T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/987
KARAR NO: 2025/338
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19.12.2024
KARAR TARİHİ: 29.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- ile davalı ----- Şirketi arasında, 11.04.2022 tarihli "----Sistemi Sözleşmesi" başlıklı sözleşme akdedildiğini, akdedilen işbu sözleşmeye göre müvekkilinin-----40.000,00-TL ücret ödemeyi taahhüt ettiğini, bunun karşılığında-----pazar yerlerine müvekkilinin entegrasyonunu sağlayıp entegre pazar yerlerinde ürün girişi, stok-fiyat güncellemeleri ve sipariş takibi yapmak gibi işlemleri yapabilmesi, kullanıma sunduğu yazılım ile olanak sağlamayı taahhüt ettiğini ancak ----- sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini, bu sebeple sözleşmenin edimi olan entegrasyon vasıtasıyla satış yapamayan müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin, bu sebeple -----. aleyhine zararlarını tazmin edebilmek için dava açtığını, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- esas ---- karar) yargılamada sona gelinmesine yakın, müvekkilinin, davalı şirketin yetkilisi ----- ile irtibata geçtiğini, müvekkilinin, -----. ile yapılan sözleşmeye ilişkin toplantı teklif ettiğini, (EK-1) davalı şirket yetkilisinin ise bu toplantı teklifini kabul ettiğini, yapılan toplantıda, davalı şirket yetkilisinin ----- devraldıklarını ve sözleşmeye konu edimleri yetkilisi olduğu ----- üstlendiğini, artık entegrasyonların -----. tarafından yapılacağını beyan ettiğini, buna ilişkin toplantının 31.10.2023 tarihinde gerçekleştiğini, davalı şirket yetkilisi ------aleyhine açılmış olan derdest davadan feragat halinde birlikte çalışabileceklerini beyan ettiğini, müvekkilinin, en baştan beri etkin ve süreklilik arz eden sorunsuz bir entegrasyon hizmeti alabilme gayesi içinde olduğundan dolayı, davalı şirket yetkilisinin bu teklifini kabul ettiğini, yerine getirilmeyen entegrasyon hizmetinden dolayı müvekkilinin halihazırda zarara uğrayarak fazlasıyla mağdur olduğunu, müvekkilinin davadan feragat etmesinden kısa bir süre sonra,------. taahhüt etmiş olduğu entegrasyon edimini yerine getirmekten imtina ettiğini, müvekkilinin çağrıları ve maillerinin davalı şirket tarafından cevapsız bırakıldığını, dönüşlerin çok geç yapıldığını ve geç yapılan her dönüşte entegrasyona ilişkin çeşitli bahaneler ile müvekkilinin oyalandığını, -----. aleyhine açılan davadan feragat edildikten sonra davalı ------ taahhüt etmiş olduğu entegrasyon edimini yerine getirmekten kaçındığını ve müvekkilinin yine mağdur olduğunu, hizmet sözleşmesinin Borçlar Kanunu'na göre bir şekil şartına tabi tutulmadığını, sunulan ---- yazışmalarına bakıldığında davalı şirket yetkilisi ---davadan vazgeçilmesi halinde müvekkili ile birlikte çalışabileceklerini açıkça ortaya koyduğunu, davalı şirket yetkilisi ------edimini üstlendiğini beyan ve taahhüt ettiğini, davalı şirketin taahhüdünü yerine getirmediğini, müvekkilinin yine zarara uğradığını, bu sebeple huzurdaki davayı ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile alacağın teminat altına alınması bakımından davalının menkul, gayrimenkul ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak, Mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulü ile alacak miktarının HMK md. 107 kapsamında halihazırda belirsiz olması nedeniyle, Mahkemece tespit edilecek gerçek zarara tamamlanmak üzere, uğranılan kar kaybı olarak şimdilik toplam 5.000,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte hukuken sorumlu olan davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesime karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı yanın, dava dışı -----. ile kendisi arasında akdedilmiş sözleşmenin müvekkili şirket tarafından devralındığını söylemekte ve bundan bahisle bahsedilen fiktif zarardan müvekkilinin sorumlu olduğunu iddia ettiğini, söz konusu iddianın tamamen yersiz olduğunu, bu konuda içeriğini reddettikleri ve 6698 sayılı Kanuna aykırı şekilde ibraz edilen ----- yazışmaları dışında bir delil sunulmadığını, sözleşmenin devrinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md.205 f.3 uyarınca devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğunu, dava dışı------- ile davacı arasında akdedilmiş sözleşmenin dosyada mübrez olmasa dahi sözleşmenin tarihinin ve başlığının verilmesinden sözleşmenin yazılı olarak akdedildiğinin anlaşıldığını, bu durumda ortada herhangi bir devir olmadığından veya yeni bir sözleşme kurulmadığından ötürü davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan ötürü usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, sözlü olarak sözleşmenin kurulduğu iddiasının yersiz ve asılsız olduğunu, davacının dava konusu zararına ilişkin hiçbir delile dayanmadığını, iddia edilen zarar ile eylemler arasında illiyet bağının olmadığını, HMK 329. Maddesi uyarınca hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan davalının sözleşmesel vekalet ücretini ödemesi ve disiplin para cezasına çarptırılması gerektiğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; karşı yanın hiçbir dayanak göstermeden talep ettiği, hangi hakkını güvence altına aldığı dahi belirsiz ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini, huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, talebin kabul görmemesi durumunda davanın esastan reddedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, HMK md.329 uyarınca davacının sözleşmesel vekalet ücretini ödemesini ve davacı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan kar kaybının tahsili talepli olarak açılan alacak davasıdır.
