T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/256
KARAR NO : 2025/1151
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03.04.2023
KARAR TARİHİ : 23.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile iş ilişkisi içinde bulunan dava dış------. tarafından keşide edilerek müvekkiline verilen ----- çek numaralı, 62.500,00- TL bedelli, -----Şubesi'ne ait bir adet çekin kaybolduğunu tespit etmekle ---. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin----esas sayılı dosyasında çeklerin iptali için çek iptali davası açıldığını, iptal davasında ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini ve TTK'nın 757. Maddesi uyarınca dava konusu çekin ödemekten men edildiğini, ----. tarafından ----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyasına yazılan 09.12.2022 tarihli cevap yazısında çeki----- isimli bir şahsın çeki ibraz ettiğinin bildirildiğini, bunun üzerine ------ Asliye Ticaret Mahkemesi 21.03.2023 tarihli duruşma tutanağının iki numaralı ara kararı ile çek hakkında istirdat davası açmak üzere iki haftalık kesin süre verildiğini, tüm bu nedenlerle; davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadını ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin kaybolmadığını, dava konusu çekin borç karşılığında tarafına verildiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının lehtarı olduğu dava konusu çekin davacının elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığı, davalının eline kötü niyetle geçip geçmediği ve çekin istirdadının gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.
Davacı çekte taraf olduğundan, yetkili hamil olduğunu ispat ettiğinin kabulü gerekmiş olup, davacı bu aşamada çekin rızası hilafına elinden çıktığını ispat etmelidir. Dava konusu çek incelendiğinde çekin arka yüzünde cironun davacı imzası ile başladığı görülmektedir. Davacı ön inceleme duruşmasında imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş bunun üzerine mahkememizce imza incelemesi için bilirkişi raporu alınmıştır.
24/09/2025 tarihli ATK raporu ile; İnceleme konusu çekin arka yüzünde 1. ciroda yer alan ----- kaşe izi üzerinde atılı imza ve 2. ciroda ----- adına atılı imza ile ---- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların davacı şirket yetkilisi ------ eli ürünü olduğu bildirilmiştir.Davacı her ne kadar çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia etmiş ise de çekteki ilk ciro kendi imzası ile başladığından iddiasını ispat edememiştir. Ayrıca davalı veya cirantalar ile de herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, davalının dava konusu çeki kötü niyetli olarak iktisap etmiş olduğunu iddia etmiş ise de çek arkasında lehtara ait bir cironun varlığını görüp, bir sonraki ciranta kendisine yaptığı geçerli ciro ile de çeki eline geçirmiş olduğundan davalının yetkili hamil olduğu, çekin bedelsiz olduğuna ilişkin şahsi defiyi davacının kural olarak hamil davalıya karşı ileri sürülebilmesi için kötüniyetle iktisabının ispatı gerektiği, davacı bu yönde bir iddia bulunsa da, ispatının soyut kaldığı, sunulan delillerin tek başına kötüniyeti ispata yeterli olmadığı, çekin kaydının ticari defterlerde bulunmasının gerekmediği, senedin illetten mücerret olduğu değerlendirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.067,35-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 451,95-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Red olunan dava yönünden davalı taraf karar tarihinde kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzene karşı davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu