T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/145 Esas
KARAR NO: 2023/998
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13.10.2021
KARAR TARİHİ: 12.12.2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile dava dışı ----- bulunan bir firmanın, ---- karşılığında yatak odası takımı gönderilmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, 12.06.2019 tarihinde müvekkili şirketin siparişleri hazırlayıp-----akliye firması ile gönderdiğini ve malların ---- tarihinde alıcı firma tarafından ---- teslim alındığını, söz konusu ticarete ilişkin davacı tarafından 12.06.2019 tarihinde iki konteyner mal yüklenmesi esnasında ----- tutarlı irsaliyeli faturalar düzenlendiğini,----- firma malları teslim aldıktan bir süre sonra ---- tarihinde de ------ ödeme yaptığını, bu tutarların dışında her hangi bir ödeme yapılmadığı için müvekkili şirketin yurt dışına yaptığı bu ihracattan dolayı 62.600 USD bakiye alacağı tahsil edilemediğini, davacı müvekkil şirket yetkilisi ---davalı banka arasında ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere, dava konusu ticarete ilişkin ----- imzalandığını, bu poliçe ile müvekkilinin yurt dışına yaptığı ihracatlardan dolayı muhtemel zararları teminat altına alındığını, bu doğrultuda müvekkili tarafından davalı sigorta poliçesi düzenleyen bankaya başvuruda bulunduğunu, ----- tarihinde e posta kanalıyla zararın limit dahilinde karşılanması talep edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkili şirketin temin edemeyeceği bir takım evrakları talep ederek, geçiştirmek suretiyle zararı gideremediğini, arabuluculuk süreci anlaşmazlık olarak neticelendiğini, buna göre; uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere yukarıda izah edilen alacakların tahsili amacıyla iş bu belirsiz alacak davasını açmak zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik 1.000 USD alacağın, sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davaya konu alacağın zaman aşımına uğradığını, ayrıca taraflar arasında akdedilmiş olan -----poliçesinde yetki şartı düzenlendiğini, buna göre ---- uyarınca poliçeden doğan ihtilaflarda yetkili mahkeme ------- Adliyesi mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığını, Ayrıca, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. Maddesinin 1. Fıkrası “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” hükmünü haiz olduğunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesi gereği tüzel kişiler aleyhine açılacak davalarda genel yetkili mahkemenin, merkezin bulunduğu yer mahkemesi olup, davalı bankanın genel müdürlüğü ise İstanbul’da olduğunu, davanın İstanbul Anadolu mahkemeleri nezdinde açılması gerekirken yetkisiz Kayseri mahkemelerinde açıldığını, yetki aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle, davanın öncelikle yetki yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise, davacı şirketin -------kapsamında gerçekleştirilen toplam 74.600,00 ABD Doları tutarındaki alacağına ilişkin olarak tazminat başvurusunda bulunduklarını, Davacının sevkiyat tutarı bakiyesinin 62.600 USD olduğunu, davacı tarafından 08.10.2019 tarihinde fatura vadeleri ve bakiye tutarın revize edildiğini, 08.10.2019 tarihinde fatura vadeleri ve bakiye tutarın revize edilerek söz konusu başvurunun yenilendiğini, müvekkili banka tarafından alacağın tahsilini teminen 06/09/2019 tarihli yazı ile alıcı firma nezdinde girişimde bulunulduğunu, alıcı firmadan alınan cevapta satın almış oldukları ürünlerde eksik parçaların bulunduğu ve ürünlerin çoğunun kırık olduğu; 11/10/2019 tarihli e-posta mesajında da, davacı şirket tarafından kırık ve eksik ürünlere istinaden yeni ürünlerin gönderileceğinin taahhüt edildiği ancak gönderilmediğinin ifade edildiğini, diğer taraftan alıcıdan temin