T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/251 Esas
KARAR NO: 2025/703
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/03/2025
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin çocuğu olan muris ----davalı ---- sevk ve idaresindeki -------- plakalı araçta yolcu olarak bulunurken meydana gelen kazada hayatını kaybettiğini, Davalı şirket tarafından sigortalanan aracın sürücüsüne ait aracın km kadranının 170 km olarak sabitlendiği, araç sürücüsünün kusuru sabit olmasına ve yolcu konumunda olan müvekkillerinin çocuğu hakkında her hangi bir ihtilaf bulunmamasına rağmen uzun yıllar boyunca ilgili sigorta şirketine mürcaatta bulunmamıza rağmen ve ---- tarihinde dava açmasına rağmen -------- Esas sayılı davası kesinleşinceye kadar müvekkillerinin maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatları ödenmediğini, müvekkillerinin tazminatlarının ------ güvence altında olmasına rağmen dava sonuna kadar beklenilmesi ve zamanında ödenmemesi nedeniyle faizle karşılanamayacak derecede munzam zarara uğradığını, sunduğu -------- göre “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.” davalı şirketin güvence altına aldığı minumum güvence bedelleri ile güncel ve emsal poliçe miktarları araştırıldığında açığa çıkacağı üzere müvekkilinin alacağı tazminat enflasyon karşısında ciddi anlamda eriyerek müvekkilimin maddi kaybına ve zararına yol açıldığını, müvekkillerinin maddi ve destekten yoksun kalma tazminatlarının vaktinde ödenmemesinden doğan munzam zarar olarak şimdilik 2.000 TL'nin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte alacağının tamamına bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte fesih tarihinden itibaren davalıdan alınarak tarafına ödenmesine, yasal avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin haksız davalı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar, müvekkili sigorta şirketi aleyhinde daha evvel açtıkları dava dosyası üzerinden maddi tazminat talep etmişler ve bu dava, mahkemece karara bağlanmış ve verilen karar davacılarca icraya konularak infaz edilmiş olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tüm yükümlülüklerini zamanında yerine getirmiş olduğunu, davacıların, maddi tazminat davasında görülen ve karar bağlanan tüm talepleri, yargılamayı gerektiren talepler olup, davacılar desteğinin ölümündeki trafik kazasında araç sürücülerinin kusurlarının mahkemece tespit edilip destek tazminatının da hesap bilirkişisi tarafından raporlandırılması gerekmekte olduğunu, yargılamanın uzaması, ülkemizdeki enflasyon oranının rekor kırması, paranın alım gücünün azalması, banka faiz oranlarının fahiş düzeye gelmesi davalı müvekkilinin şirketin sorumlu olduğu şeyler olmadığını, ülkenin ekonomik politikalarını müvekkili şirket belirlemediği gibi ülke parasının değerinin düşmesine de sebep olan davalı müvekkili şirket olmadığını, o halde, davacıların iddia ettiği gibi bir munzam zararları var ise bu zararın müsebbibi ve sorumlusu davalı şirket değil, ekonomik politikaları belirleyen kurum ve kuruluşlar olduğunu, eldeki dava yanlış tarafa yöneltildiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, TBK 122. maddesinde düzenlenen aşkın (munzam) zarar talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu kaza sebebiyle müvekkillerinin çocuğu olan müteveffa ------ hayatını kaybettiğini, müteveffanın araçta yolcu olarak bulunması sebebiyle davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ------ plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kusur durumunun belirli ve net olmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapmaktan kaçınıldığını, ----------Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını ve yargılama sonucunda davalı sigorta tarafından ödeme yapıldığını, oluşan zarar ile tazminatı tahsil ettiği tarihteki tutarın döviz ve enflasyonun vb. artması sebebiyle paranın alım gücünün düştüğünü ve aşkın zararının ortaya çıktığını, davalının aşkın zarardan sorumlu olduğunu, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek aşkın zararın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, --------- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Aşkın (munzam) zarar, alacaklının temerrüt faizini aşan zararlarını ifade eder. Başka bir deyişle, aşkın (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. --------TBK 122 maddesine göre munzam zarar talebinde bulunulabilmesi için borçlunun para borcunun ifasında temerrüte düşmüş olması, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zararının oluşması, borçlunun temerrüte düşmede kusurlu olması, aşkın zarar ile borçlunun temerrütü arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Eldeki dava cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davası olup hukuki niteliği itibariyle destekten yoksun kalma talebine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesap yöntemi Yargıtay içtihatları ile belirlenmekte olup son bir kaç yılda dahi hem ----- hemde hesaplama yöntemine ilişkin kanun ----- ve Genel Şartlarda bir çok değişiklik olmaktadır. Söz gelimi -----sayılı ilamında maluliyet halinde uygulanması gereken yönetmelikler ve yaşam tablosu bakımından---- uygulanması gerektiği yönünde------ arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesine ilişkin karar vermiştir. Ayrıca destekten yoksun kalma tazminatınında kişinin ölüm tarihi ve aile bireylerinin sayısı ve yaşı da ayrılacak destek payları bakımından önem ifade etmektedir. Destek paylarına ilişkin yasal düzenleme bulunmamakta olup -------- bu paylar belirlenmektedir. Ölen kişinin geliri, ekonomik düzeyinin tespiti de aynı şeklide tazminat hesabında önemlidir. Bundan bağımsız olarak davalı sigorta şirketi tarafından müterafik kusur, hatır taşıması indirimi yapılmasına yönelik defi ve itirazlarında ileri sürülmesi mümkündür. Başka bir deyişle, tarafların kusur durumunun tespiti göz ardı edilse bile sigorta şirketinin destekten yoksun kalma tazminatını tespit edip herharlükarda ödemesini beklemek ------- iptal kararlarında belirttiği üzere adil külfet dengesinin sigorta şirketi aleyhine bozulmasına sebebiyet verecektir. Ayrıca sigorta şirketinin destekten yoksun kalma tazminatını her durumda ödemesi gerektiğini ileri sürmek sigorta şirketinin kanundan ve Yargıtay içtihatları gereğince kabul edilen haklarını/defilerini/itirazlarını kullanmasını engelleyici ve sınırlandırıcı mahiyette olacaktır. Ez cümle, genel olarak cismani zarar sebebiyle oluşan maluliyet ve destekten yoksun kalma dosyalarında tazminatın tespiti birden fazla değişken bulunması sebebiyle zor olduğundan iş bu dosyalarda sigorta şirketinin temerrüte düşmede kusurlu olduğunu değerlendirilmek mümkün değildir. Eldeki dava dosyası yönünden de sigorta şirketinin/borçlunun temerrüte düşmede kusuru olmadığı değerlendirilmiş, davacı tarafın munzam zarar talebinin reddine karar verilmiştir.Belirtmek gerekir ki, munzam/aşkın zararın ispatı bakımın doktrinde ve Yargıtay uygulamasında somut ve soyut ispat yöntemi üzerine tartışmalar ve farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak eldeki dosya yönünden mahkememizce sigorta şirketinin/borçlunun kusuru olmadığı değerlendirildiğinden somut ve soyut ispat hususunun değerlendirilmesine gerek görülmemiş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL peşin alındığından başkaca harç alınmasına gerek olmadığına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücreti davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 2.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/09/2025