T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/362 Esas
KARAR NO:2024/897
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28.08.2020
KARAR TARİHİ: 30.10.2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ----- müvekkili şirkette önce danışman, ---- olarak çalışmış, ----- tarihinde verdiği istifa dilekçesi ile 28.02.2019 tarihinde istifa suretiyle, işten ayrılmış, bilahare -----işçilikten kaynaklanan bütün haklarının 22.04.2019 tarihinde akdedilen Arabuluculuk Sözleşmesi kapsamında ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin, 05.07.2005' de kurulmuş ve kurulduğu tarihten itibaren, şirket ana sözleşmesinde de belirtildiği üzere, her nevi döküm teknolojileri, sarf malzemeleri, dökümhane makine ekipmanları, alüminyum gaz alma makineleri, termal analiz ve vakum test cihazı, vakum yoğunluk test cihazı ve dökümde kullanılan her nevi kimyasal maddelerin imalatı, her türlü metal ve metal hammaddesi metal alaşım metalleri ile katkı ve yardımcı maddelerin imalatı ve ticareti işini yapmakta olup, çok çeşitli ürünlerin patentini almış, savunma sanayinde ihtiyaç duyulan stratejik ürünlerin tedarikçisi olan, mühendislik hizmetleri de veren bir şirket olduğunu, davalılardan -------, müvekkil şirkette çalıştığı süre zarfında, ekli vekaletname içerikleriyle de sabit olduğu üzere, şirketin bütün iş ve işlemlerini yapma konusunda geniş yetkilerle yetkilendirilmiş olduğunu, davalı ---------- kendisine verilen söz konusu geniş yetkilerden istifade ile müvekkili şirketin bütün müşteri portföyüne, satış politikasına, ürün alım satım fiyatlarına, kâr marjlarına, toleranslarına ve bunun gibi her türlü şirket sırrına vakıf kilit pozisyonda çalışmış bir kişi olup müvekkil şirket ile ilgili yazışmaların ve görüşmelerin çoğunu bizzat yapan ve yaptıran kişi olduğunu, davalılar, müvekkili şirketin uzun yıllar ticari bağı olan şirketleri açıktan ayartma yoluna gitmişler, bu eylemlerini hem yurtiçinde hem de yurtdışında sürdürmeye başlamışlar, bilhassa uluslararası şirketlerin bir araya geldiği, döküm sektörü ile ilgili fuarlara davalı ---- bizzat katılarak, müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı ve iş ilişkileri devam eden şirketlerle bağlantılar kurmaya başlamış olduğunu, davalı ----, kendisini müvekkili ---------- tanıtarak, yurt içi ve yurtdışı tedarikçi firmalar ile müvekkili şirketin ilişkilerinin bozulmasına sebebiyet verdiğinin de müvekkili şirkete bildirilmiş olduğunu, davalı----- müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra, müvekkil şirket çalışanlarını yönlendirdiği, müvekkil şirket ile husumet yaşamalarına neden olduğu, çalışanların büyük bir kısmının müvekkili şirket ile yollarını ayırmalarına neden olduğu, bir kısmına iş teklifinde de bulunduğu müvekkili şirket yetkilisinin verdiği bilgiler arasında olduğunu, Kötüniyetli davranışları ile gizlilik ve rekabet etmeme taahhüdünü ihlal eden davalı------- alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 SK. 4/a maddesi gereğince----- cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek (azami) faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine, terdiden; bu kalem alacaklarının USD cinsinden hükmünün ve tahsilinin mahkemece mümkün görülmemesi halinde ise 50.000 USD” nın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 SK. nın 4/a maddesi gereğince --------- cinsinden il ödeme tarihindeki kuru açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiil ödeme tarihindeki kuru üzerinden karşılığı olan ülke parası (TL) ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her iki davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine ve men' ine, müvekkili şirketin davalıların fiilleri nedeniyle uğradığı şimdilik 1.000,00-TL. maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkil şirketin davalıların fiilleri nedeniyle uğradığı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkili şirkete ödenmesine, davalıların hukuka aykırı haksız fiilleri nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı itibar kaybı ve uğradığı zarar nedeniyle, 250.000-TL. manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle müvekkili şirkete ödenmesine, davalıların uyaptan tespit edilecek malvarlığı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- yılları arasında ----- tarihinden itibaren ise ---- göreviyle çalışmış, davacının müvekkile uyguladığı mobbing, görev değişikliği, primlerde kısıtlamaya gidilmesi gibi sebeplerden dolayı müvekkilinin ----- işten ayrılmış olduğunu, müvekkili işten ayrılmadan önce davacı şirket yetkilisi işveren -------“Bu sektörde çalışamazsın, başka sektörde çalış, bu sektörde çalışırsan senin için iyi olmaz, karşında beni bulursun” şeklinde müvekkilini tehdit etmiş, Bunun üzerine müvekkilinin işten ayrılırken hak etmiş olduğu kıdem tazminatı, prim alacakları ve diğer alacaklarını ödemeyerek iş sözleşmesini sonlandırmış olduğunu, müvekkilinin arabuluculuğa başvurması üzerine, müvekkilinin o anda zor durumda olup paraya ihtiyacı olduğunu bildiği için tehdit altında irade sakatlığı ve baskıyla; Hizmet tespit davası açmayacağına, ------ şikayet etmeyeceğine, Rekabet etmeyeceğine dair kanuna ve kamu düzenine aykırı sözleşme ve ibralar imzalamasını zorunlu kılarak arabuluculuk oturumunda işçilik alacaklarını ödemeyi kabul etmiş olduğunu, müvekkiline zorla, baskı ve irade sakatlığıyla imzalattırılan kanuna aykırı batıl sözleşmelerden birisi de rekabet etmeme sözleşmesi olup, Mahkemenize davacı tarafça sunulan sözleşmede görüldüğü üzere rekabet etmeme sözleşmesinin, arabuluculuk tutanağıyla aynı tarihte imzalattırılmış olduğunu, rekabet etmeme sözleşmesinin geçerliliğinden söz edebilmek için; iş ilişkisi devam ederken işçi ve işveren arasında iş sözleşmesinden ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi imzalanması ya da iş sözleşmesine rekabet yasağına dair bir hükmün konulması gerekmekte olup, İş sözleşmesi kurulmadan ya da sona erdikten sonra yapılan rekabet yasağı sözleşmeleri hakkında BK m. 444 hükmünün uygulanmasın mümkün olmayıp, İş ilişkisi sona erdikten sonra imzalattırılan rekabet etmeme sözleşmesinin geçerli olmadığının Yerleşik içtihat kararları ile de ortada olduğunu, davacı tarafından zorla imzalattırılan bu sözleşme tamamen kanuna aykırı ve kötü niyetle tehdit altında imzalattırılmış, Rekabet sözleşmesinin geçerli olduğunu ispatla işverenin yükümlü olduğunu, Davacının iddia ettiği yetkilendirme vekaletnamesi sadece müvekkiline verilmemiş, aynı anda 5 çalışana daha verilmiş genel işlerin takibine yönelik vekaletname olduğunu, müvekkiline verilen vekaletnamenin sanki aykırılık teşkil eder gibi yansıtılmasının tamamen mahkemeyi yanıltmaya yönelik ve o pozisyonda çalışan her personele verilecek genel bir vekaletname olup müvekkilinin hiçbir kusurlu davranışı ve art niyetinin söz konusu