T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/758 Esas
KARAR NO:2024/519 Karar
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:28/09/2022
KARAR TARİHİ:29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;------ yılında kurulduğu, şirket merkezinin ----- olduğu, bir abi-kardeş-aile şirketi olarak kurulan şirketin 2001 yılı kuruluş tarihli ve davalı şirketin bünyesindeki ----- kuruluşundan beri var olduğu gibi abi ----şirketin %60 hissesine, kardeş---------------- %40 hissesine sahip olacağı ve her iki efradın da şirket yönetiminde yer alacağı şekilde yapılandırıldığı, bu hususun sicil kayıtları ve genel kurul karar defterleri ile de sabit olduğu, gelinen noktada müvekkillerinin şirketin doğrudan ve dolaylı %40 pay sahibi olduğu, davalı şirketin mevcut yönetim kurulu------ kızlarından oluştuğu,----- şirketin yönetim kurulu başkanı, kızı -------yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, şirketin diğer yönetim kurulu üyelerinin ise yine ---- kızları ----- olduğu, davacılardan---------yılına kadar davalı şirketin yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini üstlendiği, şirketin kuruluşundan itibaren başladığı görevine davalı şirketin--------davacıların iradesi hilafında son verildiği, mevcut aile şirketinin kuruluşundan ------- kadar devam etmiş aile yapısını hiçe sayarak çoğunluğun tahakkümü sonucu oluşturulan ve salt %60 iradesinden oluşan bir yönetim kurulunun hukuken kabule şayan olmadığı, ----- kızları olmalarından seçilen yönetim kurulu üyeleri, vasıflı ve basiretli bir yönetim kurulu üyesinden beklenilen sorumlulukların hiçbirini yerine getirmemelerine rağmen çoğunluğun aile efradı olmaları sebebiyle yönetim kurulu üyesi seçildikleri, ------- çok uzun süredir şirkete gelmediği, şirket iş ve işlemleriyle ilgilenmediği, müvekkillerinin bu hususu anılan şahsa ------- yevmiye numaralı ihtarnamesiyle bildirmişse de, bu ihtarnameye cevap dahi verilmediği, genel kurul toplantısında hanımefendinin çocuk sahibi olduğu gerekçe gösterildiği, aynı şekilde -------- bipolar kişilik bozukluğu olarak nitelendirilen bir psikiyatrik bozukluğu sahip olduğu gerçeği karşısında, genel kurul toplantısı sırasında bu hususa ilişkin üye yönünden fiil ehliyetini ortaya koyar hiçbir rapor yahut sair emare ortaya konmadığı, psikiyatrik durumunun şaibeli olduğu, huzurdaki dava dosyası kapsamında, ----------- psikiyatrik rahatsızlığının tespit edilmesi ve fiil ehliyeti yönünden ---- mevcut durumunu gösterir rapor alınmasını, haklı davalarının kabulü ile davalı şirketin -----------numaralı gündem maddesi olan "Karın kullanım şeklinin, dağıtılacak kar ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi", ----- numaralı gündem maddesi olan "Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi hakların belirlenmesi", ---- numaralı gündem maddesi olan "Yönetim Kurulu üyelerinin seçilmesi ve görev sürelerinin tespiti" kapsamında alınan kararların iptaline,------ numaralı karar yönünden ihtiyati tedbir taleplerinin teminatsız kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ilerde yönetim kurulu üyelerine rücu etmek üzere davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından sunulmuş dava dilekçesi, genel kurul kararlarının iptaline dayanak olabilecek hukuki gerekçelendirmelerden ziyade, ağırlıkla, müvekkili şirket pay sahipleri arasında meydana geldiği iddia olunan şahsi münasebetlere hasredildiği, davacılar tarafından sunulan dava dilekçesi incelendiği vakit, ------- numaralı kararların iptaline dayanak oluşturabilecek somut, objektif ve pozitif düzenlemelere uygun hukuki gerekçelendirmelerden ziyade, müvekkili şirket pay sahipleri arasında gerçekleştiği iddia olunan, ispata muhtaç, soyut anlatımlara yer verildiği, müvekkili şirket pay sahipleri arasında bulunduğu iddia edilen ailevi anlaşmazlıkların tartışılacağı yerlerin Ticaret Mahkemeleri olmadığı, özellikle ---- tarihinde gerçekleştirilmiş ----------- numaralı kararların iptali için açılmış bu davada, dava konusu olmayan konular üzerinde yapılan açıklamalar ve dava ile ilgisi olmayan manipülatif söylemlerin sayın mahkemenin dikkatini dağıtma amacına matuf olduğu, dava dilekçesi içerisinde ısrarla ifade edildiği gibi “eşit işlem ilkesine” aykırılık yaratacak bir uygulama müvekkili şirket bünyesinde gerçekleştirilmemekte ise de davacıların müvekkili şirket ile rekabet eder bir hal içerisine girdiklerini, davacılar tarafından müvekkili şirket ve grup şirketleri aleyhine açılan her bir davadaki esas amaç müvekkil şirket ve grup şirketlerini işlemez hale getirerek, davacı vekili tarafından kurulmuş ve davacı ----- adı ile faaliyet gösteren rakip şirketi müvekkili şirketin önüne geçirmek olduğu, davacılar tarafından iddia edildiği üzere müvekkili şirket yönetimi ---- yılına değin münhasıran----- tarafından sürdürülmediği, sayın----- yılı öncesinde de davacıların görgüsü ve bilgisi dahilinde yönetim kurulu içerisinde yer aldığını gösterir---------- kayıtlarını işbu dilekçe ekinde sunulduğu, müvekkili şirket “sürekliliğinin sağlanması” adına gerekli tüm koşullar analiz edilerek ---------- numaralı gündem maddesi ile alınmış kar dağıtımına ilişkin karar, müvekkili şirketin kısa-orta ve uzun vaadeli menfaatlerine uygun, basiretli, objektif ve yerinde bir karar olduğu, esas, davacıların “dönem karının %50’sinin dağıtılmasına” ilişkin teklifleri, özellikle günümüz ekonomik koşulları çerçevesinde, abes, şirket sürekliliğine aykırı ve basiretsiz olduğu, müvekkili şirket tarafından dağıtılan kar miktarını irdelerken, davacılar, yalnız ve sadece şahsi menfaatlerine odaklanmakta, müvekkili şirketin menfaatlerini göz ardı etmekte olduğu, müvekkili şirket ve grup şirketleri üzerinden alınan genel kurulu kararları ile ------------- yılı net dönem karından toplam brüt 26.500.000,00-TL’nin pay sahiplerine dağıtılmasına karar verildiği dikkate alınırsa, davacıların dağıtılan kar payının kendilerini cezalandırmaya yönelik olduğunu iddia etmeleri manasız ve asılsız bir ithamdan ibaret kaldığı, müvekkili şirket yönetim kurulu üyelerine ödenmesine karar verilen aylık brüt 22.500-TL tutarındaki huzur hakkı makul ve piyasa emsallerine göre uygun olduğu, kaldı ki işbu dilekçe ve ekleri ile ticari piyasadaki hacmi ve iş yoğunluğu belgelenen müvekkili şirket yöneticilerine ödenmesine karar verilen bu huzur hakkının emsallere uygun olduğu, müvekkili şirketin ------ yılına ilişkin ---- alınan kararların iptali talebi ile açılan-------- dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, anılan nedenlerle, ---- tarihli olağan genel kurulda alınan ---- numaralı kararın yasaya, esas sözleşmeye ve emsale uygun olduğu, -------toplantı ve iş yoğunluğu artmış olması ve bu yoğunluğun ----- yılında da devam edeceği öngörüsü ile şirketin ciro ve karlılık oranları da dikkate alınarak Yönetim Kurulu Üyelerine aylık brüt 22.500-TL Huzur Hakkı ödenmesi ve başka bir ücretin de ödenmemesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkı tutarı, müvekkili şirketin ciro ve karlılık oranları ile yönetim kurulunun toplantı ve iş yoğunluğu (yönetim kurulu üyelerinin harcayacağı emek ve mesai) yanı sıra, mevcut ekonomik ortam dikkate alınarak belirlendiği ve makul bir seviyede öngörüldüğü, ------ numaralı gündem maddesi ile alınan yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve görev sürelerinin belirlenmesine ilişkin kararın yasaya ve usule uygun olduğu, kararın iptalini gerektirir bir hal bulunmadığı, davacılar tarafından ikame edilmiş işbu haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini
