T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/1127 Esas
KARAR NO: 2025/1001
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 13.06.2025
KARAR TARİHİ: 02.12.2025
(Not: İşbu dava; Mahkememiz ---- esas sayılı dosyasından davalı ---- Şirketi yönünden dosyanın tefriki ile işbu dava esasına kaydedilmiştir.)
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --- tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ----poliçesi düzenlenen, davalı ----adına kayıtlı ve aynı zamanda sevk ve idaresinde olan ----- plaka sayılı aracın karışmış olduğu, ayrıntıları dava dilekçesinde ekli kaza tespit tutanağında ve kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen ----- çözüm tutanağında belirtildiği şekilde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra kaza tespit tutanağının tanzim edildiğini, söz konusu kaza tespit tutanağının, olay anına ilişkin kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen ---- çözüm tutanağı ve olay yeri fotoğraflarında sabit olduğu üzere davalıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olarak müvekkilinin aracına çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, gerçekleşen kazada müvekkiline ait aracı işletenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, müvekkiline ait araç kaza neticesinde hasar görmekle birlikte, aracın sahibi ve sürücüsü olan davalının kusuru sebebiyle meydana gelen kaza neticesinde ciddi manada değer kaybına uğradığını, bu şekilde oluşan hasar bedelinin ve değer kaybının tazmini için davalıya ait aracın -----başvurularak oluşan zararın tazmin edilmeye çalışıldığını ancak meydana gelen kaza nedeniyle hatalı bir şekilde müvekkilinin gerçekleşen kazada %50 oranında kusurunun bulunduğu gerekçesiyle oluşan araç hasar bedelinin ve araç değer kaybı bedeli maddi zararlarının yarısının karşılandığını ancak dosya kapsamına sunmuş oldukları ----- tarihli CD çözüm tutanağı ile birlikte tüm evraklar incelendiğinde meydana gelen kazada davalıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olarak müvekkilinin aracına çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalı sigorta şirketi ile araç sahibi ve sürücüsü davalının oluşan maddi zararları tamamıyla karşılamaları gerektiğini, davalı sigorta şirketinin karşılamadığı maddi zarar miktarının bulunduğu değerlendirilmekle oluşan toplam zarar miktarının tespiti ile karşılanmayan maddi zararların davalılardan tahsili gerektiğini ayrıca müvekkilinin, aracının tamiri esnasında aracını kullanamamış olup tamir süresince ticari kazanç kaybı zararına uğradığını, müvekkilinin uğramış olduğu ticari kazanç kayıplarının araç sahibi ve sürücüsü olan davalı ----- tahsili için dava yoluna başvurulduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A Maddesi gereği ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalar zorunlu arabulucuk kapsamına alınmış olmasına rağmen trafik kazasından kaynaklanan ----- poliçesi kapsamında sigorta hukukuna ilişkin Mahkemeye işbu davayı açmadan evvel zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından arabuluculuk kurumuna başvurunun yapılmadığını, öncelikle----- poliçesi kapsamında sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunan uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gerekmediğini, tüm bu nedenlerle; belirsiz alacak davası hükümlerine dayanarak açmış oldukları davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait aracın haksız fiil sonucu uğramış olduğu; 50,00-TL bakiye hasar bedeli ve 50,00-TL bakiye araç değer kaybı bedelinin (belirli hale geldiğinde artırılmak üzere) kaza tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (--- poliçesi limiti kapsamında tüm davalılardan----- limitini aşan kısmı bakımından diğer davalıdan) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın haksız fiil sonucu uğramış olduğu; 50,00-TL ticari kazanç kaybının (belirli hale geldiğinde artırılmak üzere) kaza tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---- tahsilini, müvekkilinin yapmış olduğu tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, aynı kazaya ilişkin aracında meydana gelen değer kaybı zararı ve hasar onarım bedeli tazminatı için --- başvuruda bulunduğunu, ------- karar sayılı dosyada da belirtildiği üzere davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı - hasar onarım bedeli hesaplanmış olup hesaplanan tutarda tazminat bedelinin davacıya ödendiğini, huzurdaki davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanının bulunmadığını, 102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa 18.12.2018 tarihli değişiklik ile birlikte dava şartı olarak arabulucuya başvurma zorunluluğunun getirildiğini, işbu dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden dava usulden reddedilmesini, KTK 97. Maddesi uyarınca sigorta şirketine Kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan ------göre yapılmasını, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesini, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesini, kabul manasına gelmemek kaydıyla, yukarıda belirtilen hesaplama yönteminin yanı sıra “gerçek değer kaybı”nın belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin incelenmesini ve bu incelemenin de alanında uzman bilirkişi kanalı ile yapılması gerektiğini, dosyanın değer kaybının tespiti için hasar-kusur konusunda uzman ve ehil bir makina mühendisi bilirkişi kanalı ile incelenmesine karar verilmesini, ------- plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesini, işbu