T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/406
KARAR NO : 2025/1024
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Türk Motor ve Savunma Sanayisinin önemli mihenk taşlarından olup uzun yıllardır sektörde büyük başarılara da imza attığını, yıllardır her türlü yerli ve uluslararası tarım, traktör makine ve ekipmanları, savunma sanayii fuarlarında yer alan müvekkili şirketin, 10-14 Ekim 2023 tarihinde ---- Fuar Merkezinde gerçekleşen----- Fuarı'nda da yer almak amacıyla davalı şirket ile 29.05.2023 tarihli Alan Kiralama ve Sponsorluk Sözleşmesi'ni imzaladığını ve alan kiralama hizmet bedeli olarak da 28.09.2023 tarihinde 239.540,00-TL tutarında bir ödeme gerçekleştirdiğini, 10-14 Ekim 2023 tarihleri arasında gerçekleşen----- Ülkeleri’nden sektör profesyonellerini, son teknolojiler ve yeni ürünler ile buluşturulacağını, fuarın ilk yılında özellikle -----ziyaretçi ağırlayacağı şeklinde söylemlere de hem sektörde hem de basında geniş bir şekilde yer verildiğini, müvekkili şirketin, sektörde ve basında sıkça yapılan işbu tanıtımlar sonucunda yerleşim planı ve katılımcı firmaları incelediğini ve fuara katılma kararı alarak Alan Kiralama ve Sponsorluk Sözleşmesi'ni imzalamış ve alan kiralama hizmet bedeli olarak da 239.540,00-TL tutarında ödemeyi gerçekleştirdiğini, 10-14 Ekim 2023 tarihlerinde fuarda yer alan müvekkil şirket; traktör ve tarım makineleri alanında uzman kamu ve özel sektörün uluslararası temsilcilerini ağırlayarak Türk tarım makineleri sektörünün uluslararası pazarlara açılacağını düşünürken katılımcıdan uzak bomboş bir fuar alanı ile karşıladığını, davalı şirketin katılımcı firmalara vadetmiş olduğu yabancı ziyaretçi ve temsilcilerin hiçbiri fuar alanında yer almadığı gibi fuara katılan ziyaretçi sayısının inanılmaz derecede az olması nedeniyle katılımcı firmalar fuar süresince tabiri caiz ise boş bir şekilde fuar alanını izlediğini ve davalı şirketin "------; Türk tarım makineleri sektörünün uluslararası pazarlara açılan kapısı olarak hizmet verecek." şeklindeki süslü ve gerçeğe aykırı vaadinden epey uzak bir fuar süreci geçirildiğini, müvekkili şirketin, davalı tarafından ısrarla vadedilen uluslararası katılımcı ve ziyaretçi reklamına ve davalıya güvenerek işbu fuara katıldığını ve 239.540,00-TL tutarında yapmış olduğu alan kiralama hizmet bedeli ödemesinin yanı sıra fuara göndermiş olduğu çalışanlarının ulaşım, yemek, konaklama, yol ve her türlü masraflarına da katlanarak davalının vadettiği ve ısrarla reklamını yaptığı hususlara aykırı davranması nedeniyle halihazırda mevcut olan zararlarının üstüne yenilerinin eklendiğini, davalı şirketin hareketleri neticesinde zarar gören tek firmanın müvekkili şirket olmayıp büyük umutlar ile fuara katılan diğer firmalar da bir aynı müvekkili şirket gibi hezimet ile karşılaştıklarını, iş bu hususa ilişkin diğer katılımcı firmaların fuardaki eksikliklere ilişkin haklı isyanını gösterir videonun da işbu dilekçeleri ekinde sunmuş olduğukları CD'de yer verdiklerini, davalı firmanın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, katılımcı firmalardan çok ciddi tutarlarda gelir elde etmesine rağmen konu fuarın gerçekleşmesini sağlayamadığını, burada bir hizmet ayıbı/kusuru olduğunu tartışmasız olduğunu, onlarca katılımcıdan milyonlarca Türk Lirası katılım/kiralama ücreti almış olan davalı Fuarcılık firmasının en temel edimlerini dahi yerine getirmediğini, ayrıca söz konusu hususa ilişkin arabulucuya başvurulmuş olup 21.05.2024 tarihli anlaşamama tutanağın da ekte yer aldığını, sonuç olarak; davanın kabulü ile davalının ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve haksız itiraz edilen tutarın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirketin, Fuar Organizasyonu işleri alanında faaliyet göstermekte olup, 2023 yılında, “” ----- FUAR MERKEZİ'NDE, 10-14 Ekim 2023 tarihleri arasında düzenlenen “----- organizasyonunu gerçekleştirdiğini, davacı tarafın, fuar katılımcılarından