T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/727 Esas
KARAR NO:2025/983
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30.09.2024
KARAR TARİHİ: 27.11.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin nakliye sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin talebi üzerine------ nakliye hizmeti verildiğini, bu hizmetler karşılığında ----- tarihli ------ tutarında hizmet bedeli doğduğunu, faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen ödenmediğini, davacının alacağını tahsil için ----- esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının bu takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davalının yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacak ve fer'ilerinin tahsilini ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı talebiyle başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine ---- esas sayılı dosyasında ------ No.lu faturalardan kaynaklı ---- işlemiş faiz olmak üzere toplam ---- üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve davacı tarafın adresinin ---olması sebebiyle ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş ise de davacı taraf, ticari defter ve kayıtlarını mahkememizde hazır edeceğini, usul ekonomisi gereğince talimat yazılmaksızın davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının birlikte incelenmesini talep etmiştir. Bunun üzerine mahkememizce inceleme için gün tayin edilmiş ve taraflara tebligat yapılmıştır. Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmiş, davalı taraf ise sunmamıştır. Hazırlanan bilirkişi raporundan ve tüm dosya kapsamından; davcı tarafın ticari defter ve kayıtlarının kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, davacının kayıtlarına göre davacı tarafından davalıya---- yılı içerisinde toplam -----fatura düzenlendiği, davalı tarafça faturalara itiraz edilmediği ve iade faturası düzenlenmediği, davalı tarafça davacıya --- ödeme yapıldığı, davacının bakiye --- alacağı bulunduğu, tarafların ----- formlarının uyumlu olduğu, davalı tarafça --- davacıya ödendiğine dair delil bulunmadığı, nihai olarak davacının takip tarihi itibaryle asıl alacağının -- olduğu anlaşılmıştır. Faturanın düzenlenmesi ve mal veya hizmet alıcısına tebliğ edilmesi temerrütün gerçekleşmesi için yeterli olmayıp temerrütün gerçekleşmesi için mal veya hizmet alıcısının ayrıca ihtar ile temerrüte düşürülmesi gerekir. Davacı taraf icra takibinden önce davalıyı temerrüte düşürmemiş, ihtarda bulunmamıştır. İcra takibinin başlatılmasıyla temerrüt gerçekleşmiş olup takip tarihine kadar işlemiş faiz bulunmamaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.
Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine;-----esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 233.200,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacak olan 233.200,00 TL'nin %20'si oranında hesap edilen 46.640,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 15.929,89-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 3.145,58-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.302,24-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 11.482,07-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 4.447,82-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 276,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 4.764,40-TL yargılama giderinin Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereği ve davanın kabul ret oranına göre; 4.515,17-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 249,23-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden karar tarihinde davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereği ve davanın kabul ret oranına göre; 3.411,68-TL'nin davalıdan, 188,32-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27.11.2025