T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/52
KARAR NO : 2025/1131
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/05/2014 günlü trafik kazasında yaralanan müvekkili ---- 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine
göre bedensel zararlarının ve tarafların kusur oranlarının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere güç
kaybı tazminatının ve tedavi giderleri ile yaralanma nedeniyle uğradığı gelir kaybının hesaplatılarak sürücü
yönünden olay tarihinden İtibaren sigortacı yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi yargılama
giderleriyle avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, davalı işleten ve sürücü
içinse manevi tazminata hükmedilmesine, kazaya neden olan aracın trafik kaydına ihtiyari tedbir konulmasına
karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı -----
Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkil ----- Şirketi bakımından pasif husumet yokluğundan ve he durumda hukuka aykırı talepler içerdiğinden esastan reddine,
6100 sayılı kanunun 329'uncu maddesi kapsamında haksız ve kötü niyetle yapılan hukuki işlemlere ilişkin
huzurdaki davayı açmak zorunda kalınmış olması, dava açmak ve birçok gider ile zaman maliyetine katlanmak
zorunda kalması ve tüm yasaya uygun diğer sebeplerle, davacının vekiline ödemekle yükümlü olduğu, ------ Asgari Ücret Tarifesi üzerinden tahakkuk edecek vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, davanın reddine
karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; tedavi giderlerine ilişkin taleplerin SGK'ya yönlendirilmesi gerektiğinden, davacının "Tedavi Giderleri"ne ilişkin talebinin reddine, müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun dilekçede açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet
vermediği için yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı, 26/05/2014 tarihli kazada yaralanması sebebiyle maluliyetinin oluştuğunu, dava konusu kaza sebebiyle uğramış olduğu geçici iş görememezlik, tedavi gideri tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin ---- Esas, ------ karar, 21.12.2021 tarihli kararı ile; "...Davanın kısmen kabulüne , Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 2.639,25-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 43.607,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ------ yönünden kaza tarihi olan 26/05/2014 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 09/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya ilişkin tedavi gideri talebinin (10.000,00-TL) reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı -----alınarak davacıya verilmesine..." karar verildiği, davacı vekili ve davalı ----- vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesine gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ---- BAM -----. Hukuk dairesinin ------ Karar sayılı 30.11.2022 tarihli ilamı ile; "...Davacı vekili ile davalı ------.vekilinin istinaf başvurusunun ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ---- esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; 29.05.2024 tarihli bilirkişi raporu, 30.01.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu, 19.11.2025 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 29.05.2024 tarihli raporunda özetle, "...Davalılardan ----- tarafından ibraz edilen 2015 yılına ait ticari defterlerinin Yevmiye ve Defter-i Kebir E-Beratlarının oluşturma tarihlerinin Süresi içerisinde olduğu, Envanter Defterlerinin açılış noter tasdiklerinin zamanında yaptırılmış olduğu, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunması nedeniyle ticari defterlerin TTK.m.64 ve müteakip maddelerinde ve HMK.m.222 de belirli kanuni şartları taşıdıkları sabit olmakla davalılardan----- şirketinin lehinde delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulundukları, Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, dava dışı ----- tarafından inceleme günü mahkemeye gelinmemesi, ticari defter kayıtların ibraz edilmemesi sebebi ile davadışı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, davalılardan ----- (kiraya veren) ile davadışı -----kiralayan) arasında 01.05.2014 tarihli “Oto Kiralama Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmenin konusunun ----- Plaka numaralı ----- marka Kamyonetin KİRALAYANA kiraya verilmesi olduğu, davalılardan -----. nezdinde davadışı------ ile olan ticari ilişkisinin ---- muhasebe kodlu Alıcılar hesabında takip edildiği, bu hesapta yer alan hareketlerin incelenmesinde ; 2014 yılından 2015 yılına davalı ------. 974.305,55 TL. Alacaklı olarak devrettiği, buna göre 2015 yılı öncesinde de taraflar arasında bir ticari ilişkinin var olduğunun anlaşıldığı, yıl içerisinde de davalı şirket tarafından dava dışı şirket adına toplam 690.917,09 TL.lık faturaların tanzim edilerek cari hesaba borç olarak kaydedildiği, davadışı firma tarafından da yapılan toplam 673.347,06 TL.lık ödemelerin de cari hesaba alacak olarak kaydedilmesi neticesinde cari hesapta 31.12.2015 tarihi itibari ile davalı ----- 988.875,58 TL. alacaklı olduğunun görüldüğü, ticari defter kayıtlarla ilgili olarak sunulan USB içerisinde davalı şirket tarafından davadışı şirket adına tanzim edilmiş faturaların örneklerinin sunulmaması sebebi ile davalı nezdindeki davadışı şirkete ait cari hesapta kayıtlı olan faturaların içerikleri konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, sadece davalı şirket tarafından Sayın Mahkemenize sunulmuş 17.06.2021 tarihli dilekçe ekinde yer alan 30.10.2015 tarih ---- numaralı ----- plakalı araca ait kira bedeli” açıklamalı 18 aylık kira bedeli olarak tanzim edilmiş 3.717,00TL.lık faturanın davalı şirketin kayıtlarında dava dışı şirkete ait cari hesapta kayıtlı olduğunun görüldüğü hususlarını..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30.01.2025 tarihli ek raporunda özetle, "...26.05.2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı ----- %75 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi kullanılarak; Geçici iş göremezlik zararının 2.639,25 TL ve sürekli iş göremezlik zararının 43.607,62 TL olmak üzere toplam tazminatının 46.246,87 TL olarak hesaplandığı, Davacı ----- ait tedavi gördüğü ---- Kurumu belgelerinin incelenmesiyle ayrıntılı ve gerekçeli olarak hesaplanabileceği, Hesaplanan zararın davalı -----. tarafından tanzim edilen poliçe teminat limiti (268.000,00TL) kapsamında olduğu, Manevi tazminat yönünden takdirin münhasıran sayın mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi heyetinin 19.11.2025 tarihli 2. ek raporunda özetle, "...26.05.2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı ----- %75 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi kullanılarak; Geçici iş göremezlik zararının 2.639,25 TL ve sürekli iş göremezlik zararının 43.607,62 TL olmak üzere toplam tazminatının 46.246,87 TL olarak hesaplandığı, Hesaplanan zararın davalı -----tarafından tanzim edilen poliçe teminat limiti(268.000,00TL) kapsamında olduğu, Tedavi giderleri bakımından, ------ 26.05.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu -----yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, ----- Hastanesinde yapılan tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, ----- yapılan tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunmayıp, toplam 2.116,00 TL tutarında olduğu, Manevi tazminat yönünden takdirin münhasıran sayın mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekilince sunulan 13/10/2021 tarihli dilekçede tazminatının 61.246,87-TL’ye yükselttiği, tamamlama harcını yatırdığı görülmüş, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.
