T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/287 ESAS
KARAR NO:2023/901
ASIL DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:09.07.2004
KARŞI DAVA:Tazminat (Sözleşmeye Dayalı)
KARŞI DAVA TARİHİ:11.11.2004
Birleşen----------- dosyasında
BİRLEŞEN DAVA:Alacak
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:03.05.2007
KARAR TARİHİ:21.11.2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali, Tazminat, Alacak davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A - ASIL DAVA YÖNÜNDEN
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalıdan 37.595,50 EURO alacağının bulunduğunu, alacağın talep edilmesine rağmen ödenmediğini, tahsili için -------- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının alacağın tahsilini geciktirmek amacı ile haksız ve yersiz olarak itirazda bulunduğu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı - karşı davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA - KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında -------tarihinde -------- önleyici ambalaj malzemelerinin ------Sınırları içinde tek yetkili satıcılığının davalıya verilmesi konusunda anlaşma imzalandığını, davacının ürününün ----- tanınmasını ve pazarda yer almasını davalının sağladığı, tek satıcılık sözleşmesi geçerliyken davacının hiçbir fesih bildiriminde bulunmadan -------- kullanılan katalogun arkasındaki genel temsilci olarak davalının ismini kaldırarak yeni katalog hazırladığı ve davalının oluşturduğu müşteri portföyü ile temasa geçerek yurt dışından kendilerinden direkt olarak mal alabileceklerini duyurduğu, haksız rekabet yaratan bu durum karşısında davalı şirket yetkilisinin ------giderek davacı şirket yetkilisi ile ikili görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında davacı şirket yetkilisinin ------- pazarına daha fazla satış yapmak için sözleşmeye aykırı davrandıkları ve davalıya karşı bazı haksız uygulamalarda bulunduklarını kabul ettiği ve haksızlıklar sonucu davalının uğradığı zararın telafisi için takip konusu faturalar ile teslim edilmiş olan ürünlerin bedelinin talep edilmeyeceğini belirttiği, davalının alacağından feragat ederek davalıyı ibra ettiği, bu nedenle davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi ile davacının % 40 icra inkar ödencesi ile yargıma giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde açmış bulunduğu karşı davasında ise, davacı - karşı davalı ile ------ tarihinde tek satıcılık sözleşmesi imzalandığı, davalı - karşı davacı şirketin davacı - karşı davalının ürününün ------ pazarında tanınmasını ve müşteri memnuniyetinin elde edilmesini sağladığı, tek satıcılık sözleşmesinin geçerli olduğu dönemde, davacı - karşı davalının -------ismindeki bir şirketi ---- iş birliği partneri olarak değerlendirerek, bu firmaya mal verdiği, bu firmanın----hazır pazara yöneltildiği, ------- pazarındaki hazır müşterilere teklif götürerek, onları yanıltmak suretiyle haksız rekabet yarattığı, davalı - karşı davacının ------- pazarındaki ticari itibarının yok olmasına ve büyük miktarda gelir kaybı uğramasına yol açtığı, davacı - karşı davalının en önemli haksız rekabet yaratan ve davalı - karşı davacının maddi tazminat talebinde bulunmasına yol açan eyleminin davacı - karşı davalı şirket personeli olan -----davalı - karşı davacının ----- devamlı çalıştığı müşterisi----- üretim müdürü ----------gönderdiği elektronik posta olduğu, davacı - karşı davalı şirketin davalı - karşı davacının müşterileri ile doğrudan ------- kurduğunun bu elektronik postadan anlaşıldığı, davacı - karşı davalının bu firmaya aynı nitelikteki ------ ürününü tavsiye ettiği, bu yüzden davacı - karşı davalının -------- firması ile anlaşarak davalı - karşı davacının bu müşterisine ve diğer müşterilerine mal satmaya başladığı, davacı - karşı davalının eylemleri nedeniyle, davalı - karşı davacının ------ saygınlığının olumsuz etkilendiği, bu nedenlerle 10.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyanlarında bulunmuştur.
