T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/283
KARAR NO : 2025/1036
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, her türlü temizlik ürünlerinin imalatı, alım- satımı, ithalat ve ihracatı, dağıtım ve pazarlaması, yine faaliyet konusu ile ilgili katı ve sıvı temizlik malzemelerinin imalatı, alım- satımı, ambalajlanması, depolanması, iç ve dış piyasalarda dağıtım ve pazarlanması işi ile iştigal ettiğini, TPMK nezdinde---- Marka No ile "------" tescilli markanın sahibi olduğunu, davacı şirketin, halihazırda devam eden ticari faaliyetlerini büyütmeye ve bu kapsamda bir adet otomatik dolum makinesi ile bir adet triger kapak sıkma makinesi almaya karar verdiğini, piyasada yapmış olduğu araştırmalar neticesinde davalı ------ ile görüştüğünü ve 1 adet 6 nozullu otomatik dolum makinesi ile 1 adet triger kapak sıkma makinesi alımı hususunda 500.000,00 TL+ KDV bedel karşılığında anlaşmaya vardıklarını, 02.01.2024 tarihli "Makina Satış Sözleşmesi"ni imzaladıklarını, yine, tarafların sözleşme bedeli olan 500.000,00 TL+ KDV'nin 250.000,00 TL'lik kısmının sözleşmenin akit tarihi olan 02.01.2024, bakiye bedelin ise sözleşmeye konu makinelerin teslimi sırasında ödenmesi hususunda mutabık kaldıklarını, söz konusu mutabakat çerçevesinde davacı şirketin, sözleşmenin akdi esnasında ödeyeceği 250.000,00 TL'lik kısmını çekler ile ödediğini, (---- Şubesi ----- seri numaralı 50.000,00 TL bedelli, 16.03.2024 keşide tarihli çek ve ----- Bankası ---- Şubesi ------ çek numaralı 200.000,00 TL bedelli, 04.05.2024 keşide tarihli çek), dava konusu 200.000,00 TL bedelli ---- çekinin keşidecisi dava dışı üçüncü kişi -----lehdarı ise ------- olduğunu; lehdar ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında lehdar tarafından ciro edilerek davacıya verildiğini, daha sonrasında ise yukarıda anılan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından ciro edilerek davalı şirkete verildiğini, yine 50.000,00 TL bedelli ----- çekinin de keşidecisi dava dışı ------olduğunu; lehdar ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında lehdar tarafından ciro edilerek davacıya verildiğini daha sonrasında ise yukarıda anılan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından ciro edilerek davalı şirkete verildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. maddesi ile davalı şirket sözleşme konusu makineleri 60 iş günü içinde davacı şirkete teslim etmeyi taahhüt ettiğini, buna göre davalı şirket tarafından sözleşme konusu makinelerin son teslim tarihi 23.03.2024 olmasına karşın makineleri bugün dahi teslim etmediğini ve bu şekilde sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığını, davacı şirketin, işbu sözleşme ile üstlenmiş olduğu tüm edimleri tam ve eksiksiz olarak ifa etmesine rağmen, davalı şirket tarafından makinelerin teslim edilmediğinden siparişlerini yetiştiremediğini, üçüncü kişilere karşı taahhütlerini yerine getiremediğinden ticari faaliyetleri olumsuz etkilendiğini, davacının bu sebeple uğramış olduğu zararlara ilişkin her türlü dava ve talep hakkı bu aşamada saklı tuttuğunu, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında davalıya peşinat olarak verilen çeklerden ------seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çekin vadesinin 16.03.2024 tarihinde dolduğunu ve davalı şirketin çek bedelini tahsil ettiğini, bu sebeple yapılacak yargılama ile davalı tarafından tahsil edilen 50.000,00 TL'nin vade tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, ayrıca, davalıya verilen----- Şubesi ------ çek numaralı 200.000,00 TL bedelli çekin vadesi 04.05.2024 olduğunu; davalı tarafından 200.000,00 TL bedelli çek bedelinin haksız ve kötü niyetli olarak tahsil edilmesi ya da icra takibine konu edilmesi davacının ticari olarak mahvına sebebiyet vereceğinden söz konusu çekin dava sonuçlanıncaya kadar karşılığının ödenmemesine ve yine icra takibine konu edilmemesine yönelik öncelikle teminatsız olarak aksi kanaat halinde ise Sayın Mahkemece takdir edilecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebi verilmesini ve yapılacak yargılama sonunda davacı şirketin söz konusu çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, son olarak, tarafların sözleşmeye konu makinelerin satış bedeli olarak 02.01.2024 tarihinde 500.000,00 TL karşılığında anlaşmaya vardıklarını ve davalı şirketin sözleşme süresi içinde makineleri teslim edeceğine olan güveni nedeniyle başka tedarikçi ile görüşmediğini, ancak davalı tarafından makinelerin süresinde teslim edilmemesi neticesinde yeniden piyasa araştırması yapmış ve söz konusu makinelerin fiyatlarının yükseldiğinin görüldüğünü, bu sebeple yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde makinelerin fiyatında meydana gelen artış sebebiyle davacının uğramış olduğu zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etiklerini beyan ederek öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile takdiren teminatsız olarak dava süresince dava konusu çeklerden ----- Bankası ---- Şubesi ------- çek numaralı 200.000,00 TL bedelli çekin vadesinde karşılığının ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama ile davasının kabulüne, davalı tarafından tahsil edil---- Şubesi ------- seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çek bedelinin vade tarihi olan 16.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, davacı şirketin ----- Bankası ---- Şubesi ------ çek numaralı 200.000,00 TL bedelli çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, sözleşmeye konu makinelerin fiyat artışı sebebiyle davacının uğramış olduğu zararlara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin sözleşme bitim tarihi olan 23.03.2024'den itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafın sözleşmeden dönme, sözleşmeye konu çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelleri istirdadı ile sözleşmeye aykırılık sebebiyle uğranılan zararların davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında satış sözleşmesi olduğunu, sözleşme bedelinin kısmen ödenmiş olduğunu, davalının sözleşmeye konu malı teslim etmediğini beyanla; davalı tarafından tahsil edilen ---- Şubesi ------ seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çek bedelinin vade tarihi olan 16.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile iadesini, müvekkili şirketin ---- Şubesi ------ çek numaralı 200.000,00 TL bedelli çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, sözleşmeye konu makinelerin fiyat artışı sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu zararlara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin sözleşme bitim tarihi olan 23.03.2024'den itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmektedir.
Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----dava konusu çeklerin bilgileri celp edilmiş, ------ Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, ------ Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, tarafların şirket yetkilileri dinlenilmiş, 13.01.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.01.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davalı şirketin ticari defter ve belgelerini incelenmek üzere ibraz etmediği, Taraflar arasındaki sözleşmede malın teslimi için belirli vadenin söz konusu olduğu, malın zamanında teslim edilmemesi nedeniyle davacının huzurdaki davada ödemiş olduğu bedelin iadesini talep ettiği, mal bedelinin iadesinin talep edildiği nazara alındığında davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığının değerlendirileceği, Mali incelemede “Davacı şirketin davalı şirkete ------seri numaralı 50.000,00 TL bedelli, 16.03.2024 keşide tarihli çek ve ---- Bankası ---- Şubesi ------ çek numaralı 200.000,00 TL bedelli, 04.05.2024 keşide tarihli çek ile toplam 250.000,00-TL’lik ödeme yaptığı” şeklinde tespit yapıldığı, Sayın Mahkemece davacının dönme hakkını kullanmasının mümkün olduğu sonucuna varılacak olursa davacının ödediği bedelin iadesini talep edebileceği, dava öncesi için faiz talep edilmesinin mümkün olmadığı, Teknik incelemede malın sözleşme ve dava tarihindeki değerinin 500.000 TL olarak tespit edildiği, bu durumda davacının zararının söz konusu olmayacağı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında dava konusu makinanın teslimi hususunda anlaşma sağlandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tarihi 02.01.2024 olup makinenin 60 gün içinde teslim edilmesi kararlaştırılmış olduğu, dosya kapsamında celp edilen deliller, davacı ve davalı şirket 27/11/2025 tarihli celsedeki isticvap beyanları dikkate alındığında davalı şirket tarafından dava konusu makinanın sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde teslim edilmediğinin sabit olduğu, dava konusu sözleşmede kararlaştırılan belirli vadenin 02.03.2024 tarihinde sona ermiş olduğu, belirli vadenin söz konusu olması sebebiyle davalının TBK m. 117/ll uyarınca temerrüde düşmüş olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ile sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının mümkün olduğu, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olduğu, davalı tarafça usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, ibrazdan kaçınıldığı, bu itibarla HMK 222/3 maddesi gereğince davacı ticari defter ve kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı davranması ve davacının sözleşmeden dönmesi sebebiyle davacı tarafın çeklere yönelik menfi tespit ve istirdat taleplerinin yerinde olduğu, davacı tarafın dava dilekçesi ile sözleşmeden dönme hakkını kullanması sebebiyle dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya dava konusu olan ------ seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çek ile 16.03.2024 keşide tarihli çek ve ----- Şubesi ------- çek numaralı 200.000,00 TL bedelli, 04.05.2024 keşide tarihli çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, anılan çekler sebebiyle davacı tarafından davalıya yapılan toplam 250.000,00-TL ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.Davacı tarafından, dava konusu sözleşmesinin süresinde ifa edilmemesi sebebiyle sözleşmeden döndüğünü ve uğranılan zararların talep edildiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, davacı taraf menfi zararlarını talep etmektedir.Burada müspet ve menfi zararın ne olduğunun açıklanmasına da fayda bulunmaktadır.
Alacaklının borçlanılan edimin ifa edilmemesi yüzünden uğradığı zarara müspet zarar denir. Müspet zarar, alacaklının tam ve doğru bir ifaya olan menfaatini yansıtır, bu menfaat borçlanmış olduğu edimin vaktinde ifa etmiş olsaydı alacaklı hangi ekonomik durumda bulunacak idi ise o durumu ifade eder. Menfi zarar ise alacaklının sözleşmeden dönmesi üzerine uğramış olduğu zararı kapsar. Buna göre alacaklı sözleşme hiç yapılmamış olsaydı hangi durumda bulunacak idi ise o duruma getirilmesini ifade eder. (-----
Eldeki davada, alınan teknik bilirkişi raporu gereğince dava konusu makinanın dava tarihindeki bedeli ile sözleşmedeki bedelinin aynı olduğu, davacının menfi zararının bulunmadığı anlaşılmış, davacının menfi zarar talebine yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının davalıya dava konusu olan -----Şubesi -------- seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çek ile 16.03.2024 keşide tarihli çek ve ---- Şubesi ------- çek numaralı 200.000,00 TL bedelli, 04.05.2024 keşide tarihli çek sebebiyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, anılan çekler sebebiyle davacı tarafından davalıya yapılan toplam 250.000,00-TL ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya İADESİNE,
2-Davacının menfi zarar taleplerinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli karar harcı 17.077,50-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.024,65-TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 3.415,50-TL olmak üzere toplam 4.440,15-TL'nin mahsubu ile bakiye 12.637,35-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 4.440,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 15.841,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.329,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 15.701,35-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 450,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 17,31-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.461,54-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 138,46-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2-3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.