T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/399 ESAS
KARAR NO:2024/767
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31.05.2023
KARAR TARİHİ: 24.09.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ofiste ses yalıtımının sağlanması amacıyla kullanılmak üzere akustik kabin satın alınması için davalı firmadan proforma fatura ile teklif alındığını, teklifin davacı şirket tarafından onaylanması üzerine teklifte yer alan özellikleri havi, 2-4 kişilik akustik kabinin satışı hususunda taraflar arasında sözleşme kurulduğunu ancak teslim sonunda yapılan muayenelerde menteşe yuvalarının monte edilirken tahrip edildiğinin, menteşe vidalarının eksik olduğunun, camlardaki silikon lekelerinin temizlenmesine rağmen çıkmadığının tespit edildiğini, bu durumun davalı tarafa iletildiğini ancak ayıpların giderilmediğini, ses yalıtımının sağlanamadığını, orta sehpanın stabil kalmadığını ve dolayısı ile söz konusu ürünün kendisinden beklenen faydayı tamamen ortadan kaldırır nitelikte gizli ayıpların da olduğunun tespit edildiğini, ürünün açık ayıplar yanında gizli ayıplarının da bulunduğunu, davalının 11.01.2023 tarihinde düzeltilmek üzere montaj elemanı gönderdiğini, ancak ayıpların giderilemediğini ve tutanak altına alındığını, durumun davalı tarafa noter kanalıyla ihtar edildiğini, ihtarnameye ve yapılan görüşmeye rağmen karşı taraftan bedel iadesi yapılmadığını ve üründeki ayıpların da giderilmediğini, bu nedenle üründeki ayıpların tespit edilmesi ve giderilmesi için ------- ünvanlı firma ile anlaştıklarını, söz konusu firmaya davalı tarafından teslim edilen kabin üzerinde inceleme yapıldığını, yapılan keşif sonucunda tespit edilen ayıpların tadilatı ve imalatı için davacı tarafından toplamda 44.840,00-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin ödememesi üzerine 44.840,00-TL'nin faizi ile birlikte tahsili için -------- müracaat edildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; 44.840,00-TL'nin ticari mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kabinin ayıplı olması ya da eksik teslim edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı ile yapılan proforma sözleşmesinde %50 ses yalıtımı olacak şekilde taraflarca anlaşılmış olup sözleşmeyi de davacı tarafın imzaladığını, hazırladıkları kabini davacı tarafın işyerine götürüp kurduklarını ve teslim ettiklerini, davacının ödemeleri yaptığını ancak bu kurulumdan sonra davacı tarafın kabinin ses yalıtımını %100 olması gerektiğini belirterek teslim etmiş oldukları %50 ses yalıtımlı kabini geri alarak yerine %100 yalıtımlı kabin getirmelerini talep ettiklerini, davacıya böyle bir şeyin mümkün olmadığını ilettiklerini, davacının ses yalıtımını yükseltmek için taraflarına yaptıkları talebi kabul etmediklerini, bunun üzerine davacının ürünü ayıplı olarak ifade ettiğini, davacı taraf kabin için tamir ettirdiğini, kabin fiyatının ortalama 70.000TL iken tamiratın nasıl 44.840,00-TL olduğunu bilemediğini, dava konusu kabinin halen davacı tarafın işyerinde bulunduğunu, davacı tarafından kullanılan kullanma süreci ve süresi ile kabinin yıpranma payı da dikkate alınarak gerekli mahsupların yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın kendilerine ihtarname çektiğini beyan etmiş ise de kendilerine tutanak ve ihtarname tebliğ edilmediğini belirtmiş ve davalının kusurunun olmaması ve davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davanın usulden ve esastan reddini, mahkeme aksi kanaatte olup davanın reddine karar vermeyecek ise eğer taraflarından yapılan toplantı kabininin kendisinin 70.000,00-TL olması mahiyetinin zaten kendilerine 70.000,00-TL'yi bulmuş olması, bu kabinin de davacı tarafın iş yerinde bulunması durumunun da göz önüne alınarak davacı tarafından kullanılma süreci ve süresi, kabinin yıpranma payı da dikkate alınarak gerekli mahsupların yapılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; satış-eser sözleşmesine konu maldaki ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini talepli alacak davasıdır.Davacı vekili özetle; teklifte yer alan özellikleri havi, 2-4 kişilik akustik kabinin satışı hususunda taraflar arasında sözleşme kurulduğunu, ancak teslim edilen üründe açık ve gizli ayıpların bulunduğunu, davalıya bu durumun bildirildiğini, davalının ayıpların düzeltilmesi için gönderdiği personelin de ayıpları gideremediğini, bunun üzerine ihtarname gönderdiklerini ve ayıpların giderilmesi için dava dışı ------ ünvanlı firma ile anlaştıklarını beyan ederek, tamir bedelinin davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; üründe ayıp bulunmadığını, istenen özelliklerde ürün teslim edildiğini, tamir bedelinin çok yüksek olduğunu, davacının kullanma süresindeki yıpranma payının mahsubu gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, tanık dinlenmiş, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasında siparişe istinaden üretim yapılıp teslim etme şekilde satış-eser