olup, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında fuara katılım esaslarını ve fuara katılım bedeli ile ödeme biçimini düzenleyen 29.05.2023 tarihli sözleşme imzalandığını, davacı şirketin 28.09.2023 tarihinde müvekkili şirkete 239.540.00-1L fuar bedeli ödemesi yaptığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına fatura tanzim edilerek kendilerine teslim edildiğini, davacı şirket ve davalı müvekkili şirket arasındaki söz konusu Fuar katılım sözleşmesinde (Alan Kiralama Sözleşmesi) ziyaretçi sayısı, niteliği ve benzeri konular ile ilgili taahhüt niteliğinde bir hüküm bulunmadığını, davacı tarafın, Fuar Katılım bedelini, sözleşme hükümlerini ve şartlarını bilerek ödemiş olup, sonrasında haksız ve kötü niyetli olarak, geri ödeme taleplerini konu ettiği icra takibini başlattıklarını, dava dilekçesinde davacı yanın, ilgili fuarın katılımcıdan uzak bomboş bir fuar olduğu, vaatlerden uzak geçtiği, firma olarak zarar gördükleri, yönündeki hukuki yerindelikten uzak, somut gerçeklere aykırı, haksız ve mesnetsiz iddia ve beyanlarının olduğunu, sözleşmenin, stant alanı kiralamasına ilişkin olup, stant alanı temini ve diğer bazı hizmetlerin ifasına ilişkin olan sözleşmenin hiçbir biçimde fuar ziyaretçi sayısına ilişkin hiçbir taahhüt ya da yükümlülük içermediğini, müvekkili şirketin, fuar alanında sözleşme ile yükümlenilen tüm hizmetler bakımından, ifa yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, fuar ziyaretçi sayısı istenilenin altında ise bunun hayatın olağan akışı içinde beklenilebilir nitelikte bir husus olduğunu, kaldı ki tüm katılımcıların da bilgisi dahilinde olduğu üzere söz konusu fuarın Türkiye'de ilk kez gerçekleştirildiğini, tüm dünya ve Türkiye fuar uygulamalarında fuarın ziyaretçiler bakımından belli bir bilinirliğe ve ivmeye ulaşması için belli bir süre geçmesi gerektiğini, bu itibarla davacı şirketin ziyaretçi sayısının düşük olduğu yönündeki iddiasının, hukuk kuralları çerçevesinde, müvekkil şirket bakımından ayıplı hizmet ifası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, aradaki sözleşme ile müvekkil şirketin yükümlendiği hizmetlerin ifa edilmediğine ilişkin olarak itibar edilehilir hiçbir gerçek ve somut delilin ileri sürülemediğini, ayrıca, davaya konu fuarın davacı yanın iddia ettiği gibi katılımcıdan uzak boş bir fuar alanı şeklinde geçmediğini, fuarın katılımcılar ile fuar alanı kiracı firmalarının buluştuğu bir fuar olarak geçtiğini, davacının dava dilekçesinde diğer katılımcı firmaların fuardaki eksikliklere ilişkin haklı isyanını gösterir video diye bahsederek dava dilekçesinin 4 nolu eki olarak sunduğunu beyan ettiği bir CD'nin davacı tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmamış olduğunu ve bilahare davacının dosyaya 10.06.2024 tarihinde delil dilekçesi adı altında sunmuş olduğu dilekçe ekindeki CD'nin içeriğinin boş olduğunu, içeriğinde herhangi bir veriye ulaşılamadığını, bu itibarla davacı yanın gerçeklere aykırı olarak ileri sürdüğü iddiasını dellillendiremediğinin de sabit hale geldiğini, açıklanan nedenlerle, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, icra takibinin iptaline, takibin kötü niyetli olması itibarı ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmediimesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemiş olduğu iddiası ile sözleşme nedeniyle davalıya ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında, davacının 10-14 Ekim 2023 tarihinde ---- Fuar Merkezinde gerçekleşen ------ Traktör, Tarım Makineleri, Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı'nda yer alması amacıyla - tarihli Alan Kiralama ve Sponsorluk Sözleşmesi imzalandığı ve alan kiralama hizmet bedeli olarak da davacı tarafça davalıya 28.09.2023 tarihinde 239.540,00-TL tutarında bir ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının sözleşme şartlarını gereği gibi yerine getirip getirmediği, davacı tarafından iş bu bedelin iadesi için başlatılan ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, 09.07.