T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/561 Esas
KARAR NO:2024/500
DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:04/08/2023
KARAR TARİHİ:23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı----- tarafından, dava dışı ---- satışı yapılan ---- telefonu emtiasının ------- bedelle satılmasını takiben iki (2) adet koli halinde ----adresine teslim edilmek üzere ---- tarihinde davalının ---- teslim edildiğini,---------takip numaralı sevk evrakı ile taşıma sürecine alındığını, iki adet kargo kolisinin de süresi içinde gönderilene teslim edilmediğini, davalıdan sorulduğunda kayıp olduğunun bildirildiğini, ---------tarafından tazminat süreci ve başvurularına karşın cevapsız kalınarak her hangi bir ödeme yapılmadığını, gönderen ------- tazmin taleplerinin cevapsız bırakıldığını, hem kayıp kargo sebebi ile maddi kayıplar, hem de ticari itibar kaybına sebebiyet verildiğini, gönderen-satıcı -------- doğmuş ve doğacak tüm alacaklarını davacıya devir ve TEMLİK sözleşmesi ile devrettiğini, dava dışı ---------- ticari satışa konu faturalandırılmış 124 adet ürünün kaybı dolaysı ile uğradığı zarar için, ayrıca ticari itibar kaybı zararı için davalının tazmin sorumlusu olduğunu, TTK m.875/1 ve ilgili yargı kararları gözetilerek davacının uğradığı zararın tazminini, tazminat ve mahrum kalınan kazançların karşılığı fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL tazminatın 16.09.2021 tarihi itibarı ile faizi ile tahsilinin gerektiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, planlanan gönderi teslim tarihi 20.09.2021, arabulucu başvuru tarihi 31.10.2022, dava tarihi 04.08.2023 olmakla TTK m.855 gereği olan bir (1) yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmadığı, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı için davanın reddini, temlik edilen alacak hakkının mevcut olması gerektiği, dava dışı ------- davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığı, var olmayan sözleşmeden doğan veya doğması muhtemel alacak da söz konusu olmayacağını, gönderici ----------- olduğunun gönderi barkotlarında yazılı olduğu, davacının veya ona temlikte bulunanın gönderen sıfatı olmadığı, gönderilerin içerik bilgisinin ------------ olarak girildiği, iddia edilen emtianın taşınan kolilerde olduğunu ispat külfetinin davacı yan üzerinde olduğu, davalının sorumlu tutulacak da olsa bunun sınırlı sorumluluk esasına göre belirlenmesi gerektiğini, TTK gereğince taşıyıcının sorumluluğunun eşyanın kg başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu ileri sürerek davanın zamanaşımı itirazı nedeniyle usul yönünden reddine, aktif husumetten ve esas yönünden reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, dava konusu emtiaların zayi olması sebebiyle uğranılan zararın davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu olan 124 adet telefonun kargolanarak taşınması için davalı kargo şirketine teslim edilmesine rağmen dava konusu emtianın kaybolduğunun belirtiliğini, davalı şirket tarafından indirimden faydalanılması için emtiaların birden fazla hayali olabilecek kişiler üzerinden kaydının yapıldığını, teslim edilen emtianın alıcısına ulaştırılmadığını, kaybolduğunu ve emtianın zayi olduğu, dava konusu zayi olan emtianın dava dışı temlik eden -----temlik alındığını, davalı kargo firmasının TTK'nun yurtiçi taşıma hükümlerine göre oluşan zarardan sorumlu olduğunu, zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----davalının--- kayıtları celp edilmiş, davalı şirketten dava konusu temlik sözleşmesi celp edilmiş, 14.03.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 14.03.2024 tarihli raporunda özetle, "...Davacının temlik borçlusunun somut olayda taşıma sözleşmesine taraf olduğunun sabit olmadığı, dolaysı ile davacının da aktif husumet ehliyetinin sabit olmadığı, Kayıp iddiasına konu ve satış faturasında tam olarak tanımlanmamış 124 adet emtianın bulunduğu ileri sürülen kargonun dosyada sunulan taşıma ve sevk evrakı ile uyumlu bir şekilde sevk irsaliyesi ve teslim evrakı ile ortaya konulmadığı, Satış faturasında alıcının iddiasında belirtilen kayıp olgusunun da 124 adet emtia için yeterli bilgi içermediği; Kargo taşıma sürecinde sebebi açıklanamayan kayıp olgularında taşıyıcının taşımaya aldığı emtia kaynaklı tüm doğrudan zarardan sorumlu tutulabileceği, ancak somut olayda kayıp olduğu iddia edilen emtia ile taşıma sözleşmesi arasında illiyet bağı sabit olmadığı, Taşınan her biri 15 kg emtia ile toplam iki ayrı taşıma evrakında gönderen ve gönderilenlerin farklı olduğu, taşınan emtianın 124 adet telefon veya teknolojik ürün olduğuna dair bir tespit ve değerlendirmenin mümkün olmadığı, bu nedenle dayanak fatura konusu emtianın taşıma süreci zararının teyit edilemediği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Eldeki davada, davacı tarafça dava konusu 124 adet telefona ilişkin emtianın ------ait olduğu, kargo firması tarafından indirimden yaralanılması için gerçek olmayan kişiler adına gönderim kaydının yapıldığı, temlik işlemin geçerli ve gerçek olduğu, emtianın kaybolması sebebiyle davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğu ve alacağın zamanaşımına uğramadığı beyan edilmiş olup anılan hususların davacı tarafça yöntemince ispat edilmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında dava konusu emtiaların davacının iddia ettiği dava dışı -------- ait olduğuna ilişkin elverişli ve yeterli delil bulunmamaktadır. Davacı tarafça bu yönde sunulmuş sevk irsaliyesi ve fatura olmadığı gibi gönderen ve alıcı olan kişiler de davacının iddia ettiği kişiler değildir. Anılan husular bilirkişi raporu ile sabittir. Davacı tarafça dava konusu emtianın dava dışı --------- ait olduğu ve ondan temlik aldığına ilişkin tanık dinletmek istediğini bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttiği anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu uyuşmazlık taşıma senedine dayandığı gibi, miktar itibariyle de tanıkla ispatı mümkün değildir. Ayrıca dava konusu ürünlerin öncelikle iddia edildiği gibi telefon olduğu ve dava dışı -------- ait olduğu, sonrasında da temlik alındığı hususları ayrı ayrı yazılı olarak ispat edilmelidir. Dosya kapsamında bu yönde sunulmuş elverişli ve yeterli delil bulunmadığından davacının aktif husumetinin bulunmadığına kanaat getirilmiş, aksi yöndeki davacı itirazlarına itibar edilmemiştir. Ayrıca alınan bilirkişi raporu gereğince dava konusu ürünlerin davacı iddiasındaki gibi telefon olduğuna ilişkin yeterli delil de bulunmamaktadır. Bu sebeple davacının zayi olgusunu da ispat edemediği değerlendirilmiştir.Başka bir hususta, TTK 855 md gereği ve alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında dava konusu talebin 1 yıllık zamanaşımına uğradığı da açıktır. Anılan gerekçelerle, davanın zayi olgusunun ispat edilememesi, aktif husumet yokluğu ve zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.200,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2-3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/05/2024