T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/198 ESAS
KARAR NO:2024/141
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01.06.2017
KARAR TARİHİ:20.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kurulan akdi ilişki ile, davalının------- faturalarda belirtilen iş ve imalatları, iş miktarındaki artışlar, ilave işler ile birlikte davacı tarafından eksiksiz tamamlandığını, tamamlanan iş ve imalatların davalı tarafından teslim alındığını ve uzun süredir kullanıldığını, davalıya takip konusu ------ noluu faturanın tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili için -------- sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup davanın kabulüne, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe konu bedelin %20’sinden olmamak üzere hükmedilecek icra inkar tazminatının dava-borçludan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı şirkete ait --------- adresindeki fabrika binasının çatısının bir kısım işlerini yaptığını, taraflar arasında yapılan işle ilgili yazılı bir hizmet alım sözleşmesinin bulunmadığını, davacının davalı şirkete ait çatı onarım ve imalat işlerinin bir kısmının karşılığı olarak keşide edilen toplam 16 adet fatura bedelinin kendisine ödendiğini, davacının yapmış olduğu işleri tamamlaması üzerine, davalı şirket müdürüne mail göndererek ödenmesi gereken bakiye alacağının ------ olduğunu beyan ve kabul ettiğini, davalı şirket davacının bu kabul ve beyanı karşısında, davacıya ----- karşılığı Türk Lirasını, 10.11.2016 tarihinde 20.000,00-TL, 16.11.2016 tarihinde 9.000.00-TL ve 17.11.2016 tarihinde 20.000,00-TL olarak ödediğini, davacının bu beyanı ve kabulünden 4 ay sonra haksız ve hukuksuz biçimde takip konusu ----- meblağlı faturayı keşide ederek davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin de yasal sürede faturaya ve içeriğine itiraz ettiğini beyan ederek iş bu faturayı ihtarname ile iade ettiğini, davalı şirketin davacıya yaptığı işlerinin bedelini ödediğini belirtmiş olup, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, dava ve icra takibinin açılmasına sebebiyet veren kötü niyetli davacının takibe konu bedelin %20‘sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava hukuki niteliği itibariyle; --------- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizin -------- sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda; "...İtirazın iptaline konu davada taraflar arasında yazılı olmayan sözleşmeye göre davalıya ait binanın çatı ve bazı cephelerinin yapımı ve bu çerçevede muhtelif tadilatların yapımı konusunda anlaştıkları bu anlaşmanın içeriği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın yapılan işin eksiksik teslim edilip edilmediği, ek işler yapılıp yapılmadığı ve yapılan işin karşılığının tamamen ödenip ödenmediği yönünde toplanmaktadır.Taraflar arasındaki anlaşmaya göre işin eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekli olup davada davacının işi yapıp teslim ettiğini, davalının ise iş bedelini ödediğini ve eğer teslim alınan iş te eksiklik ve ayıp var ise bu ayıp iddiasını ispatlaması istenmektedir. Mahkememizce toplanan deliller çerçevesinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, denetlenebilir bilirkişi raporuna göre davacının ve davalının ticari defterleri incelenmiş, yapılan işin bedeli ile birlikte ilave işlerde belirlenmiştir. Uyulan ve bilimsel verilere uygun olduğu tespit edilen bilirkişi raporuna göre davacının davalıya ait binasının çatı bölgesinde yaptığı iş ile alüminyum kompozit paneller ile kapattığı bu kaplama işinin metrekaresinin tespit edildiği ve çatı işi ilavesi ile birlikte faturanın tanzim edildiği tarihe göre belirlenen döviz efektif kuru üzerinden belirlenen iş bedelinin 104.577,34 TL olduğu, bu tutara KDV'nin dahil olduğu ve davacının bu miktarı takip tarihinden itibaren davalıdan talep edebileceği kabul edilmiş, her ne kadar davalı yanın ödeme yapıldığına dair iddiası var ise de bu ödemenin yapıldığına dair her hangi bir belge, dekont ve banka ödemesi sunulmadığı sadece soyut e-mail yazışmalarından bahsedildiği, keza işin eksiksiz teslimi ya da ek işler konusundaki iddianın da ispatlanamadığı usulüne uygun her hangi bir ihtar ya da ayıp ihbarının bulunmadığıi, işin teslim alındığı ve bu konuda davacıya her hangi bir yasal ihbarda bulunulmadığı değerlendirilerek davalı yanın bu yönde itirazları yerinde bulunmamış, sonuç itibari ile açılan davada davanın kısmen kabulü ile, ----- sayılı takip dosyasında, davalının 104.577,34 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak 104.577,34 TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacağın likit olduğu gözönüne alındığında kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 İcra inkar tazminatı tutarı 20.915,46 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar istinaf edilmiş, istinaf incelemesini inceleyen --------------- sayılı ilamı ile mahkememizin kararı; "...Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakla birlikte, yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Buna göre, yapılacak işlerin kapsamı ve iş bedelinin ne olduğu konusunda bir anlaşma bulunmamaktadır. Ancak, yapılan bilirkişi incelemesine göre, davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturaların bedellerinin iş sahibince ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, tüm faturalara konu işlerin mahallinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, tüm fatura konusu işler denetlenerek, taraflarca kabul edilip davalı tarafça ödenen faturalardaki birim fiyatlara göre toplam iş bedelinin belirlenmesi, kabul edilen faturalarda fiyatı bulunmadığı halde yüklenici tarafından yapılmış olan başka işler varsa bu işlerin bedelinin de o işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayicine göre hesaplama yapılarak, toplam iş bedeli bulunup, varsa kusurlu işler ile davalı tarafça yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkememize gönderilen dosya bu kez ------------- esas sırasına kaydedilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. TBK’nın 470 ve devamı maddelerine göre, yüklenici bir bedel karşılığında iş sahibine bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de yapılan iş karşılığı bir bedel ödemeyi yükümlenmiştir. Yüklenici, eseri sözleşmeye fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak imal edip, tam ve eksiksiz olarak süresinde iş sahibine teslim ettiğini, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. Eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu durumlarda kural olarak işin yüklenici tarafından yapılıp tamamlandığı karine olarak kabul edilir.
