T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/30
KARAR NO: 2025/933
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/01/2025
KARAR TARİHİ: 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkil hakkında ----. İcra Dairesi ----. sayılı dosyası ile 3.963.155,61 TL'nin tahsili için haksız ve dayanaksız ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline 18/07/2024 tarihinde tebliğ edildiğini ve süresi içerisinde haksız ve dayanaksız takibe tarafımızca borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, takibe konu borcun sebebi olarak ise davalı şirket tarafından dava dışı -----Şirketi'ne Düzenlendiğini, 03/09/2024 tarih ----- nolu, 16/08/2024 tarih ---- nolu, 16/08/2024 tarih ----- nolu, faturaların ödenmemiş olmasının gösterildiğini, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmamadığını, söz konusu faturalar dava dışı şirket -----Şirketi'ne kesildiğini ve müvekkilinin şahsıyla bir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu ---- İcra Dairesi ----- sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, haksız ve hukuka aykırı olarak işbu davayı açmaya zorlayan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının huzurdaki davayı açmakta hiç bir hukuki yararı olmadığını, zira icra takibi faturaya dayalı huzurdaki davaya konu 7 örnek ödeme emri, 1 örnek takip talebi ile hazırlanmış fatura alacağına dayalı başlatılıp süresinde itiraz edilerek durdurulmuş olan icra takibine kötü niyetli ve hukuki yarardan yoksun şekilde menfi tespit davası açıldığını, davacı yanın sahibi ve ortağı olduğu şirketin borçlarını ödemesi bir yana birde üstüne itiraz ile durmuş fatura dayalı 7 örnek bir icra takibine karşı bu haksız ve kötü niyetli davasının dinlenmesi kabul edilemeyeceğini, icra dosyası fatura alacağına dayalı bir takip olup fatura muhatabının dava dışı şirket olduğunu, davacı yönünden hiç bir dava tehtidi olmadığını, müvekkilinin davacı tarafından dolandırıldığını ve suç duyurusunda bulunduklarını,--- gerçek sahibi olduğunu ve müvekkilinden yüklü miktarda mal satın aldığını, malların satıldığı zamanda dava dışı şirketin tek imza yetkilisi davacı olup iş bu şirkete davacının talebi doğrultusunda ıslak imzalı irsaliyelerle 16/08/2024 ve 03/09/2024 tarihlerinde toplamda 50.000 kg yağsız süttozu teslim edilmiş mal tedarik işlemi tamamlandığını karşılığında ise şirketten ------ Bankasına ait 20.09.2024 keşide tarihli 1.893.750 TL lik ve ------ Bankasına ait 25.09.2024 keşide tarihli 1.893.750 TL lik iki adet çek alındığını, bu çekler hali hazırda karşılıksız olduğu için ödenmemiş olduğunu, çekler üzerindeki imzaların bizzat davacı tarafından atıldığını, davacının karşılıksız çek suçunu da işlediğini, davaya konu icra takibi incelendiğinde takip talebinin 1 örnek icra takibinin ise 7 örnek olarak fatura alacağından kaynaklı olarak açıldığı ve davacı yanın bu takibine süresinde itiraz ederek takibi durdurduğu bu bağlamda usul hukuku yönünden huzurdaki davayı açmakta hiç bir hukuki yararı (Dava şartı) olmadığını ve hukuki gerçeği bir yana davacı yanın müvekkili dolandırmak sureti haksız kazanç elde ederek müvekkiline olan borcunu ödemek yerine birde huzurdaki davayı açarak şahsi sorumluluğunu bertaraf etmeye çalışması hukuken makbul görecek bir davranış olmadığını, bu sebeplerle; kötü niyetle ve haksız açılan davanın esastan reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebidir.
Davaya konu ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasının incelenmesi sonucu; faturalara dayalı ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerektiği, tüm dosya kapsamı, sunulan dilekçeler, toplanan deliller doğrultusunda; uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir.
Somut Olayda; Davacı hakkında ---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası uyarınca faturalara dayalı takip başlatıldığı, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapıldığı, ----- Vergi Dairesinden gelen müzekkere cevabı uyarınca davacının 30.09.2024 tarihinde faaliyetlerinin resen terk edildiği, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabı uyarınca davacının gerçek kişi işletme kaydının olmadığı anlaşılmakla bu haliyle davanın mutlak ticari davalardan olmadığı bunun yanında faturaya dayalı takip nedeniyle davacının gerçek kişi işletme kaydının da bulunmadığı bu haliyle mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1 - c ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Görevli ve yetkili mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
4-6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına,
5- 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,İlişkin olarak taraf vekillerinin davacı/davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.