T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/580 Esas
KARAR NO:2024/268
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/06/2020
KARAR TARİHİ:14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ---- tarihinde birinci davalıdan satın aldığı ----- markalı araçta mevcut olan gizli ayıp sebebiyle aracın, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.11 uyarınca ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde ayıp oranında satış bedelinde indirim yapılarak şimdilik belirsiz nitelikteki 6.000,00 TL 'nin ihtarname tebliğ tarihi olan 16/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın temeli bir ticari satım olduğunu, araç faturasından görülebileceği üzere araç Davacı------- adına kayıtlı olduğunu, dava ticari satım sözleşmesine dayandığından bu aracı satın alan Davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) kapsamında “tüketici” olarak kabul edilmesi mümkün olmadığını, davanın, TKHK’na değil, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve TTK hükümlerinin yollamasıyla TBK hükümlerine tabi olduğunu, davacı, aracı karma amaçla satın almış olsa dahi sonuç değişmeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını,-------- husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu araç ticari garanti şartlarına tâbi bulunmadığını, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksiklik de söz konusu olmadığını, öncelikle görev, zamanaşımı ve husumet nedeniyle, aksi kanaat halinde esasa ilişkin nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış işbu davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğunu, uyuşmazlığın mahkememizin görevi dışında olduğunu, dava konusu araç, tacir statüsünde tüzel kişiliği haiz bir sermaye şirketi olan ------------- ait olduğunu, davaya konu araç 24/10/2017 tarihinde satın alındığını, davaya konu araç servise ilk olarak 26.03.2019 tarihinde getirildiğini, bu bağlamda davacı yaklaşık olarak on yedi (17) ay sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, davacı seçimlik hakkını ihtarnameyle "aracın değişimi" yönünde kullandığını, bu dava kapsamında tazminat talep edemeyeceğini, görev itirazının kabulüyle, mahkeme'nin görevsizliğine, zamanaşımı definin kabulüyle, davanın zamanaşımı yönünden reddine, hukuka aykırı davanın asli ve fer'i tüm talepler yönünden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, dava konusu araçtaki ayıp sebebiyle aracın misliyle değişimi mümkün olmadığı takdirde satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir.Davacı,---- plakalı aracın gizli ayıplı olduğunu, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, aracın değiştirilmesi mümkün olmaz ise geri alınması ve satış bedelinin satış tarihi itibariyle avans faizi ile her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilinine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; İlk olarak açıldığı ------ karar sayılı görevsizlik kararının süresinde istinaf edilmeksizin usulüne uygun gönderme talebine istinaden mahkememize gönderildiği ve mahkememizce ----- alarak yargılamanın sonuçlandırıldığını, mahkememizin ---- tarihli kararı ile "... 1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 (2) ve 115. maddeleri gereğince davanın, DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE..." karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ---- gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda --------- tarihli ilamı ile; "...Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarıca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin dava şartlarına aykırı karar verdiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR; 1-HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, işin esası incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının KALDIRILMASINA..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ---- sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile ------taraflara tebliğ edilmiş, 27.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu, 15.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve davacı tarafça 02.01.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi sunulmuş, talep arttırım dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 27.12.2022 tarihli raporunda özetle, "...Davaya konu araçtaki klima gazının kaçmasına sebep arızalı klima evaporatörü, aracın klima sistemini işlevsiz kılarak kabin içi konforu ortadan kaldırdığı gibi makul olarak beklenilen faydaları da ortadan kaldıran, imalata dayalı, önemli arıza niteliğinde olduğu, bu bağlamda davaya konu aracın AYIPLI olduğunun söylenebileceği, söz konusu ayıbın, satın alım esnasında makul süre inceleme ile ya da ayrıntılı inceleme ile fark edilebilir nitelikte olmadığından GİZLİ AYIP niteliğinde olduğu, Arızalı evaporatör peteğinin garanti kapsamında ücretsiz değişimi ile ayıbın giderilebilir nitelikte olduğu, onarım maliyetinin araç rayiç değerine göre çok düşük olacağı,