B - BİRLEŞEN ---------- SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasında------tarihinde tek yetkili satıcılık sözleşmesi ile ---------ambalaj malzemelerinin ------ hudutları dahilinde tek ve yetkili satıcısı olarak satış aktinin müvekkiline verilmesi hususunda anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin anılan sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren sözleşme tarihinden önce---- hiç tanınmayan söz konusu ürünlerin ----- pazarına oturması ve pazar payını elde etmesi için ülke genelinde insan üstü bir gayretle--------- kadar yüzlerce-------- portföyü oluşturmak için birebir temas kurduğunu, ürünlerin tanıtım, pazarlama ve satışı yaptığını, müşteri tarafından algılanmasını, talep edilebilir hale gelmesini sağladığını bu noktaya gelindiğinde davalılar bir takım eylemleri ile sözleşmeyi açıkça ihlal ettiklerini, müvekkilini çok ciddi zararlara uğrattıklarını sözleşme devam ederken 2 numaralı davalının------- ortaklığı olarak ---------- kurarak anlaşma ortağı olan davacı tarafından hazırlanmış olan pazarda üretim ve satış faaliyetine başladığını, müvekkilinin yıllar süren çalışması ile alt yapısını hazırladığı ve fatura kestiği müşteriler ile ticari faaliyete başladığını, yeni ürün kataloğu hazırlayarak------ fuarlara doğrudan katılmak suretiyle anılan sözleşmeyi ihlal ettiğini ve müvekkilini ticari olarak çok ciddi zararlara uğrattığını bu durumun ---- tarihli sözleşmenin ----- aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmenin devamı süresince davalı------yukarıda anılan sözleşme imzalanmasının hemen sonrasında diğer davalının da yine sözleşmeyi ihlal ederek ----- müvekkiline mal vermeyi kestiğini ve davacıdan habersiz ------------ gelerek yeni ürün kataloğunu doğrudan müşterilerine ulaştırmak suretiyle müvekkili tarafından oluşturulan müşteri ağını sözleşmeye aykırı olarak kullandığını, somut olayda anılan madde de düzenlenen şekilde taraflar arasında herhangi bir yazılı fesih ihbarıda bulunmadığından sözleşme halen geçerliliğini korumakta iken davalı ---------- davacıya mal vermeyi kesmek suretiyle teslim yükümlülüğünü ihlal etmesinin sözleşme hükümlerine ayrıkı olduğu gibi BK'nun 96.madde hükümlerince de borca aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin açıklanan bu sözleşme ihlalleri nedeniyle ticari hayatının fiilen bittiğini iddia ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla portföy tazminatı olarak şimdilik 40.000,00-TL, yoksun kalınan pay olarak şimdilik 30.000,00-TL ve BK'nun 110.maddesi gereğince oluşan zararın tazmini için şimdilik 30.000 TL olmak üzere 100.000 TL'nin davalıların sözleşmeye aykırı davranışlarının başladığı ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH DİLEKÇESİ: Davacı vekili 12.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile birleşen davada, 40.000,00-TL portföy tazminatı, 33.953,06-TL kar kaybı ve -------- uyarınca tazminat olmak üzere toplam 103.953,06-TL tazminatın, dava dilekçesinde belirtilen şekilde 25.06.2002 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan (asıl davada davacılardan) müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunulduğunu,---- nolu davalının ikametgahının ---- nolu davalının -------- olduğunu ve davaya ----- Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş, akabinde davalı ----- şirketi hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep etmiş, ayrıca davacı firmanın ------------Sayılı dosyasında karşılık dava olarak tazminat davası ikame ettiğini, davanın derdest olduğunu bildirerek derdestlik itirazında bulunmuş, zaman aşımı itirazında bulunmuş, davacı tarafın iddialarının haksız olduğunu, sözleşmenin-----parağrafında akit tarihi itibariyle 3 yıllık süresi içinde ----- arasında bir ----- ortaklığı kurulmazsa -------müştereken bir üretim arayışına girileceği o zaman işbu sözleşmenin------ bir -------olmaksızın hükümden düşeceği hükme bağlandığından davacının hiç bir haklı konumunun bulunmadığı ve sözleşme 5 yıl süreli olarak akdedildiğinden ---- tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin -------maddesi ile sözleşmenin sona ermesinden tarafların hiçbirinin lehine tazminat hakkı doğmayacağının hüküm altına alındığını, sözleşme hükümleri çerçevesinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Asıl dava; tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için ---------esas sayılı dosyasında başlatılan takibe, davalının yaptığı itirazın iptali; karşı dava; tek satıcılık sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat alacağı; birleşen dava ise; tek satıcılık sözleşmesinin haksız feshine dayalı portföy tazminatı, yoksun kalınan kar ve müspet zarar talepli alacak davasıdır.Asıl davada davacı vekili; tarafların arasındaki ticari ilişkiye binaen ödenmemiş cari hesap alacaklarının bulunduğunu, bu alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.Asıl davada davalı vekili; davacı şirketin taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesini ihlal ederek ---------doğrudan satış yapılmasına yönelik davalının oluşturduğu müşteri portföyü ile görüşmeler yaptığını, bu durumdan haberdar olan davalı şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisi ile görüşmek için gittiğinde diğer sözleşme ortağı ------- pazarına daha fazla satış yapmak için anlaşmaya aykırı bazı haksızlar yaptıklarını kabul ederek davaya konu fatura bedellerini talep etmeyeceklerini beyan ederek davalı şirketi ibra ettiklerini savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da; taraflar arasındaki------ sözleşmesinin davacı tarafından ihlal edildiğinden 10.000,00 TL mahrum kalınan kar ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı ------ vekili, davacı ile davalılar arasında -------- tarihli tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacı davalılara ait ürün için -------- tanıtım pazarlama faaliyetleri ile ürünün tanınır olmasını sağladığını, sözleşme ayakta iken davalıların sözleşmeyi ihlal ettiğini ve bu nedenle davacının zarara uğradığını, bu nedenlerle şimdilik 40.000,00 TL portföy tazminatı, 30.000,00 TL yoksun kalınan kar ve 30.000,00 TL BK 110. maddesi uyarınca doğan tazminatın davalılardan ihlalin doğduğu 25/06/2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl ve karşı davaya yönelik mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; ---------- kararla; asıl dava yönünden asıl alacağın kabulüne ve itirazın iptaline, işlemiş faiz talebinin reddine, karşı dava yönünden ise davanın kısmen kabulüyle 1.600,98TL'nin davacının karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin ise şartları oluşmadığından reddine dair verilen karar temyiz edilmiş, temyiz incelemesini yapan ------------ilamıyla özetle, "HUMK'nun 275. Maddesine göre mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği hükmü gereğince, bilirkişilere başvurulması gerektiği, Mahkemece bu madde gereğince ---- havale tarihli asıl rapor alındığı, bu rapora davalı vekilinin gerekçelerini de belirterek itiraz etmesi üzerine ------------havale tarihli 3 ek rapor alındığı, anılan bu raporlara da davalı vekilinin itirazları karşılamadığı gerekçesi ile itiraz ettiği, bu durumda Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden davalı vekilinin itirazlarını da karşılar şekilde, ----- denetimine elverişli ve ayrıntılı bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.Birleşen dosya yönünden, birleştirme kararından önce davaya bakan Mahkemece davanın reddine yönelik olarak verilen karar, birleşen davacı---- vekilince temyiz edilmiş, ----------- sayılı kararı ile "Dosya