T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/455
KARAR NO : 2025/1142
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01.07.2021
KARAR TARİHİ : 23.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.05.2019 tarihinde, sürücü --- sevk ve idaresindeki, maliki ---- olan ---- plaka sayılı kamyonet ile seyir halinde iken kaldırım üzerinde beklemekte olan müvekkili ----- çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkili ---- yaya konumunda olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ve müvekkilinin maluliyete uğramasında sürücü ---- 2918 sayılı KTK'da yer alan trafik kurallarını ihlal ettiğinden asli, tek ve tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağına göre sürücü ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiğinin belirtildiğini, "2918 Sy. KTK Madde 52/1-b: Sürücüler; hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar." denildiğini, davacı müvekkilinin meydana gelen kaza dolayısıyla yaralandığını, -----tedavi altına alındığını, müvekkilinin işbu kaza sebebiyle vücudunda meydana gelen yaralanmalar ve deformelerden dolayı derin üzüntü yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini, söz konusu trafik kazası nedeniyle ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- soruşturma sayılı dosyasının açıldığını, trafik kazasına ---- plaka sayılı aracın, davalı ---- Şirketi'nden ------ poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak); davanın kabulünü, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan ve belirsiz alacak niteliğinde açılan işbu davada 500,00-TL daimi/geçici maluliyet (sakatlık) tazminatının kaza tarihi olan 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi tazminat yönünden; davalılardan, ----- 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılarda müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah Dilekçesi: Davacı vekili 14.04.2025 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talep edilen 400,00-TL sürekli iş göremezlik tazminat talebini bilirkişi raporu ve davalı şirket tarafından ödenen bedelin mahsubu kapsamında 491.233,65-TL artırarak sürekli iş göremezlik tazminat talebini davalı sigorta şirketi için poliçe teminat limiti dahilinde olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsil olarak 491.633,65-TL'ye ıslah ettiklerini, (Davalı ---- sorumluluğu 309.818,00-TL olduğunu) 491.633,65-TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 31.05.2019 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava dilekçesinde talep edilen 90,00-TL geçici iş göremezlik tazminat talebini bilirkişi raporu kapsamında 18.703,53-TLarttırarak geçici iş göremezlik talebini 18.793,53-TL'ye ıslah ettiklerini, (Bütün davalılar müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olmak üzere) 18.793,53-TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 31.05.2019 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 60.000,00-TL manevi tazminat talebini kaza tarihi olan 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılar ---- müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı--- ve ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde yer alan beyanlarını kabul etmediklerini, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini, ölümlü veya yaralamalı trafik kazaları nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkemenin kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, HMK.nun Madde 2/1: "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." şeklinde olduğunu, bu nedenle eldeki davanın derdest bulunduğu mahkemenin işbu dava bakımından görevli olmadığını, işbu dava bakımından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle işbu dosya bakımından mahkemece görevsizlik kararı verilmesini, KTK.nun 109. Maddesi uyarınca; “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zaman aşımına uğrar.” şeklinde olduğunu, somut olayda davacı yanın da belirttiği üzere dava konusu kazanın 31.05.2019 gerçekleştiğini, müvekkillerinin kaza anından hemen sonra davalılar ile irtibata geçmiş ve maddi - manevi her türlü destekte bulunmak için girişimlerde bulunduklarını, buna rağmen davacı tarafın, müvekkillerin girişimlerinini sonuçsuz bırakarak, kaza tarihinden iki yıl geçtikten sonra dava yoluna başvurduğunu, bu nedenle davacı yanın taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı yanın taleplerinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ve Mahkemece re’sen takdir edilecek nedenlerle; işbu dava bakımından usule ilişkin yapmış oldukları itirazlar dikkate alınarak öncelikle eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevsiz olduğundan itirazlarının kabulü ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini ayrıca eldeki davanın yetkisiz mahkemede açıldığından dolayı yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise yapmış oldukları zaman aşımı itirazları dikkate alınarak açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte maluliyet sebebiyle ödeme yapıldığını, talebin reddi gerektiğini, dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesinin ve Kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olmasının gerektiğini, hiçbir surette açılan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kazaya karışan ---- plakalı aracın 02.10.2018 - 02.10.2019 dönemine ilişkin olarak ----- numaralı poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalısı olduğunu ancak poliçede manevi tazminat klozunun olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketten talep edilen manevi tazminattan hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 360.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, müvekkil sigorta şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğunu, bu nedenle hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatına itiraz ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak nedenlerle; davacının maddi tazminatının karşılanmış olması sebebiyle, davanın esastan reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından Mevzuata uygun illiyet bağını ve maluliyet oranını tespit eden maluliyet raporu tanzim edilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına kusur raporu tanzim edilmesini, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, tazminat hesaplaması için aktüerya raporu tanzim edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davacı ile davalı sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalanan, davalı ---- maliki olduğu, davalı ----- sürücüsü olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle cismani zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır.
