T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/211 Esas
KARAR NO:2025/1091
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde sürücü -----sevk ve idaresindeki----plakalı araç ---- istimaketinden --- ilçesi istikametine----numaralı devlet kara yolu üzerinde seyir halinde ilerlediği esnada, aracının ön kısımlarıyla , minibüse binmek üzere yolun sağ kenarında kaldırımda bulunan müteveffa yaya müvekkilimizin annesi ---- çarpması, arabanın altına alarak üzerinden geçip çiğnemesi sonucu ölümle sonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada sürücü ------ %100 kusur oranı ile asli kusurlu olup müvekkilimizin annesi olan müteveffa kusursuz olduğunu beyanla müvekkilinin annesinin kusursuz olduğu ve asli kusurlu sürücünün kendisine çarpması neticesiyle geçirdiği trafik kazası nedeniyle, ölenin desteğinden yoksun kalan müvekkili için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren, Sayın Mahkeme aksi düşüncede ise ---- evrakları teslim edildiği temerrüt tarihi olan------ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta poliçeleri limiti dahilinde davalı -----------tahsiline karar verilmesi ve 1.000.000,000-TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihi olan ---- itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan karşılanması, cenaze, defin gideri ve cenaze yemeği masrafları olan toplam 4.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalılar tarafından karşılanması ve müvekkilinin müteveffa annesinin vefat edene kadar 10 günlük süre boyunca her gün yanına gidip geldiğinden 10 gün boyunca yaptığı 2.500,00-TL yol ve yemek masrafının davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak karşılanmasını, tüm bu taleplerinin kabul edilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talebine konu “destekten yoksun kalma tazminatına” ilişkin tazminat hesabının ------- maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin davacıların dolaylı gider taleplerini karşılama sorumluluğu bulunmadığını, davacıların cenaze/defin ve taziye giderleri yönünden talepleri açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olup her halükarda reddi gerektiğini, manevi tazminat talepleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını, dava konusu kazaya ilişkin güncel ceza soruşturması evraklarının ara karar sonucu dosyaya eklenmesini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğini beyanla davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tacir olmadığından görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının talebi zamanaşımına uğradığını, ticaret mahkemesinde açılan davada müvekkiline karşı arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, müvekkilinin kusursuz olması sebebiyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talebine konu “destekten yoksun kalma tazminatı" talebi dayanaktan yoksun olduğunu, kaza ile müteveffanın ölümü arasında illliyet bağı bulunmadığını, davacının cenaze/defin ve taziye giderleri yönünden talepleri açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olup her halükarda reddi gerektiğini, davacı talep ettiği maddi zarar kalemlerini belgelemek ile mükellef olduğunu, manevi tazminat talepleri yönünden de müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığı dikkate alınması gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin güncel ceza soruşturması evraklarının ara karar sonucu dosyaya eklenmesini ve ceza davasının hukuk davasına bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla davacının haksız ve mesnetsiz tüm iddia ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle vefat eden babasının desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma, cenaze ve defin giderleri masrafı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacı, ---- tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat eden --- kızı olup, kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden, zarara sebebiyet veren aracın sürücüsü ve sahibinden maddi (destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderleri) ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş,---- davacının gelir durumu ve ödeme bilgisi celp edilmiş, --- esas sayılı dosyası ----- üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, davacının, müteveffanın ve davalı ----araştırmaları yapılmış, --- tarihli bilirkişi heyet raporu ve--- tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi heyetinin -----tarihli raporunda özetle, "...Dava konusu kazada; ---- plaka sayılı araç sürücü davalı --- %100 (YÜZDEYÜZ) ORANINDA KUSURLU, ---- Plakalı araç sürücüsü --------- KUSURSUZ, Müteveffa yaya ---- KUSURSUZ olduğu değerlendirmesinin yapıldığı, ------- tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu -----Hastanesi ve ardından sevk edildiği ----Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, bu hastanelerde yapılan tedavilerinin ----- karşılandığı, Davacının ---- sorumluluğunda olmayan, müteveffa annesi için yaptığı yol giderlerinin 1.782,00 TL tutarında olduğu, Hak Sahibi Davacı Kızı ----Destekten Yoksunluk Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararının ---- Cenaze ve defin ve giderleri sebebiyle maddi zararının 5.500,35 TL, Ulaşım giderleri sebebiyle maddi zararının 1.782,00 TL olduğu, Maddi zararları toplamının 282.943,34 TL olduğu,..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 30.10.2025 tarihli ek raporunda özetle, "...Destekten yoksunluk tazminatı hesabına esas alınan hususlarda, tarafların itirazları, kök raporun ilgili kısımlarında ayrıntılı şekilde, Yüksek Mahkemenin bu husustaki yerleşik içtihatlarına da atıf yapılmak suretiyle değerlendirildiğinden kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Davacı vekilince sunulan ---- tarihli dilekçede maddi tazminatının 282.943,34-TL’ye yükselttiği, tamamlama harcını yatırdığı görülmüş, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür. Maddi tazminat talebi yönünden;