içeriğinden taraflar arasında aynı ticari ilişkiden kaynaklanan ve ------------- görülen, halen derdest olan davaları bulunduğu sabittir. Nitekim mahkemece anılan bu derdest dosya karar gerekçesinde de tartışılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, dosyalardan verilecek kararların birbirini etkileyeceği gözetilerek anılan dava dosyasının sonucunun beklenilmemesi doğru olmadığı gibi her iki dava dosyasının birleştirilerek birlikte görülmesinin gerektiğinin düşünülmemesi de yanlıştır" gerekçesiyle bozulmuş, bozulan dosya ------------sırasına kaydedilerek mahkememizin iş bu dosyası ile birleştirilmiştir.----bozması üzerine bu kez mahkememizin -------- sırasına kaydedilen dosyanın hem asıl dosyada asıl ve karşı dava, hem de birleşen dosyasında yapılan yargılamasında, --------- tarihli kararı ile; asıl davanın kısmen kabulüyle,---------sayılı dosyadaki takibe yapılan itirazın iptali ile, takibin 34.811,50-Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-A md. Uyarınca Euro cinsinden %6.25 ve sonradan değişecek oranlardan temerrüt faizi uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine, kanıtlanamayan karşı dava ile birleşen------ Esas sayılı davanın reddine dair verilen karar temyiz edilmiş, temyiz incelemesini yapan -------------- tarihli ilamı ile, mahkememizin kararı; "...1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı-karşı davacı-birleşen davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz nedenlerinin reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece hem asıl hem de birleşen davalarda bozmaya uyulduğu halde öncelikle daha önce ayrı görülen dava bozma gereği asıl dava ile birleştikten sonra tarafların delilleri sorulup alınacak raporda değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken aksi uygulama ile karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Asıl davada davalı karşı davacı lehine verilen maddi tazminat yönünden davacının temyizi olmadığı ve dolayısıyla hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden davalı-karşı davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğunun gözetilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle bozulmakla dosya mahkememize gönderilmiş, bu kez --------- esas sırasına kaydedilmiştir.------------tarihli bozma ilamı uyarınca; dosyanın, üç kişilik bilirkişi heyetine (mali müşavir, portföy ve şirketler hukuku uzmanı ile sektör bilirkişisi) tevdi ile, birleşen davadaki maddi tazminat talepleri yönünden (portföy tazminatı, kar kaybı ve BK 110. Maddesi tazminat talebi ), --------------- tarihli bozma kararı ve yukarıda açıklanan yargılama safhaları göz önünde bulundurularak, daha önceden alınan birleşen dosya yönünden tüm bilirkişi kök ve ek raporları ile bu raporlara karşı tarafların itirazları değerlendirilerek, birleşen dava davacısının her bir talebi yönünden inceleme yapılarak, (Mahkeme kararı ve yargıtay incelemesi sonucu kesinleşen hususlara yönelik yeniden inceleme yapılmaması hususu da hatırlatılarak ve bilirkişilerce bu husus göz önünde bulundurularak) tarafların tüm delillerin dosya kapsamında olduğunun beyanları ile bu deliller ve -----------ile dava dışı eski ünvan---------defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesinin istenilmiştir.Bilirkişi heyetinin----------- tarihli ek raporlarında özetle; "...Taraflar arasındaki sözleşme, sözleşmenin 1l. maddesinde yer alan uzatma hükmünün yürürlüğe girmesi ile 12.02.2004 tarihinde sona ermiştir. eTTK 20/3 hükmü uyarınca uyulması gereken şekil şartını karşılayan bir fesih bildirimine dosyada rastlanılmamıştır. Dosyaya sunulan evrak kapsamında, taraflar arasındaki ticari ilişkinin --------- son fatura tarihinden sonra devam ettiğine, bu sürede tarafların birbirinden bir talepte bulunduğuna, ibra sözleşmesi