T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/225 Esas
KARAR NO: 2025/680
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 10/03/2025
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili------- tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, Müvekkilinin çıkışını hukuka aykırı olarak gerçekleştirmesi bir yana maaş hariç hiçbir işçilik alacağını ödememiş olduğunu, ----mersis nolu, ----olan, son tasfiye memuru----- olan Tasfiye Halinde ----- tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı cevap dilekçesinde özetle; ---------- usulüne uygun şekilde tasfiye edildiğini, davacının tasfiye edilen şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, ------------ iş akdi, çalıştığı süre boyunca işvereni aldatıcı ve zararına neden olan birçok davranışta bulunması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, davacı iş yerinde yapmış olduğu hizmetlerin bedellerini kasaya koymayarak zimmetine geçirmiş, çıkarttığı hazır kartlara değişik tarihlerde yenileme işlemi yaparak hatları, mağazaya gelen ve yurtta kısa süre kalacağını beyan eden yabancı müşterilere satmış; kullanılan sim kart ücretlerini de kasaya koymadığını, davacı sim kart yenileme işlemini -------- müşterilerine sunduğu işlem olarak işaretleyerek bedelsiz gibi göstermiş ancak yapılan işlemlerle şirket zarara uğradığını, müvekkilinin zararının da karşılanmadığını, tüm bu anılan sebepler hasebiyle davacının iş akdi------ haklı nedenle feshedildiğini, tasfiye edilip ticaret sicilden terkin edilmiş olan------ herhangi bir alacağı bulunmadığını, açılan ihya davası yersiz ve kötü niyetle açılmış olup, davanın esasen reddedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; TTK 547.Madde uyarınca tasfiye haline gelen Tasfiye Halinde ----- sayılı dosyası için ihyası talebidir.TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut olayda; Dosya içerisine gelen dava dışı şirketin istanbul ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi sonucu şirketin tasfiyesinin sona erdiği -----tarihinde şirket kaydının tasfiyesinin sona erdiğine ilişkin tescil edilmesi nedeniyle sicil kaydının terkin olunduğu, davacı Şirketin ---- kaydının silinme tarihi --------esas sayılı dosyası ile dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; ---- esas sayılı dosyası için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.--------------
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
Açılan Davanın TTK 547. Maddesi uyarınca KABULÜ İLE,
------ sicil numaralı Tasfiye Halinde------- esas sayılı dosyası için ihyasına,
Tasfiye memuru olarak davalı --------- atanmasına,
Karar kesinleştiğinde---------- gönderilmesine,
3-Davacı taraf yararına takdir edilen 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı --- kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru --------- alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve yargılama aşamasında sarfedilen 106,00 TL olmak üzere toplam 1.336,8 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı----- kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ------------ alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025