nitelikli karma bir sözleşme bulunduğu, sözleşmede davacının alıcı-iş sahibi, davalının satıcı-yüklenici olduğu, sözleşme gereğince malın (%50 yalıtımlı özellikli olarak) zamanında teslim edildiği, bedelinin davacı tarafından ödendiği hususunun ihtilafsız olduğu; HMK 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının malın yalıtım özelliğini belirtip belirtmediği, belirtmiş ise belirtilen nitelikte ürün teslimi yapılıp yapılmadığı, satışa konu malın %50 yalıtımlı veya %100 yalıtımlı olmasının satış fiyatına etki edip etmeyeceği, davacıya teslim edilen malda gizli ayıp bulunup bulunmadığı, gizli ayıp varsa bunun üretimden kaynaklı olup olmadığı, maldaki ayıba davacının kullanım hatasının neden olup olmadığı, davacının ayıp var ise tamir bedeli talep etmesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tanık------"Ben davacı şirkette depo ve lojistik sorumlusuyum. Davalının getirdiği ürünü ben teslim aldım. Davalı firma ses kabini olan ürünü teslim edip, kurulumunu yaptıktan sonra silikon çekti. Bize kesinlikle şuan dokunmayın ve açmayın dediler. Kontrolü ertesi gün yapabileceğimizi söylediler. Ertesi gün kontrol yaptığımızda kapı menteşelerinin vidalarının olmadığını ve menteşelerde hasarlar olduğunu, kabin kapısının tam olarak kapanmadığını, silikonların her yere bulaştığını ve lekelerin geçmediğini, kabin içerisindeki koltuklarda gıcırtılar olduğunu, kabin orta sehpasının ise düz durmadığını ve sallandığını tespit ettik. Bunu karşı tarafa telefon ile bildirdik. Mesaj gönderdik. Yaklaşık bir ay sonra bir tane personel gönderdiler. Gelen personel de bu sıkıntıları gördü. Bunların tamir edilemeyeceğini söyledi. Biz de bir tutanak tuttuk. Tutanağı davalı firmanın gönderdiği bu personel de imzaladı. Bu personel şirketi ile görüşeceğini söyledi. Ancak tekrar bize bir dönüş olmadı. Biz başka bir firma ile anlaşıp, hasarlı yerleri yaptırdık. Bu ses kabini mesela telefon konuşmaları veya görüntülü görüşmeler için dışarıya ses gitmemesi amacıyla kullanılmaktadır. Biz hasarlı ve ayıplı kısımları yaptırdığımız dava dışı üçüncü firmaya ödeme yaptık. Miktarını net olarak bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosya uyuşmazlık noktalarında rapor düzenlenmek üzere Makina Mühendisi ve Borçlar Hukuku alanında öğretim görevlisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 13/06/2023 tarihli raporunda özetle; "...Dosyaya sunulan 09.11.2022 tarihli “Proforma Teklif” başlıklı belgeincelendiğinde “ürün açıklaması” kısmında “…ses
yalıtım oranı da %55-60’dan az olmayacaktır.” ifadesinin bulunduğu; dolayısıyla yalıtım oranına ilişkin hususun, TBK m. 2 hükmünde düzenlenen “ikinci dereceden nokta” olarak taraflarca, sözleşme özgürlüğünce kararlaştırıldığı; davacıya teslim edilen ürünlerin ses yalıtımının, 09.11.2022 tarihli “Proforma Teklif”inde belirlendiği gibi %55’ten az olmadığı;
davacıya teslim edilen ürünlerin %50 veya %100 olması arası arasında satış bedeli açısından farklılık olduğu, bu
farklılığın %5 olduğu; dosyada mevcut beyanlar, proforma teklif mektubu, teknik özellikler, eksper raporu, ihtarnameler, yazışmalar ve ayıp giderme faturası ve hasar fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu olay, davalı --------tarafından teklif şartlarında imal edilen, davacı ----- tarihinde davacı firmanın ofisine montajı yapılan akustik kabin ürünün hem montaj esnasında ve hem de montajdan sonra yapılan inceleme ve muayenesinde üründe hasarlar, eksiklikler, kapıda sarkmalar, ses izolas düşüklüğü gibi ayıplı olarak davacı firmaya teslim edildiği; Konusu olan ve davalı firma tarafından imal edilip Aralık 2022 tarihinde montajı yapılarak teslim edilen akustik kabin ürünün, montaj esnasında ve daha sonra davalı firmanın teknik elemanın tespit ettiği ve gideremediği hasar ve eksiklikler ve başka bir firmanın keşif yaparak tespit ettiği eksiklikler ve hasarlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu akustik kabin ürünün hem AÇIK hem de GİZLİ AYIPLI olduğu; dava konusu ve ayıplı akustik kabin ürünündeki ayıpların ----- firması tarafından tespit edildiği ve aynı firma tarafından KDV dahil 44.840,00-TL bedel ile ayıpların giderildiği; yapılan incelemede belirtilen bedelin olay tarihi itibariyle kadri maruf olduğu; gizli ayıbın üretimden kaynaklı olduğu, ayıba davacının kullanım hatasının neden olmadığı; davacının ------ tarihinde davalıya gönderdiği---- sayılı ihtarnamede özetle ayıp nedeniyle işbu ihtarnamenin
tebliğinden itibaren 3 işgünü içinde kabin için davalıya ödenen 66.999,50TL.nin iadesinin talep edildiği; işbu ihtarnamenin 23.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği; Sayın Mahkemece 12.12.2023 tarihli celsede taraflar arasında satış-eser edimini haiz karma nitelikte sözleşmenin kurulduğuna karar verilmiş olup anılan ihtarnamede davacının, “ödediği bedelin iadesini talep ettiği” ve bu ihtarnamenin de davalıya (muhatabına) tebliğ edildiği/vardığı görülmekle bu irade beyanı değerlendirildiğinde:
