T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/949
KARAR NO : 2025/1181
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/11/2022
KARAR TARİHİ : 31/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında 25.11.2020 tarihli inşaat onarım sözleşmesi ve yüklenici sözleşme akdedildiğini, iş bu sözleşmeler gereği her kampüste işlerin yürütümü aşamalarında birim fiyat listelerine göre hakediş tutanaklarını, faturalar ve işlerin bitiminde teslim tutanakları düzenlendiği, taraflar arasında bu şekilde devam eden ticari ilişki de davalının davacıya 2.172.417,03TL borçlu olduğu, davalının işbu borcu ödemediğini, davacının davalıya ihtarname göndererek alacağını talep ettiği, ancak davalının borcunu ödemediği beyan edilmiş ve --- İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası ile yürütülen takibe yönelik itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmişlerdir.
CEVAP; Davalı tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında yalnızca 25.11.2020 tarihli inşaat onarım sözleşmesinin olduğu, 02.12.2020 tarihli sözleşmenin davalı şirket kayıtlarında bulunmadığını, alacak iddialarının dayandırıldığı 02.12.2020 tarihli sözleşmenin sahte imzalı olabileceği ya da dava dışı yetkili ----/ yetkisi bittikten sonra imzaladığını, dava dışı----- 30.04.2021 tarihine kadar davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi olarak görev yaptığını, 07.02.2022 hisse değişikliği olduğunu ve davalı şirketin tüm işi ve işlemlerinin incelenmeye başladığını, bu incelemelerde bir kısım ticari sözleşmelerde belirlenen mal ve hizmetlerin alınmamış olmasına rağmen üçüncü şahıslardan alınan mal ve hizmet faturalarının şirket muhasebesine ekseriyetle faturalar kaydedildiği, avans ödemesi adı altında üçüncü şahıs gerçek ve tüzel kişilere ödemeler yapıldığının tespit edildiği, hakediş icmalinin altında imzası yer alan dava dışı davalı şirketin eski satın alama direktörü olan----- imza yetkisinin bulunmadığını, davalı şirketin kayıtlarında yer almayan işbu belgenin sonradan düzenlenmiş olabileceği, herhangi bir onay ve veya yetkilendirme olmaksızın tek başına alınan imzanın davalı şirket açısından hiçbir bağlayıcılığın olmadığını, davalı şirket kayıtlarına göre davalının davacıdan 2.273.637,64TL alacağının bulunduğunu ve bu alacak için icra takibi başlatıldığını, ödemezlik def'i, takas ve mahsup itirazlarının Sayın mahkemeye sunduklarını, davacının sadece 04.06.2021 tarihli 3.666.794TL bedeldi faturanın dava dilekçesi ile sunulduğunu, takibe konu faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davacının icra inkar tazminatını talebinin reddine karar verilmesini, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı firmanın yüklenici sıfatıyla, davalı firmanında iş sahibi olarak taraflar arasında TBK 470 vd. maddelerinde yer alan eser sözleşmesi niteliğinde 25.11.2020 tarihli İnşaat Onarım Sözleşmesi akdedildiği, yapılacak işe ilişkin birim fiyat listesi düzenlendiği ardından işin tamamlanmasından sonra hakediş belgelerinin hazırlandığı ve faturaların düzenlendiği ancak buna rağmen iş sahibi davalı tarafından iş bedelinin ödenmediği gerekçesiyle başlatılan takibe vaki İtirazın İptali davasıdır.Uyuşmazlık; taraflar arasında yazılı bir yüklenici sözleşmesi olup olmadığı, davacı yüklenici firmanın üzerine düşen edimleri sözleşme şartlarına uygun olarak ifa edip etmediği, davalı firma tarafından yapılan işlere istinaden herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bedelinin ne olduğu ve yapılan sözleşme uyarınca davacı tarafın ----İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyası uyarınca 2.172.417,03 TL için faturalara dayalı başlatılan takibin haklı olup olmadığı hususunda ihtilaf bulunduğu tespit edildi.