davaya konu aracın daha önce hasara uğramış olması halinde, araç tekrar değer kaybına uğramayacağından değer kaybına ilişkin talebin reddi gerektiğini, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılmasını, bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesini, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 Sayılı Kanun yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki davada uygulanmasını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan ----- ekine göre yapılmasını, aracın tamiri ekonomik değil ise pert total işlemi uygulanmasını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili sigorta şirketi ------ sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin iskonto tedarik indirim hakkının olduğunu, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenler ve yargılama sırasında ortaya çıkabilecek sair nedenlerle davanın usulden reddini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddini, yapılan ödemeler nedeniyle haksız davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının TRAMER kayıtları celp edilerek tespitini, ----- kusur raporu alınmasını, davacının değer kaybı tazminatı, maddi hasar tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasını ve yapılacak hesaplamanın yürülükte bulunan ve ---- eki uyarınca yapılmasını, huzurdaki dosyaya yürürlükteki 7327 Sayılı Kanunun uygulanmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını, haksız davanın reddi ile aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizin ----- esas sayılı dosyasında; 17.10.2023 tarihli trafik kazası tarihinde davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı tarafından ---- kapsamında sigortalanan ve diğer davalı ---- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı talebine ilişkindir. ----- tarihli trafik kazası tarihinde davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ---- kapsamında sigortalanan ve davalı ---- plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından sigorta şirketi aleyhine hasar bedeli ve değer kaybı talebiyle ----numaralı dosyasında başvuru yapıldığı, esasa dair karar verildiği, yapılan itirazın İtiraz Hakem Heyeti'nce reddine karar verildiği; hasar bedeli ve değer kaybının sigorta şirketinden ve davalı ----kazanç kaybı talebinin davalı--- talep edildiği anlaşılmıştır.Davalı ------- tarihi arasında ----poliçesi kapsamında sigortalanmış olup kaza tarihinde sigorta poliçesi geçerlidir. Mahkememizin ----- esas sayılı dosyasında davalı sigorta şirketi yönünden tefrik kararı verilmiş olup somut dava; davacı ----------tarafından hasar bedeli ve değer kaybı talebiyle davalı sigorta şirketine yöneltilen talebe ilişkindir. Davacı tarafından ----aleyhine, dava konusu trafik kazasından kaynaklı olay sebebiyle -------- sayılı dosyasında; meydana gelen kaza neticesinde aracının hasarlandığı ve aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği, işbu maddi hasar ve değer kaybı bedelinin tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ifade edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle şimdilik 10TL maddi hasar ve 10 TL değer kaybı bedelinin ve 250 TL ekspertiz ücretinin faizi ile tahsiline hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılması talebiyle başvuruda bulunduğu, ----- maddi hasar tazminatının ve ekspertiz ücreti olarak ödenen 889,76 TL'nin davalı sigorta şirketinden ---- tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği, davacının karara itiraz edildiği,-----sayılı kararı ile itirazın kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın, daha önce kesin bir hüküm ile çözümlenmemiş olması da dava şartlarındandır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ve verilen hüküm kesinleşmiş ise, artık o dava konusu hakkında kesin hüküm vardır. Aynı dava (uyuşmazlık) yeni bir dava konusu yapılamaz; yapılırsa, mahkemenin kesin hüküm varlığını kendiliğinden gözeterek davayı esasa girmeden (usulden) reddetmesi gerekir.HMK'nin 303. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir davaya şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için; her iki davanın taraflarını, her iki davanın dava sebeplerini ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması zorunludur. Bu nedenle maddi anlamda kesin hükmün varlığının belirlenmesi bakımından eski (ilk) dava ile yeni (ikinci) davanın, konularının aynı olup olmadığını anlamak için hâkimin, eski (ilk) davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni (ikinci) davanın talep sonucunun karşılaştırılması gerekir. İkisi aynı ise dava konularının aynı olduğu sonucuna ulaşılacaktır. HMK'nin 114. maddesinin 1. fıkrasının "i" bendinde belirtilen dava şartlarından olan aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması koşulunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi için eski (ilk) davanın biçimsel anlamda da kesinleşmiş olması da gerekmektedir. HMK'nin 115. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre de mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.---- Hakem kararı ile itiraz üzerine ----- kararı kesin olup eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiğinden kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. -----
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL başvurma harcı ve 615,40-TL karar harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ----vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02.12.2025