T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/968
KARAR NO: 2025/836
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 13.12.2024
KARAR TARİHİ: 23.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 22.09.2023 tarihinde,------ marka ve modelli, ------ plaka numaralı aracı 965.227,99-TL bedel ile davalı -------satın aldığını, davaya konu aracın, alındığı tarihten itibaren (garanti süreleri içerisinde) defalarca arıza çıkardığını ve bu sebeple aracın çeşitli parçalarında onarımların ve değişimlerin yapıldığını, söz konusu aracın ilk olarak 31.10.2023 tarihinde arızalanması sebebi ile davalı ------. servisine getirilerek onarım ve değişimlerinin yapıldığını, daha sonra 04.07.2024 tarihinde tekrar arızalanarak yine davalı ------- servisine getirilerek onarım ve değişimlerinin yapıldığını, aracın 21.08.2024 tarihinde yeniden arıza göstererek, bu arıza sebebi ile ------ yolda kaldığını ve aracın, çekici aracılığı ile davalı-----yönlendirdiği ----- Bayiisi servisine alındığını ve araçta yine onarım ve değişimlerin yapıldığını, bunun üzerine aracın 06.11.2024 tarihinde yeniden arıza göstererek -----. servisine alındığını ve incelemeler sonucunda arıza bulunamadığı gerekçesi (araç, kirli olduğu için hasarları tespit edilememiştir gerekçesi ile) ile araç, müvekkili şirkete iade edildiğini, müvekkili şirketin,------ Noterliği'nin 28.08.2024 tarihli ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara durumu ihtar ederek 6502 Sayılı Kanun gereğince aracın ayıplı mal olması sebebi ile misliyle değişiminin talep edildiğini, davalılar tarafından işbu ihtarnamenin dikkate alınmadığını ve bunun üzerine müvekkili şirketin, 17.09.2024 tarihinde dava şartı olan arabuluculuğa başvurarak davalılara aracın misli ile değiştirilmesini veya paranın iadesi taleplerini ilettiğini, Arabuluculuk görüşmesinin 04.10.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ayıplı çıkan söz konusu aracın ayıpsız sıfır kilometre (misli) ile değiştirilmesini, değişimin mümkün olmaması halinde davaya konu aracın karar tarihindeki satış bedelinin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah Dilekçesi: Davacı vekili 22.09.2025 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek öncelikle, gizli ayıplı çıkan dava konusu aracın ayıpsız sıfır kilometre (misli) ile değiştirilmesini, değişimin mümkün olmaması halinde dava dilekçesinde bedel iadesi yönünden belirtilen 10.000,00-TL tazminat talebini 955.227,99-TL artırarak toplam 965.227,99-TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya konu aracın üreticisi veya satıcısının müvekkili -------. olmadığını, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, alıcının ayıba dayanarak ileri sürdüğü taleplerinin dinlenmesinin ön şartı olan ayıp ihbarı ortada yok iken ve ayıp ihbarına ilişkin hem TTK hem de TBK’da belirtilen hak düşürücü süreler aşıldığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, davacının aracı teslim alırken aracı muayene ederek teslim aldığını, araçta herhangi bir arıza olmadığını, aracın çalışır durumda olduğunu ve talebine uygun olduğunu açıkça kabul ettiğini, davaya konu araçta tespit edilemeye, çözülemeyen, tekrarlayan bir arıza - gizli ayıp - üretim hatasının söz konusu olmadığını, davacı tarafça iddia olunan şikayetle servise başvurulduğunu, davacı tarafın da ikrar ettiği üzere davacının bilgisi ve onayı olmadan yapılan herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, davacının seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını, T.K.H.K. nun tüketiciye tanıdığı hakların yenilik doğuran haklar olduğunu, bir kez kullanılmakla sona erdiğini ve değiştirilemediğini,
davacı tarafça iddia olunan sözde arızaların kullanıma bağlı olarak meydana gelmiş olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen ayıp var olsa olsa dahi, dava konusu araçta, ayıptan ari misli ile değişimi veya bedel iadesini talep etmeyi gerektirecek koşulların oluşmadığını, emsal içtihatlar dahilinde seçimlik hakların kullanılmasına olumsuz sınırlamaların getirildiğini, seçimlik hakların kullanılmasında Medeni Kanun 2. Madde uyarınca hareket edilmesi gerektiği Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, yerleşik Yargıtay İçtihatlargereği huzurdaki davada hakkaniye ilkesinin gözetilmesi gerektiğini, bir an için davaya konu araçta ayıp olduğu kabul edilse dahi, anılan sebeplerle davacının ayıptan ari misli ile değişim veya bedel iadesi talebinin reddi gerekeceğini, aracın kaza geçirip geçirmediği, yetkili servisleri olmayan yerlerde işlem görüp görmediğini taraflarınca bilinmediğini, şirket adına kayıtlı bir aracın kazaya karışma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davacı tarafça iddia olunan sözde arızalara kaza veya yetkisiz onarım sonucu yapılan işlemlerin sebebiyet verip vermediğinin incelenmesi gerektiğini, aracın TRAMER kayıtlarının celbi ile kaza hasarının bulunup bulunmadığı hususlarının da ayrıca araştırılması gerektiğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; fazlaya dair her türlü talep, dava ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, huzurdaki davanın öncelikle ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeniyle reddini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Daval------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, davacıya