olmadığını, Rekabet sözleşmesinin geçerliliğini kabul etmemekle birlikte; bir an için geçerli olduğunu varsayılsa bile müvekkilinin işbu sözleşmeye aykırı hiçbir eylemi bulunmamakta olduğunu, davacının dava dilekçesinde isimlerini belirttiği ve sanki sözleşmeye aykırıymış gibi yansıtmış olduğu müvekkilinin ticari ilişkisinin bulunduğu şirketlerin tamamının sözleşmede yasaklanmış olan ---- illerinin dışında yer alan şirketler olduklarını, Yine, müvekkilinin ikametgahı ---- olmasına rağmen sözleşmede yasaklı olmayan ----------- kurmuş, İddia ettiklerinin aksine şirket merkezi sadece sanal olarak belirtilmiş bir adres olmayıp, müvekkilin toplantılarını ve görüşmelerini gerçekleştirdiği, haftanın her gün ve saatinde özgürce kullanabildiği giderlerinin ve kirasının ödendiği tamamen yasal ve faal bir iş merkezi olduğunu, müvekkili tarafından davacının müşterilerinin ayartıldığı iddiası tamamen asılsız olup, Tam tersi , davacı müvekkili şirketin müşterilerini yanıltmak gayesiyle çalışmış olduğu firma sahiplerini arayarak müvekkili hakkında asılsız ve uydurma bilgiler vererek iş ilişkisini sonlandırmaya çalışmış olduğunu ve bu konuda tanık sunulacağını, müvekkilinin, sadece işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket kurması tek başına haksız rekabet oluşturmamakta olup, Rekabet sözleşmesinin, işçinin iş bulma özgürlüğünü kısıtlayacak derecede geniş hükümleri kapsayamayacağını, Sözleşme ile aynı alanda çalışmasını yasaklamak mümkün olmayıp, Yine, yer itibarıyla getirilen sınırlama bakımından yasağın yurt dışına genişletilemeyeceği kabul edilip birden fazla coğrafi bölgeyi öngören rekabet yasaklarının yerleşik içtihatlara göre geçersiz kabul edilmekte olduğunu,----- sermaye ile kurulmuş, henüz çalışanı olmayan mütevazi bir firma olup, Davacının ise 10.000.000 TL sermayeli, yaklaşık 40 çalışanı 10 civarında aracı ve 3000 m2’ye yakın binası olan 20 yıldır sektörde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, Dava dilekçesinde adı geçen firmalar ve müşteriler serbest piyasa kuralları çerçevesinde davacı ile çalışmayı tercih etmeyip mütevazi bir firma ile çalışmayı tercih ediyorlarsa bunun sebebini kendisinde aramalı, kişisel hırsları sebebiyle haksız iddialarda bulunmaması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde isimlerini belirtmiş olduğu şirketlere ilişkin; ------------ imzalanmış, ------- firması ile henüz bir çalışma yapılmamış olup, Aykırılık teşkil eden bir durumun söz konusu olmadığını, davacı, ------ tarihinde gelen maili sanki müvekkil ----------- tarihlerinde gelmiş gibi göstererek mahkemeyi yanıltmaya çalışmakta olup, davacının ---- firmasıyla uzun yıllar ticari ilişkisi olduğunun tamamen yanlış olduğunu, davacının -----firmasını müvekkili şirket ---- çalışmaya başladıktan sonra tanımış ve ---- müvekkili şirket ilişkilerini bozmak için ---- yetkililerini aratarak müvekkili şirket aleyhinde iftiralarda bulunmuş olduğunu, davacının-----hakkında iddia ettiği hususlar tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, Ayrıca davacının dilekçesinde bahsettiği ----, Davacının öz kardeşi olup arasında bulunan kişisel husumetten dolayı onu dahi davaya dahil etmeye çalışmakta olduğunu, davacının, ----- gönderilen tamamen yasal olan maili aykırılık teşkil eder gibi göstererek mahkemeyi yanıltmaya çalışmakta olup,-----ilinde faaliyet gösteren---- taahhüdüyle ilişkilendirilemeyecek bir