edilen bilgilerin müvekkili bankanın ---- tarihli e-posta mesajları ile davacı şirkete iletildiğini, cevaben alınan 13.11.2019 tarihli e-posta mesajında; alıcı firmanın teslim aldığı ürünlerde kırık parçalar olduğu, bu nedenle iki konteyner daha ürün talep edildiği, ancak kırık ürünlerin sorumlusunun alıcı firma olduğu, öte yandan hasarlı ürünlerin onarımı hususunda oluşacak masrafların şirketleri tarafından karşılanacağının alıcıya iletildiğinin ifade edildiğini, bunun üzerine, müvekkil bankanın 13.11.2019 tarihli e-posta mesajı ile davacı firmadan; ürünlerin alıcının ülkesindeki gümrüklerde kırıldığını gösterir bir rapor ya da resmi evrak talep edildiğini, ayrıca kırık parçaların onarımınına ilişkin oluşabilecek masrafların şirketleri tarafından karşılanacağına dair alıcı firma ile yapılan yazışmalar talep edildiğini ancak davacı şirket tarafından ellerinde bu hususlara ilişkin belge bulunmadığı ve masraflara ilişkin alıcı fırına ile telefonda görüşüldüğü bilgisi müvekkili Banka ile paylaşıldığını, alıcı fnma ile davacı şirket arasında bulunan ihtilafın çözülmesini teminen müvekkili banka tarafından----- tarihli yazı ile girişimde bulunulduğunu, cevaben alınan -----posta mesajında; alıcı firma sahibi tarafından bahsi geçen borcun firmalarınca kabul edilmediği ve borcun ---- isimli bir şahsa ait olduğunun beyan edildiğinin bildirildiğini,----- fırmadan temin edilen bilgilerin, görüşlerinin alınabilmesini teminen müvekkili Bankanın 12.02.2020 tarihli e-posta mesajı ile davacı şirkete iletildiğini ve davacı şirketten cevaben alınan aynı tarihli e-posta mesajında; borcun ismi geçen şahısla ilgisinin olmadığı,----- firmalarının eski çalışanı olduğu, dolayısıyla da borcun alıcı firmaya ait olduğunun ifade edildiğini, davacı şirket tarafından ------firmasına gerçekleştirilen sevkiyata ilişkin olarak, alıcı firma ile aralarında bulunan ihtilaf göz önünde bulundurulduğunda, tahsil edilemeyen bakiye alacağından müvekkili ------ sorumlu olamayacağını zira davaya konu alacağın sigorta kapsamı dışında kalan hallerden olup davacının müvekkili bankadan sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin müvekkili Banka ile imzalamış olduğu ve sevkiyatının yapıldığı tarihte yürürlükte olan ------ maddesinin;
------------ tarafından aksi yazılı olarak belirtilmedikçe, alıcının; sigortalı ve/veya satıcının kusurundan veya ihmalinden kaynaklandığını iddia ettiği gerekçelerle sevk edilen malları kabul etmemesi veya edememesi ve/veya teslim aldığı malların brüt fatura tutarını veya sözleşme bedelini ödememesi ve/veya yaptığı ödemelerin, mahsupların ve karşı tazmin taleplerinin bulunduğunu ve/veya başkaca bir nedenle satış sözleşmesindeki yükümlülüklerinin ortadan kalktığını iddia etmesi hallerinde ortaya çıkan zararlardan----- sorumlu değildir. Alıcının, teslim alınan malların kalitesi ve miktarı ile ilgili şikayetleri nedeniyle malların bedelini ödememesi halinde de -----sorumlu değildir. Ancak, sigortalının bu bent kapsamında uğradığını iddia ettiği zararla ilgili olarak alıcının ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararını ------ ibraz etmesi halinde mahkeme veya hakem kararı ile belirlenen zarar, sigorta kapsamında kabul edilecektir." hükmünü haiz olduğunu, bu nedenle poliçe ile kapsanan teminatın istisnasını oluşturmakta olduğunu, işbu maddenin alıcı şirket ile sigortalı arasında herhangi bir ihtilafın bulunması halinde sigortalıdan haklı olduğunu kanıtlayan, alıcının ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararını getirmesi halinde tazminat ödemesi yapılacağınının hükme bağladığını, zararın rücu edilmesi amacıyla gerek duyulan bilgi ve belgelerin davacı sigortalı tarafından temin edilememesi, ayrıca alıcı firma-------- davacı arasında ihtilafın