T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/922
KARAR NO: 2025/858
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/10/2025
KARAR TARİHİ: 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, müteahhitlik yapmakta olup, , ----- Mahallesi,------ sitesinde, ------- nolu villanın tadilat işini almış, villanın ince işleri için, davalı------ile anlaşmış olduğunu, alacaklı olduğu,------ aldığı------Şubesinden alınan, -------- seri nolu, 15.10.2025 keşide tarihli, 670.000 TL bedelli çeki, yapılacak iş karşılığında, cirolayarak kendisine verdiğini, davalı taraf üslendiği işi hiç yapmadığı gibi, aldığı çekleri de iade etmediğini, dolayısı ile, çek bedelsiz kalmış olup, çekte bedelsizlik, temel borç ilişkisinde edim olarak ödeme aracı olan çek verilmesine rağmen karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle çekin “bedelsiz” kalması hali olduğunu, çek karşılığı olarak, taahhüt edilen iş yapılmadığından, bedelsiz kalan çekin, bankaca ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi için, öncelikle, %15 teminat karşılığı, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bilahare, bedelsiz kalan çek den dolayı, müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, Yargılama yapılarak, çek karşılığı olarak, taahhüt edilen iş yapılmadığından, bedelsiz kalan----Şubesinden alınan, ------- seri nolu, 15.10.2025 keşide tarihli, 670.000 TL bedelli çekin, bankaca ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi için, öncelikle, %15 teminat karşılığı, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bilahare, bedelsiz kalan çek den dolayı, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı vekiline 09.10.2025 tarihli muhtıra ile arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunması için muhtıra çıkarılmış, davacı tarafça süresi içerisinde beyan dilekçesi sunulmamıştır.Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmişti. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş, bu hükmün yürürlük tarihi 01/09/2023 olarak kabul edilmiştir. Başka bir deyişle 7445 sayılı kanun gereği 01/09/2023 tarihinden sonra konusu para olan menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. (Benzer yönde Yargıtay ---- HD. ---- Esas ------- Karar sayılı ilamı) Ayrıca belirtmek gerekir ki, arabuluculuk özel dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanması gerekmektedir.
Somut olayda, davanın 08.10.2025 tarihinde açıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmemesi sebebiyle davanın 6325 Sayılı HUAK 18/A ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HUAK 18/A ve TTK 5/A maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.441,93-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 10.826,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.