firma olduğunu, ----- rekabet etmeme taahhüdüyle ilişkilendirilemeyecek bir firma olduğunu, Diğer geçen firmaların tamamı ----- faaliyet gösteren firmalar olup------ taahhüdüyle ilişkilendirilemeyecek firmalar olduklarını, davacının müvekkili şirketin fatura ve irsaliyelerinin mahkemece incelenmesi talebi satış fiyatlarını ve satış şartlarını öğrenmeye yönelik olup tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının fiyat ve şirket bilgilerine ulaşmasının ardından, müvekkili şirketin çalışmış olduğu her şirkete haksız rekabet oluşturacak eylemler yapacağını, davacının şimdiye kadar yapmış olduğu iş ahlakına uymayan hareketlerinden dolayı tahmin etmenin hiç de zor olmadığını, müvekkilinin adı belirtilen şirketlerle yapmış olduğu ticaret tamamen yasal olup serbest piyasa kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmekte olduğunu, Davacının iddia ettiği gibi Müşteri ------ adres bilgileri, uzak bilgisayar ve sunucu kayıtları gibi ticari sır ve kişisel verilerin harici hard disk ile müvekkili uhdesine kaydedildiği iddiasının tamamen asılsız, iftira boyutunda iddialar olduğunu, müvekkilinin, ilgili şirkette 13 sene boyunca ilerleyen teknoloji gereğince çok kez bilgisayar değiştirmiş, kullandığı bilgisayara format atılmış, bu esnada da tüm veriler yine şirkete ait olan hard diskler ile ------- konusunda hizmet veren firma yetkilisi tarafından yedeklenerek aktarılmış olduğunu, alınan teknik raporun geçerliliğini kabul etmemekle birlikte, raporda belirtilen hard disklerin hiçbirinin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin, işten ayrılacağını bildirmiş olduğu tarihten sonra şirkete hizmet veren firma yetkilileri tarafından çok sayıda hard disk takılmış, yedeklemeler yapılmış olduğunu, o tarihlerde yapılmış kasıtlı bir yedekleme işlemi varsa tamamen davacının delil uydurabilmek adına kasten yapmış olabileceğini, raporda adı geçen cep telefonu ve bilgisayarlar zaten davacı şirkete ait olup işten ayrılırken şirkete teslim edilen cihazlar olduklarını ve müvekkilinin kopyalama yaptığına dair hiçbir somut delilin söz konusu olmadığını, kopyalandığı iddia edilen müşteri mail adresleri ve telefonları , internet üzerinden kolayca ulaşılabilen gizli olmayan bilgiler olup, döküm sektöründeki müşteriler sadece davacının müşterileri olmamakla birlikte aynı müşteriler serbest piyasa kuralları çerçevesinde davacı dışında birçok tedarikçiden ürün temin etmekte olduklarını, davacının mevcut müşterileri sadece kendi müşterisiymiş gibi yansıtması adli makamları yanıltmak amaçlı olup, davacı, ticari sır olarak adlandırmış olduğu , müşteri firmaların isim ve tüm iletişim bilgilerini de daha önce yapmış olduğu suç duyurusuna ek olarak sunmuş, döküm sektöründe çalışan firmalar ve iletişim kanalları bir sır olmadığı gibi kendisi de bunları açıkça dosyaya sunmuş olduğunu, davacının iddia ettiği imalat formülleri, makine üretim formülleri tarafımızdan kullandığı iddiası tamamen asılsız ve mesnetsiz olup, ---- müvekkili tarafından makina tasarımları verildiğinin