Destekten yoksun kalma tazminatının hukuki niteliği üzerinde de durulmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK 53/3 ve 55 maddesinde düzenlenmiş olup; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. " şeklinde hükme bağlanmıştır.Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK 53/3 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. 6098 sayılı TBK 53/3 maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir -----
Diğer taraftan, ------ sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; ----- sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.Somut olayda; davacının babasının ---- tarihinde ---- plakalı kamyonetin davalı sürücüsü -----rahatsızlanması neticesinde muayene ve tedavi gördüğü sağlık ocağındaki personelce kendisine araç kullanmaması yönünde uyarı yapılmasına rağmen bu uyarıyı dikkate almayıp kamyoneti ile ----ilçesi istikametinden ----- ilçesi istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımına çıkarak yolcu almak üzere duraklayan---- plaka sayılı minibüse binmek üzere yolun sağ kenarında yaya kaldırımında bekleyen yaya/müteveffa ---- çarpması sebebiyle meydana gelen kazada asli ve %100 oranında kusurlu olduğu,---- plakalı minibüs şoförü ----- minibüsü ile yolcu almak için yolun sağına kurallara uygun bir şekilde yanaşarak durduğu esnada meydana gelen kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbirin bulunmadığından kusursuz olduğu, müteveffa yaya ------- minibüse binmek için kurallara uygun bir şekilde kaldırımda beklediği sırada meydana gelen kazada alabileceği herhangi bir tedbirin bulunmadığından kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi heyet raporu gereğince davacının destekten yoksun kalma zararının ----olduğu, tedavi giderinin ---- olduğu, cenaze ve defin gideri zararının ----- olduğu, defin giderine ve tedavi giderine ilişkin davacı tarafça sunulmuş başkaca delil bulunmadığından aktüerya, tedavi gideri ve defin giderine ilişkin hesabının güncel -------uygulamasına ve dosya kapsamına uygun olduğu, aksi yöndeki davacı ve davalı itirazlarının yerinde olmadığı, davalılardan ----- haksız fiil tarihi olan kaza tarihinde, davalı sigorta şirketinin ise bildirimi takip eden 8 iş günü sonrası olan --- tarihinde temerrüte düştüğü, davacının bu tarihlerden itibaren yasal faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmış, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 275.660,99-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.782,00-TL tedavi gideri ve 5.500,00-TL cenaze ve defin gideri zararının davalı---- yönünden kaza tarihi olan 20/11/2022 tarihinden, davalı ---- yönünden 11.01.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden;Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin ölüm durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. --------gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır------Tüm dosya kapsamı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, olay sebebiyle davacının annesini kaybetmesi, tek çocuk olması ve bu sebeple duyduğu manevi üzüntü dikkate alınarak, davacı lehine hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine kanaat getirilmiş, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; ----manevi tazminatın kaza tarihi olan ---tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı -----alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
Maddi tazminat talebi yönünden;
1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 275.660,99-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.782,00-TL tedavi gideri ve 5.500,00-TL cenaze ve defin gideri zararının davalı ---- yönünden kaza tarihi olan ----- tarihinden, davalı ----yönünden ---- temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat talebi yönünden;
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının davalı sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin teminat dışı olması sebebiyle reddine,
4-Alınması gerekli karar harcı 36.405,81-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harç ile tamamlama harçları olarak yatırılan 4.921,19-TL olmak üzere toplam 5.348,79-TL'nin mahsubu ile bakiye 31.057,02-TL harcın; 16.488,38-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 14.568,64-TL'sinin davalı -------------- tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 5.348,79-TL'nin; 2.839,70-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.509,08-TL'sinin davalı -----alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 19.198,00-TL tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.686,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 8.177,86-TL'sinin; 4.341,68-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3.836,17-TL'sinin davalı ---- tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı -----tarafından yapılan 615,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 359,53-TL sinin davacıdan tahsili ile davalı ----- ödenmesine, kalan tutarın anılan davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ------ tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 2.850,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.183,91-TL'sinin davalı ------ alınarak hazineye irat kaydına, kalan 1.666,09-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Maddi tazminat talebi yönünden; davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.270,87-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Manevi tazminat talebi yönünden; davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı -----------alınarak davacıya verilmesine,
12-Manevi tazminat talebi yönünden; Davanın reddedilen kısmı için davalı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/4 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine,
13-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/12/2025