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay ----. HD'nin 17/02/2022 tarihli ----- sayılı ilamı)Tüm dosya kapsamına göre;
31.05.2019 günü saat 17:50 sıralarında sürücü ---, yönetimindeki ----- plakalı kamyonet ile -----caddesini takiben ilçe merkezi istikametine seyir halindeyken No:---- önüne yaklaştığında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu No:---- önünde kaldırım üzerinde duran yaya davacı ----ve daha sonra kaldırım üzerinde park halinde olan ---- plakalı minibüsün açık olan bagaj kapısı kısmına aracının ön kısımlarıyla çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
---- plakalı araç kaza tarihinde davalı ---- ait olup, davalı ---- araç sürücüsüdür.
-----plakalı araç, 02.10.2018 tarihi ile 02.10.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ------ poliçe numarası ile karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı ---- Şirketi tarafından sigortalanmıştır.
Davaya konu kaza tarihi 31.05.2019 olup, bu tarih itibariyle maluliyetin belirlemesine esas yönetmeliğin "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" olduğu anlaşılmıştır. Davacının maluliyet durumunun tespit için dosya ATK'ya tevdi edilmiş, ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 31.05.2019 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası neticesi meydana geldiği bildirilen yaralanması nedeniyle iyileşme süreci içinde 9 (dokuz) aylık dönemde 1(bir) ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği belirtilmiştir.
----- Hastanesinin 28.01.2020 tarihli, ----- sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; “Sol tibia şaft kırığı. 5 derece açılanma mevcut. Antaljik yürüyüş kaza ile illiyeti vardır. Kişinin engel oranı %8” şeklinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. ---- Hastanesi tarafından düzenlenen 28.01.2020 tarihli heyet raporundaki maluliyet oranı ile ATK İkinci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28.11.2022 tarihli rapordaki maluliyet oranı arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK İkinci Üst Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir. ATK İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporda; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği ve topuk hareket kısıtlılığı, tablo 3.10 ve tablo 3.11’a göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülüne gö-re(7+2)= %9 olup Tablo3.2’ye göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir.ATK İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olması ve - ---- Hastanesi tarafından düzenlenen 28.01.2020 tarihli heyet raporundaki maluliyet oranı ile ATK İkinci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28.11.2022 tarihli rapordaki maluliyet oranı arasında çelişkiyi giderir nitelikte olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kaza sebebiyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği ve topuk hareket kısıtlılığı, tablo 3.10 ve tablo 3.11’a göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülüne gö-re(7+2)= %9 olup Tablo3.2’ye göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda belirtilen kazanın meydana gelme şekli ile kusura ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alındığında, ---- plakalı kamyonet sürücüsü davalı ----, Karayolları Trafik Kanununun 52.b maddesine göre "sürücüler, hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır" kuralına uymamış, gece vakti ıslak zeminde dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde kullandığı aracıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yargıtay ---- Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih, ----- Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir.