uydurmadan ibaret olduğunu, Davacının firmasının cihazlarına ait tasarım ve yazılım ---- satın alınan cihazlarla kıyaslanamayacak kadar farklı ve çok eski bir teknoloji olup, Kaldı ki , ----üretmiş olduğu makinanın ilk kez üretilen ve---- bulmuş olduğu bir buluş da olmadığını, davacı, müvekkili şirketin ---- tedarikçi-müşteri ilişkilerini bozmak için ---- ürettiği cihazları kendi cihazlarının kopyası olduğu iddiasıyla -----marka patente dayanan dava açmış, dilekçesinde cihazların toplatılmasına karar verildiğine dair kararı sunmuş ancak mahkemece alınan yeni bilirkişi raporundan sonra kararın kaldırıldığına dair hükmü mahkemeye sunmamış olup, davacının mahkemeyi yanıltma niyetinin buradan da açıkça ortada olduğunu, davacı, müvekkilinin ------ dönemde kullandığı şahsına ait ------ adresini halen kapatmayarak, müvekkilinin izni ve rızası olmadan müvekkili adına kullanmakta olduğunu, davacı, ----ve müvekkili şirketin özellikle ----hesaplarının incelenmesini talep etmekte olup, müvekkili şirkete ait 4 ayrı bankada hesap bulunmasına rağmen sadece -----incelenmesini talep etmesinin çok manidar olduğunu, Bu talebi, ---uzun yıllardır çalışması münasebetiyle kurduğu ilişkilerle yasal olmayan şekilde müvekkili ve eşi ---- rızası olmaksızın------hesaplarını incelediği ve hesap ekstrelerini ele geçirdiği hususunu açıkça ikrar etmekte olduğunu, müvekkili şirket ve ---- hesaplarının hukuka aykırı olarak incelendiği ve kişisel verilerinin ele geçirildiğine ilişkin ----yazılı bildirime müteakiben, -----iştirak halinde bulunan şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olup, ---- devam etmekte olduğunu, davacı şirketin sahibi ----, müvekkilin amcasının oğlu olup, müvekkilinin, 13 senedir şirkete önemli katkılar sağlayarak ---- halinde bulunan küçük bir firmanın ---olmasında büyük emekleri olduğunu,----- müvekkiline karşı akrabalık ilişkisinden de kaynaklanan kişisel hırs ve husumeti oluşmuş olup, Açılan işbu davanın da davacı şirket sahibi ---- müvekkilden intikam almak amacıyla mesnetsiz ve asılsız iddialarla açıldığının açıkça ortada olduğunu, ------ardından, müvekkilinin peşine adam takarak hem evini hem de işyerini sürekli olarak takip ettirmiş, Müvekkili ------takip eden şahıslardan biri olan ve davacının firmasında çalışan ---- isimli şahısın alınan ifadesinde suçunu itiraf ederek --- takip ettirdiğini beyan etmiş, İşbu beyan üzerine --------- uzaklaştırma kararı verilmiş olduğunu, müvekkili şirketin tamamen yasal olan fuarlara katılmasını, fuarlarda tedarikçi ve müşterilerle görüşmesini sanki aykırılık teşkil etmekteymiş gibi mahkemeye yansıtmış olup, ancak bu ifadelerinden dahi sürekli olarak müvekkilini kişisel hırslarıyla takip ettirdiğini ortaya çıkarmakta olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde ismi yer alan -----davacıya karşı işçilik alacaklarına istinaden dava açmış ve davacı şirket sahibi ----------- ölümle tehdit ettiği için hapis cezası almış olduğunu, davacı şirket sahibi, tüm eski çalışanlarına husumet beslemekte, firmasından ayrılması üzerine hiçbir yerde iş bulmaması, iş kuramaması için mesnetsiz iddialarda bulunmakta olduğunu, davacının iddiaları tamamen asılsız ve uydurmadan ibaret olup yargı kanallarını oyalayıp kullanarak müvekkiline karşı olan kişisel hırslarıyla kar elde etmeye çalışmakta olduğunu, bahsi geçen rekabet etmeme sözleşmesi batıl olup sözleşmeye aykırı bir durumun da söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı şirketin ticari bilgilerini kopyalama ve kullanması iddiasının da kabul edilmesi mümkün olmadığını belirterek, davacının cezai şart, maddi tazminat, manevi tazminat ve faiz talepleriyle davanın reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davaca tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, taahhütname