T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/1181
KARAR NO: 2025/1139
DAVA: Menfi Tespit (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/12/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Müvekkil ----., antrepo işi ile uğraşan bir şirket olup, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren firmalara hizmet vermektedir. Bu sebeple ihtiyacı olan depoyu kiralamak için arayışa geçmiş ve --- yetkilisi olduğu ------ firmasına ait -----adresinde bulunan depoyu ticari amaçla kiralamak için bu şahısla görüşmelere başlamış olduğunu, ------ bu talebi olumlu karşılamış ve deponun müvekkil şirkete kiralanmasını kabul ettiğini, -----; kendisinin Türkiye'de yerleşik bir kişi olmadığını, ---- yaşadığını, bu sebeple kira gelirlerini yurtdışına transfer ettiğini söyleyerek, deponun mülkiyet hakkına sahip olan ----- isimli şirketi ile kiralama işlemini gerçekleştirmiş olduklarını, bu şekilde taraflar arasında kiralama ilişkisi ilk olarak 2013 yılında başlamış olduğunu, 2013 yılında kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra, 2014 ve 2015 yıllarında da bu şekilde doğrudan kiralama ilişkisi devam ettiğini, ilgili yıla ait kira bedelini karşılayacak şekilde şikayet edilenlerin gösterdikleri kendi idarelerinde olan şirketleri lehine teminat senetleri müvekkil kiracı tarafından düzenlenmiş ve kendisine teslim edilmiş olduğunu, Bu şekilde teminat verilmesi ve kira bedelinin ödenmesiyle geri alınma işlemleri kiralama ilişkisinin doğrudan ----- firması ile müvekkil şirket arasında süre gelen kiralama döneminde; 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için düzenli şekilde gerçekleştirilmiş olduğunu, Sayın Mahkemeye dilekçemiz ekinde söz konusu yıllar bazında verilen ve sonrasında ödemeler nedeniyle iade edilen teminat senetlerinden örnekleri sunar; bu teminat senetleri asıllarını da sunmaya hazır olduklarını, Temmuz 2023 tarihinde KDV dahil kira bedelli 162.000-USD olarak tespit edilmiş, yine önceki dönemde olduğu gibi her ay ödenmesi gereken kira bedelinin karşılığı olarak toplam 36 adet her biri 162.,000-USD tutarında teminat senetleri düzentenerek, bu senetler davalı -- teslim edildiğnii, bu senetlerde de yine alacaklı olarak ---- isimli ------ yerleşik olan ve aynı zamanda alt kiralamayı yapan ----- şirketinin %20 hissedarı olan şirket gösterildiğini, tüm bu işlemlerin yapılmasına müteakip, ----- bulunan depoda 09.12.2023 tarihinde çok büyük bir yangın çıkmış olduğunu,, depo tamamen zarar görmüş ve yıkılmış olduğunu, yangından sonra kiralanan yerin depo olarak kullanılmasının mümkün olmaması, kira ilişkisinin de hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle sona ermiş olması neticesinde davalı ---- kendisine teslim edilen teminat senetlerinin iade edilmesi talep edildiğini, - ----, teminat amacıyla verilen senetler ile bir ilgisinin olmadığını belirtmiş, 2015 yılından bu yana esasen kendi yönetimiyle gerçekleştirilen kira ilişkisindeki süreçten habersizmiş gibi “senetleri kime verdiyseniz gidin ondan isteyin” şeklinde cevap vermiş olduğunu, Ancak yangından sonra kiralanan yerin depo olarak kullanılmasının mümkün olmaması sebebiyle, müvekkil şirket söz konusu kira sözleşmesinde alt kiralayarı olan -----. Noaterliği'nin 25.12.2023 tarihli, ----- yevmiye nolu ihtarnamesi kira konusu mecurun yanmış, yok olmuş olması sebebiyle kira sözleşmesinin konusuz kaldığı ve sona erdiği, yangın tarihi itibariyle de kendilerine herhangi bir başkaca kira ödemesi yapılmayacağı hususunu açıkça Ihtar etmiş olduklarını, şeklindeki ifadelerle kira konusu mecurun yanmış, yok olmuş olması sebebiyle kira sözleşmesinin konusuz kaldığı ve sona erdiği, yangın tarihi itibariyle de kendilerine herhangi bir başkaca kira ödemesi yapılmayacağı hususunu açıkça Ihtar etmiş olduklarını, 