Maddi tazminat talebi yönünden;
2918 sayılı KTK'nun 85. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." TBK'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Aracın işleteni(maliki), kusursuz sorumluluk ilkelerine göre, sürücü ise haksız fiil hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK 85 ve devamı maddeler gereğince poliçe ve sigorta hükümlerine göre meydana gelen zarardan sorumludur.Somut olayda, davacı 26.05.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan maluliyete bağlı maddi tazminat davası olduğu, 26.05.2014 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve 17.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurulu raporuna istinaden %3,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, dava konusu kazanın oluşumunda ----- plakalı araçtaki otomobil sürücüsü ----- duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına yanaşırken karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davrandığı, araçtan inmeyi yaparken arkadan gelen araçları kontrol etmeyerek, arkadan gelen aracın geçişini beklemeden ve hızını dikkate almadan kontrolsüzce aracının kapısını açtığı, yol üzerinde nizami olarak seyrine devam eden motosikletin aracının sol ön kapısına çarpmasına neden olması sebebiyle gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden kazanın oluşumunda asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, --- plakalı araç sürücüsü-davacı---- eden araçları geçerken mutlaka bir kapının açılabileceği uzaklığı hesaplayarak yolda ilerlemesi gerekirken kendi ve çarptığı aracın güvenliğini tehlikeye atacak şekilde araca yakın geçmesi sebebiyle gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden kazanın oluşumunda tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihi dikkate alındığında 27.09.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun hesaplama yöntemi, dikkate alınması gereken maluliyet yönetmeliği ve kusur oranları yönünden dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olduğu, dava tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun bulunmadığı ve davalı sigorta şirketinin dava açmadan önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir evrakın bulunmaması sebebiyle davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, diğer davalıların haksız fiil tarihi olan kaza tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, davacı tarafından dava konusu tedavi gideri talebine ilişkin belgeleri dosyaya sunmadığı, BAM kaldırma ilamı gereğice gerekli müzekkerelerin yazılarak davacıya ait tedavi kayıtlarının dosyaya kazandırıldığı, bu hususta kök ve ek raporun alındığı, alınan 19/11/2025 tarihli ek bilirkişi raporu gereğince davacının talep edebileceği/SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 2.116,00-TL olduğu anlaşılmış, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.639,25-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 43.607,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.116,00-TL tedavi giderinin davalı ---- yönünden kaza tarihi olan 26/05/2014 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 09/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) ile birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı ----vekili tarafından dava konusu ------ plakalı aracın uzun süreli kira sözleşmesi bulunması sebebiyle dava konusu trafik kazası sebebiyle oluşan zararda sorumlu olmadığını, işleten sıfatının bulunmadığını, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiş olup yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince işleten sıfatının sona ermesi için kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte olması gerekmektedir. Bu hususta BAM kaldırma kararı gereğince eksik araştırmalar tamamlanmış, kayıtlar celp edilmiş, 29/05/2023 tarihli bilirkişi raporu, dava konusu---- plakalı aracın kiralandığına ilişkin 30/10/2015 tarihli ----- numaralı fatura, davalı BA-BS kayıtları ile aracın kiralandığı ---- şirketinin BA-BS formlarında bu faturaya ilişkin bildirimin yapıldığı anlaşıldığından dava konusu kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte olduğuna kanaat getirilmiş, davalı ----- yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. (Yargıtay ----HD. ----- Esas -----Karar sayılı ilamı)
Her ne kadar davacı vekili aktüerya tazminatının güncel asgari ücret üzerinden hesaplanmasını talep etmiş ise de; ----- BAM ----. HD. ------Karar sayılı kaldırma ilamında aktüerya hesabı yönünden bir bozma yapılmadığı anlaşılmış, usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince davacının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden;
Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( ----- dosya kapsamı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi, olay sebebiyle davacıda oluşan manevi acı dikkate alınarak, davacı lehine hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, (Yargıtay ---- HD. ---- Esas ---- Karar sayılı ilamı) davalılar ---- TBK, KTK hükümleri gereğince davacıların oluşan manevi zararından sorumlu olduğu anlaşılmış, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 2.639,25-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 43.607,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.116,00-TL tedavi giderinin davalı -----yönünden kaza tarihi olan 26/05/2014 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 09/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) ile birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
3-Davanın davalı ------ yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE,
4-Alınması gerekli karar harcı 3.645,22-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,65-TL harç ile ıslah ve tamamlama harcı olarak yatırılan 361,62-TL olmak üzere toplam 416,27-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.228,95-TL harcın davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan peşin, ıslah ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 416,27-TL'nin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 25,20-TL başvuru harcı, 3,80-TL vekalet harcı, 13.873,85-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.902,85-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre davalılar------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı ------tarafından yapılan yargılama giderinin anılan davalılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ------ Şirketi tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya ödenmesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Maddi tazminat talebi yönünden; Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Maddi tazminat talebi yönünden; Davanın reddedilen kısmı için davalı ------Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 7/22 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -------Şirketine verilmesine,
12-Manevi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar------Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
13-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.