Davacının sosyal ve ekonomik durumunun tespiti için yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının aylık gelirinin 5.000,00 TL ile 6.000,00 TL civarında olduğu belirtilmiştir. Gelen müzekkere cevabına göre davacının aylık gelirinin belirtilen rakamların aritmetik ortalaması olan aylık 5.500,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Davacının aylık geliri (5.500,00 TL), kaza tarihinde asgari ücretin 1,77 katı olduğu, 10.09.1978 doğumlu olan davacının yaşı ve kıdemi dikkate alındığında aylık gelirinin dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacının maddi zararının tespiti için dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik tazminat tutarının toplam 18.793,53 TL olduğu, bilinen dönem ve bilinmeyen dönem sürekli işgöremezlik tazminat tutarının toplam 541.815,65 TL olduğu, başkasının bakımına muhtaç olmadığı, ancak 1 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği ve davacının dava dilekçesindeki 10,00 TL bakıcı gideri talebinde haklı olduğu anlaşılmıştır. Aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına uygun olması sebebiyle rapora itibar edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce davacıya 50.182,00 TL ödeme yapılmış olup yapılan ödeme de dikkate alınarak davacının geçici iş göremezlik zararının 18.793,53 TL, sürekli iş göremezlik zararının 491.633,65 TL olduğu sonuna varılmıştır.
Kaza tarihinde (31.05.2019) tarihinde sakatlanma ve ölüm için zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçe teminatı kişi başına 360.000,00 TL'dir. Davalı sigorta şirketi tarafından 50.182,00 TL ödeme yapıldığından davalı sigorta şirketinin bakiye sorumluluk bedeli 309.818,00 TL'dir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi yer almaktadır.
Davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi, davaya konu kazanın davalıya ihtar ya da ihbar edildiği tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasıdır. Somut davada, gelen müzekkere cevabına göre davacının davalıya 09.12.2019 tarihinde başvuru yaptığı, sekiz iş günü sonunda 20.12.2019 tarihinde temerrütün gerçekleştiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 20.12.2019 tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle davalılar araç maliki ve sürücüsü yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır.
Manevi tazminata karar verilebilmesi için; davalının bir fiilinin olması, bu fiilin hukuka aykırı olması, davacı tarafın zarara uğraması, zarar ile fiil arasında illiyet bağı olması ve davacı tarafın kusurlu olması gerekir. Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre özel haller göz önünde tutularak manevi tazminata karar verilmelidir. Manevi zarar adıyla hak sahibine verilmesine karar verilecek paranın miktarı, her şeyden önce adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek tazminat zarara uğrayan da manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzeyen bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında belirlendiği gibi manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına amaç edinmez, tazminatın sınırı tazminatın amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut duruma göre elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde belirlenen ve manevi tazminata hükmedilirken nazara alınması gereken özel hal ve şartlar dikkate alınarak objektif ölçütler kullanılmak kaydı ile manevi tazminat değerlendirmesi yapılmalıdır.Tüm dosya kapsamı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, haksız fiilin ağırlığı, haksız fiil tarihi ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin tamamının kabulüne karar verilmiş ve 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
1-Davanın kabulüne;
A) 491.633,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı---- Şirketi'nden yönünden poliçe limitleriyle (309.818,00 TL) sınırlı olmak üzere 20.12.2019 tarihinden, davalılar ----- yönünden 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B) 18.793,53 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ---- Şirketi'nden yönünden 20.12.2019 tarihinden, davalılar ------ yönünden 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
C) 10,00 TL geçici bakıcı giderinin davalı --- Şirketi'nden yönünden 20.12.2019 tarihinden, davalılar ----- yönünden 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 34.867,96-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 206,64-TL peşin harçtan ve 1.745,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 32.916,32-TL'nin poliçe limiti dikkate alınarak; 19.979,09-TL'nin davalı ----Şirketi'nden, 12.937,23-TL'nin davalılar --- ve ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.951,64-TL peşin ve ıslah harcın poliçe limiti dikkate alınarak; 1.184,58-TL'nin davalı ----- Şirketi'nden, 767,06-TL'nin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 59,30-TL başvurma harcı, 183,50-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 14.185,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura ücreti, 532,10-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 21.959,90-TL yargılama giderinin poliçe limiti dikkate alınarak; 13.328,91-TL'nin davalı ----- Şirketi'nden, 8.630,99-TL'nin davalılar ---- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 81.669,95-TL vekalet ücretinin poliçe limiti dikkate alınarak; 49.570,88-TL'nin davalı ------müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
D) 60.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 4.098,60-TL karar harcının davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin poliçe limiti dikkate alınarak; 716,92-TL'nin davalı ---- Şirketi'nden, 603,08-TL'nin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.