T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/69 ESAS
KARAR NO: 2024/746
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26.01.2023
KARAR TARİHİ: 17.09.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Borçlu hakkında ------- dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin borçluya 25.12.2021 tarihinde tebliğ olduğunu ve borçluda vekili aracılığıyla 29.12.2021 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini, borçlu süresinde yaptığı itirazla bu icra takibini de durdurduğunu, davalının 29.12.2021 tarihli borca itiraz dilekçesi nedeniyle tarihinde hem dava şartlarını sağlamak hem de davalı ile uzlaşmak maksadıyla taraflarınca 03.01.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinde yapılan görüşmeler neticesinde karşı tarafın toplantıya katılmamış bu sebeple anlaşmaya varılamadığını, huzurdaki itirazın iptaline konu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı 2012 yılına ait fatura alacakları olduğunu, davalı borçlunun davacı müvekkili şirket ile aralarındaki ilişkiyi reddetmemekle birlikte böyle bir borcu bulunmadığı iddiasıyla icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu ancak davalının takibe ve davaya konu borcu ödediğine ilişkin herhangi bir belge dosya içerisine sunamadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan faturalar ile birlikte sunmuş oldukları hesap dökümünde toplam alacak miktarının 976.454,00-TL olarak gözüküyor olsa da yıllar içerisinde-------- tarafından peyder pey borcun bir kısmının ödendiğini ancak hangi ödemenin hangi fatura alacağına ilişkin olduğu müvekkili tarafından tespit edilemediğini, bu sebeple ödenen miktarların mahsup edilerek kalan 350.000,00-TL alacağın tahsili için icra takibine başvurulduğunu, faiz oranına yapılan itirazın kabulünün mümkün olmadığını, davalı tarafın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle;----- esas sayılı dosyasına vaki itirazın; takibin 350.000,00-TL asıl alacak üzerinden iptali ile, takibin asıl alacağa işleyecek ticari (reeskont) faizi ile devamını, davalının asıl alacak üzerinden %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Huzurdaki davanın usul ve esas yönünden, hukuki mesnetten yoksun, maddi gerçeklikten uzak ve somut delile muhtaç soyut iddialar üzerine kurulmuş olduğundan işbu haksız davanın usul ve esas yönünden ayrı ayrı dikkate alınacak tüm sebeplerle Mahkeme tarafından reddedilmesi gerektiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, alacaklının borçlu aleyhine giriştiği icra takibinin borçlunun itiraz ile durması halinde, itirazın ve durma kararının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde alacaklı genel hükümler dairesinde borçlu aleyhine itirazın iptali davası açabileceğini, öncelikle, söz konusu icra takibine yapılan itirazın temel sebebinin davacı tarafa karşı müvekkilinin herhangi bir borcu olmaması olduğunu, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkide ticari defterler incelendiğinde müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığını, hatta müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının dosyaya sunduğu faturaların okunaklı olmadığını, davacı tarafın dosyaya delil adı altında sunmuş oldukları, ne yazdığı belli olmayan evrakları kabul etmediklerini, bu nedenle davacının dava dilekçesinin itirazın iptali gerekçelerini belirttikleri bir no'lu maddede alacaklarını 2012 yılına ait faturalara dayandırdıklarını görüldüğünden on yıllık alacak zaman aşımının da dolmuş olduğunu ve zaman aşımı itirazlarını tekrar ettiklerini, davacı tarafın müvekkilini huzurdaki dava ile mesnetsiz iddialarla karşı karşıya bıraktığını, davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine yöneltilmiş olan işbu kötü niyetli taleplerin reddi ve yine haksız ve kötü niyetle açılmış olan icra takibi nedeniyle davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; davanın süresinde açılmadığından bahisle usulden reddini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, kötü niyetle müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış olan davacının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; cari hesaba dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.
Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak 2012 yılına ait fatura alacakları olduğunu, bu alacak nedeniyle takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; öncelikle davanın usuli sebeplerle reddini, aksi halde borçlu olmadıklarından esastan reddini istemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesaba konu alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, İ
İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,----- tarafların esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş,---- tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, ----- tarafların vergi kayıt bilgileri celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut dosya bakımından; gelen müzekkere cevapları dikkate alındığında davalının ticari işletme kaydının olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu ve tacir olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu cari hesap alacağından kaynaklanan uyuşmazlık da, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan değildir. O halde olayda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının tacir olmaması, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması sebebiyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Davaya konu uyşmazlığı incelemeye görevinin----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli -----Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)
4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)
7-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17.09.2024