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 29.02.2024 tarihinde ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasında başlatılan ve yetki itirazı sonucunda ------ İcra Dairesine gönderilen takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 239.540,00-TL asıl alacak ve 36.552,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 276.092,82-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 01.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27.03.2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 05.06.2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 276.092,82-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, 10-14 Ekim 2023 tarihinde ---- Merkezinde gerçekleşen ----- , Tarım Makineleri, Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı'nda da yer almak amacıyla davalı şirket ile 29.05.2023 tarihli Alan Kiralama ve Sponsorluk Sözleşmesi'ni imzaladığını ve alan kiralama hizmet bedeli olarak da 28.09.2023 tarihinde 239.540,00-TL tutarında bir ödeme gerçekleştirdiğini, ancak davalının vaatlerini yerine getirmediğinden katılımcıdan uzak bomboş bir fuar alanı ile karşıladığını, davalı şirketin katılımcı firmalara vadetmiş olduğu yabancı ziyaretçi ve temsilcilerin hiçbiri fuar alanında yer almadığı gibi fuara katılan ziyaretçi sayısının inanılmaz derecede az olması nedeniyle katılımcı firmaların fuar süresince tabiri caiz ise boş bir şekilde fuar alanını izlediğini, bu nedenle sözleşme kapsamında ödenmiş olduğu paranın faizi ile birlikte iadesi için takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Davalı ise söz konusu fuar katılım sözleşmesinde (Alan Kiralama Sözleşmesi) ziyaretçi sayısı, niteliği ve benzeri konular ile ilgili taahhüt niteliğinde bir hüküm bulunmadığını, davacı tarafın, Fuar Katılım bedelini, sözleşme hükümlerini ve şartlarını bilerek ödemiş olup, sonrasında haksız ve kötü niyetli olarak, geri ödeme taleplerini konu ettiği icra takibini başlattıklarını,müvekkili şirketin, fuar alanında sözleşme ile yükümlenilen tüm hizmetler bakımından, ifa yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, fuar ziyaretçi sayısı istenilenin altında ise bunun hayatın olağan akışı içinde beklenilebilir nitelikte bir husus olduğunu, kaldı ki tüm katılımcıların da bilgisi dahilinde olduğu üzere söz konusu fuarın Türkiye'de ilk kez gerçekleştirildiğini, tüm dünya ve Türkiye fuar uygulamalarında fuarın ziyaretçiler bakımından belli bir bilinirliğe ve ivmeye ulaşması için belli bir süre geçmesi gerektiğini, bu itibarla davacı şirketin ziyaretçi sayısının düşük olduğu yönündeki iddiasının, hukuk kuralları çerçevesinde, müvekkil şirket bakımından ayıplı hizmet ifası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, aradaki sözleşme ile müvekkil şirketin yükümlendiği hizmetlerin ifa edilmediğine ilişkin olarak itibar edilehilir hiçbir gerçek ve somut delilin ileri sürülemediğini, ayrıca, davaya konu fuarın davacı yanın iddia ettiği gibi katılımcıdan uzak boş bir fuar alanı şeklinde geçmediğini, fuarın katılımcılar ile fuar alanı kiracı firmalarının buluştuğu bir fuar olarak geçtiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davacı taraf davalının sözleşme gereği yükümlülüğünü yerine getirmediğini, fuara katılımın vaat edilen sayıda olmadığını belirtmiş ise de dosya kapsamında bunu ispat için sunmuş olduğu videoda sadece fuardan memnun kalmamış katılımcıların toplandığı ve söz alan 3 kişinin şikayetlerini dile getirdikleri görülmüş olup tek başına davacının iddialarını ispatlar nitelikte değildir. Sözleşmede belirtilen fuarın gerçekleştiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.Eldeki davada davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazimatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.795,00-TL harçtan mahsubu ile artan 2.179,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 87,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.