akdettiğine veya herhangi bir bildirim yaptığına dair bir belge tespit edilememiştir. eTTK döneminde kanunda düzenlenmeyen, ancak öğreti ve yargı kararları tarafından tek satıcıya ödenmesi kabul edilen portföy (müşteri/denkleştirme) tazminatı için kümülatif olarak aranan, sözleşmenin sona ermesinde tek satıcının kusurunun bulunmaması, tek satıcının müşteri çevresinin kaybından dolayı zarara uğradığı ve üreticinin bu müşteri çevresinden kar sağlamaya devam etmesi gerektiği koşullarının dosyaya sunulan evrak kapsamında oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Sayın mahkemenin davalı/k.davacı/birleşen dava davacısı--------- tazminatına hak kazandığı yönünde hüküm tesis etmek istemesi halinde; Raporumuzun-------- inceleme kısmında, davalı/k.davalı/birleşen dava davacısı şirketin ticari defterlerinde,----------yıllarında toplam 38.978,39 TL faaliyet kârının bulunduğu, TTK m.122/2 uyarınca denkleştirme talebinin üst sınırı, tek satıcının son beş yıllık faaliyeti sonucu elde ettiği kazancın ortalaması olacağından, davalı/k.davalı/birleşen dava davacısı şirketinin talep edebileceği denkleştirme talebinin üst sınırı, 38.978,39 TL/5-YILLIK 9.744,60 TL olarak belirlenmiştir. (Talep: şimdilik 40.000 TL). Davacı/ karşı davalının sözleşmenin 10. maddesinde yer alan sözleşme bölgesinde başka şirketlerin satış yapmasını engelleme, tek satıcıya bilgi verme yükümlülüklerini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. Davalı/karşı davacının ----------- tarihinde verilen karar ile 1.600,98 TL usuli kazanılmış hakkı bulunduğundan bu hususta başkaca bir hesaplamanın yapılmadığı, (davada şimdilik 30.000 TL Talep), dava dışı eski unvan -------------- mahkeme kaleminde olan defterlerinde ------- yıllarında davalı/k.davalı/birleşen dava davacısı -------------- şirketinin bölgesine aynı ürünün satış yaptığı, birleşen dava davalısının satışlarını azalttığı değerlendirmesine göre 33.953,06 TL kâr kaybı hesaplandığı, -------şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Asıl Dava Bakımından, davacı ve davalı arasında dava dışı ----------------imzasının bulunduğu tek satıcılık sözleşmesinin 12.02.1998 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin süresinin beş yıl olduğu, altı ay önce kullanılan fesih bildiriminin olmaması halinde bir yıllık uzama süresi daha öngörüldüğü, ----- Hükümde bir yıl sonrası için yenileme şartı mevcut olmadığı, dolayısıyla dava konusu olayda söz konusu sözleşmenin sona erdiği tarih ---- olarak kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.Sözleşme metninin 3.maddesinde yer alan ve el yazısı ile yazılmış "Eğer ki bu sözleşmenin akit tarihi itibariyle üç yıl içerisinde------ iştirakiyle ----arasında bir--------anlaşması yapılmaz ise O zaman iş bu sözleşme ------------- herhangi bir angajmanı olmaksızın hüküm düşer" hükmü sadece davalı tarafından paraflanmış olduğundan, imzanın "ad ve soyadının elle yazılması" anlamına gelmesi karşısında gerek metnin sonunun ve gerekse 3.sayfasının davalı temsilcisi tarafından paraflanması ve parafların paraf sahibinden sadır olduğunu ortaya koyar niteliğiyle davalıya bağlandığı açıksa da, bir ekleme-çıkıntının borç altına giren tarafın imza veya parafını içermedikçe geçerli olmayacağı kuralı (HMK m.207) karşısında mevcut sözleşmenin geçerliliğine ilişkin bozucu şart getiren eklemenin geçerli olabilmesi için tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olarak tek satıcılık sözleşmesindeki çıkıntının sadece tek satıcı (davalı) tarafından değil, sağlayıcısı (davacı) tarafından da imzalanması zorunlu olduğundan mevcut el yazısına dayalı sözleşme eki, davalı yanında davacının paraf veya imzasını içermediği için hüküm ve sonuç doğurmayacak, mevcut sözleşme yine 12.02.2004 tarihinde sona erecektir.