Dosya içerisindeki ---İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 2.172.417,02 TL asıl alacak ile 1.071,33 TL işlemiş faiz olarak toplam 2.173.488,35 TL için cari hesap dökümüne dayalı takip başlatıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın vasfı gereği davacı yüklenici tarafından davaya konu edilen inşaat işlerinin yapılıp yapılmadığı veya yapıldı ise miktarının tespiti açısından dosya içerisine hükme esas alınan 13.02.2024 tarihli heyet raporu ile itiraz üzerine ilave bilirkişilerin katılımı ile 13.05.2025 tarihli 1. ek rapor ve son olarak 01.12.2025 tarihli 2. ek rapor alınmıştır.
Davacı tarafın uyuşmazlık yılları olan 2020-2021 ticari defter ve kayıtlarının TTK madde 64,66 VUK madde 220-226. maddeleri ile Bir Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre incelenmesi sonucu açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu bu haliyle davacı lehine delil kabiliyetinde bulunduğu tespit edilmiş olup davacı yüklenicinin kaydi olarak davalı iş sahibine 10.952.417,03 TL fatura düzenlediği buna karşılık 8.780.000,00 TL ödeme aldığı ve ticari defterlerinin de kaydi olarak 2.172.417,03 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın uyuşmazlık yılları olan 2020-2021 ticari defter ve kayıtlarının TTK madde 64,66 VUK madde 220-226. maddeleri ile Bir Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre incelenmesi sonucu açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu bu haliyle davalı lehine delil kabiliyetinde bulunduğu tespit edilmiş olup takip tarihi itibariyle kaydi olarak davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden herhangi bir alacağının olmadığı, kendi kayıtlarına göre davalı ---davacı----- 2.273.637,64 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları usulüne uygun olmasına rağmen farklılığın sebebinin davacı yüklenicinin, davalı iş sahibi adına düzenlediği toplam tutarı 4.451.364,67 TL değerindeki faturaların kayıtlara alınmadığı ve davacının kayıtlarında bulunan davalı iş sahibi adına düzenlediği 5.310.000,00 TL tutarındaki faturanında mükerrer kaydedildiği tespit edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacı yüklenicinin alacak miktarının net olarak tespit edilememesi nedeniyle teknik bilirkişi heyetinin yerinde yaptığı ölçümler ve sözleşme kapsamında yapılan işlerin incelenmesi sonucu hazırlanan rapor esas alınmıştır.
Yapılan Yargılama Sonucu; Taraflar arasında davacının yüklenici sıfatıyla davalının da iş sahibi sıfatıyla adi yazılı şekilde 25.11.2020 tarihli "İnşaat Onarım Sözleşmesi" imzalandığı ve sözleşmede adı geçen kampüslerde tadilat ve onarım işlerinin yapılmasının istenildiği, taraflarca dosyaya sunulan belgeler, projeler ve teknik heyet tarafından yerinde yapılan incelemeler ve ölçümler sonucu dosyaya sunulan her iki tarafça imzalı hakedişler göz önüne alınarak rapor tanzim edilmiştir. Sözleşmede yer alan muhtelif kampüslerde yapılan işler tek tek yerinde incelemeler ve hakedişler sonucu davacı yüklenicinin inşaat işleri kapsamında 2.746.903,86 TL , mekanik tesisat işleri kapsamında 1.089.629,11 TL , elektrik tesisatı işleri kapsamında 614.764,54 TL olmak üzere toplam yapılan iş miktarının 4.451.297,51 TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan işlerin miktarı tespit edilirken teknik heyet tarafından sadece dosyaya sunulan belgeler ve projeler değil yerinde yapılan ölçümler, hakedişler ve icmaller göz önüne alınarak yapılan işin miktarı tespit edilmiş olup davalı tarafın belirtilen miktarda iş yapılmadığı savunmasına itibar edilmemiştir. Bunun yanında davalı iş sahibi işlerin eksik ve ayıplı yapıldığını belirtmiş ancak teknik heyetin raporu ile işlerin tamamının eksiksiz ve tam olarak teslim edildiği, herhangi bir ayıplı ifanın da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı iş sahibinin bir diğer iddiası ise davalı ---- .... 10.02.2020 tarihinde ---- Gazetesinde yayımlandığı üzere davalı şirketin çift imza ile temsil edildikleri yani dava dışı --- ve ------ müşterek birlikte atacakları imza ile şirketin temsil edileceği oysa 02.12.2020 tarihli davacı yüklenici firma ile yapılan sözleşmede dava dışı temsilci ---- tek başına imzasının bulunduğu bu haliyle şirketi bağlamayacağı iddiasında bulunmuştur.
