T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/322 Esas
KARAR NO: 2025/701
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/03/2018
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın, müvekkili şirket çalışanlarını ayartmak suretiyle ------- yılının sonlarından itibaren laboratuvar ve satış departmanında görevli çalışanların çeşitli bahanelerle üretim ve satışları sabote etmeleri ve nihayetinde istifa etmek suretiyle işi bırakmaları ve davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlamaları sonrasında müvekkili şirketin önce müşteri kaybettiğini ve satışlarında hızlı bir düşüş yaşandığını, bugün için sektördeki payının % 3 seviyelerine gerilediğini, söz konusu davranışın TTK’nın m.54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet fiilini oluşturduğunu beyan ederek, şimdilik 50.000,00 TL asgari maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı manevi zararın giderilmesi için 100.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin de karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen tüm iddia ve beyanları külliyen reddettiklerini, davacı iddiasının aksine TTK 54.madde kapsamında düzenlenen haksız rekabet hallerine ilişkin herhangi bir fiil ve davranışın olmadığını, mezkur ürünlerin üretimine ilişkin formüllerin davacıya ait olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının sektördeki ----- bizzat kendi eknomik ve mali durumu neticesinde bizzat kendi kusuru ile kaybettiğini, söz konusu çalışanların davacı şirket ile ilişiklerinin kesilmesinden sonra müvekkilinin iş ilanına başvuru yapılarak müvekkili şirkette istihdam edildiğini, davacının pazar payını müvekkili şirketten dolayı kaybettiğine dair ispat edecek delil sunamadığını beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacı, davalı yanın, müvekkili şirket çalışanlarını ayartarak 2015 yılının sonlarından itibaren laboratuvar ve satış departmanında görevli çalışanların çeşitli bahanelerle üretim ve satışları sabote ettiklerini, nihayetinde istifa ederek işi bıraktıklarını, davacı şirket çalışanlarının davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladıktan sonra davacı şirketin önce müşterilerini kaybettiğini, satışlarında hızlı bir düşüş yaşandığını, davacı şirketin zarar ettiğini, iflas noktasına geldiğini, davalının haksız rekabete hükümleri gereğince oluşan zarardan sorumlu olduğunu, haksız rekabet sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, -------Esas sayılı İcra Dosyası ---- üzerinden celp edilmiş, ----- tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,----- dava konusu çalışanların dosyaları celp edilmiş, davacının iflasına karar verilen ---- Esas sayılı dosyasının uyap örneği celp edilmiş, ----tarihli bilirkişi heyeti raporu ve --- tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ----- tarihli raporunda özetle, "...Sayın Mahkemenizin takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarını davacının hakısız rekabet iddialarının ıspatı açısından yeterli görmesi halinde, rapor içerisinde yapılan açıklamalar ve yüksek yargı kararları uyarınca davalının haksız rekabette bulunduğunu; Sayın Mahkemenizin tanık beyanlarının davalının haksız rekabetini ispatlamaya yeterli olmadığı kanaatine varması halinde ise, davacının iddialarını somut delillerle ispatlayamadığı hususunu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen--------- tarihli ek raporunda özetle, "...Davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı defterlerinin HMK 222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, Davalı şirketin ---- Dönem Net zararı, ------- tarihi itibarı ile ise 55.795.053,26 TL Dönem Net zararı raporladığı, Davacı yanın ticari defterlerinin incelenememesi nedeniyle, tarafların ticari ilişki içerisinde olduğu üçüncü kişi ve şirketlerin karşılaştırılamadığı ve müşteri geçişi bulunup bulunamadığının muhasebesel olarak tespitinin yapılamadığı, Bu nedenle, taraflar arasında iddia edilen müşteri geçişlerinin (müşteri portföyü devri, müşteri kaçışı, iş hacminin aktarılması gibi) gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleştiyse kapsam ve boyutunun ne olduğu hususunda muhasebesel veriler üzerinden somut bir tespit yapılamadığı, Mali ve teknik incelemelerde kök rapordaki “davacının iddialarını somut delillerle ispatlayamadığı” yönündeki görüşümüzde herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektirecek yeni bulgu tespit edilemediği; Bu durumda kök raporda da belirttiğimiz üzere Sayın Mahkemenizin takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarını davacının iddialarının ıspatı açısından yeterli görmesi halinde, kök rapordaki açıklamalar ve yüksek yargı kararları uyarınca davalının haksız rekabette bulunup bulunmadığının takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -----Eldeki davada davacı, davalıların eylemlerinin TK 54 vd... hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini yöntemince ispat etmesi gerekmektedir.TTK 54 maddesinde; "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." denilmektedir. Buna göre haksız rekabet kurumu TTK’nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiş, TTK 55. maddesinde de uygulamada sıklıkla karşılaşılan dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaları örnekler halinde düzenleme altına almıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, esas olarak davasını TTK m. 55/1-b-1 hükmüne dayandırdığı anlaşılmaktadır. TTK m. 55/1-b-1 maddesi; “Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,” eylemini bir haksız rekabet hali olarak öngörmektedir. Burada şirket çalışanlarının da müşteri kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Zira şirket çalışanlarının ayartmak suretiyle kendi bünyesine alan taraf çalışanların ticari bilgileri ve müşteri portföy bilgisine de talip olmaktadır. Bu itibarla davacı, şirket çalışanlarının davalı tarafından ayartıldığını, kendi şirketinde çalışmasını sağladığını ve bu itibarla zarar/iflas ettiğini ispat etmesi halinde haksız rekabet hükümleri gereğince tazminat talebinde bulunması mümkündür. Zira davalı eylemleri TTK 55-1-b-1 bendine aykırılık teşkil etmekte, haksız rekabete sebebiyet vermektedir.Davacı tarafça haksız rekabete ilişkin hususların tanık beyanları ve şirket ticari defter ve kayıtları ile ispat edileceği beyan edilmiş olmasına ve gerekli ihtaratlı davetiye çıkarılmasına rağmen davacı taraf ticari defterlerini sunmamış, bilirkişi incelemesi için gerekli masrafı yatırmamıştır. Gelinen aşamada bilirkişi kök ve ek raporunda belirtildiği üzere davacının zararının, davalı eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin tanık beyanı dışında delil bulunmadığı gibi dinlenen tanıklardan bir tanesinin davalı ile husumeti(devam eden davası) olduğu birlikte değerlendirildiğinde davacının haksız rekabet iddiasını ispat edemediğine mahkememizce kanaat getirilmiş, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE,
2-Maddi ve manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli karar harcı (615,40*2)1.230,80-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.561,63-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.330,83-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Maddi tazminat talebi yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/09/2025