Taraflar arasında ----------- tarihli satış sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu sözleşmede ; davalının bağımsız bir şirket olarak hareket edeceği ve davacı şirketin ürünlerini kendi adına alıp satacağı,---------satışı ile ilgili olarak sözleşme sahasında başkaca şahıs ve şirketleri görevlendiremeyeceği hususunun hüküm altına alındığı, her ne kadar davacı şirket -------- ise de sözleşmenin ifa yeri itibarı ile Mahkememizin davaya bakmaya yetkili olduğu, sunulan belgelere göre davacının davalıya teslim ettiği malların karşılığı olarak davalıdan---------- alacaklı olduğu , zaten davalının da icra takibine yaptığı itirazda takas- mahsup hakkını kullanmak suretiyle davacının takip tutarı kadar alacağının bulunduğunu kabul ettiği ve bu alacağın ibra edildiğine dair davalı tarafından herhangi bir belge sunulmadığı anlaşılmıştır. Davacının----------- yaptığı takipte davalıyı ne zaman temerrüde düşürdüğüne ilişkin belge olmadığı, sunulan ihtarnamede tebliğ şerhi olmadığından davalı- karşı davacının icra takip tarihi itibarı ile temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceği, alacağın likit olduğu kanaatine varılmıştır.Karşı dava yönünden; ilk yargılamada asıl davada davalı-karşı davacı lehine verilen maddi tazminat yönünden davacının temyizi olmadığı ve dolayısıyla hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden davalı-karşı davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu anlaşılmakla, bu miktar kadar davalı-karşı davacı lehine tazminata hükmedilmiş, fazlaya dair talepler birleşen dosyada değerlendirilmiştir.Birleşen dosya yönünden ise; birleşen dosya davacısı, portföy tazminatı, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak davacının oluşturduğu müşteri portföyünü kullanması nedeniyle tazminat ve borçlar kanununun 110.maddesi gereğince oluşan zararı talep etmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları sözleşmenin ------ maddelerinde yer alan düzenlemelerin nitelendirilmesine ilişkindir. Birleşen dosya davacısı -----, birleşen dosya davalısı---- sözleşmenin ------ maddesini ihlal ettiğini iddia etmiş; birleşen dosya davalısı ----sözleşmenin -----maddesinin verdiği yetki ile ------ üretim ortaklığı firması kurduğu ve bu firmanın faaliyete geçtiği, bunun ------- maddesine aykırılık teşkil etmeyeceğini iddia etmiştir.Sözleşmenin ---- maddesine göre; -------satış rakamlarının buna izin vermesi halinde------------- müştereken bir üretim ortağı arayışına girilecektir. Eğer ki bu sözleşmenin akit tarihi itibariyle üç yıl içerisinde ----- arasında bir joint venture anlaşması yapılmaz ise o zaman işbu sözleşme ------ herhangi bir angajmanı olmaksızın hükümden düşer”.
Sözleşmenin ----maddesine göre, ----, ürünlerinin satışı ile ilgili olarak sözleşmese sahasında başkaca şahıs veya şirketleri görevlendiremeyecektir.----------- onu ilgilendiren, sözleşme sahasındaki talep veya diğer bilgilerden derhal haberdar edecektir. ----- dünya çapındaki ortak girişim ----- şirketlerinin ----müşterilerine satış yapmasını engelleyen bir müşteri koruması sağlanmalıdır.---------- namına vermeye yetkili değildir. ---- edilen korumayı yine de sağlayabilmek amacıyla ------------ şirketi de işbu sözleşmeyi imzalayacaktır. Bu nedenle işbu sözleşme sadece ---------- imzasının bulunması ile etkili kılınmaktadır."