nedeniyle cezai şart talebi ile TTK 55.madde uyarınca haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepleridir.Davalı---------, önce danışman olarak sonra genel müdür yardımcısı ve son olarak da satış ve pazarlama bölümü sorumlusu olarak davacı şirkette çalışmaya başladığı, 28.02.2019 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı, çalıştığı sırada kendisine geniş yetkileri içerir vekaletname verildiği, kendisine verilen geniş yetkili vekaletname ile de davacı şirketin bütün müşteri portföyünü tanıdığı, ürün alım ve satımına hakim olduğu, kar marjlarını bildiği, şirketin her türlü sırrına vakıf olduğu, kendisinin istifasından sonra -------- imzalatıldığı ve bu taahhütname ile tüm ------ çevresi ve ------bölgesinde davacı şirketin faaliyet alanı ile ilgili herhangi bir işlem yapmayacağına ilişkin sözleşme imzalamasına rağmen, davalı ----adresinde kurma suretiyle davacı firma ile aynı faaliyet alanında iş yapmaya başladığı ve bu haliyle taahhütnameyi ihlal ettiği gerekçesi ile taahhütnamede yer alan 50.000 USD bedelli cezai şart talebi ve TTK'nın 55.maddesi uyarınca Haksız Rekabete aykırılık gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat talepleridir.
Uyuşmazlık; davalı----- öncelikle davacı şirkete danışman, genel müdür yardımcısı ve son olarak satış ve pazarlama bölümünde çalıştığı, kendisine yaptığı iş gereği geniş yetkili vekaletname verildiği daha sonra davalının 28.02.2019 tarihinde şirketten istifa ederek görevinden ayrıldığı, istifasından önce kendisine davacı şirket ile aynı faaliyet alanında taahhütname imzalatıldığı anlaşılmakla imzalatılan taahhütnamenin geçerli olup olmadığı, eğer geçerli ise taahhütnamenin içeriğinde yer alan ve davalı tarafın taahhütname ihlal ettiği gerekçesi ile 50.000 USD bedelli cezai şartı ödeyip ödemeyeceği, taahhütnamede davalının tüm ------çevresinde davacı şirket ile aynı iş koluna ilişkin faaliyet alanında bulunmayacağına ilişkin kısıtlamanın hukuki olup olmadığı, TTK'nın 55.maddesi uyarınca davalı eski genel müdürün haksız rekabet hükümlerini ihlal edip etmediği ve cezai şart alacağı ile maddi manevi tazminat taleplerinin haklı olup olmadığı hususlarıdır. Belirlenen uyuşmazlık çerçevesinde davalının kurmuş olduğu şirketin faaliyetini tespit edebilmek, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğinden dosya içerisine teknik bilirkişi heyeti tarafından hükme esas alınan --- tarihli rapor ile 06.06.2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Davacı tarafın ------ yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup açılış ve kapanış tasdiklerinin yerinde olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafında 2019-2020 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Davalı firmanın kayıtlarının incelenmesi sonucu taahhütname uyarınca müşteri bilgilerinden --------------lokasyonunda herhangi bir firma olmadığı tespit edilmiştir.
Yapılan Yargılama Sonucu; davalı eski genel müdür mevcut işinden 28.02.2019 tarihinde istifa etmiş olup 22.04.2019 tarihinde davacı firma ile "Gizlilik ve Rekabet Taahhütnamesi" imzalamıştır. Bahse konu taahhütname ile ------- çevresinde davacı şirket ile aynı faaliyet alanında iş yapmayacağına ilişkin taahhüt vermiş olup ihlal etmesi durumunda 50.000 USD cezai şartı ödemeyi kabul etmiştir. İlgili taahhütnamenin mahkememiz tarafından geçerli olup olmadığının incelenmesi gerekmiştir.