Mekanik aksamlarda yapılan değişim işlemlerinin, servis ortamında orijinal parça ile yapılmış olması durumunda teknik olarak bir değer kaybı yaratacak nitelikte olmadığı, ancak yapılan işlemlerin servis kayıtlarında yer alması ve bu durumun aracın ikinci el piyasasında satışı esnasında pazarlık aracı olarak kullanılır olması nedeniyle azda olsa ticari olarak bir değer kaybına sebebiyet verebileceği, oluşacak bu değer kaybı miktarının, yapılacak değişimin niteliği göz önünde bulundurulduğunda araç bedelinin ortalama 2% seviyelerinde olacağı, bu verilere göre değer kaybı miktarının 02.06.2020 dava tarihinde ortalama 17.000-TL, 12.03.2020 ihtar tarihinde ortalama 14.840-TL olacağı, Davacının aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi hakkını seçmiş olduğu, aracın 2016 olduğu hakkın 2020 yılında kullanılmış olduğu nazara alındığında bu hakkın seçilmesinin mümkün olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemede olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetinin 15.10.2023 tarihli ek raporunda özetle, "...Davaya konu araçtaki klima gazının kaçmasına sebep arızalı klima evaporatörü, aracın klima sistemini işlevsiz kılarak kabin içi konforu ortadan kaldırdığı gibi makul olarak beklenilen faydaları da ortadan kaldıran, imalata dayalı, önemli arıza niteliğinde olduğu, bu bağlamda davaya konu aracın AYIPLI olduğunun söylenebileceği, söz konusu ayıbın, satın alım esnasında makul süre inceleme ile ya da ayrıntılı inceleme ile fark edilebilir nitelikte olmadığından GİZLİ AYIP niteliğinde olduğu, Arızalı evaporatör peteğinin garanti kapsamında ücretsiz değişimi ile ayıbın giderilebilir nitelikte olduğu, onarım maliyetinin araç rayiç değerine göre çok düşük olacağı, Mekanik aksamlarda yapılan değişim işlemlerinin, servis ortamında orijinal parça ile yapılmış olması durumunda teknik olarak bir değer kaybı yaratacak nitelikte olmadığı, ancak yapılan işlemlerin servis kayıtlarında yer alması ve bu durumun aracın ikinci el piyasasında satışı esnasında pazarlık aracı olarak kullanılır olması nedeniyle azda olsa ticari olarak bir değer kaybına sebebiyet verebileceği, oluşacak bu değer kaybı miktarının, yapılacak değişimin niteliği göz önünde bulundurulduğunda araç bedelinin ortalama 2% seviyelerinde olacağı, buverilere göre değer kaybı miktarının 02.06.2020 dava tarihinde ortalama 17.000-TL, 12.03.2020 ihtar tarihinde ortalama 14.840-TL olacağı, Davacının aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi hakkını seçmiş olduğu, aracın 2016 olduğu hakkın 2020 yılında kullanılmış olduğu nazara alındığında bu hakkın seçilmesinin mümkün olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemede olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, tazminat davaları için de geçerlidir. Yani, tazminat davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Eldeki davada, davacı tarfından dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu iddia edildiğinden, davacının ayıp iddiasını ve ayıp sebebiyle uğramış olduğu zararı ispat etmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır. Alıcının ayıba karşı seçimlik hakları TBK 227 maddesinde düzenlenmiş olup; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere
satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." denilmektedir.Somut olayda, davacı tarafından dava konusu aracın ayıplı olması sebebiyle satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini mümkün olmadığı taktirde ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, kök ve ek rapor alınmış, dosyadaki deliller ve belgeler incelenmiş, alınan teknik bilirkişi raporu dikkate alındığında aracın gizli ayıplı olduğu, araçtaki klima arızasının garanti kapsamında ücretsiz olarak değiştirilmesinin mümkün olduğu, rapor tarihi itibariyle aracın 3.100.000,00-TL olmasına rağmen ayıplı parçanın orjinal bedelinin 160 USD olduğu, rapor tarihi itibariyle araç rayiç değeri ile araçtaki ayıp bedelinin oranının %1'i geçmeyeceği, araçtaki ayıp dava tarihi itibariyle 17.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir.TBK 227 maddesinde belirtilen hakların alıcı tarafından kullanılması halinde satıcının bunu yerine getirmesi gerekmektedir. Anılan hak yenilik doğurucu nitelikte olup karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Ancak TBK 227/4-5 fıkrasında da belirtildiği üzere hakkın kullanımının objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmaması gerekmektedir. Başka bir deyişle, alıcı haklarını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır. Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarındaki teknik tespitlerde açıkça belirtildiği üzere dava konusu araçtaki ayıp sebebiyle oluşan zarar ile araç rayiç değeri oranın %1 bile olmadığı, davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirildiğinde davacının misli ile değişim talebinin taraflara arasında aşırı bir dengesizliğe neden olacağı, dava konusu araçtaki ayıp nedeniyle davacının seçimlik hakkından bedel indirim uygulanmasına yönelik talebinin dosya kapsamına uygun olacağı, araç davacı tarafça 2016 yılında alınmış olup gizi ayıp mahkememizce tespit edildiğinden bilirkişi raporu ile tespit edilen bedelin davalıdan talep edebileceği,her iki davalının da satıcı ve sağlayıcı olarak olaşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, aksi yöndeki davalıların itirazlarının dosya sonucu etkisi bulunmadığından mahkememizce itibar edilmediği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu aracın misli ile değiştirilmesi talebinin reddine, 17.000,00-TL'nin 20/03/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Davacının dava konusu aracın misli ile değiştirilmesi talebinin REDDİNE,
3-17.000,00-TL'nin 20/03/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli karar harcı 1.161,27-TL'den davacı tarafça tamamlama harcı olarak yatırılan 291,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 870,27-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 291,00-TL tamamlama harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 289,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.124,40-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/03/2024