T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/272 Esas
KARAR NO: 2025/230
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2025
KARAR TARİHİ: 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili pimapen ve cam işi yapmakta olup, --------- bayisi olan davalı şirketten imalat yaptığı inşaatlarda kullanmak üzere yüklü miktarda cam ve ısıcam ürünleri satın almakta olduğunu, bu kapsamda davalıya sipariş vermekte, sipariş karşılığı anlaşma yaptığı miktar üzerinden çek keşide ederek teslim etmekte olduğunu, anlaşılan ürünleri de müvekkilin inşaatı tamamlama takvimine göre müvekkili davalıdan teslim almakta olduğunu, tarafların arasındaki ticari ilişki bu şekilde sürdüğünü, yapılan anlaşma uyarınca inşaatı yapılacak binada kullanılmak üzere 2024 yılı içinde tarafların anlaştıkları metraj ve özelliklerde sipariş verildiğini, bu sipariş edilen malzemeler için de müvekkili tarafından yapılan anlmaya göre malzemenin bedeli için davalının tahsilat makbuzu ile davalıya 9 adet toplam 1.485.000.-TL bedelli çekler teslim edildiğini beyanla yapılan anlaşma ile taahhüt edilen edimin gerekleri gibi yerine getirilmemesi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, verilmiş olan 30.000.-TLnin istirdatına, borcu bulunmadığının tespiti ile bedelsiz kalan yukarıda detayları açıklanan ve halen vadesi gelmemiş 6 adet toplam 990.000.-TL bedelli çeklerin tahsilinin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Davacı vekiline arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunması için 24.03.2025 tarihinde tensip zaptının 14 numaralı ara kararı gereğince süre verilmiş, davacı tarafça 26.03.2025 tarihli dilekçe ile arabuluculuk başvuru formunun sunulduğu görülmüştür. Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmişti. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş, bu hükmün yürürlük tarihi 01/09/2023 olarak kabul edilmiştir. Başka bir deyişle 7445 sayılı kanun gereği 01/09/2023 tarihinden sonra konusu para olan menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. ------------ Ayrıca belirtmek gerekir ki, arabuluculuk özel dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanması gerekmektedir. Somut olayda, davanın 24/03/2025 (saat: 10.13) tarihinde açıldığı, davacı tarafça arabuluculuk son tutanağının dosyaya ibraz edilmediği, tensip zaptı ara kararı gereğince sunulan 27/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan arabuluculuk başvuru belgesine göre arabuluculuk başvuru tarihinin 24/03/2025 (saat: 11:32) olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmemesi sebebiyle davanın 6325 Sayılı HUAK 18/A ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HUAK 18/A ve TTK 5/A maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatırılan 16.291,33-TL harcın ve ihtiyati haciz harcı 1.013,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/03/2025