TBK'nın 46/1. "Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar." Bu onama işlemi açık yada örtülü bir şekilde yapılabilir. Taraflar arasında adi yazılı şekilde 02.12.2020 tarihli inşaat sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin akabinde yüklenici firma olan davacı tarafından işler yapılmaya başlanmış ve iş sahibi olan davalının da herhangi bir itirazı olmamıştır. Akabinde davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlanılmadan önce taraflar arasında ihtarnameler gönderilmiş, davacı tarafın ----Noterliğinin 07.09.2022 tarihli ihtarnamesine karşılık davalı iş sahibi tarafından -Noterliğinin 13.09.2022, ---.Noterliğinin 28.09.2022, ----.Noterliğinin 02.01.2023 tarihli ihtarnameleri göndermiş olup, ihtarnamelerin içeriğinin incelenmesi sonucu yapılan işlerin miktarının belirtildiği kadar olmadığı, yapılan işlerde eksik ve ayıpların bulunduğu, eksik ve ayıplı imalatların 3 iş günü içerisinde yerine getirilmesinin talep edildiği şeklinde ihtarnameler olduğundan bu ihtarnamelerin içeriğinin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu taraflar arasında akdedilen 02.12.2020 tarihli sözleşmeye davalı şirketin TBK'nın 47/1. Maddesi uyarınca örtülü olarak icazet verdiği, yapılan işlerin teknik heyet tarafından da usulüne uygun olarak tam ve eksiksiz yapıldığının tespit edilmesinin ardından ve dosya içerisindeki ihtarnameler uyarınca da işin yapıldığının davalı şirket tarafından da kabul edilmesinin sonucu davalı şirketin 02.12.2020 tarihli sözleşmede sadece şirket yetkililerinden birinin imzasının bulunduğu oysa şirketin müşterek imza ile temsil edildiği iddiası TMK 2.maddede yer alan iyi niyetle de bağdaşmamakta olup sözleşmeye örtülü olarak icazet verildiği mahkememiz tarafından kabul edilmiştir. Hükme esas alınan teknik heyetin raporu uyarınca işin tam ve eksiksiz olarak yapıldığı ve işin tam yapılmış halinin 4.451.297,51 TL olduğu, başlatılan takip miktarındaki cari hesap alacağının ise 2.172.417,02 TL olduğu anlaşılmakla asıl alacak yönünden takibin devamına faiz yönünden ise davalı tarafın dava tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü anlaşılmaklaasıl alacak yönünden kabule dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Açılan davanın KABULÜ İLE,
----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyası yönünden 2.172.417,02 TL yönünden TAKİBİN DEVAMINA,
-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar takipte belirtilen oranlarda yıllık faiz uygulanmasına,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı olan 2.172.417,02 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına,
3-Alınması gerekli karar harcı 148.397,81-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 26.232,02-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 10.867,44-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 111.298,35-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 37.099,46-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5
-Davacı tarafından 80,70-TL başvurma harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 35.000,00-TL bilirkişi ücreti, 335,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 35.427,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13.maddesi uyarınca belirlenen 322.138,38 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.