Sözleşmenin ---- maddesindeki düzenlemede,----ortak girişim ----- ve satıcı ağındaki şirketlerinin ------- müşterilerine satış yapmasını engelleyen bir müşteri koruması” sağlanacaktır" hükmü yer almaktadır. ------ de sözleşmeyi imzaladığı dosyadaki evrak ile sabit olup, ----- maddede yer alan yükümlülük gereği, sözleşmenin ---- tarihine kadar yürürlükte olması ve taraflar arasında hüküm ifade etmesi sebebiyle uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.----sözleşmede ifade edildiği üzere ---------- müşterilerine satış yapmasını engelleyen bir müşteri koruması sağlanmalıdır" hükmüne rağmen,--- sınırları içerisinde ------- kurması, mahkememizce --- madde kapsamında sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilmiştir.Sözleşmenin ----maddesinde yer alan uzatma hükmü gereği sözleşmenin ----- tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, dosyaya mübrez evraka göre son fatura tarihi olan------ile sözleşmenin uzamış süresinin sonu olan ------tarihleri arasında birleşen dosya davalısının mal gönderimi yapmadığı sabit olup, birleşen davalının yukarıda açıklanan fatura alacağına rağmen cari hesapla sözleşmeye devam ettiği anlaşılmış olup, ihtarsız ve fesih siz şekilde mal gönderimini kesmesinin sözleşmeye aykırılık olduğu ve portföy tazminatı gerektirdiği, mali incelemelere ve bilirkişi raporuna göre göre; ---- sınırları içerisinde kurduğu dava dışı ------------- defterlerine göre birleşen davacı ---------sahasında satış yaptığı, bu durumun davacının karlılığını etkilediği anlaşılmakla; birleşen dosyanın rapordaki hesaplamalar doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A.Asıl dava yönünden;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-Davalının --------- sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 34.811,50-EURO üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince faiz işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 4.268,70-TL karar harcının, davacı karşı davalı tarafından yatırılan 569,92-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.698,78-TL'nin davalı karşı davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı karşı davalı tarafından yatırılan 569,92-TL peşin harcın davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
6-Davacı karşı davalı tarafından bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 3.288,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 3.044,52-TL'nin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 243,48-TL'nin davacı karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı karşı davalı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı karşı davacı lehine takdir olunan 4.997,56-TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
B.Karşı davanın maddi tazminat talebi yönünden;
1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-1.600,98-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 23/11/2004'ten itibaren talep gibi yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 269,85-TL karar harcının HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı karşı davacı tarafından yatırılan 405,00-TL peşin harcın, alınması gereken 269,85-TL karar harcından mahsubu ile artan 135,15-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı karşı davacıya verilmesine,
5-Davalı karşı davacı tarafından yatırılan 269,85-TL karar harcının davacı karşı davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı karşı davacı tarafından bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 4.162,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 666,33-TL'sinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, 3.495,67-TL'sinin davalı karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı karşı davacı lehine takdir olunan 1.600,98-TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı karşı davalı lehine takdir olunan 1.600,98-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
C.Karşı davanın manevi tazminat talebi yönünden;
1-Manevi tazminat talebi yönünden davanın REDDİNE
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 269,85-TL karar harcının davalı karşı davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı karşı davalı lehine takdir olunan 1.600,98-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
D.Birleşen İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/762 esas sayılı dosyası yönünden;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-33.953,06-TL kar kaybı ve 9.744,60-TL portföy tazminatı olmak üzere toplam 43.697,66-TL'nin birleşen dava tarihi olan 03/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte birleşen dosya davalısından tahsili ile birleşen dosya davacısına ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 2.984,99-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.350,00-TL peşin harç ve 180,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 1.454,99-TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.530,00-TL peşin ve ıslah harcının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.480,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 3.640,27-TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5.019,63-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalılar lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak müştereken ve müteselsilen davalılara verilmesine,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı Karşı Davalı ve Birleşen dava davalısı vekilinin, Davalı Karşı Davacı ve Birleşen dosya Davacısı --- vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------nezdinde Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21.11.2023