İNCELEME VE GEREKÇEDava, 6102 sayılı TTK'nun 445.maddesi uyarınca Genel Kurul Kararının İptali talebidir.Davacı ve hissedar, davalı şirketin----- alınan ----numaralı kararların iptalini talep etmektedir. İptali istenen -----tarihinde yapıldığı, dava tarihinin ------ olduğu, davacının hissedar olduğu ve şirket merkezinin------olduğu ve mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla, TTK'nun 445.maddesi uyarınca üç aylık hak düşürücü sürede davanın açıldığı tespit edilmiştir.-----tarihinde yapılan ------- numaralı maddelerin iptal şartlarının olup olmadığının tespiti açısından dosya içerisine teknik bilirkişi heyeti tarafından ----- tarihli ek rapor alınmıştır. Davalı şirketin ------ yılı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, bu haliyle davalı şirket lehine delil kabiliyetinde bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin------ yıllarına ilişkin her bir dönem için kar miktarı ile ödenecek vergi ve yasal yükümlülükler tespit edilmiş olup, her bir yıla ilişkin olarak ayrı ayrı şirketin net karı tespit edilmiştir. Davalı şirketin----- yılındaki net kar miktarı 22.842.401,76 TL; ---- yılına ilişkin net karı 25.886.457,59 TL; ------ yılına ilişkin net kar miktarı ise 97.219.705,51 TL'dir. ---- numaralı maddenin incelenmesi sonucu; ------ yılında elde edilen karın dağıtımına ilişkindir.------ yılında elde edilen karın 15.000.000,00 TL'sinin dağıtılmasına karar verilmiş olup her iki davacı da oy çokluğu ile alınan karara muhalif oy kullanarak muhalefet şerhlerini tutanağa işletmişlerdir. Teknik bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu, davalı şirketin --------yılında dağıtılabilir net karının 97.219.705,51 TL olduğu ve dağıtılmasına karar verilen 15.000.000,00 TL'nin dağıtılan kar oranı hesabından %15,42'sine tekabül ettiği tespit edilmiştir.----------- tarihli ilamı "TTK'nun 408/2-d maddesi uyarınca kar payı dağıtma konusunda münhasıran yetki Genel Kurulundur. Ancak genel kurulun yıllık bilançoya göre belirlenen yıllık kar dağıtımına ilişkin yetkisinin sınırını, keyfilik ve hakkın kötüye kullanılması teşkil etmektedir. Bu nedenle pay sahibini, anonim şirketin salt kar gütme amacına dayanan mutlak nitelikteki bu hakkı, sadece keyfi olarak hiç dağıtılmaması halinde değil, aynı zamanda yeteri kadar dağıtılmamasını da ihlal etmiş olur.Dolayısıyla genel kurulun yıllık karın dağıtılmasına ilişkin hakkını hiç ve yeteri kadar dağıtılmayacak ve özellikle azınlığı zarara sokacak şekilde kullanılması pay sahibinin kar payı hakkını ihlal edecektir." ---------- numaralı madde için yapılan inceleme sonucu; davalı şirketin ---------yılına ilişkin kar oranının %15,42'sine tekabül eden 15.000.000,00 TL'nin dağıtılmasına oy çokluğu ile karar verilmiş olup şirketin net karının 97.219.705,51 TL olduğu, dağıtılmasına karar verilen 15.000.000,00 TL'nin karlılık oranının %15,42'ye tekabül etmesi günümüz ekonomik şartları göz önüne alındığında anonim şirketlerin salt kar gütme amacıyla kurulduğu, dağıtılan kar oranının mahkememiz tarafından yeterli miktara ulaşmadığının tespit edildiği, TTK'nun 408/2-d maddesi uyarınca kar payı dağıtma yetkisi münhasıran genel kurula ait olduğundan mahkememiz tarafından ne oranda kar payı dağıtılacağı konusunda hüküm kurulamadığı ancak davalı şirketin kar oranı göz önüne alındığında ve hükme esas alınan ----------ilamı uyarınca ilgili dosyada "kar tutarının yarısına kadar makul bir miktarın dağıtılmasına elverişli bulunduğu tespit edilmiştir" tespiti uyarınca mahkememiz tarafından davalı şirketin elde ettiği kar oranı göz önüne alınarak %50 oranında kar dağıtımının makul olacağı tespiti yapılmakla ----- numaralı maddenin iptaline karar verilmiştir.------ numaralı maddenin incelenmesi sonucu; yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkı, ikramiye ve prim haklarının belirlenmesine ilişkin olup, davacılar tarafından muhalif oy kullanılarak muhalif şerhleri tutanağa geçirilmiş olup oy çokluğu ile karar verilmiştir. Her bir yönetim kurulu üyesi için aylık brüt 22.500,00 TL tutarında huzur hakkı ödenmesine ve bunun dışında bir ücret ödenmemesine karar verilmiş olup davalı şirketin ---- tarihindeki bilançoları ve karlılık durumu göz önüne alındığında günümüz ekonomik şartları ile birliktedeğerlendirildiğinde ödenmesine karar verilen huzur hakkı miktarının makul bir miktar olduğu tespit edilmekle iptali talebinin reddine karar verilmiştir.