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı da dikkate alınarak; tüm fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı, taraflarca kabul edilip davalı tarafından ödenen faturalardaki birim iş fiyatına göre toplam iş bedelinin ne olduğu, faturalarda fiyatı bulunmayıp yapılan işler varsa, bu işlerin bedelinin piyasa rayiçlerine göre hesaplanması sonucu toplam iş bedelinin ne olduğu, kusurlu iş olup olmadığı, varsa kusurlu işlerin ve davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubundan sonra alacak kalıp kalmadığı hususlarının tespit edilebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmıştır. Keşif sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/05/2023 tarihli kök ve 02/01/2024 tarihli ek raporda özetle; "...Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı sözlü anlaşılmış olduğu, işin toplam tutarının tüm yapılan işler dahil 1.797.328,80 TL olduğu, (1.019.250 TL + 40.500 TL + 370.890 TL + 92.520 TL = 1.523.160 TL+KDV= 1.797.328,80 TL (KDV DAHİL İŞİN TOPLAM BEDELİ); söz konusu işlerde ayıplar bulunduğu özellikle A blok nezdinde yapılan uygulamanın detaylarının teknik teamüller ve standartlar ile uyumlu olmadığı, ve çatının genelinde bazı noktalarda bazı demirlerin yerlerinin hazır edilmesine rağmen uygulamanın o parçalarının eksik
bırakılmış olduğu görüldüğünden ve binanın bir alt katında söz konusu çatının uyguladığı baskı
sonucu demir takviyeler ile desteklenmesi gerektiğinden güçlendirme yapıldığı anlaşıldığından
bu ayıpların giderilme bedeli için uygulanabilecek kesinti miktarının işin toplam tutarının % 4 ü
mertebesinde kabul edilmesinin uygun olacağı; 1.797.328,80 TL x 0,04 = 71.893,152 TL; olduğu ve davacının da davasını 129.540,33 TL üzerinden açmış olduğu anlaşıldığından 1.679.300,8 TL lik tutarın
davalı tarafından ödenmiş olduğu, bu noktada toplam iş bedeli üzerinden bakiye alacağın 118.028,00 TL
olduğu; ---şayet sayın mahkeme % 4 lük kesinti yönünde hükmedecek ise ; 118.028,00-71.893,15= 46.135,00-TL olacağı..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, HMK’nın 190. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan; yüklenici, sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hâle gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. ---------Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir.TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurmaktadır.
TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalı şirkete ait fabrika binasının çatı işlerinin yapılması konusunda anlaşma bulunduğu, ancak sözleşme yazılı olmadığından yapılacak işler ve iş bedelinin belirlenmediği; sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olup, davalının iş sahibi, davacının yüklenici olduğu; davalının da beyanlarında çatı işlerinin bir kısmının yapıldığını, yapılan işler bedelinin ödendiğini iddia ettiği, dosya istinaf aşamasında iken eser sözleşmesine konu yerde yangın çıkması nedeniyle acele olarak keşif yapıldığı, bilirkişilerin fatura konusu işler bedelini KDV dahil 1.797.328,80 TL olarak tespit ettikleri, imalattaki eksik ve ayıplı işlerin toplam işin %4'üne tekabül edip, ayıplı işler bedelinin 71.893,15-TL olarak tespit edildiği, toplam iş bedelinden davalının toplam ödemesi ve ayıplı işler bedeli düşülmesi akabinde, davacının 46.135,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak yargılama sonucunda belirlenmekle, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının --------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 46.135,00-TL üzerinden devamına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.151,48-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.564,53-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 647,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 939,25-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.212,23-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, keşif harcı, keşif araç yol masrafı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 5.722,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 2.038,18-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.684,72-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 6.098,48-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 3.926,54-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2.171,94-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça fazla yatırılan 571,90-TL keşif harcının DAVALIYA İADESİNE,
9-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.20.02.2024