(eğer Sayın Mahkemece satış sözleşmesine ilişkin edimlerin ağır bastığı kabul edilir ise bu halde) satış sözleşmesinde ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) kapsamında seçimlik hakkın düzenlendiği TBK m. 227/I,b.1 hükmü gereğince sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkını kullanarak TBK m. 229/I,b.1 hükmünce ödediği bedelin iadesini talep ettiği; (eğer Sayın Mahkemece eser sözleşmesine ilişkin edimlerin ağır bastığı kabul edilir ise bu halde) eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül)kapsamında seçimlik hakkın düzenlendiği TBK m. 475/I,b.1 hükmünce sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkını kullanarak ödediği bedelin iadesini talep ettiği; Her iki durumda da davacının sözleşmeden dönme ile bedeli iadesini talep ettiği; seçimlik haklarından bu hakkını tercih ettiği; ancak ister satış ister eser sözleşmesi hükümleri kabul edilsin, bu iki durumda da sözleşmeden dönen davacının ayrıca “genel hükümlere göre tazminat” isteyebileceği; buna ilişkin olarak hem satış sözleşmesinde ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) kapsamında seçimlik hakkın düzenlendiği TBK m. 227/II hükmünde hem de eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) kapsamında seçimlik hakkın düzenlendiği TBK m.475/II hükmünde “genel hükümlere göre tazminat” isteyebileceğinin düzenlendiği; bu noktadaki genel hükmün ise TBK m. 112 hükmü olduğu, dolayısıyla eğer davacının süresinde ve TTK m. 18(3) hükmündeki usullere uygun
olarak ayıp ihbarında bulunarak ayıbı gözden geçirme ve bildirme (ihbar etme) külfetini yerine getirdiği kabul edilir ise bu halde davacının tamir bedelini, TBK m. 227/II; TBK m. 475/II hükmünce “genel hüküm” olarak TBK m. 112 hükmü
uyarınca talep edebileceği kanaatine varıldığı" şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.TTK'nın 23.maddesine göre; "(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."TBK.'nun 223. Maddesine göre; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."Somut olayda; alıcı davacı, aldığı üründeki ayıp nedeniyle durumu derhal satıcı olan davalıya bildirmiş olmakla bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiştir. TBK.nun 227.maddesine göre; "Alıcının Seçimlik Hakları Maddesi "Satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde satıcı aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1-Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
2-Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,
3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
4-İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme."
Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. TBK’nın 470 ve devamı maddelerine göre, yüklenici bir bedel karşılığında iş sahibine bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de yapılan iş karşılığı bir bedel ödemeyi yükümlenmiştir. Yüklenici, eseri sözleşmeye fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak imal edip, tam ve eksiksiz olarak süresinde iş sahibine teslim ettiğini, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. Eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu durumlarda kural olarak işin yüklenici tarafından yapılıp tamamlandığı karine olarak kabul edilir.
TBK'nın 474.maddesi gereği; iş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları 475.maddede düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. ".Yasanın 477.maddesine göre ise; "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır."
Yapılan yargılama sonucu; teknik bilirkişinin raporundan anlaşıldığı üzere davaya konu akustik kabinde açık ve gizli ayıp bulunduğu, gizli ayıbın üretimden kaynaklı olduğu, davacının kullanım hatasının bulunmadığı, davacının ---- tarihinde davalıya gönderdiği---- yevmiye sayılı ihtarnamede özetle ayıp nedeniyle işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 işgünü içinde kabin için davalıya ödenen 66.999,50TL.nin iadesinin talep edildiği, işbu ihtarnamenin 23.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sözleşmenin satış-eser nitelikli karma bir sözleşme olup; hem satış sözleşmesi hem de eser sözleşmesini düzenleyen TBK maddelerine göre sözleşmeden dönen davacının ayrıca “genel hükümlere göre tazminat” isteyebileceği; davacının açık ve gizli ayıpların tamirini dava dışı üçüncü kişiye 44.800,00-TL'ye yaptırdığı, tamir masrafının ayıpların giderilmesi ile uyumlu olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği anlaşılmakla; davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-44.800,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.063,02-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 765,76-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.297,26-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 765,76-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 6.777,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24.09.2024