-----numaralı maddenin incelenmesi sonucu; yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi, görev sürelerinin tespitine ilişkindir.-------- Tutanağının incelenmesi sonucu; davalı şirketin yönetim kuruluna üç yıl süre ile------ davacıların kullandığı ----- olumlu oyla oy çokluğu ile seçimin yapıldığı tespit edilmiştir. Davacıların iptal taleplerinden bir tanesi yönetim kurulu üyesi olarak seçilen---------- bipolar kişilik bozukluğu olduğu gerekçesiyle fiil ehliyetine sahip olmadığı belirtilmiştir. TTK'nun 363/2.maddesinde "Yönetim kurulu üyelerinin birinin iflasına karar verilir veya ehliyeti kısıtlanır ya da bir üye üyelik için gerekli kanuni şartları yahut esas sözleşmede ön görülen nitelikleri kaybederse, bu kişinin üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın sona erer"Dosya içerisinde yapılan inceleme sonucu; davalı şirketin yönetim kuruluna seçilen ------- TTK'nun 363/2.maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu usulüne uygun olarak verilmiş herhangi bir kısıtlama kararı bulunmadığı, mahkememiz tarafından da bu konunun araştırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla bu yönden davacının talebinin reddi gerekmiştir. Davacıların --- numaralı maddenin iptaline ilişkin bir diğer itirazları ise ----- kızlarının yönetim kurulu üyeliğine seçilmesinin "eşit işlem ilkesine" aykırı olduğu belirtilmiştir. TTK'nun 357(1) "Pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur" maddesinde belirtildiği üzere ancak aynı statüdeki pay sahipleri arasında eşit işleme tabi tutulacağı bahsedilmektedir. Eşit işlem ilkesinin uygulanmasına mutlak ilkesi olarak genel kurula katılma hakkı, iptal davası açma hakkı, özel denetçi atanmasını talep etme hakkı, bilgi alma hakkı gibi emredici konularda uygulanması örnek verilebilir. Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi seçme genel kurula ait olup vazgeçilmez ve devredilmez yetkiler arasındadır. TTK'nun 359.maddesinde belirtilen yönetim kurulunun "atama ve seçim" maddesi uyarınca ilgili şartları taşıyan kişiler genel kurul tarafından TTK'nun 408.maddesinde belirtilen şekilde seçilir. Genel kurul tarafından TTK'nun 359 ve 362. maddesinde belirtilen şartları taşıyan pay sahibi olsun veya olmasın ilgili kişileri yönetim kurulu olarak seçebilir. Genel kurul tarafından yönetim kurulu için aday olan pay sahipleri arasından bazı adayların seçilmesi veya bazılarının seçilmemesi "eşit işlem ilkesine" aykırılık oluşturmamaktadır. Davacıların belirtildiği şekilde--------yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesi aday olarak gösterilen yönetim kurulu üyelerinin davacıların muhalif oyuna karşılık oy çokluğu ile seçilmesinde "eşit işlem ilkesine" aykırılık oluşturmadığı tespit edilmekle 8 numaralı maddenin iptal talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE;
---- tarihinde yapılan ---- yılına ilişkin ---- Toplantısında alınan ----- numaralı maddenin iptaline, fazlaya ilişkin istemin ve diğer taleplerin reddine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
3-Davacılar tarafından peşin yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı toplamı 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davanın kabul edilen bölümü için davacılar yararına takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davanın reddedilen bölümü için davalı taraf yararına takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 308,50 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 12.308,50 TL yargılama giderinin (2/3'ü oranında) 8.205,66 TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, geriye kalan 4.102,84 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı tarafça yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/05/2024