yer alması ve malların sorunlu olduğunun her iki tarafça da kabul edilmesi hususları dikkate alınmak suretiyle davacı sigortalı firmadan haklılılığını kanıtlayan, alıcının sicil kaydı bulunan devlet mahkemelerinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararının; -----, alıcının ülkesindeki temsilciliklerinden, alıcının yerleşik olduğu bölgeye en yakın temsilciliğe onaylatılarak, kararın aslının ve yeminli mütercim tarafından ----- çevirisinin müvekkil Bankaya sunulması halinde talebinin yeniden incelemeye alınacağı davacıya -----bildirildiğini, ancak davacı şirket tarafından müvekkili bankaya, şirketleri lehine alıcının sicil kaydı bulunan devlet mahkemelerinde kesinleşmiş ve tenfiz edilmiş herhangi bir mahkeme veya hakem heyeti kararı sunulmadığı gibi işbu huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı ikame ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesine dayanan alacak istemine ilişkindir.
Dosyanın safahatı incelendiğinde, davanın ------ sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verildiği ve mahkememiz ----- numarasını aldığı anlaşıldı.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, Dava dışı ----dava konusuna ilişkin tüm kayıtlar ve Davalı ------ sigorta poliçesinin ve oluşturulan sigorta dosyası celp edilmiş, ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin ----- numaralı,------maddesinin poliçe ile kapsanan teminatın istisnasını oluşturmakta olduğu, bu maddenin alıcı şirket ile sigortalı/satıcı arasında herhangi bir ihtilafın bulunması halinde; sigortalıdan haklı olduğunu kanıtlayan, alıcının ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararını getirmesi halinde tazminat ödemesi yapılacağının hükme bağlanmış olduğu, davacı şirket tarafından, davalı bankaya, davacı şirket lehine alıcının sicil kaydı bulunan, alıcının ülkesinde devlet mahkemelerinden kesinleşmiş ve tenfiz edilmiş herhangi bir mahkeme veya hakem heyeti kararı sunulmadığından, taraflar arasında düzenlenen ------- firmasına gerçekleştirilen dava konusu sevkiyata ilişkin olarak, alıcı firma ile aralarında bulunan söz konusu ihtilaf göz önünde bulundurulduğunda, alıcıdan tahsil edilemeyen bakiye alacağından davalı ------ sorumlu tutulamayacağı, davacı tarafından alıcının ülkesindeki yetkili bir mahkemeden alıcı kesinleşmiş ve tenfiz edilmiş mahkeme kararı veya hakem heyeti kararı ibraz etme sigorta eden davalı bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, bu kapsamda alıcı firma tarafından malların kırık olduğu iddiasının davacı şirket tarafından da kabul edildiği, ancak sorumluluğun alıcı firmada olduğu iddia edilmekle birlikte, malların gümrükte kırıldığına dair herhangi bir belge, rapor veya yazışmanın davalı bankaya sunulamadığı, ayrıca davacı şirket tarafından mallardaki kırık olan parçaların onarım maliyetini karşılayacaklarının alıcı firmaya bildirildiği, bu sebeple, taraflar arasında sevkiyata konu malların kusurlu olduğuna yönelik bir mutabakata varılmış olduğu, davacının davalı ---- alacağının, ----- başvuru tarihi itibariyle ------ asıl alacağı için, -------- tarihinden itibaren, ödeme tarihine kadar, 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca, -----mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği, ------ karşılığı sevkiyat tutarının ----------- dönüşümü için, tazminat ödemesinin yapılacağı gün geçerli olan -----döviz alış kuru esas alınacağı, " yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere dava konusu alacağın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine;
2-Alınması gerekli karar harcı 269,85-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 680,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.052,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.15/01/2024