Haksız rekabete ilişkin olarak TBK'nın 445.maddesi "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında 2 yılı aşamaz." Somut olayda ilgili taahhütnamede davalı eski genel müdürün, davacı şirket ile aynı iş kolunun-------- çevresinde yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yani rekabet yasağı bütün ----- kapsamaktadır. Davalı şirketin ----------ilçesinde kurulduğu tespit edilmiş olup ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu hiçbir müşterisinin ----- yer almadığı tespit edilmiştir. Taahhütnamenin yer bakımından incelenmesi sonucu da "Tüm ------- belirtilmesi geniş bir yer olarak belirtilmiş olup aynı zamanda bu haliyle de hakkaniyete aykırı düşmektedir. Ancak zaten davalı şirket ------- kurulmuş olup ---- hiçbir müşterisi yoktur. Yer bakımından taahhütnamede herhangi bir ihlal olmadığı tespit edilmiştir. Taahhütnamede 50.000 USD cezai şart belirlenmiş olup davalı şirketin ----- kurulması, hiçbir müşterisinin---- olmaması nedeniyle herhangi bir ihlal tespit edilemediğinden cezai şartın ödenmesi talebinin reddi gerekmiştir. Davacının incelenmesi gereken bir diğer talebi TTK'nın 54. Maddesinde yer alan Haksız Rekabet Hükmüdür.
TTK 54 (2) " Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " maddesi ile haksız rekabet genel olarak tanımlanmış olup aynı TTK'nın 55 (1) maddesi ile de örnekleme yoluyla haksız rekabetin başlıca halleri sayılmıştır.
Davacı firmanın, davalı eski genel müdürün kendi müşterilerine teklif götürdüğünü belirterek bu eylemin haksız rekabet oluşturduğunu belirtmişlerdir ancak TTK'nın 55 (1) maddesinin incelenmesi sonucu bu eylemin herhangi bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı davranış olarak sayılmadığı tespit edilmiştir. TTK 55(1)- a)-1 "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar ile kötülemek" eylemi haksız rekabet olarak dürüstlük kuralına aykırı bir davranış şekli olarak belirtilmiştir. Ancak davalının bu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir ispata yönelik belge sunulamamıştır. Sadece müşterilerine teklif götürme eylemi ise tek başına dürüstlük kurallarına aykırı bir eylem olarak sayılmamıştır. Kaldı ki müşterilerine teklif sunulduğu da ispat edilememiştir. Davalı eski genel müdürün yaptığı eylemlerin haksız rekabet oluşturabilmesi için davacı firmayı kötüleyerek onun mevcut müşterilerine mal satması gerekmekte olup buna ilişkin de bir belge sunulamamış olduğundan bu haliyle davalının haksız rekabeti gerçekleştirdiğine dair somut herhangi bir delile rastlanmamıştır. Davacının bir diğer talebi; eski genel müdür olan davalının şirkette çalıştığı sırada vakıf olduğu ticari sırların, üretim planlarının ve metotlarının yani nispeti sırların üçüncü kişilere açıklanması suretiyle haksız rekabet eylemini ihlal ettiği belirtilmiştir. İlgili eylem TTK'nın 55/1/c/b.1,2 maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup meslek sırrı olan formülün üçüncü kişilere açıklanması haksız rekabet olarak sayılmıştır ancak buna ilişkin mahkememizde dinlenen tanık anlatımları, ticari defter ve kayıt incelemeleri ve sunulan diğer deliller ile bu durumun ispat edilemediği davacının soyut beyanlarından öteye gidemediği anlaşılmakla bu talep yönünden de diğer taleplerde olduğu gibi ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 427,60'TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 10.545,36TL harcın mahsubu ile artan 10.117,76 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ----- tarafından yapılan 18,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.360,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13(4) maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Manevi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10(3) maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı asil ve taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30.10.2024