ait araca yapılan servis bakım ve onarımında, müvekkili servise atfedilebilecek herhangi bir hizmet kusurunun olmadığını, davacının aracını müteaddit defalar servise getirmek sureti ile seçimlik haklarından onarım hakkını seçtiğini, davacının onarım hakkını seçmiş olması nedeni ile artık davaya konu diğer haklarını, aracın ayıpsız misli ile değişimi veya sözleşmeden dönerek karar tarihindeki araç bedelinin faizi ile birlikte davalılardan tahsili hakkını kullanmasının mümkün olmadığını, bu sebeple de davanın reddi gerektiğini, davacının "aracın karar tarihindeki değerinin faizi ile birlikte iadesi" talebinin yasal olmadığını, davacının ancak satın aldığı tarihte, satıcıya ödediği bedelin iadesini talep edebileceğini, tüm bu nedenlerle; davacıya verilen hizmet yönünden davalı müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığını, davacının haksız ve orantısız taleplerinin ve davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ayıp iddiasına dayalı misliyle değişim, terditli olarak satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın ayıptan sorumluluğa ilişkin 219. Maddesi "(1)Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2)Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklinde,Aynı kanunun alıcının bildiği ayıplar başlıklı 222. Maddesi "(1) Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. (2) Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur." şeklinde,
Gözden geçirme ve satıcıya bildirme başlıklı 223. Maddesi ise "(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2)Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " şeklinde düzenlenmiştir.
Ticari satımlara ilişkin olan TTK'nın 23. Maddesi ise "(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.Yine alacının seçimlik haklarına ilişkin TBK'nın 227. Maddesi "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
(2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
(3)Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
(4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
(5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı taraf, 22.09.2023 tarihinde, ------ marka ve modelli, ------ plaka numaralı aracı 965.227,99- TL bedel ile davalı -----satın almıştır.Davacı, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, aracın değiştirilmesi mümkün olmaz ise satış bedelinin davalıdan tahsilinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu ayıp iddiasıyla ilgili teknik inceleme yapılması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; dava konusu ---- plaka sayılı ------- marka otomobilin, 3.318 km'de, 11.745 km'de ve 15.611 km'de --- kısa sürelerde 3 defa değiştirildiği, 3.318 km'de ve 15.611 km'de su pompası ve su pompası kasnağı kısa sürelerde 3 defa değiştirildiği, 11.745 km'de ve 15.611 km'de külbüratör kapağı, kısa sürelerde 2 defa değiştirildiği; söz konusu krank burcu, su pompası, su pompası kasnağı ve külbüratör kapağın yetkili servislerce aynı parçaların 2 ve 3 defa yenileri ile değiştirilmesinin arızaların giderilmesinde etkili olmadığı dikkate alındığında aracın üretim kaynaklı ayıplı olduğu, yapılan bakım ve onarım işlemleri, yapılan servis hizmetlerin süreçleri de dikkate alındığında, oluşan motorun aşırı ısınma uyarısı, tekleme, aşırı sarsıntılı çalışması garanti kapsamında bedelsiz yapılan yedek parça değişimi ile kesin olarak giderilemediği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş, dava konusu aracın üretim aşamasında ayıplı olduğu, araçtaki arızanın olağan gözden geçirme ile tespit edilmesinin mümkün olmadığı, davacının arıza tespit edildiği anda davalıya başvurduğu, araçtaki arızanın giderilmesi davalı tarafça yapılan tamirlerin sonuçsuz kaldığı, arızanın yedek parça değişimi ile kesin olarak giderilemeyeceği, davacının aracın ayıpsız misli ile değişim talebinde haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaması durumunda İİK'nun 24. maddesinin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.Davalı ------ tarafından pasif husumet itirazında bulunulmuştur. Davacı ile davalı ------ arasında doğrudan bir satış ilişkisi bulunmamaktaysa da ithalatçı firma olarak üreticinin sorumluluğu ilkesi çerçevesinde sorumlu olacağından davalı ... ----- pasif husumet itirazı dikkate alınmamıştır. (----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas, ------ karar sayılı ilamı)
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne; dava konusu "----" model ve marka, "-----" şaşe numaralı, ------- plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine,
2- İİK'nun 24. maddesinin infaz aşamasında dikkate alınmasına
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 65.934,72-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 16.313,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 49.194,12-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 16.740,60-TL peşin ve ıslah harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 235,80-TL vekalet harcı, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 443,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 16.106,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 147.131,92-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ------. vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.