162.000 USD bedelli iki adet teminat senedi; ---İcra Müdürlüğünün------ sayılı icra dosyasından kambiyo takibine konu edildiğini, bir çok sulh hukuk mahkemesinde menfi tespit davası açıldığını bu davaların derdest olduğunu, bu nedenlerle müvekkiller tarafından düzenlenen 08.01.2025 vade tarihli ve 162.000- USD bedelli, kira bedelinin teminatı olarak verilen ve fakat yangın olayı sebebiyle bedelsiz kalmış olan işbu teminat senedi nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespiti, iadesi ve bu senedin iptaline, telafisi mümkün olmayan zararların meydana gelmesinin engellenmesi bakımından mahkememizce dava konusu 08.01.2025 vade tarihli ve 162.000- USD bedelli teminat senedinden bahisle haksız ve hukuka aykırı şekilde icra haciz işlemlerine başlanılamaması ve icra takibine konu edilmemesi amacıyla İİK madde 72/2ve HMK madde 389 vd. ilgili hükmü gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Menfi tesbit davasında kural olarak davalının alacaklı olduğunu yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Alacaklının senede dayanması halinde ise borçlu olmadığının ispat yükü davacıdadır. Davacı aynı nitelikte bir delil ile borçlu olmadığını kanıtlamalıdır. Davalının bonoya dayalı olarak davacı hakkında takip başlattığı gözetildiğinde davacının aynı şekilde yasal delille borçlu olmadığını kanıtlaması gerektiğini, somut olayda, davacılar, dava dışı şirketten kiralanan ofis için düzenlenen kira sözleşmesinin teminatı olarak lehdar davalı şirket adına düzenlenen senetten dolayı borçlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de dosya kapsamına ve dava dilekçesi içeriğine göre, davacılar tarafından davalı ile aralarında doğrudan doğruya kira ilişkisi bulunduğu ve uyuşmazlığın da bu ilişkiden kaynaklandığı iddiasının bulunmadığı, davanın, teminat olarak verildiği iddiasına dayalı kambiyo senedi olan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, bono, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda unsurları ile birlikte düzenlendiğinden, aynı Kanunun 4/1-a maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. O halde yerleşmiş Yargı kararlarında da kabul edildiği üzere davacılar vekilinin senedin teminat olarak verildiğine ilişkin iddialarını yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, davacı şirketin borcunu ödememek yahut geciktirmek için zaman kazanmaya çalışan davacılar icra takibinde bulunan müvekkil şirketin ---uyruklu yabancı tüzel kişiliğe haiz olduğu gayet iyi bilmelerine rağmen süreci uzatmak adına bu şekilde bir iddiada bulunmakta olduklarını, sonuç olarak davacı şirketlerin kendilerince tanzim olunan kambiyo senetleri nazarında borcun sebebi senet olduğu için davacıların ithamlarını ancak ve ancak yazılı bir delile dayanarak ispatlaması gerektiği, itirazların yazılı delille ispata muhtaç iken bu bağlamda sunulan herhangi bir delil bulunmadığından hukuki dayanağı bulunmayan bedelsizlik iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, Kira Sözleşmesinden kaynaklı Menfi Tespit Talebidir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.
Davacı ile dava dışı mülk sahibi arasındaki sözleşmenin TBK 299 ve devamı maddeleri uyarınca Kira Sözleşmesi olduğu, davaya konu 'teminat senedinin ' bu kapsamda verildiği tespit edilmiştir.6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir.
HMK 4/1-a maddesi gereğince kira sözleşmesinden kaynaklı tüm davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Hemen belirtmek gerekir ki, tarafların sıfatına bakılmaksızın kira hukukundan kaynaklanan tüm davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. ( Yargıtay ---- HD. ---- Esas ----Karar sayılı ilamı, Yargıtay -----. HD. ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı)
Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir.
"Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir.
Davacı vekili, takibe konu senedin, kiralama sözleşmesine istinaden teminat senedi olarak verildiğini iddia ederek işbu menfi tespit davasını açmıştır. Bu tür davalarda görev konusu davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar ve talep sonucuna göre belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık, senedin, kira sözleşmesi kapsamında teminat senedi olarak verilip verilmediği, verilmiş ise karşılıksız kalıp kalmadığı noktasında toplandığına ve bunların ispatı meselesi sübut ve esasa ilişkin olup, görevin belirlenmesine bir etkisi olmamasına göre, davanın, kira uyuşmazlıklarında münhasır görevli olan sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay ---/-. Hukuk Dairesi esas no: ---- karar no: ----- BAM --- HD dosya no: ----- karar no:------
Somut Olayda; Taraflar arasında 2013 yılından itibaren 2014,2015,2016,2017,2018,2019 yıllarına ilişkin ----- adresinde bulunan ve dava dışı --- yetkilisi ---- ile Kira Sözleşmesi akdedildiği , dava dışı şirket yetkilisinin yurtdışında ikamet ettiği ve kira gelirini de yurdışına transfer ettiğini, kira bedelinin yüksek bir miktar olduğunu ve 'kira bedelinin' şirket yetkilisinin talebi üzerine dava dışı şirketler lehine 'teminat senetleri' düzenlenerek teslim edildiği , teminat senedi lehtarı ile kiralayan arasında nasıl bir hukuki ilişki olduğunun araştırılmadığı , uzun yıllar 'teminat senedi' verildiği ,kira ödemelerinin ardından ise 'teminat senetlerinin' iade edildiği, dava dışı şirket yetkilisinin buradaki amacının vergi yükümlülüğünden kaçmak amacıyla 'alt kira' ilişkisi kurarak kira sözleşmesinin devam ettiği , dava dışı şirket yetkilisi ile dava dışı şirketler arasında 'alt Kira ' ilişkisinin olduğu , davaya konu senetlerin 'kira bedelini teminatı olarak verildiği ' iddiası olup davacı ile dava dışı kiralayan şirket ile uzun yıllardır 'Kira Sözleşmesi ' olduğu , şirket yetkilisinin yurtdışında ikamet etmesi nedeniyle vergi borcundan kaçınmak için türlü yöntemlere başvurduğu iddiasının olduğu, kira ödemelerinin uzun yıllardır dava dışı şirket adına 'teminat senedi' düzenlenerek verildiği , kira borcunun ödenmesinden sonrada iade edildiği buna ilişkin delillerinde dosyaya sunulduğu anlaşılmakla öncelikle dava konusu edilen 'teminat senedinin' kiralayan ile kiracı arasına ticari teamül gereği bir 'ödeme ' yönetimi olarak kullanıldığı ,kira borcunun ödenmesinden sonrada iade edildiği iddiası olup salt kambiyo senedinden kaynaklı teminat senedi nedeniyle menfi tespit davası olmadığı davacının iddiasının davacı ile dava dışı taşınmaz maliki arasında 'kira sözleşmesi ' bulunduğu ,kiralayan ile dava dışı şirketler arasında 'alt kira' ilişkisinini mevcut olduğu, bu hali ile davanın Kira Sözleşmesi çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla 08.12.2025 vade tarihli, 162.000USD bedelli ----- tarafından düzenlenen taraflar arasında ki uyuşmazlığın Kira Sözleşmesi çerçevesinde çözülmesi gerektiği bu gerekçe ile de mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1 - c ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Görevli ve yetkili mahkemenin ---- Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna,
4------ Sulh Hukuk Mahkemesi ile görev uyuşmazlığı olması nedeniyle görevli mahkemeyi tayin etmek üzere dosyanın ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve karar ilam harcının yargı yeri belirlendikten sonra görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.