklifin geri çekildiğine dair beyan beyanının mevcut olduğunu, bu bilgiler ışığında davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını diğer davalılar ile davacı arasındaki ilişkinin de müvekkili şirketi bağlamadığını, davacının bahsetmiş olduğu ihtarnameye de müvekkili tarafından yanıt verildiğini ve kabul etmediklerini bildirdiklerini belirterek öncelikle mahkememizin yetkisizliğine karar verilmesini aksi halde haksız davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasındaki ray korozyon giderme ve önleme işline ilişkin sözleşmenin haksız feshine dayalı olarak davacıya ait malzemelerin teslim edilmemesi ve diğer davalılara kullandırılması ile oluşan zararların tazmini ile fesih tarihine kadar yapılan iş bedellerinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Davada dilekçeler teatisi tamamlanmış, usulüne uygun olarak ön inceleme duruşması yapılmış ve davalı vekilinin yetki ilk itirazına ilişkin olarak davacı yanca sunulacak belge ve delillere göre inceleme yapılacağı yönünde ara karar alınmıştır.
Davacı vekilince taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden sevk irsaliyeleri suretleri dosyaya sunulmuş; davalı yanca da söz konusu sevk irsaliyeleri ile üzerindeki imzalar reddedilmiştir.
Davacı tarafın adresi Sancaktepe /İstanbul, süresi içinde yetki itirazı yapan davalının adresi ise ----'dır. Dava konusu ray korozyon giderme ve önleme işinin yapıldığı iddia edilen yer de İskenderun Limanı'dır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir” 10/1. maddesinde ise "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda huzurdaki davanın HMK 6. Maddesinde yazılı genel yetkili mahkeme olan davalının muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılması gerekmektedir. Somut olayda her iki yetki kuralı bakımından da yetkili yer mahkemesinin İskenderun mahkemeleri olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı yan sunmuş olduğu dilekçe ile davanın para alacağına ilişkin olduğunu ve para alacaklarına ilişkin davalarda Borçlar Kanunu'nun (TBK) 89. maddesi gereğince, alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin adresinin mahkememiz sınırları içerisinde olduğunu belirterek yetki itirazının reddine karar verilmesini talep etmiş; Davalı taraf ise yanıt dilekçesinde, dava dilekçesinde iddia edilen sözleşme ilişkisini ve davacı tarafça sunulan fotokopiden ibaret belgeler ile üzerlerindeki imzaları reddetmiş ve yetki itirazını yinelemiştir.
TBK’nın 89. maddesi gereğince, borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir ve aksine bir anlaşma yoksa; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Buna göre, tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya örtülü iradelerinin anlaşılamadığı hallerde sözleşmenin ifa edileceği yer TBK’nın 89/1 maddesine göre belirlenir.
Davalı yanca taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi reddedilmiş olsa da bir an için taraflar arasında BK 1. madde hükmünce bir sözleşmenin kurulduğu düşünülse bile davanın konusu, münhasıran bir para borcunun ödenmesine ilişkin değil, sözleşme gereği ödenmeyen ücretin tahsiline ilişkin olacağından dava dilekçesinde belirtilen hususlar kapsamında davacı tarafından yapılan işlemlerin davalının muamele merkezinin bulunduğu yer olan İskenderun'da yapıldığı yani BK 89. madde hükmü doğrultusunda da sözleşmenin ifa yerinin İskenderun olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, taraflar arasındaki uyuşmazlık sadece belirli bir para borcunun tahsiline ilişkin olmadığı gibi sözleşmenin ifa yeri de açıkça belli olduğundan TBK’nın 89/1 maddesine dayanılarak davacının yerleşim yeri dolayısı ile Mahkememizin yetkili kabul edilmesi mümkün değildir.
Tüm bu anlatımlar kapsamında, davalı yanın süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunduğu ve yetkili mahkemeyi İskenderun Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak gösterdiği, somut olayda zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi kesin yetki durumu da söz konusu olmadığı anlaşıldığından diğer davalıların yetki itirazında bulunmaması sebebiyle dosyanın tefrik edilerek Davalı ... aleyhine açılan davanın mahkememizin yetkisiz olması sebebiyle usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru yapılması halinde dosyanın yetkili İskenderun Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın usulüne uygun ve süresinde yapılan yetkiye yönelik itirazın kabulüne, dava dilekçesinin usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın yetkili İskenderun Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
İlişkin olarak davalı ... ... A.Ş vekili ve diğer davalıların yokluklarında, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2018