Davacı vekili özetle; davacı ile dava dışı ------. arasında, bazı e-ticaret internet sitelerine davacının entegrasyonunun yazılımsal olarak sağlanması ile ilgili hizmet sözleşmesi yapıldığını, ------sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle satış yapamayan davacının zarara uğradığını, davacının ----. aleyhine zararlarını tazmin edebilmek için ------. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyası ile dava açtığını, sözleşmeye konu edimlerin davalı ------ tarafından üstlenileceğinin beyan edilmesi nedeniyle o davadan feragat edildiğini, ancak zararının karşılanmadığını beyan ederek, kar kaybının sözleşmeyi devralan davalı taraftan tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; ortada herhangi bir devir olmadığından veya yeni bir sözleşme kurulmadığından ötürü davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan ötürü usulden reddini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir.
-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının dosyamızın davacısı, davalının dava dışı ..----- Olduğu, davacı vekilinin özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında, sözleşmenin imzalanarak mail yoluyla davalıya gönderilmesi suretiyle, 11/04/2022 tarihinde -----Sistemi Sözleşmesi" başlıklı sözleşme kurulduğunu, tarafların karşılıklı olarak borç altına girdiğini, müvekkili davalı tarafa 40.000,00-TL ücret ödemeyi taahhüt ettini, karşılığında davalı tarafın ----- yerlerine müvekkilinin entegrasyonunu sağlayıp, bu sayede sözleşmenin entegre pazar yerlerind ürün girişi, stok-fiyat güncellemeleri ve sipariş takibi yapmak gibi işlemleri yapabilmesine, kullanıma sunduğu yazılım ile olanak sağlayacağını, davalı tarafın sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek kar kaybının tahsilini dava ve talep ettiği; mahkemenin 2024/182 karar sayılı ve 23/02/2024 tarihli kararı ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de; hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır. Husumetten red kararı, davada taraf olarak gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder.Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır.
Davacı vekili; davacının dava dışı -----. İle yaptığı hizmet sözleşmesinin, dosyamızın davalısı tarafından devralındığını beyan ederek, uğradığı kar kaybının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı ----. Arasında, ----- vb. gibi bazı e-ticaret internet sitelerine davacının entegrasyonunun yazılımsal olarak sağlanması ile ilgili 08/04/2022'de yazılı olarak bir hizmet sözleşmesi yapıldığı, davacı vekilinin, bu sözleşmenin davalı tarafından devralındığını beyan ederek, davacı zararından davalının sorumlu olduğunu iddia ettiği, ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 205 f.3 maddesi uyarınca sözleşmenin devrinin, devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğu, davacı ile dava dışı ----- arasındaki sözleşmenin yazılı olarak akdedildiği, davalının bu sözleşmeyi yazılı olarak devir almadığı, davacının, davalı ile yeni bir sözleşme yapıldığı yönünde bir iddiası da bulunmadığı, davacının taleplerini ancak sözleşmenin tarafı olan dava dışı ---- yöneltebileceği ve bu suretle davalının pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereğince davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 119,90-TL peşin harcın Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 904,40-TL yargılama giderinin Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereğince 452,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 452,20-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 87,50-TL yargılama giderinin Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereğince 43,75-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 43,75-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesine göre davalı lehine takdir olunan 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereğince; 1.800,00-TL'nin davalıdan, 1.800,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin ve davacı asilin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.